Giovanni Arrighi – Adam Smith Pekin’de (2009)

Giovanni Arrighi ‘Adam Smith Pekin’de başlıklı bu özgün çalışmasında, küresel politik ekonominin merkez üssünün Kuzey Amerika’dan Doğu Asya’ya kayışını, ünlü iktisatçı Adam Smith’in iktisadi gelişme teorisi ışığında yorumluyor.

Arrighi, Çin’in, Doğu Asya’da yaşanan iktisadi rönesansın lideri olarak ortaya çıkışını, yeni-muhafazakâr, yani Yeni Amerikan Yüzyılı’nın yükselişi ve çöküşü ekseninde inceliyor.

Arrighi, Yeni Amerikan Yüzyılı’nın hüsranla sonuçlanması ve Çin’in ekonomik gelişmede sağladığı başarısının, Smith’in, dünyadaki uygarlıklar arasında eşitliğe dayalı bir dünya-pazar toplumu vizyonunun gerçekleşmesini olası kıldığını savunuyor.

  • Künye: Giovanni Arrighi – Adam Smith Pekin’de, çeviren: İbrahim Yıldız, Yordam Kitap, iktisat, 416 sayfa

Aleksandr Alfredoviç Bek – Moskova Önlerinde (2018)

Aleksandr Alfredoviç Bek, en iyi romanı olarak kabul edilen ‘Moskova Önlerinde’yi, 1943-1944 arasında yazdı.

Roman, Kızıl Ordu’nun Nazilere karşı savaşını ve efsanevi Moskova savunmasının ilk aşamasını anlatıyor.

Bu dönemde savaş muhabiri olarak çalışmış Bek’in romanı, kendisinin Kazah komutan Baurdcan Momiş-Uli ile yaptığı uzun soluklu röportajı temel almış.

Gerçek kişi ve olaylara dayanan ‘Moskova Önlerinde’, Momiş-Uli’nin steplerdeki avlanma deneyimini Nazilerle savaş için nasıl ustaca dönüştürdüğünü ve Kızıl Ordu’nun meşhur komutanı General Panfilov’un askeri dehasının örneklerini oldukça canlı bir tarzda tasvir etmesiyle dikkat çekiyor.

‘Moskova Önleri’nde, tarihe yön vermiş bir dönemin belgesel nitelikte romanı olmasıyla okunmayı ziyadesiyle hak ediyor.

  • Künye: Aleksandr Alfredoviç Bek – Moskova Önlerinde: Volokolamks Şosesi, çeviren: Naime Yılmaer, Yordam Kitap, roman, 606 sayfa, 2018

Leo Huberman ve Paul Sweezy – Sosyalizmin Alfabesi (2018)

İlk olarak 1953’te yayınlanmış, bizde de uzun yıllar ‘Sosyalizmin ABC’si adıyla çevrilmiş ‘Sosyalizmin Alfabesi’, güçlü argümanları ve kapsamlı oluşuyla, sosyalizme giriş konusunda bugün klasik haline gelmiş durumda.

Bu Türkçe basımda, yazarların gözetiminde yayınlanan 1968 tarihli basım esas alınmış.

Kitapta, sermaye birikiminden artık değere, tekelden gelir dağılımına, bunalım ve durgunluktan emperyalizm ve savaşa pek çok konu ele alınıyor.

Kapitalizmin neden akla ve adalete aykırı olduğunu ve sosyalizmin hayatımızdaki etkilerinin neler olacağını merak edenler bu çalışmayı kaçırmasın.

Kitapta, sosyalizmin özgürlüğe nasıl baktığı ve Sovyet deneyiminden ne gibi dersler çıkarabileceğimiz gibi güncelliğini yitirmeyen konular da ele alınıyor.

  • Künye: Leo Huberman ve Paul Sweezy – Sosyalizmin Alfabesi, çeviren: Mehmet Selik ve Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, felsefe, 192 sayfa, 2018

Kolektif – Küresel Parlama Noktaları (2009)

‘Küresel Parlama Noktaları’, 1964 yılında kurulan Social Register dergisinin 2008 yılı seçkisinden oluşuyor.

Kitap, Ortadoğu ve Latin Amerika örneklerinden hareketle, emperyalizmle neoliberalizme karşı gösterilen tepkinin güncel “parlama noktaları”nı yaratan siyasî kuvvetleri analiz ediyor.

Siyasi bir yönelim olarak İslamcılığın çeşitli biçimleri; Pakistan ve Türkiye deneyimleri ekseninde din-siyaset ilişkisi; Venezüella, Bolivya, Meksika ve Arjantin’deki neoliberalizme karşı direniş bağlamında 21. yüzyıl sosyalizminin olabilirliği; Doğu Avrupa, Fransa ve ABD’deki neoliberalizm ve emperyalizme karşı direnişler, buradaki metinlerin odaklandığı kimi konular.

  • Künye: Kolektif – Küresel Parlama Noktaları: Emperyalizme ve Neoliberalizme Karşı Tepkiler, hazırlayan: Leo Panitch ve Colin Leys, çeviren: Tuncel Öncel, Yordam Kitap, siyaset, 365 sayfa

Samir Amin – Emperyalizm ve Eşitsiz Gelişme (2018)

Marksist iktisatçı Samir Amin’in ilk baskısı 1977’de yapılan bu kitabı, emperyalizm çalışmaları alanında bugün bir klasik haline geldi.

Kitap ilk yayınlandığından bugüne, bu alanda yapılacak birçok incelemenin önünü açtı.

Amin burada, emperyalizmin Batı dünyasındaki kökenlerinden, farklı evrelerine ve emperyalizmin üçüncü dünyadaki yansımalarına kadar pek çok konuyu tartışıyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Kapitalist üretim tarzının tarım üzerinde kurduğu egemenlik ve toprak rantı,
  • Sınıf ittifakları ve kapitalist dünya sisteminin oluşumu,
  • Emperyalizmin farklı evreleri ve bunalımları bağlamında azgelişmişlik olgusu,
  • Uluslararası ticaret ve emperyalizm,
  • Toplumsal yeniden-üretimde eğitimin işlevi,
  • Kapitalist sistemde eğitim, ideoloji ve teknoloji,
  • Kapitalist üretim tarzında işgücü değerinin teorik konumu,
  • Emeğin ücreti ve dünya sistemindeki konumu…

Künye: Samir Amin – Emperyalizm ve Eşitsiz Gelişme, çeviren: Semih Lim, Yordam Kitap, iktisat, 286 sayfa, 2018

Kolektif – Faşizm Üzerine (2018)

Faşizm Avrupa’da Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkımın ardından ortaya çıktı ve tüm dünyayı kendi halklarını da kapsayan daha da yıkıcı ve canice bir savaşa sürükledi.

Peki, faşist hareketlerin doğuşunun altında hangi güçler yatar?

Küreselleşmeyle ve eski Yugoslavya’daki, Afganistan’daki, Irak’taki savaşlarla açıkça sergilenen yeni emperyalist saldırıyla nasıl bir ilişki kuruyorlar?

İşte elimizdeki bu harika derleme, bu iki soruya da tatmin edici yanıtlar veren makaleler sunmasıyla alan için altın değerinde bir kaynak.

Kitabın birinci kısmındaki yazılar, Alman faşizmi üzerine savaş sonrası Marksist akademik yazının belli başlı isimlerinden bazılarını bir araya getiriyor.

İkinci ve üçüncü kısımlar, iki savaş arası döneme odaklanıyor.

İkinci kısım, komünist hareketin önde gelen figürlerinin, İtalyan, Macar ve Alman faşizmini veya genel olarak faşizm olgusunu analiz eden yazılarını bir araya getiriyor.

Üçüncü kısım ise, faşist ideolojinin görünürde masum ve kuşku uyandırmayan yollarla insanların zihinlerini ele geçirmeye başladığı bir mecra olan “kültür” alanına bakıyor.

Derlemenin önemli katkılarından biri de, genel olarak faşizmi tarihsel bir perspektifle irdelese de, günümüzdeki faşist hareketler ve rejimlerin olasılık ve nitelikleriyle ilgili bazı soruları da ortaya koyması.

Kitapta makaleleri bulunan isimler ise şöyle: Anson G. Rabinbach, Antonio Gramsci, August Thalheimer, Bertolt Brecht, Daniel Guérin, Ernst Bloch, Georg Lukács, Georgi Dimitrov, Clara Zetkin, Kurt Gossweiler, Kurt Pätzold, Michal Kalecki, Palmiro Togliatti, Reinhard Kühnl, Robert Erlinghagen ve Tim Mason.

  • Künye: Kolektif – Faşizm Üzerine: Önlenebilir Yükseliş, hazırlayan: Margit Köves ve Shaswati Mazumdar, çeviren: Ezgi Kaya, Yordam Kitap, siyaset, 366 sayfa, 2018

 

Soner Tuna ve Turgay Fişekçi – Çizgilerle Nâzım Hikmet (2018)

Nâzım Hikmet, hem şiirleri hem hakikate ve halka duyduğu sorumluluk duygusu ve hem de duruşuyla iz bırakmış müstesna bir kişiliktir.

Bu kitap da, çok güzel hazırlanmış bir Nâzım Hikmet çizgili biyografisi.

Metinlerini şair Turgay Fişekçi’nin çizimlerini ise Soner Tuna’nın yaptığı çalışma, babası Hikmet Bey ve annesi Celile Hanım’dan başlayarak, Nâzım Hikmet’in doğumundan ölümüne uzanan hayatının baştan sona hikâyesini sunuyor.

Kitap, Otobiyografi adlı şiirinde “1902’de doğdum

doğduğum şehre dönmedim bir daha

geriye dönmeyi sevmem,” demiş Hikmet’in Selanik’te doğumundan Bahriye Mektebi yıllarına, İstiklal mücadelesine katılmak için gittiği İnebolu’da sosyalist fikirlerle tanışmasından Mustafa Kemal’le kesişen yollarına, dönemin Türk şiiriyle giriştiği hesaplaşmadan kendi şiir anlayışını kuruşuna ve cezaevi yıllarından sürgün yıllarına uzanan hayatını adım adım izliyor.

Nâzım Hikmet en az şiirleri kadar etkileyici bir hayat yaşadı.

Nâzım Hikmet’in kimi şiirleriyle de zenginleşen bu kitap, şairin bu sıra dışı hayatının dönüm noktalarını aydınlatmasıyla bir başucu kitabı olmaya aday.

  • Künye: Soner Tuna (Çizgiler) ve Turgay Fişekçi (Metinler) – Çizgilerle Nâzım Hikmet, Yordam Kitap, biyografi, 327 sayfa, 2018

Cem Eroğul – Marksizm ve Birey Sorunsalı (2018)

Marksizmin birey konusunda sistematik bir yaklaşımının olmadığı söylenir.

Başka bir deyişle Marksizm birey hakkında, kapitalizm için geliştirdiği gibi sistematik ve özgül bir kuram geliştirmediği savunulur.

Oysa Lev Vyogtski’den başlayarak Erich Fromm’a, oradan Lucien Séve ve István Mészáros’a, daha güncel örnekler olarak da Bertell Ollman ve David MacNally gibi birçok isim, bu alanda önemli çalışmalara imza attı.

Dolayısıyla Marksizmin, bugüne dek birey konusunda dişe dokunur bir düşünce geliştirmediğini söylemek yanlıştır.

Cem Eroğul’un uzun yıllara yayılan bu çalışması da, Marksizmin birey sorununa nasıl yaklaştığını enine boyuna tartışmasıyla bu alana önemli bir katkı sunuyor.

Marksizmin birey konusunun yanı sıra biyolojik, toplumsal ve psikolojik belirlenmelere nasıl yaklaştığını da irdeleyen Eroğul, ruhumuzu, toplumsallığın bireysel biçimi olarak değerlendiriyor.

Eroğul burada ayrıca, “duygutür” kavramını da geliştirerek alana özgün bir katkı sunuyor.

  • Künye: Cem Eroğul – Marksizm ve Birey Sorunsalı, Yordam Kitap, kuram, 96 sayfa, 2018

İvan Gonçarov – Oblomov (2017)

Bazı romanlar öylesine etkilidir ki, onların gücü gündelik hayatımıza bile sirayet eder.

Aşırı tembel olma hali için oblomovluk tabirini kullanırız ki, bu örnek tam da ne demek istediğimizi karşılıyor.

Bir eserin klasik olması, biraz da bu demek.

‘Oblomov’, İvan Gonçarov’un dünya edebiyatına armağan ettiği, başrolünde, üzerine örttüğü battaniyesiyle hem soğuktan hem de hayatın saçma sapan gerekliliklerinden kaçmaktan başka derdi olmayan, romana adını veren Oblomov’un yaşadığı trajikomik olayları hikâye ediyor.

Yatağında uyuklayarak sonsuz hayaller kurmaktan başka gailesi olmayan orta yaşlı toprak sahibi Oblomov, günün birinde, akıllı ve modern yeni Rus kadınını temsil eden Olga’ya âşık olur.

O dizginlenemez aşk, adeta sertçe esen bir rüzgâr gibi Oblomov’un bu yeknesak hayatını silkelemeye başlar.

Fakat Oblomov sıcak köşelerin, pineklemenin ve tembelliğin adamıdır, dolayısıyla bunun için harcayacak “zamanı” ve enerjisi yoktur.

Gonçarov, eşi görülmemiş bir mizahla bu sıra dışı karakterin başından geçenleri anlatırken, bizi Olga’nın yanı sıra Oblomov’un uşağı Zahar ve işadamı Ştoltz gibi muhteşem karakterlerle de tanıştırır.

Özellikle Oblomov’un uşağı Zahar’la inişli çıkışlı ilişkisi ve aralarındaki enteresan diyaloglar, bize göre romanın en eğlenceli bölümleri.

  • Künye: İvan Gonçarov – Oblomov, çeviren: Nuri Yıldırım, Yordam Kitap, roman, 2017

 

Kolektif – Devrimi Yeniden Düşünmek: 1917 Ekiminin Mirası ve Günümüz (2017)

Marksist çalışmaların önemli dergilerinden Socialist Register’ın bu sayısı, 100. yılına giren Ekim Devrimi’ni ve onun mirasını tartışan muhteşem bir özel sayı.

Özel sayı, Ekim Devrimi’nin tarihsel ve güncel bir perspektifle izini sürerken, radikal solun kazanımlarına, ayrıca Latin Amerika ve Çin deneyimlerine bakmayı da ihmal etmiyor.

  • Marx ve Engels’in devrimci partiye bakışları,
  • Sınıf ve parti ilişkilerinin alabileceği yeni biçimler,
  • Devrimin güncelliği ve devrimci iyimserlik,
  • Ve sosyalizmin 21. yüzyılda karşı karşıya olduğu önemli sorunlar gibi birçok konuyu tartışıyor.

Alanla ilgilenen her okurun hem aydınlanmak hem de arşivlik niyetine kitaplığına koymayı isteyebileceği bir özel sayı.

  • Künye: Kolektif – Devrimi Yeniden Düşünmek: 1917 Ekiminin Mirası ve Günümüz (Socialist Register 2017), hazırlayan: Leo Panitch ve Greg Albo, çeviren: Rafet Koca, Yordam Kitap, siyaset, 272 sayfa, 2017