Martin J. Dougherty – Yunan Mitolojisi (2025)

‘Yunan Mitleri’, Yunan mitolojisinin zengin dünyasına kapsamlı bir bakış sunuyor. Kitap, Titanların doğuşu ve tanrıların egemenliği için yaptıkları mücadele ile başlıyor. Ardından, Olimpos tanrılarının öyküleri, onların aşkları, kavgaları, kahramanlarla olan ilişkileri detaylı bir şekilde anlatılıyor. Zeus’un tanrıların kralı olarak yükselişi, Poseidon’un denizlere hükmetmesi ve Hades’in ölüler diyarına hükmetmesi gibi önemli mitolojik olaylar canlı bir dille aktarılıyor.

Kitapta, Herakles’in 12 görevinden İason’un Altın Post’u arayışına, Perseus’un Medusa’yı öldürmesinden Theseus’un Minotaur’u yenmesine kadar birçok ünlü kahramanlık öyküsü yer alıyor. Yazar, bu kahramanların cesaretini, zekasını ve karşılaştıkları zorlukları okuyuculara aktarırken, Yunan kültürünün değerlerini ve inançlarını da yansıtıyor.

‘Yunan Mitolojisi’, sadece tanrıların ve kahramanların öykülerini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Yunan mitolojisinin sembolik anlamlarını ve kültürel önemini de açıklıyor. Yazar, mitlerin Yunan toplumunun yaşam biçimini, ahlaki değerlerini ve evren anlayışını nasıl şekillendirdiğini okuyuculara gösteriyor. Kitap, mitolojiye ilgi duyan herkes için keyifli ve bilgilendirici bir okuma deneyimi sunuyor.

  • Künye: Martin J. Dougherty – Yunan Mitolojisi, çeviren: Bahar Çetiner, Kronik Kitap, mitoloji, 256 sayfa, 2025

Miriam Bratu Hansen – Sinema ve Deneyim (2025)

Miriam Bratu Hansen’in ‘Sinema ve Deneyim’ adlı kitabı, 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden üçünün -Siegfried Kracauer, Walter Benjamin ve Theodor W. Adorno- sinema üzerine geliştirdikleri düşünceleri derinlemesine inceliyor. Hansen, bu üç düşünürün sinemaya yaklaşımlarını, modern deneyim, algı, kitle kültürü ve sanatın rolü gibi geniş bir yelpazedeki kavramlar üzerinden analiz ediyor.

Kitap, sadece sinema teorisine değil, aynı zamanda modernite, kültür endüstrisi ve estetik üzerine yapılan tartışmalara da önemli katkılar sunuyor.

Hansen, Kracauer’in “kitle süsleri” kavramından Benjamin’in “teknik olarak yeniden üretilebilirlik çağında sanat eseri” tezi ve “aura” kavramına, Adorno’nun ise “kültür endüstrisi” eleştirisine kadar birçok önemli konuyu ele alıyor. Bu düşünürlerin sinemaya dair görüşlerini, kendi özgün düşünce sistemleri ve yaşadıkları dönemin sosyal ve politik koşulları bağlamında değerlendiriyor. Hansen, bu üç düşünürün sinemayı sadece bir eğlence aracı olarak değil, aynı zamanda modern toplumun ve bireyin deneyimini anlamak için önemli bir anahtar olarak gördüklerini vurguluyor.

Kitap, sinemanın modern deneyimi nasıl şekillendirdiğini, algı ve dikkatin nasıl değiştiğini, kitle kültürünün nasıl üretildiğini ve sanatın bu süreçteki rolünü anlamak için bu üç düşünürün sunduğu kavramsal çerçeveyi detaylı bir şekilde inceliyor. Hansen’in analizi, sinema teorisine yeni bir soluk getirirken, günümüzdeki dijital kültür ve görsel medya üzerine yapılan tartışmalara da ışık tutuyor.

“Sinema ve Deneyim’, sinemaya dair düşüncelerin sadece akademik bir ilgi alanı olmadığını, aynı zamanda modern dünyayı ve kendimizi anlamak için de önemli bir araç olduğunu gösteriyor.

  • Künye: Miriam Bratu Hansen – Sinema ve Deneyim: Kracauer, Benjamin, Adorno, çeviren: Salih Furkan Sevim, Vakıfbank Kültür Yayınları, sinema, 608 sayfa, 2025

Rich Karlgaard – Geç Çiçek Açanlar (2025)

Rich Karlgaard’ın ‘Geç Çiçek Açanlar’ kitabı, başarıyı geleneksel kalıpların dışına taşıyarak, başarı kavramını yeniden tanımlıyor. Yazar, erken yaşta başarı elde etme baskısının bireyler üzerindeki olumsuz etkilerini vurgularken, “geç çiçek açan” olarak adlandırdığı, potansiyellerini daha geç keşfeden ve başarılı olan kişilerin hikayelerini inceliyor.

Karlgaard’a göre, başarı sadece genç yaşta elde edilen akademik başarılar veya yüksek gelirle sınırlı değil. Sabır, farklı alanları keşfetme ve kendi hızında ilerleme, uzun vadede daha büyük başarılar elde etmeyi sağlıyor. Kitap, başarıyı kişisel tatmin ve mutluluk olarak yeniden tanımlarken, her bireyin farklı bir öğrenme süreci ve yeteneği olduğunu vurguluyor.

‘Geç Çiçek Açanlar’, erken yaşta başarı baskısı altında hisseden veya kariyer yolunda belirsizlik yaşayan kişiler için oldukça faydalı bir kaynak. Kitap, okuyuculara şu konularda ilham veriyor:

Kendi hızında ilerlemek: Herkesin farklı bir zamanlaması olduğunu ve başarı için acele etmenin gereği olmadığını gösteriyor.

Potansiyellerini keşfetmek: Farklı alanları denemek ve kendi ilgi alanlarını takip etmek konusunda cesaretlendiriyor.

Sabırlı olmak: Uzun vadeli hedeflere odaklanmanın önemini vurguluyor.

Mutluluğu yeniden tanımlamak: Başarının sadece maddi kazançlarla sınırlı olmadığını gösteriyor.

‘Geç Çiçek Açanlar’ kitabı, başarı anlayışımızı yeniden şekillendirerek, bireylerin kendilerine olan güvenlerini artırmalarına ve daha mutlu ve tatmin edici bir yaşam sürmelerine yardımcı oluyor. Kitap, özellikle kariyerinde belirsizlik yaşayanlar, erken yaşta başarı baskısı hissedenler ve kişisel gelişimle ilgilenen herkes için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

  • Künye: Rich Karlgaard – Geç Çiçek Açanlar: Erken Başarı Odaklı Bir Çağda Sabrın Gücü, çeviren: Şafak Tahmaz, Serenad Yayınları, psikoloji, 362 sayfa, 2025

Hasan Kayalı – Direnen İmparatorluk (2025)

Hasan Kayalı’nın ‘Direnen İmparatorluk’ adlı eseri, Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünün beklenenden uzun sürmesini ve bu süreçte ortaya çıkan yeni ulusların oluşumunu derinlemesine inceliyor.

Kayalı, Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı’nda yenilmesine rağmen hemen çökmemesinin birçok nedenini araştırıyor. İmparatorluğun uzun ömürlü olmasının arkasındaki en önemli faktörlerden biri olarak, merkezden uzak bölgelerdeki yerel güçlerin ve toplumların direnişini gösteriyor. Bu direniş, imparatorluğun dağılmasını yavaşlattığı gibi, yeni ulusların oluşum süreçlerini de karmaşık hale getirmiştir.

Yazar, aynı zamanda imparatorluğun çöküşü sürecinde ortaya çıkan yeni ulusların “tesadüfi” olduğunu savunuyor. Bu uluslar, mevcut siyasi ve coğrafi sınırların yanı sıra, etnik, dini ve kültürel karmaşıklıkların bir sonucu olarak ortaya çıkmışlardır. Kayalı, bu yeni ulusların sınırlarının belirlenmesinde büyük güçlerin çıkarlarının ve yerel güç mücadelelerinin önemli bir rol oynadığını vurguluyor.

Kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünü sadece siyasi ve askeri bir süreç olarak değil, aynı zamanda toplumsal, kültürel ve ekonomik bir dönüşüm olarak ele alıyor. Kayalı, bu dönüşümün uzun vadeli etkilerini ve Ortadoğu’daki siyasi haritanın şekillenmesindeki rolünü analiz ediyor.

‘Direnen İmparatorluk’, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü ve yeni ulusların doğuşu hakkında önemli yeni bilgiler sunan, akademik bir çalışma. Kitap, hem tarihçiler hem de Ortadoğu siyasetiyle ilgilenenler için değerli bir kaynak.

Kitapta ele alınan başlıca konular:

  • Dünya Savaşı sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş süreci
  • Merkezden uzak bölgelerdeki yerel güçlerin rolü
  • Yeni ulusların oluşumu ve sınırların belirlenmesi
  • Büyük güçlerin Ortadoğu’daki çıkarları
  • Osmanlı İmparatorluğu’nun mirası ve Ortadoğu’daki siyasi haritanın şekillenmesi

Künye: Hasan Kayalı – Direnen İmparatorluk: Büyük Savaş’ın Sonu, Osmanlı’nın Uzun Ömrü ve Tesadüfi Uluslar, çeviren: Çağdaş Sümer, Fol Kitap, tarih, 328 sayfa, 2025

Paul Stephenson – Büyük Konstantin (2025)

Paul Stephenson’ın bu eseri, Roma İmparatoru Konstantin’in hayatını ve özellikle Hristiyanlığa geçişini detaylı bir şekilde inceliyor. Kitap, Konstantin’in sadece siyasi bir lider değil, aynı zamanda Hristiyan dünyası için de dönüm noktası olan bir figür olduğunu vurguluyor.

Stephenson, Konstantin’in çocukluğundan başlayarak, Roma İmparatorluğu’nun içine düştüğü kargaşa dolu dönemi ve Konstantin’in bu kargaşadan nasıl sıyrılıp imparatorluğun tek hâkimi haline geldiğini anlatıyor.

Yazar, Konstantin’in zaferlerinin arkasındaki askeri dehayı ve siyasi zekayı gözler önüne sererken, aynı zamanda onun Hristiyanlığa olan ilgisinin ve bu dinin imparatorluk üzerindeki etkilerinin de altını çiziyor.

Kitapta, Milvian Köprüsü Muharebesi öncesinde Konstantin’in gördüğü iddia edilen vizyon ve bu vizyonun Konstantin’in Hristiyanlığa olan inancını nasıl etkilediği gibi önemli olaylara da yer veriliyor. Stephenson, Konstantin’in Hristiyanlığı devlet dini ilan etmesi ve bu kararın Roma İmparatorluğu’nun geleceği üzerindeki derin etkilerini analiz ediyor.

Yazar, Konstantin’in Hristiyan dünyası için neden bu kadar önemli bir figür olduğunu açıklamak için, onun Hristiyanlığın yayılmasındaki rolünü, kilise konseylerindeki etkinliğini ve Hristiyanlık ile devlet arasındaki ilişkiyi şekillendirmesindeki çabalarını detaylı bir şekilde inceliyor.

Stephenson’ın kitabı, Konstantin’i sadece bir imparator olarak değil, aynı zamanda Hristiyanlığın tarihini şekillendiren önemli bir figür olarak sunuyor.

Kitap, hem tarih meraklılarına hem de Hristiyanlık tarihi üzerine çalışanlara hitap edecek nitelikte.

  • Künye: Paul Stephenson – Büyük Konstantin: Yenilmez İmparator, çeviren: Gürkan Engin, Kronik Kitap, biyografi, 464 sayfa, 2025

William Dalrymple – Kralın Dönüşü (2025)

William Dalrymple’ın ‘Kralın Dönüşü’ kitabı, 19. yüzyılın başlarında İngilizlerin Afganistan’ı işgal girişimini ve bu girişimin trajik sonuçlarını detaylı bir şekilde inceliyor. Kitap, sadece bir askeri seferin ötesinde, büyük güçlerin Orta Asya’daki çıkar çatışmalarını, Afganistan’ın karmaşık tarihini ve kültürel dokusunu derinlemesine analiz ediyor.

Kitabın Ana Temaları:

Büyük Oyun: 19. yüzyılda İngiliz ve Rus İmparatorlukları arasındaki Büyük Oyun olarak adlandırılan jeopolitik mücadele ve bu mücadelenin Afganistan üzerindeki etkileri.

  • Afganistan’ın Tarihi ve Kültürü: Afganistan’ın coğrafi konumu, etnik çeşitliliği ve yüzyıllar boyunca dış güçlerin işgallerine maruz kalma geçmişi.
  • Sömürgeciliğin Etkileri: İngiliz sömürgeciliğinin Afganistan’a getirdiği yıkım, yerel halkın direnişi ve savaşın insanlık dışı boyutları.
  • Askeri Stratejiler ve Taktikler: 19. yüzyıl savaşlarının zorlu coğrafi koşullarında uygulanan askeri stratejiler ve bu stratejilerin başarısızlıkları.

Kitapta Ele Alınan Önemli Noktalar:

  • İngiliz İşgalinin Sebepleri: İngilizlerin Afganistan’ı işgal etmelerinin temel nedenleri arasında Hindistan’daki egemenliğini korumak, Rusya’nın Orta Asya’daki ilerleyişini engellemek ve bölgedeki ticaret yollarını kontrol altına almak yer alıyor.
  • Afgan Direnişi: Afgan halkının yabancı işgalcilere karşı gösterdiği şiddetli direniş ve bu direnişin başarısı.
  • Savaşın Sonuçları: İngilizlerin Afganistan’dan çekilmek zorunda kalması ve bu çekilmenin İngiliz İmparatorluğu’nun prestiji üzerindeki etkileri.
  • Afganistan’ın Geleceği: Savaşın Afganistan’ın geleceği üzerindeki uzun vadeli etkileri ve ülkenin bağımsızlık mücadelesi.

Sonuç olarak ‘Kralın Dönüşü’, sadece bir askeri seferin ötesinde, emperyalizm, milliyetçilik ve kimlik gibi evrensel temaları işleyen derinlikli bir tarihsel inceleme. Kitap, Afganistan’ın günümüzdeki sorunlarını anlamak için önemli bir anahtar sunuyor.

  • Künye: William Dalrymple – Kralın Dönüşü: Afganistan’da İktidar Savaşları, çeviren: Uğur Gülsün, Albaraka Yayınları, tarih, 640 sayfa, 2025

Julian Cribb – Gezegeni Nasıl Düzeltiriz? (2025)

Julian Cribb’in bu kitabı, insanlık ve gezegenimiz için ciddi bir tehdit oluşturan birçok sorunu ele alıyor. Kitap, gelecekte karşılaşabileceğimiz on büyük tehdidi sıralayarak, bu tehditlerin üstesinden gelmek için bireysel ve toplumsal düzeyde neler yapılabileceğini tartışıyor.

Küresel Tehditler: İklim değişikliği, ekosistemlerin bozulması, nükleer tehdit, salgın hastalıklar, gıda kıtlığı gibi insanlık için varoluşsal tehditler detaylı bir şekilde inceleniyor.

  • Çözüm Odaklı Yaklaşım: Her bir tehdit için olası çözümler ve bu çözümlerin nasıl uygulanabileceği konusunda somut öneriler sunuluyor.
  • Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk: Kitap, bireylerin, toplulukların, şirketlerin ve devletlerin bu sorunlara çözüm bulmak için nasıl birlikte çalışabileceğini vurguluyor.
  • Umut ve İyimserlik: Dünyanın karşı karşıya olduğu sorunların ciddiyetine rağmen, kitap geleceğe dair umut verici bir bakış açısı sunuyor ve insanlığın bu zorlukları aşabileceğine inanıyor.

Kitapta Ele Alınan Bazı Önemli Konular:

  • Ekosistemlerin Bozulması: Ormansızlaşma, biyoçeşitliliğin azalması ve kirlilik gibi sorunlar ve bu sorunların çözüm yolları.
  • İklim Değişikliği: Küresel ısınmanın etkileri, fosil yakıtlardan vazgeçme ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş gibi konular.
  • Nükleer Tehdit: Nükleer silahların yayılması, nükleer kazalar ve nükleer atıklar gibi riskler ve bu risklerin azaltılması için atılabilecek adımlar.
  • Salgın Hastalıklar: Pandemilerin ortaya çıkması ve yayılması, sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi ve yeni hastalıklara karşı aşı geliştirme gibi konular.
  • Gıda Kıtlığı: Nüfus artışı, iklim değişikliği ve tarım alanlarının azalması nedeniyle ortaya çıkan gıda güvenliği sorunu ve bu sorunun çözümü için sürdürülebilir tarım uygulamaları.

Sonuç olarak kitap, dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlara karşı duyarlı olan herkes için önemli bir kaynak. Kitap, hem sorunların ciddiyetini gösteriyor hem de çözüm önerileri sunarak okuyucuyu harekete geçmeye teşvik ediyor.

  • Künye: Julian Cribb – Gezegeni Nasıl Düzeltiriz?: 21. Yüzyılda Sağ Kalmak İçin Tavsiyeler, çeviren: Barış Gönülşen, İş Kültür Yayınları, ekoloji, 192 sayfa, 2025

Palle Yourgrau – Zamanın Olmadığı Bir Evren (2025)

Palle Yourgrau’nun ‘Zamanın Olmadığı Bir Evren’ kitabı, 20. yüzyılın en büyük iki zihni olan Albert Einstein ve Kurt Gödel arasındaki derin dostluğu ve ortak entelektüel yolculuğunu mercek altına alıyor. Özellikle Gödel’in izafiyet teorisi üzerine yaptığı çığır açıcı çalışmaları ve bu çalışmaların zamanın doğası hakkındaki anlayışımıza nasıl meydan okuduğunu detaylı bir şekilde ele alıyor.

Kitap, Gödel ve Einstein’ın yakın dostluğu ve ortak entelektüel yolculuğuna odaklanırken, aynı zamanda Gödel’in izafiyet teorisinde zamanın doğasıyla ilgili ortaya attığı paradoksu da mercek altına alıyor. Gödel’in çalışmaları, izafiyet teorisinin bazı çözümlerinde zamanın döngüsel olabileceğini ve hatta geçmişe dönmenin mümkün olabileceğini öne sürerek büyük bir tartışma yaratmıştı.

Yourgrau, bu çığır açıcı çalışmalara rağmen Gödel’in bulgularının neden uzun süre göz ardı edildiğini de sorguluyor. Kitap, zamanın doğası, evrenin yapısı ve fizik yasalarının sınırları gibi temel felsefi sorulara da değinerek, okuyucuyu derin düşüncelere sevk ediyor.

‘Zamanın Olmadığı Bir Evren’, sadece bir bilim kitabı değil, aynı zamanda insan zihninin sınırlarını zorlayan bir felsefi yolculuk. Einstein ve Gödel’in hayatlarına ve çalışmalarına ilgi duyan herkes için bu kitap hem bilimsel hem de felsefi açıdan zengin bir deneyim sunuyor.

  • Künye: Palle Yourgrau – Zamanın Olmadığı Bir Evren: Gödel ve Einstein’ın Unutulan Mirası, çeviren: Mustafa Bayrak, Vakıfbank Kültür Yayınları, bilim, 264 sayfa, 2025

Serdal Akyurt – Mimari Şehir Arkeolojisi (2024)

Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’daki kent kurma deneyimleri, özellikle Bithynia bölgesindeki Nikaia şehri üzerinden incelendiğinde, antik çağ şehir planlamasının incelikleri ortaya çıkar.

Bu çalışma, Roma’nın planlama anlayışının kökenlerini, amacını, hukuki boyutunu ve teknik altyapısını mercek altına alıyor.

Nikaia örneğiyle, Roma’nın planlama sürecindeki tüm aşamalar, karşılaşılan sorunlar ve çözümler detaylı bir şekilde inceleniyor.

Özellikle, decumanus maximus ve kardo maximus gibi ana aksların kent ve bölge planlamasındaki rolü üzerinde duruluyor. Bu çalışma, Roma şehir planlamasının sadece teknik bir uygulama değil, aynı zamanda siyasi, sosyal ve kültürel bir süreç olduğunu gösteriyor.

Başka bir deyişle bu araştırma, Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’da kurduğu şehirlerden biri olan Nikaia’yı örnek alarak, antik çağın en gelişmiş şehir planlama anlayışlarından birini mercek altına alıyor. Roma’nın planlama ilkeleri, teknikleri ve şehirlerin fiziksel yapısına etkileri, Nikaia örneği üzerinden detaylı bir şekilde inceleniyor.

Çalışma, Roma’nın şehir planlamasında kullandığı yol ağları, su sistemleri, kamu binaları gibi altyapı unsurlarının yanı sıra, bu planların sosyal ve kültürel hayat üzerindeki etkilerini de ele alıyor. Böylece, Roma’nın şehir planlama anlayışının, modern şehir planlamasına olan etkileri de tartışılıyor.

  • Künye: Serdal Akyurt – Mimari Şehir Arkeolojisi: Anadolu’da Roma Dönemi Kent Planlama Uygulamaları ve Teknikleri -Nikaia Örneği-, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, arkeoloji, 151 sayfa, 2024

Linda Colley – Silah, Gemi ve Kalem (2025)

Linda Colley’nin ‘Silah, Gemi ve Kalem’ adlı eseri, modern dünyanın oluşumunda silah, gemi ve kalem gibi üç temel unsurun oynadığı kritik rolü derinlemesine inceliyor.

Colley, bu çalışmasında, savaşın, anayasaların ve fikirlerin bir araya gelerek modern dünyayı nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Silahın, devletlerin güçlenmesinde ve sınırlarının çizilmesinde oynadığı rolü vurgularken, geminin küreselleşme ve sömürgecilikteki etkisini de gözler önüne seriyor. Kalem ise bu süreçte ideolojilerin, düşüncelerin ve anayasaların yayılmasında önemli bir araç olarak öne çıkıyor.

Yazar, dünyanın farklı bölgelerindeki örneklerle, savaşın anayasa yazımını nasıl tetiklediğini gösteriyor. Örneğin, Korsika’da Pasquale Paoli’nin bir anayasa taslağı hazırlaması veya Haiti’de siyah bir yönetimin ilk anayasasını oluşturması gibi olaylar, savaşın siyasi sistemlerin yeniden şekillenmesindeki rolünü vurguluyor.

Colley, aynı zamanda, anayasaların sadece devrimlerin bir ürünü olmadığını, aynı zamanda savaşın doğurduğu ihtiyaçlara cevap olarak da ortaya çıktığını savunuyor. Savaşın, devletlerin daha güçlü ve merkezi bir yönetime ihtiyaç duymasına yol açtığı ve bu nedenle anayasa yazımının hızlandığını belirtiyor.

Kitap, modern dünyanın oluşumunu sadece Avrupa merkezli bir perspektifle değil, dünya genelindeki gelişmeleri de dikkate alarak ele alıyor. Colley, Japonya’nın Meiji Anayasası gibi örneklerle, Batı dışındaki ülkelerde de benzer süreçlerin yaşandığını gösteriyor.

‘Silah, Gemi ve Kalem’, modern dünyanın karmaşık yapısını daha iyi anlamak isteyenler için önemli bir kaynak. Kitap, tarihsel süreçleri farklı bir bakış açısıyla ele alarak, okuyucuya yeni bir perspektif sunuyor.

  • Künye: Linda Colley – Silah, Gemi ve Kalem: Savaşlar, Anayasalar ve Modern Dünyanın İnşası, çeviren: Elif Kayurtar, Epsilon Yayıncılık, tarih, 448 sayfa, 2025