Cuniçiro Tanizaki – Anahtar (2011)

  • ANAHTAR, Cuniçiro Tanizaki, çeviren: H. Can Erkin, Can Yayınları, roman, 138 sayfa

 

Japon yazar Cuniçiro Tanizaki’nin ‘Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi’ ile aynı dönemde yazdığı ‘Anahtar’, gün geçtikçe birbirinden daha çok uzaklaşan ve birbirlerine söyleyemedikleri şeyleri günlüklerine yazan bir çiftin dokunaklı hikâyesini anlatıyor. Tanizaki’nin savaş sonrasında kaleme aldığı romanı, orta yaşlarını sürmekte olan bir karı-kocanın etrafında döner. Çift, ilişkilerinde kriz yaşamalarına rağmen, bununla yüzleşme cesaretinden uzaktır. Şimdi ellerindeki tek fırsat, söyleyemediklerini günlüklerine yazmaktır. Zira birbirinin günlüklerini okuyan çift için bu metinler, ikisi arasında bir köprü, bir anahtar vazifesi görecektir.

Serhan Ergin – Yürek Tutsağı (2011)

  • YÜREK TUTSAĞI, Serhan Ergin, Everest Yayınları, roman, 249 sayfa

 

Serhan Engin ilk romanı ‘Yürek Tutsağı’nda, Mahmut isimli kahramanının aşk arayışını ve hayatla giriştiği muhasebeyi anlatıyor. Sovyetler Birliği’nde beş yıl kaçak yaşayan Mahmut, günün birinde ülkesine dönmeye karar verir. Yalnız bu ani dönüş, onu tam bir hayal kırıklığına uğratır. Zira, Türkiye’ye döndüğü gibi yakalanmış ve on yıl boyunca cezaevinde kalmıştır. Cezaevinden çıkan Mahmut’u hayata bağlayan tek şey, yıllar önceki aşkı Bergüzar’dır. Onu bulmak için yola koyulan Mahmut’un karşısına, Ukraynalı fahişe Lilia çıkacaktır. Fakat bu buluşma, onun hayatını alt üst edecek ve Mahmut, değer yargılarıyla bir hesaplaşmaya girişecektir.

Memduh Ezine – Aile Günlüğü (2011)

  • AİLE GÜNLÜĞÜ, Memduh Ezine, hazırlayan: Ziver Öktem, Yapı Kredi Yayınları, günlük, 239 sayfa

 

‘Aile Günlüğü’, bir Osmanlı aydını olan Memduh Ezine’nin 1899’dan başlayıp 1937’de sona eren günlüğü. Günlüğüne önemli gördüğü olayları kaydeden Ezine, ailesiyle ilgili bazı notlardan öte, dönemindeki bir Osmanlı memur ailesinin yaşantısını, dönemin sosyal ve siyasal olaylarını birinci elden anlatan önemli bir belgeye imza atmış. Fakat bu günlüğü asıl dikkat çekici kılan husus, çeşitli kaynaklarda farklı ifade edilen Nâzım Hikmet’in doğum gününü kesin olarak belirtmesi. Nâzım Hikmet’in babası Hikmet Bey ile eşi Celile Hanım’ın bir çocuk sahibi olduğunu günlüğüne yazan Memduh Ezine’nin anlatımına göre, Nâzım’ın doğum tarihi 17 Ocak 1902.

Kolektif – Yapmanız Gereken 501 Yolculuk (2011)

  • YAPMANIZ GEREKEN 501 YOLCULUK, kolektif, çeviren: Fügen Yavuz, İş Kültür Yayınları, gezi, 544 sayfa

 

Birçok yazarın katkıda bulunduğu ‘Yapmanız Gereken 501 Yolculuk’, okuruna, dünyanın dört bir tarafında rotalar sunuyor. Kitapta, Amerika ve Karayipler, Afrika, Avrupa, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu, Asya, Avusturalya, Pasifik ve Antarktika gibi, dünyanın birçok bölgesinden gezi önerileri yer alıyor. Türkiye’den ise, mavi yolculuk, Likya Yolu, Erzurum-Artvin arasında bulunan doğal ve tarihi güzellikler, Kaçkar dağları, Boğaziçi’nde vapur yolculuğu, Toros Ekspresi’yle yolculuk ve Kapadokya gezisi gibi yerler bulunuyor. Kitapta çok sayıda rota yer alırken, bunlardan bazıları sadece iki saat sürüyor, bazıları da ancak altı ayda tamamlanabiliyor.

Max Weber – Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu (2011)

  • PROTESTAN AHLAKI VE KAPİTALİZMİN RUHU, Max Weber, BilgeSu Yayınları, sosyoloji, 357 sayfa

 

Max Weber’in uzun zamandır baskısı tükenen meşhur kitabı ‘Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu’, tam metin olarak yayımlanıp yeniden raflardaki yerini aldı. Kapitalizmin, neden dünyanın başka bir coğrafyasında değil de Batı’da ortaya çıktığını araştıran Weber, bunun nedenlerini anlamak için, öncelikle kapitalizmin dinamiklerini analiz etmeye koyuluyor. Kapitalizmin gelişimini, Protestan ahlakının yaygınlaşmasında gören düşünür, geleneksel toplumdan modern topluma geçme sürecinin ve Batı’ya özgü servet edinme tutumunun, genel olarak Hıristiyanlık, özel olarak da Protestanlığın kendine has öğretisiyle doğrudan ilişkili olduğunu savunuyor.

Richard Brenner ve Michael Pröbsting – Marksist Kriz Teorisi ve Kredi Krizi (2011)

  • MARKSİST KRİZ TEORİSİ VE KREDİ KRİZİ, Richard Brenner ve Michael Pröbsting, çeviren: Senem Çakmak Şahin ve Aslı Şen Taşbaşı, Yordam Kitap, iktisat, 219 sayfa

 

Kapitalizmin sürekli krizlerle boğuşması, Marksizme duyulan ilgiyi artırdı. Elimizdeki derleme de, son dönemlerde ayrıca ilgiye mazhar olmuş Marksist kriz teorisini kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Kitapta, Marksist kriz teorisinde karşılaşılan “aşırı birikim ve kriz”, “Marx’ın kâr oranlarının düşme eğilimi yasası” ve “değişmez sermayenin değersizleşmesi” gibi kavramlar anlatılıyor, ardından 2008 kredi krizinin Marksist bir çözümlemesi yapılıyor. Yazarlar ayrıca, tarihsel bir çerçeve gözeterek kapitalist sistemdeki temel çelişkileri ortaya koyuyor ve Marksist anlayışın bu sorunlara ne gibi çözümler getirdiğini de gözler önüne seriyor.

Mark Boyle – Meteliksiz (2011)

  • METELİKSİZ, Mark Boyle, çeviren: Emre Akçaoğlu, Derin Kitap, anlatı, 232 sayfa

 

Mark Boyle ‘Meteliksiz’i, bir yıllık parasızlık sürecinin sonucunda kaleme aldı. Bu süre zarfında cebinde hiç para olmadan ve kimseden borç almadan yaşayabilmiş yazar, paraya ve tüketim çılgınlığına meydan okuyan kitabında, yemekten eğlenceye, ulaşımdan enerjiye kadar hayatın her anından paranın nasıl çıkartılabileceğini anlatıyor. Bununla, parasız yaşamı hedefleyen Freeconomy hareketini başlatmış Boyle’un, “şebekenin dışına” kaçma çabası ise, ziyadesiyle zor olmuş. Fakat çamaşır yıkamak için sabun yapan, ormandan böğürtlen toplayan ve yiyecek için çöp tenekelerini karıştıran Boyle, başka türlü bir yaşamın mümkün olduğunu da gösteriyor.

William S. Burroughs – Benim Eğitimim (2011)

  • BENİM EĞİTİMİM, William S. Burroughs, çeviren: Süha Sertabiboğlu, Sel Yayıncılık, roman, 190 sayfa

 

Beat kuşağının en önemli temsilcilerinden William S. Burroghs, ‘Benim Eğitimim’ isimli elimizdeki romanında, düşlerinin, rüyalarının ve bilinçaltının izini sürüyor. Düşleri aracılığıyla, gerçek kabul edilen hayatı, alışkanlıkları ve kültürü tersyüz etmeye koyulan Burroughs, doğrudan, dürüst ve esprili üslubuyla, hayatla uzun soluklu bir kavgaya tutuşuyor. Bilinçaltının farklı duraklarına uğrayan kitap, Burroughs’un özgün tarzını yansıtan iyi örneklerden biri. Hayatın parodisi olarak tasarlanan bir düşler dünyasında geçen roman, aynı zamanda Burroughs’un yazarlık, resim, bilinç ve yaratıcılık konularındaki düşüncelerini de barındırıyor.

Téa Obreht – Kaplanın Karısı (2011)

  • KAPLANIN KARISI, Téa Obreht, çeviren: Merve Sevtap Ilgın, Siren Yayınları, roman, 355 sayfa

 

Téa Obreht, prestijli edebiyat ödülü Orange’ı kazanan en genç isim olarak, yakın bir süre önce haberlere konu olmuştu. 1985 doğumlu Obreht, kendisine söz konusu ödülü kazandıran elimizdeki romanında, Natalia isimli başkahramanının yaşadıkları yoluyla, doğup büyüdüğü Balkanlar’ın trajik tarihini konu ediniyor. Savaşın paramparça ettiği Balkanlar’da yaşayan doktor Natalia, çok bağlandığı büyükbabasını kaybetmiştir. Genç kadın, ücra bir köyde ölen büyükbabasına ait eşyaları almak için yola koyulur. Yolculuğunda Natalia, büyükbabasının hayatı ile bununla iç içe geçmiş kendi hayatı üzerinden, ülkesinin yakıcı gerçekleriyle yüzleşecektir.

Bertell Ollman – Diyalektik Soruşturmalar (2011)

  • DİYALEKTİK SORUŞTURMALAR, Bertell Ollman, çeviren: Cenk Saraçoğlu, Yordam Kitap, felsefe, 317 sayfa

 

Bertell Ollman ‘Diyalektik Soruşturmalar’da, bir yandan Karl Marx’ın diyalektik anlayışının başlıca öğelerini ele alıyor, öte yandan diyalektik görüşün temel toplumsal sorunlara nasıl yanıt verebileceğini irdeliyor. Ele aldığı konuyu canlı gözlem ve örneklerle zenginleştiren çalışma, diyalektik konusuna yeni başlayanlara bir rehber vazifesi gördüğü kadar, Marksizm konusunda derinlikli analizler ortaya koymasıyla da dikkat çekiyor. Ollman, diyalektik yöntem üzerinden üniversite, devlet, sınıf, ideoloji, ütopya, cinsellik ve kapitalizm gibi konuları sorguluyor, böylece geleceğin sosyalizminin nasıl olacağı konusunda öngörülerde bulunuyor.