Fatih Yaşlı — Devletin Ülkücüleri, Ülkücülerin Devlet’i (2026)

 

Fatih Yaşlı’nın ‘Devletin Ülkücüleri, Ülkücülerin Devlet’i adlı bu kitabı, 1969-1979 arasında yayımlanan Devlet dergisi üzerinden ülkücü hareketin düşünsel ve siyasal kuruluş sürecini analiz ediyor. Yazar, MHP’nin bugünkü yönelimlerini anlamanın ancak kuruluş dönemindeki söylem ve stratejilere bakarak mümkün olduğunu vurguluyor. Bu nedenle Devlet dergisini yalnızca bir yayın organı olarak değil, hareketin dünyayı nasıl anlamlandırdığını kuran ideolojik bir merkez olarak ele alıyor. Çalışma, şimdiye kadar yeterince incelenmemiş bu kaynağı ayrıntılı biçimde değerlendirerek literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor.

Kitap, dönemi dört ana evreye ayırarak ilerliyor. İlk evrede Devlet dergisi, yükselen sol hareketi “anarşi” olarak tanımlıyor ve bu durumu uluslararası bir tehdit şeklinde çerçeveliyor. Ülkücü hareket kendisini bu tehdide karşı “meşru savunma” konumunda sunuyor ve devleti yönetenleri yetersizlikle suçlayarak orduyu göreve çağırıyor. 12 Mart müdahalesi bu çağrının karşılık bulması olarak yorumlanıyor ve açık biçimde destekleniyor.

İkinci ve üçüncü evrelerde mücadele, yalnızca güvenlik değil ideolojik bir dönüşüm meselesi olarak kurgulanıyor. Devletin tüm kurumlarının milliyetçi kadrolarla yeniden şekillendirilmesi gerektiği savunuluyor. CHP giderek “iç düşman” olarak konumlandırılıyor ve Milliyetçi Cephe hükümetleri, hareket için devlet içinde güç kazanmanın aracı haline geliyor. Bu süreçte dergi, siyasal söylemin yönünü belirleyen başlıca araçlardan biri oluyor.

Son evrede ise siyasal şiddet belirleyici hale geliyor. 1977 sonrası ortamda şiddet, yalnızca bir çatışma biçimi değil, doğrudan bir iktidar stratejisi olarak benimseniyor. Türkiye giderek iç savaş benzeri bir atmosfere sürüklenirken Devlet dergisi de etkisini kaybederek kapanıyor. Yaşlı’nın çalışması, bu süreci analiz ederek Türkiye’de milliyetçilik, sağ siyaset ve devlet ilişkisini anlamak açısından temel bir kaynak sunuyor.

Fatih Yaşlı — Devletin Ülkücüleri, Ülkücülerin Devlet’i: Devlet Dergisi ve Ülkücü Hareket (1969-1979)
• Yordam Kitap
Siyaset • 448 sayfa • 2026

Fatih Yaşlı – Antikomünist Şebeke (2024)

Türkiye’de milliyetçiliğin, sağın ve antikomünizmin tarihine ilişkin kitapları ve biyografi çalışmalarıyla tanıdığımız Fatih Yaşlı, bu kez, Türkiye’de yönetici sınıfın hegemonya krizleriyle dinselleşme arasındaki tarihsel ilişkiye ışık tutuyor.

“1923 paradigması nasıl çöktü, Cumhuriyet neden yıkıldı?” sorusundan yola çıkan Yaşlı, Türkiye’de düzenin üç farklı dönemeçte yaşadığı hegemonya krizlerini aşabilmek için devletle Türk sağı arasında bir mutabakat kurulduğunu ve bu mutabakatın da temelini antikomünizmin oluşturduğunu ileri sürüyor.

Bu mutabakatın bir ürünü olarak 1946-1980 yılları arasında Türkiye’de kişileriyle, yayınlarıyla ve örgütleriyle antikomünist bir şebekenin ortaya çıktığını savunan Yaşlı, 2000’li yıllardan başlayarak yaşanan tedrici rejim değişikliğini anlamak için bu antikomünist şebekeyi merkeze alan bir tarih okumasına ihtiyacımız olduğuna dikkat çekiyor.

Komünizmle Mücadele Dernekleri’nden İlim Yayma Cemiyeti’ne, Büyük Doğu dergisinden Milliyetçiler Derneği’ne, Milli Türk Talebe Birliği’nden Aydınlar Ocağı’na bir şebekenin adım adım inşa edilişini gözler önüne seren çalışma, bu geleneğin AKP’nin kurmaya çalıştığı yeni rejim üzerindeki siyasi ve ideolojik etkisini çarpıcı ve berrak bir şekilde ortaya koyuyor.

‘Antikomünist Şebeke’, Türk sağının şeceresini çıkarmaya yönelik kapsamlı bir çalışma olmanın ötesinde, Türkiye tarihini tarihsel maddeci/sınıfsal bir perspektiften okuma çabalarına ufuk açıcı bir katkıda bulunarak, deneyimlemeye devam ettiğimiz şiddetli hegemonya bunalımını anlamaya ve açıklamaya yönelik yeni bir pencere açıyor.

  • Künye: Fatih Yaşlı – Antikomünist Şebeke: Örgütler, Kişiler, Yayınlar (1946-1980), Yordam Kitap, siyaset, 384 sayfa, 2024

Kolektif – Bu da Biter, Ya Sonra? (2022)

Bu önemli derleme, pandeminin ekonomi, siyaset edebiyat, sanat, medya, eğitim ve sağlık üzerindeki etkilerini derinlemesine izliyor.

Dünyayı sarsan COVID-19 pandemisinden sonra hayatlarımız, olağan akışına kaldığı yerden aynen geri dönecek mi?

Çocuk, genç, yaşlı milyarlarca insan ne yaşadı?

Ne yaşadık?

Bizleri bundan sonra neler bekliyor?

Salgın sırasında her vatandaşımızın günlük hava durumu tahminleri kadar içselleştirip, düzenli takipçisi olduğu istatistiklere olan genel ilgi, salgın uzadıkça düştü.

Salgın fırtınasında her hanede hayat, A’dan Z’ye değişip başka bir şeye dönüştükçe; salgın konuşulmaz oldu.

Toplumun gündemi, salgının artçıl etki ve sonuçlarıyla öylesine meşgul ki, kimse tüm bu sorunların asıl malum nedeni olan COVID-19 hakkında artık düşünmek, konuşmak istemiyor.

Acılar öyle uzun, öyle derin, öylesine yaygın ki, unutmak ve hiç adını anmamak en kolayı!

Oysa pandeminin sebep ve sonuçlarının tam da şimdi bir analize ihtiyacı var.

İnsanlığın yaşadığı son salgının içinden, salgın sonrasına bakarak hayatı yorumlayan bu kitap şu soruya cevap arıyor: Bu da biter, ya sonra?

Biyoloji, ekoloji, ekonomi, edebiyat, kültür, sanat, iletişim, eğitim, sağlık gibi hayatın çok farklı alanlarında çalışan, üreten, düşünen, bu soruya cevap arayan yazarlar bu kitap için buluştu, tartıştı ve okuyucuya kendi başlangıçları için ilham vermek istedi: “Daha iyi bir dünya mümkün.”

Kitaba katkıda bulunan isimler de şöyle: Ahmet Atalık, Arif Altun, Aysun Gezen, Aziz Çelik, Bayazıt İlhan, Berna Diclenur Uluğ, Betül Urhan, Dilek Aslan, Emre Kongar, Engin Yılmaz, Fatih Yaşlı, Fazilet Mıstıkoğlu, Ferhunde Öktem, Gülriz Erişgen, Haluk Özen, İlhan Can Özen, Meltem Dengelen, Mutlu Binark, Önder Algedik, Özden Şener, Özlem Ece, Selçuk Dağdelen, Süreyya Karacabey ve Şükrü Erbaş.

  • Künye: Kolektif – Bu da Biter, Ya Sonra?: Covid 19 ve A’dan Z’ye Yeni Hayat, editör: Selçuk Dağdelen, Dilek Aslan ve Bayazıt İlhan, Literatür Yayıncılık, inceleme, 292 sayfa, 2022

Fatih Yaşlı – Devlet, Düzen, Anarşi (2022)

‘Devlet, Düzen, Anarşi’, Türkiye’de antikomünizmin macerasını edebiyat cephesinden irdeleyen özgün bir inceleme.

Fatih Yaşlı çalışmasında, Nihal Atsız, Necip Fazıl, Peyami Safa gibi sağcı yazarların Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Aziz Nesin gibi solcu yazarlara yönelik polemiklerini de analiz ediyor.

Türkiye’nin Soğuk Savaş’a dâhil oluşuyla birlikte, antikomünizm siyasetin merkezine yerleşir ve ülkenin her alanına sirayet ederken, bunun edebiyat alanına yansıması da kaçınılmaz oldu.

Bu antikomünist dalga, sağcı edebiyatçıların solun kültürel hegemonyasına karşı yazdıkları yazılarda ve ürettikleri eserlerde kendini göstermişti.

Yaşlı, kitabında antikomünizmin edebiyattaki yansımalarını iki boyutuyla inceliyor.

Bir yandan Türk sağının edebiyatçı kimlikleriyle politik kimliklerini birleştiren Nihal Atsız, Necip Fazıl, Peyami Safa gibi isimlerinin Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Aziz Nesin gibi solcu yazarlara yönelik polemiklerini ve hücumlarını belgelendirirken, bir yandan da antikomünist romanlardaki ideolojik boyutun bir incelemesini sunuyor.

Böylece hem Soğuk Savaş’la birlikte antikomünist söylemin inşasında edebiyatçıların rolünü hem de antikomünist edebî yapıtlarda solcuların, komünistlerin ve 1965-80 arası Türkiye tarihinin nasıl resmedildiğini ortaya koyuyor.

Antikomünizmin günümüze devrettiği miras ve bu mirasın belirleyiciliği üzerine kapsamlı bir değerlendirme sunan kitap, Türkiye tarihini antikomünizm üzerinden okuma literatürüne önemli bir katkı.

  • Künye: Fatih Yaşlı – Devlet, Düzen, Anarşi: Türkiye’de Edebiyat ve Antikomünizm, Yordam Kitap, inceleme, 416 sayfa, 2022

Fatih Yaşlı – “Halkçı Ecevit” (2020)

Türk sağı üzerine yaptığı çalışmalarıyla bilinen Fatih Yaşlı, bu sefer de 1960-1980 zaman aralığına odaklanarak Ecevit, “ortanın solu” ve CHP üzerine eleştirel bir çalışmayla karşımızda.

Kitap, CHP’nin, Ecevit’in ve “ortanın solunun” en güçlü zamanlarını yaşadığı bu dönemin iktisadi, siyasal ve toplumsal gelişmelerini ayrıntılarıyla sergilemesiyle bir başvuru kaynağı olmaya aday.

Kitabın ilk bölümü, CHP’nin 27 Mayıs’a bakışı ve Demokrat Parti (DP) iktidarının devrilmesinin ardından kurulan 27 Mayıs rejimi içerisindeki CHP’nin yerini anlatıyor.

İkinci bölümde, 1965 Türkiye’si ve dolayısıyla ortanın solunun ortaya çıktığı konjonktür inceleniyor, merkeze ise TİP’in artan siyasal etkisi ve buna verilen tepkiler konuluyor.

Bunun ardından İnönü’nün ortanın solunu ilk kez telaffuz ettiği röportajın ve Ecevit’in ortanın solunu doktrine etmeye başladığı ilk köşe yazılarının üzerinde duruluyor.

Üçüncü bölümde, 1969 seçimlerine Türkiye’nin nasıl bir politik atmosferde gittiği, merkeze solun yükselişi ve devletin buna yanıtı konularak anlatılıyor.

CHP’nin “yeni stratejisi” üzerinde durulduktan sonra, ortanın soluna ait “düzen değişikliği” kavramının ilk kez kullanıldığı “Düzen Değişikliği Programı” adı verilen seçim beyannamesi ayrıntılı bir şekilde inceleniyor.

Dördüncü bölümde, CHP gençliğinin ortanın soluna bakışı, ortanın solunun CHP yönetimi tarafından gençliği komünizmden koruyacak bir araç olarak görülmesi, gençliğin ortanın solunun parti örgütü tarafından benimsenmesinde oynadığı rol ve Ecevit’in CHP gençliği üzerindeki etkisi anlatılıyor.

Beşinci bölümde, 12 Mart’ın hem CHP hem de ortanın solu üzerindeki etkisi anlatılıyor.

Altıncı bölümde, büyük umutlarla kurulan CHP- MSP koalisyon hükümetinin neden uzun ömürlü olamadığı Kıbrıs Harekâtı ve Af Yasası merkeze konularak irdeleniyor.

Kitabın yedinci ve son bölümünde ise, 1977 seçimlerinden sonra ortaya çıkan hükümet bunalımı ve 2. Milliyetçi Cephe hükümetinin kuruluşu ele alınıyor.

Ardından, Ecevit’in AP’de yaşanan çatlak sonrası partilerinden istifa eden milletvekilleri ile anlaşarak 2. MC’yi gensoru ile düşürmesi ve hükümeti kurma süreci üzerinde duruluyor.

  • Künye: Fatih Yaşlı – “Halkçı Ecevit”: Ecevit, Ortanın Solu, CHP (1960-1980), Yordam Kitap, siyaset, 367 sayfa, 2020

Fatih Yaşlı – Antikomünizm, Ülkücü Hareket, Türkeş (2019)

Fatih Yaşlı’nın elimizdeki kapsamlı incelemesi, her şeyden önce Türkiye’de antikomünizmin tarihi alanına çok özgün bir katkı yapmasıyla önemli.

Yaşlı, Alparslan Türkeş ve Ülkücü Hareket’i merkeze alarak yakın Türkiye tarihinin Soğuk Savaş ve antikomünizm eksenli bir okumasını yapıyor.

Kitap, beş bölümden oluşuyor.

İlk bölümde, 1940’ların ikinci yarısından başlayarak Türkiye’de komünizm tehdidinin hangi yollarla icat edildiğini ve antikomünizmin nasıl adım adım Türkiye siyasetinin merkezine yerleştirildiğini irdeliyor.

İkinci bölümde, Demokrat Parti iktidarıyla birlikte antikomünizm ve emperyalizme entegrasyon süreci, iç ve dış politikadaki gelişmelerden hareketle ele alınıyor.

Üçüncü bölüm, 1960’larda Türkiye’de solun yükselişiyle birlikte, sağın reaksiyoner bir güç olarak devreye girişini, Türkeş ve Ülkücü Hareket bağlamında izliyor.

Dördüncü bölüm, 1970’li yıllarda Türkiye’de yaşanan iç savaş sürecinde Türkeş ve Ülkücü Hareket’in konumu ve stratejisine odaklanıyor.

Beşinci bölüm, 12 Eylül darbesinin Ülkücü Hareket üzerindeki etkileri, Türkeş’in ve Ülkücü Hareket’in yargılanma süreci, başını Muhsin Yazıcıoğlu’nun çektiği Ülkücü Hareket’ten kopuş süreci ve Türkeş ile Ülkücü Hareket’in 1990’ların başından itibaren Kürt sorununa karşı nasıl bir tavır geliştirdiği gibi konular tartışılıyor.

Yaşlı, kitabının sonuç bölümünde ise, hem Ülkücü Hareket’in Soğuk Savaş sürecinde üstlendiği rolün bugünün Türkiye’sini nasıl etkilediğini hem de bütün bunların bugün yaşanan “dinselleşme” ve “rejim değişikliği” olguları üzerindeki yansımalarını derinlemesine irdeliyor.

  • Künye: Fatih Yaşlı – Antikomünizm, Ülkücü Hareket, Türkeş: Türkiye ve Soğuk Savaş, Yordam Kitap, inceleme, 416 sayfa, 2019

Fatih Yaşlı – Kinimiz Dinimizdir (2014)

Faşizm bugünler Türkiye’sinin güncel sorunlarından biri

Osmanlı’dan bugüne, Türkçü faşizmin ideolojisi ve söyleminin gelişimi. Yaşlı dikkat çekici çalışmasında, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türkçülük ideolojisinin ortaya çıkışından başlayarak Milli Mücadele’den 1930’lu yıllara milliyetçi ideolojinin evrimini, akımın kimi teologlarını ve Soğuk Savaş süreci ile Kürt sorununun faşizmin gelişimindeki etkilerini irdeliyor.

  • Künye: Fatih Yaşlı – Kinimiz Dinimizdir, Yordam Kitap

Fatih Yaşlı – AKP, Cemaat, Sünni-Ulus (2014)

AKP’nin yarattığı rejim değişikliği, bir gerçeklik ve olgu olarak ne anlama geliyor?

Fatih Yaşlı, eski ve yeni Türkiye’yi karşılaştırmalı bir bakışla kıyaslarken, yukarıdaki sorunun yanıtını arıyor, ayrıca AKP’yi mümkün kılan tarihsel koşulları aydınlatıyor.

Kitapta, tarihsel bir bakışla AKP ve Cemaat ilişkisi de irdeleniyor, iki güç arasındaki kavganın kökenleri ustaca bir bakışla yorumlanıyor.

Künye: Fatih Yaşlı – AKP, Cemaat, Sünni-Ulus, Yordam Kitap

Çağdaş Sümer ve Fatih Yaşlı (der.) – AKP ve Liberal-Muhafazakâr İttifak (2012)

 

  • AKP VE LİBERAL-MUHAFAZAKÂR İTTİFAK, derleyen: Çağdaş Sümer ve Fatih Yaşlı, Tan Yayınları, siyaset, 431 sayfa

‘AKP ve Liberal-Muhafazakâr İttifak’, hem liberal-muhafazakâr ittifakın tarihsel ve düşünsel kökenlerini geniş bir perspektifle ortaya çıkaran hem de bu ittifakın güncel siyasî yönelimlerini değerlendiren makalelerden oluşuyor. Buradaki makalelerde, başta Gülen hareketi olmak üzere cemaatlerin yeni düzen içindeki rolleri, AKP’nin dış politikasında yeni-Osmanlıcı perspektifin anlamı, yerelleşme başlığında somutlaşan liberal ve İslamcı siyasî projelerdeki ortaklaşma, liberal-muhafazakâr yaklaşımın Kürt sorununu “çözüm” denemesi ve Türkiye’de güvenlik aygıtlarının geçirdiği dönüşüm gibi güncel konular tartışılıyor.