Aleksandr Bogdanov – Kızıl Yıldız (2009)

Sovyet bilim kurgu romanlarının öncüsü olarak kabul edilen ‘Kızıl Yıldız’, ilk olarak 1908’de Petersburg’da yayımlanmıştı.

Romanda ‘Kızıl Yıldız’ olarak isimlendirilen yer Mars’tır.

Burada insanlık, ileri bir sosyalizm düzenine kavuşmuş ve bu insanlar, sahip oldukları bilimsel-teknolojik imkânlar sayesinde Dünya’ya ulaşmayı da başarmıştır.

Mars’taki insanların amacı, aynı idealler için mücadele eden devrimci partilerin temsilcilerini, kendi gezegenlerine konuk etmektir.

Aleksandr Bogdanov’un dikkat çeken romanı, bir parti militanının gözünden Mars’a yapılan yolculuğu anlatıyor.

  • Künye: Aleksandr Bogdanov – Kızıl Yıldız, çeviren: Ayşe Hacıhasanoğlu, Yordam Kitap, roman, 189 sayfa

Metin Çulhaoğlu – Sovyet Deneyinden Siyaset Dersleri (2018)

Metin Çulhaoğlu’nun bu kitabı ilkin 1989 yılında, Sovyetler Birliği’nin çöküşüne iki yıl kala kaleme alınmakla birlikte, güncelliğini bugün de koruyan eserlerden.

Yazar burada, beş ayrı bölümde, glasnost ve perestroyka politikalarının hayata geçirilmesiyle birlikte sosyalizmin ve Sovyetler Birliği’nin gidişatını sorguluyor ve bundan ne gibi dersler çıkarabileceğimiz üzerine derinlemesine düşünüyor.

Çulhaoğlu ilk bölümde, 1917’den günümüze uzanan sürece nasıl bir “tarih anlayışı” açısından bakıldığını anlatıyor.

İkinci ve üçüncü bölümler, sanayileşme ve kolektivizasyon süreçleri başta olmak üzere, Sovyet deneyinin günümüzde en çok polemik konusu yapılan evrelerini irdeliyor.

Kitabın son iki bölümü de, doğrudan doğruya beş yıllık glasnost ve perestroyka süreçleri ile ve bu süreçlerin önemli bir aşaması olarak Gorbaçov dönemindeki “çözülüşe” doğru yön alan gelişmelerle ilgili.

Çulhaoğlu’nun çalışması, döneme dair iyi bir fotoğraf çekmesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Metin Çulhaoğlu – Sovyet Deneyinden Siyaset Dersleri, Yordam Kitap, inceleme, 256 sayfa, 2018

Yeşim Dinçer – Ecinniler’in Gölgesinde (2009)

Roman ve öykü eleştirileriyle kitap tanıtım yazıları çeşitli dergilerde yayımlanmış Yeşim Dinçer ‘Ecinniler’in Gölgesinde’ başlıklı kitabında, dünya edebiyatının çığır açan eserlerinden, Dostoyevski’nin ‘Ecinniler’inin gölgesinde yazılan, bu eserden etkilenen Türk romanlarını inceliyor.

Orhan Pamuk’un ‘Kar’, Leyla Erbil’in ‘Mektup Aşkları’ ve Kaan Arslanoğlu’nun ‘İntihar’, romanlarının Dostoyevski’den açık etkiler taşıdığını söyleyen Dinçer, bu yazarların nereden ve hangi dertlerle yola çıkarak eserlerini kaleme aldıklarını irdeliyor.

Dinçer’in bunu, Dostoyevski’nin karakterlerini, kurgusunu, yaşamını ve polemiklerini de hatırda tutarak yapması, çalışmayı nitelikli kılan hususlardan.

  • Künye: Yeşim Dinçer – Ecinniler’in Gölgesinde, Yordam Kitap, inceleme, 190 Sayfa

Mike Davis – Eski Tanrılar, Yeni Bilmeceler (2018)

Amerikalı Marksist tarihçi Mike Davis, tarihsel sosyolojik bir bakışla Karl Marx’ın hem geçmişteki fikirlerinin izini sürüyor hem de Marx’ın dünyanın güncel sorunlarına nasıl yanıt verebileceği üzerine derinlemesine düşünüyor.

“Toplumun devrimci dönüşümüne kimler önderlik edebilir?” ve “Gezegenimizdeki çevresel krizin nedeni ve çözümü nedir?” sorularına Marx’ın fikirlerini referans alarak yanıt vermeye koyulan Davis, kitabının ilk bölümünde Marx’ın ve klasik çerçevedeki diğer sosyalist düşünürlerin paralel bir okumasını yapıyor ve bu düşünürlerin fikirlerinde sınıfsal yeteneklerin ve bilincin nasıl ortaya çıktığını irdeliyor.

Davis, kitaba adını veren ikinci bölümde, Marx’ın ‘Louis Bonaparte’ın On Sekiz Brumaire’ ve ‘Fransa’da Sınıf Mücadeleleri’ adlı eserlerine odaklanıyor ve bunların neden tümüyle devrimci eylemciliğin ivediliği üzerine kurulu bir kazanım olduğunu tartışıyor.

Kitabın üçüncü bölümü, bilim insanı kimliğiyle iklim değişikliği üzerine büyük bir uluslararası tartışmanın fitilini ateşleyen, Marx eleştiricisi Kropotkin’in iklim değişikliğini insanlık tarihinin önemli bir itici gücü olarak saptayan ilk bilim insanı olması üzerine.

Dördüncü bölüm ise, bugünün ekolojik krizi hakkında.

Mike Davis bu son bölümde, iklim değişikliğinin yaratacağı felaketin işçi sınıfı kadar yoksul ülkeleri de nasıl etkileyeceğini anlattıktan sonra, yaklaşan bu felaketi nasıl aşabileceğimizi, sosyalist ve anarşist düşüncenin bunun için sunabileceği pratik çözümleri tartışıyor.

  • Künye: Mike Davis – Eski Tanrılar, Yeni Bilmeceler: Marx’ın Kayıp Teorisi, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, inceleme, 335 sayfa

Guglielmo Carchedi – Başka Bir Avrupa İçin (2009)

Avrupa’nın ekonomik bütünleşmesinin sınıfsal tahlili açısından

AB oluşumunu Marksist perspektifle analiz eden Guglielmo Carchedi, Avrupa’nın ekonomik bütünleşmesinin sınıfsal tahlilini yapıyor.

Avrupa’nın ekonomik entegrasyonunu ve böylece birleşme sürecini hem oluşturan hem de sınırlayan birbirine bağlı üç olgunun varlığı, kitabın temel tezi.

Carchedi bunları, AB’nin hem eski hem de yeni emperyalizmin bazı özelliklerini kendi içerisinde yeniden üretmesi; AB’nin üye olmayan ülkelere karşı güçlü bir ekonomik blok haline gelmesi ve işçi sınıfının, AB’nin oluşum sürecinden olabildiğince dışlanması şeklinde özetliyor.

  • Künye: Guglielmo Carchedi – Başka Bir Avrupa İçin: Avrupa’nın Ekonomik Bütünleşmesinin Sınıf Tahlili, çeviren: Mustafa Topal, Yordam Kitap, iktisat, 519 Sayfa

Rius – Çizgilerle Ateistin El Kitabı (2015)

Marksist bir yaklaşımla, dinler tarihinin çizgili hikâyesi.

Rius özgün çizimleriyle, Hıristiyanlık başta olmak üzere, dünya dinlerinin egemen sınıflarca nasıl iktidar kurma aracı olarak kullanıldığını, “Gerilla İsa” figürünün nasıl ehlileştirildiğini ve Marksizm ile ateizm arasındaki ilişkiyi resmediyor.

  • Künye: Rius – Çizgilerle Ateistin El Kitabı, çeviren: Barış Yıldırım, Yordam Kitap

Gabriel Zucman – Vergi Cennetleri (2015)

5 trilyon 800 milyar Euro…

Bu kitabın yazarı Gabriel Zucman’a göre bu dudak uçuklatan meblağ, 2015 yılı itibariyle para babalarının dünya çapında gerçekleştirdiği vergi kaçaklığı miktarı.

Ve bu miktar, dünya hane halkı finansal zenginliğinin % 8’ine tekabül ediyor.

‘Vergi Cennetleri’, Zürih, Hong Kong, Bahamalar, Cayman Adaları, Lüksemburg gibi, dünyanın farklı noktalarında gerçekleşen bu büyük bir vurgunu ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor ve hükümetlerin buna karşı ne gibi tedbirler alabileceğini açıklıyor.

  • Künye: Gabriel Zucman – Vergi Cennetleri, çeviren: Yasemin Özden Charles, Yordam Kitap

Stefan Zweig – Dostlarla Mektuplaşmalar (2009)

Stefan Zweig, edebiyatın birçok dalında eserler vermiş usta yazarlardan. Zweig’in başlıca gereksinimlerinden biri de, bilindiği gibi mektup yazmaktı.

‘Dostlarla Mektuplaşmalar’ başlıklı bu kitap, Stefan Zweig ile Rainer Maria Rilke, Arthur Schnitzler, Hermann Bahr, Maksim Gorki, Sigmund Freud ve Hermann Hesse’in mektuplaşmalarını bir araya getiriyor.

Zweig’in ve mektuplaştığı diğer isimlerin iç dünyalarına dair bilinmeyenleri okuyuculara sunan mektuplar, bu yönüyle, bir dönemin kültürel panoramasını da çizmiş oluyor.

Kitap, “Her gölge, sonunda yine de ışığın çocuğudur. Ancak aydınlıkla karanlığı, savaşla barışı, yükselişle alçalışı yakından tanımış olan kişi, hayatı gerçekten yaşamış sayılır.” diyen Zweig’in, henüz yirmili yaşlarında bir gençken, o yıllarda tanıştığı kendisinden yaşça büyük yazarlarla mektuplaşmalarını okurların beğenisine sunuyor.

  • Künye: Stefan Zweig – Dostlarla Mektuplaşmalar, çeviren: Ahmet Arpad, Yordam Kitap, mektup, 368 sayfa

Sean Sayers – Marksizm ve İnsan Doğası (2009)

Sean Sayers ‘Marksizm ve İnsan Doğası’nda, tarihsel bir olgu olarak insan doğasını anlatıyor.

Yazar, kolay anlaşılabilir üslubuyla, Marx ve Hegel’in çalışmalarına dayanarak, Marksist hümanizmin çerçevesini oluşturuyor.

Kitabın ilk bölümünde, çalışmanın insan yaşamındaki rolüne ilişkin felsefi sorunlara odaklanılıyor.

Sayers burada, Marx’ın felsefesinin özgün niteliklerinden birisinin, insanların aslen üretken varlıklar olduklarını ve çalışmanın potansiyel olarak özgürleştirici ve insanın kendini gerçekleştirmesine yardımcı bir faaliyet olduğunu söylüyor.

Yazar, ikinci bölümde ise, özellikle insan doğası bağlamında, Marksizmin ahlaki içerimlerine odaklanıyor.

  • Künye: Sean Sayers – Marksizm ve İnsan Doğası, editör: Yıldız Silier, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, felsefe, 264 sayfa

Samir Amin – Küreselleşmiş Değer Yasası (2018)

Yakın zamanda aramızdan ayrılan, önde gelen Marksist düşünürlerden Samir Amin, sosyal adalete Marksist iktisadın penceresinden bakıyor ve Marksizmin bu alandaki güncel ve tarihsel sorunlara getirebileceği çözümler üzerine derinlemesine düşünüyor.

Karl Marx’ın tanımladığı şekliyle “değer yasası”nı, “küreselleşmiş değer yasası” olarak yeniden yorumlayan Amin, bunu, siyasi iktidar ile kapitalist ve kapitalizm öncesi ekonominin sistematik eklemlenme sorununun tahlili bağlamında yapıyor.

Kitapta,

  • Kapitalist üretim tarzında sermaye birikimi,
  • Parasal denge ve faiz oranı teorisi,
  • Artık ürünün kapitalistler ve toprak sahipleri arasında bölüşülmesi ve toprak rantı teorisi,
  • Emperyalist sistemde dünya ölçeğinde birikim, emek gücü fiyatı hiyerarşisi ve emperyalist rant,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu tartışılıyor.

Künye: Samir Amin – Küreselleşmiş Değer Yasası: Kıyısı Olmayan Marx, çeviren: Fikret Başkaya, Yordam Kitap, iktisat, 143 sayfa, 2018