Brian Thomas Swimme ve Mary Evelyn Tucker – Evrenin Yolculuğu (2021)

Evren, çok küçük bir parçacık olarak başlayıp Bach’ın bestelerine dönüşen olağanüstü bir enerji olayıdır.

Brian Thomas Swimme ve Mary Evelyn Tucker, kozmosun, yeryüzünün ve insanın mucizevi hikâyesini anlatıyor.

‘Evrenin Yolculuğu’, kozmosun, yeryüzünün ve insanın muazzam yolculuğunun her bir parçası ilham verici ve birbirine bağlı yolculuğunun hikâyesi.

Milyarlarca galaksinin içinde trilyonlarca yıldızdan sadece biri olan Güneş’in yörüngesinde dönen bir gezegende yaşıyoruz; üstelik aynı doku, aynı kumaş ve aynı yaratıcılık hikâyesinin içerisinde.

Bugün biliyoruz ki evren, çok küçük bir parçacık olarak başlayıp zaman içinde galaksilere, yıldızlara, palmiyelere, pelikanlara, insanlara ve Bach’ın bestelerine dönüşen çok büyük bir enerji olayıdır.

  • Evren nasıl oluştu?
  • Peki ya yıldızlar?
  • Nereden geldik, bir maymundan ya da bir balıktan mı?
  • Yaşam nasıl beliriverdi?

Kitap bu ve bunun gibi basit birkaç sorunun yanıtını ararken nasıl bir mucize sonucunda bugüne geldiğimizi çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

  • Künye: Brian Thomas Swimme ve Mary Evelyn Tucker – Evrenin Yolculuğu: Kozmosun ve İnsanlığın Destansı Hikâyesi, çeviren: Eda Doğançay, Fol Kitap, bilim, 152 sayfa, 2021

Jeremy DeSilva – İlk Adımlar (2021)

Dik yürüyebilmek insanı gezegenin en büyüleyici ve aynı zamanda en tehlikeli tür haline getirdi.

Paleoantropolog Jeremy DeSilva, insan soyunun 7 milyon yıllık serüvenini izleyerek iki ayak üzerinde yürümemizin ne pahasına gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

Bu çalışma, geçmişimizin hikâyesini ve insanın evrimine bakış açımızı değiştiren yeni keşifleri derinlemesine inceleyerek dik yürümenin bu gezegendeki tüm türlerin üzerinde yükselmemize nasıl yardımcı olduğunun çarpıcı bir şekilde gösteriyor.

Dört ayak yerine iki ayak üzerinde yürüyen, yani bipedal olan tek memeli insandır.

Bipedalizm, insanı gezegendeki en tehlikeli, büyüleyici ve baskın tür kılan, kısacası insanı insan yapan özelliğidir.

Hepimiz dik duran bireyler olmaya uğraşırız, eğilip bükülmeden yaşayanları onurlandırırız.

Birbirimizin izinden gider ve bir çocuğun attığı ilk adımları kutlarız.

Peki, ilk adımlarımızı tam olarak neden ve nasıl attık?

Ve ne pahasına?

‘İlk Adımlar’da DeSilva, okuru insan soyunun kökenlerine 7 milyon yıllık bir yolculuğa çıkararak dik yürümenin konuşmamızdan teknolojik becerilerimize kadar birçok niteliğimize açılan bir kapı olduğunu, dahası türümüzün şefkatli, empati sahibi ve fedakâr olmasının temelini atmış olabileceğini gösteriyor.

DeSilva, gelişim psikolojisi laboratuvarlarından, Afrika ve Avrasya’daki antik fosil alanlarına, iki ayak üzerinde yürüme maceramızı gözler önüne seriyor.

  • Künye: Jeremy DeSilva – İlk Adımlar: Dik Yürümek Bizi Nasıl İnsan Yaptı?, çeviren: İpek Kökeş, Nova Kitap, bilim, 396 sayfa, 2021

Ünsal Çimen – Azizler ve Dâhiler (2021)

Ortaçağ’da akıl, iktidarın bizzat kendisi haline gelmiş dini yobazlıkla kıyasıya bir savaşa girişmişti.

Ünsal Çimen, o dönemden Hypatia ve Galieo’yu merkeze alarak din ve aklın mücadelesini anlatıyor.

Kitap, Ortaçağda bilim ve felsefenin sekülerizm ve iktidarla ilişkisini ele alıyor.

Ortaçağı açan ve kapatan iki bilim insanı, Hypatia ve Galileo üzerinden aklın, din ve iktidarla savaşını anlatıyor.

Kitapta, şu soruların yanıtları aranıyor.

  • Cadılıkla suçlanarak öldürülen bilim kadını ve filozof İskenderiyeli Hypatia yalnızca bir efsaneden mi ibaretti?
  • Hypatia’nın katli ve Galileo’nun yargılanması din ile bilimin çatışmasının mı ürünüydü?
  • Bilim ve felsefenin, teolojinin hizmetçisi olduğu öğretisi iktidar için araç olarak mı kullanıldı mı?
  • Antik bilim ve felsefenin çöküşüne neden olan Kilise’nin yükselişi miydi?

Kitap, bu ve bunun gibi soruların yanıtlarını ararken azizlerin ve dâhilerin bitmek bilmez mücadelesinin öyküsünü anlatıyor.

  • Künye: Ünsal Çimen – Azizler ve Dâhiler: Ortaçağda Bilim ve Sekülerizm, Fol Kitap, bilim, 136 sayfa, 2021

David Eagleman – Canlı Devre (2021)

Aşk kendi derinliğinin farkına neden ancak ayrılık saati gelip çattığında varır?

‘İncognito’ ve ‘Beyin’ adlı iki ünlü kitabın yazarı olan David Eagleman, bu sefer de en yeni bilimsel araştırmalar, ilginç vakalar ve yukarıdaki gibi ufuk açıcı sorular eşliğinde eşliğinde beynimizin dudak uçuklatan sihirleri hakkında bizi aydınlatıyor.

  • Madde yoksunluğu ile kırık bir kalbin ortak yönü ne?
  • Anıların düşmanı neden zaman değil de başka anılar?
  • Kolsuz bir insan nasıl dünyanın en iyi okçusu olabiliyor?
  • Geceleri neden rüya görürüz ve bunun gezegenimizin dönüşüyle ne ilgisi var?
  • Kör bir insan diliyle görmeyi, sağır bir insan derisiyle işitmeyi nasıl öğrenebilir?

Bu soruların yanıtı gözlerimizin hemen arkasında duruyor.

Yaşadığımız gezegende keşfedegeldiğimiz en ileri teknoloji, kafatasının karanlık haznesinde taşıyıp durduğumuz şu bir buçuk kiloluk organda saklı.

Nasıl ki hayatın heyecanı kim olduğumuzla değil, kime dönüşme sürecinde olduğumuzla ilgili, beynin sihri de onu oluşturan parçalardan çok, parçaların dinamik ve canlı bir doku oluşturmak üzere kendilerini durmaksızın yeniden dokumalarında yatıyor. Beynimiz, tıpkı dünyamız gibi, değişken ve akışkan bir sistem.

Kuşağının en iyi bilim anlatıcılarından Eagleman ‘Canlı Devre’de, en yeni bilimsel araştırmalar ve ilginç vakalar eşliğinde, beynimizin içyüzüyle tanıştırıyor bizleri.

Kitap, beyinlerimizin kendi devrelerini sürekli olarak nasıl yeniden yapılandırdığını ve bunun hem yaşamımız hem de geleceğimiz için ne anlama geldiğini net bir şekilde ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: David Eagleman – Canlı Devre: Durmaksızın Değişen Beynin İçyüzü, çeviren: Zeynep Arık Tozar, Domingo Kitap, bilim, 328 sayfa, 2021

Ethan Kross – Geveze (2021)

İç sesimiz, hayatta kalabilmemiz için çoğu zaman işimize yarasa da kimi zaman tam bir baş belası da olabiliyor.

Nörobilimci ve psikolog Ethan Kross, kafamızın içinde dönenip duran gevezeyi durdurmanın ve onu olumlu yönde dönüştürmenin yollarını anlatıyor.

Pek çok vaka ve araştırmadan yararlanan Kross, iç sesi dizginlemek için bir dizi araca sahip olduğumuzu vurgulayarak söylediğimiz ve yaptığımız belli bazı şeylerin içimizdeki konuşmayı nasıl daha iyi bir hale getirebileceğini ortaya koyuyor.

Kitap, beynin “sihirli” arka kapılarının kilitlerini nasıl açacağımızı; plaseboların, uğur getirdiğine inanılan nesnelerin ve ritüellerin belli şekillerde uygulanmasının bizi nasıl daha dayanıklı kıldığını göstermesiyle dikkat çekiyor.

İç sesin hem yardımsever bir süper güç hem de bizi yaralayan yıkıcı bir kriptonit olmasının yarattığı kaçınılmaz gerilim, insan zihninin en büyük bilmecelerinden biri.

Peki, yok mu onu dizginlemenin bir çaresi?

İşte tam da bu amaçla yazılmış ‘Geveze’, kendinizle yaptığımız konuşmaları olumlu yönde dönüştürecek ve daha mutlu, daha üretken bir yaşam sürmemize yardımcı olacak bir kitap.

  • Künye: Ethan Kross – Geveze: Kafamızın İçindeki Dırdırcı Ses ve Onu Dizginlemenin Yolları, çeviren: Ayşegül Çetin, Domingo Yayınevi, bilim, 272 sayfa, 2021

John Farndon – Zeki Olduğunu Düşünüyor musun? (2021)

Zeki olmak yalnızca çok şey bilmek değil, deneyim dağarcığımızın zengin olması ve düşüncelerimizi eğip bükmedeki maharetimizdir de.

John Farndon da adeta beyin yakan sorular sorarak bizi zekâmızı sınamaya davet ediyor.

Çoğu zaman pek düşünmeden hayatın akışını sürdürürüz.

Öyle fazla düşünmeye gerek de yoktur aslında, otomatik tepki vermeyi sağlayan bilgi ve deneyim dağarcığımız iş görür.

Ama bu kitaptaki sorular, merak uyandırıcı, garip, saçma, hatta kimi zaman basbayağı asap bozucu görünürler, yine de hepsinin ortak yanı sizi düşünmeye yöneltmeleridir:

  • Uzay gemisinde niçin mum yakılamaz?
  • Mutluluğun anlamı nedir?
  • Bir kâğıdı kaç defa katlarsam Ay’a ulaşırım?
  • Feminizm öldü mü?
  • Dünyayı bir uçtan öbür uca deldikten sonra bu delikten aşağıya atlarsan ne olur?
  • Sence Başkan Mao bugünkü Çin’i görseydi gurur duyar mıydı?
  • Bir inekte dünyadaki suyun kaçta kaçı bulunur?

Bu sorulara cevap vermek zeki olmayı gerektirir; şaşırtıcı, eğlendirici, ufuk acıcı, sinsi, muzip, derin, parlak bir zekâ.

Bu ne bilgiyle ne de eğitimle ilgilidir.

Her türlü ilginç yolla düşüncelerinizi eğip bükmeyle ilgilidir.

Unutmayın, gerçek akıllılığın önünde kendini beğenmişlikten daha büyük bir engel yoktur.

  • Künye: John Farndon – Zeki Olduğunu Düşünüyor musun?, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Fol Kitap, bilim, 224 sayfa, 2021

Isabel Minhós Martins – Seyahatler ve Kâşifler Atlası (2021)

Tüm zamanların en ünlü doğa bilimcileri, gezginleri ve onların maceraları hakkında görsel bir şölen.

Isabel Minhós Martins’in yazdığı, çizimlerini Bernardo Carvalho’nun yaptığı bu bol ödüllü çalışmayı, çocuklara iyi bir hediye vermek isteyenler özellikle kaçırmamalı.

Haritaların olmadığı bir dünya hayal edebilir miyiz bugün?

Oysa birkaç yüzyıl öncesine kadar dünyanın sınırlarını bilmiyorduk.

Dünyanın birçok bölgesi bir diğeriyle bağlantısız, birbirinden habersizdi.

Sadece diğer bölgelerde var olan türleri ve toprakları değil, aynı zamanda diğer insanları ve kültürleri de tanımıyorduk.

Dünyanın nasıl bir yer olduğunu öğrenmek için yola çıkmamız gerekiyordu: Eşekle, deveyle, gemiyle veya yürüyerek evden çıkıp bilinmeyene doğru yol aldık ve diğer yerlerle ilgili şaşırtıcı yeniliklerle döndük.

Keşişlerin, botanik bilimcilerin, tüccarların, denizcilerin veya ressamların yolculukları dünyayı daha iyi tanımamıza katkı sağladı ve bu sayede diğerlerinin varlığından haberdar olduk.

İşte ‘Seyahatler ve Kâşifler Atlası’nın başkahramanları da, tüm zamanlardan ve yerlerden keşişler, doğa bilimciler, gezginler, konusu ise bu insanların gerçek maceraları.

Piteas, Xuanzang, Giovanni da Pian del Carpini, Marco Polo, İbn Battuta, Bartolomeu Dias, Evliya Çelebi, Jeanne Baret, Joseph Banks, Humboldt, Darwin ve Mary Henrietta Kingsley ile birlikte haydi yola koyulalım!

Kitabın şimdiye kadar pek çok prestijli ödül kazandığını da özellikle belirtelim.

  • Künye: Isabel Minhós Martins – Seyahatler ve Kâşifler Atlası, resimleyen: Bernardo P. Carvalho, çeviren: Duru Örs, Koç Üniversitesi Yayınları, çocuk, 144 sayfa, 2021

Patricia Smith Churchland – Vicdan (2021)

Ahlak ve vicdan duygularımızın kökeni nedir?

Nörofelsefenin öncüsü Patricia Smith Churchland, vicdanımızın ve ahlakımızın nörobiyolojik temellerini açıklıyor, bununla da yetinmeyerek ahlakın nesiller boyunca nasıl aktarıldığını aydınlatıyor.

EN/E.O. Wilson Bilim Yazını Ödülü finalisti olan ‘Vicdan’, tüm sosyal hayvanların neden ahlaki sistemlere sahip olduğunu ve bu sistemlerin nasıl oluştuğunu araştırıyor.

Ünlü nörobilimci ve nörofelsefeci Profesör Churchland, beyinlerimizin nasıl bağ oluşturacak ve çocuklara özen gösterecek şekilde yapılandırıldığını aydınlattığı ve aynı zamanda ahlak dışı psikopatların neden ortaya çıkabileceğini araştırdığı bu kitabında nörobilim, genetik ve fiziksel çevrenin etkilerini bir araya getiriyor.

Vicdanımızı ve ahlakımızı genel olarak nörobiyolojik terimlerle tanımlayan çalışma, bu gelişmiş sosyal doğamızın bazal gangliyonlarımız ile yönetici frontal korteksimiz arasındaki karmaşık etkileşimi içerdiğini gözler önüne seriyor.

Churchland bununla da yetinmeyerek kitabın ikinci yarısında, ahlakın nesiller boyunca nasıl aktarıldığını ve neden tüm toplumların temeli haline geldiğini anlamak için felsefe tartışmalarını masaya yatırarak, Sokrates’ten Bertrand Russell’a kadar 2500 yıllık felsefe geleneğini güncel nörobilimsel bulgular ışığında gözden geçiriyor.

  • Künye: Patricia Smith Churchland – Vicdan, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 232 sayfa, 2021

Hüseyin Batuhan – Bilim ve Şarlatanlık (2021)

Özellikle Covid-19 pandemisiyle birlikte şarlatanların sayısında büyük artış oldu.

Hüseyin Batuhan’ın enfes bir bilim tarihi çalışması olarak okunabilecek bu eseri de, Pasteur’den Koch’a, Erich von Däniken’den Zakkumcu Doktora uzanarak şarlatanların foyasını ortaya çıkarıyor.

Çalışma, şarlatanlar ile dâhilerin bitmek bilmez kavgasının öyküsünü anlatıyor.

Neye ‘inanmanız’ değil, neye ‘inanmamanız’ gerektiğini bilim tarihinin en ‘özel’ örnekleriyle sunuyor.

  • Şarlatan kimdir?
  • Bir bilim insanı ile şarlatanı nasıl ayırt ederiz?
  • Peki, astronomlar; ne söyleseler inanmalı mı?
  • Mars’ta hayat var mı?
  • Ya dünya, gerçekten de düz olamaz mı?
  • Burçlar ya da Venüs gerçekten de kalbimize yön verebilirler mi?
  • Paranormal olaylar gerçek olamaz mı?

Pasteur’den Koch’a, Erich von Däniken’den Zakkumcu Doktora; alternatif tıp şarlatanlarından çubuk ile su bulmaya eldeki kitap, kökleri ve omurgası ile patolojik bir bilim tarihi okuması sunuyor.

Şüpheci yaratılışa bir adım daha yaklaşmak ve dogmatik uykularımızdan uyanmak için kaçırılmayacak fırsat.

  • Künye: Hüseyin Batuhan – Bilim ve Şarlatanlık, Fol Kitap, bilim, 616 sayfa, 2021

Vladimir İvanoviç Vernadski – Biyosfer (2021)

Darwin ile kıyaslanan Vladimir İvanoviç Vernadski, modern mineraloji, jeokimya ve ekoloji bilimlerinin kurucusu sayılır.

Vernadski’nin bilhassa ekoloji, jeoloji ve bilim tarihi alanlarında çığır açmış ‘Biyosfer’, yayınlanışından 95 yıl sonra nihayet Türkçede.

Vernadski’nin az tanınmışlığı, antikomünizmin bilim dünyası üzerindeki sansürünün üzücü örneklerinden biridir.

Fakat Vernadski’nin fikirleri de, kendisine atfedilmese dahi farklı kanallardan yaygınlaştı ve kabul gördü.

Biyosfer terimi farklı bilim insanları tarafından farklı anlamlarda kullanılmış olsa da, terimin bugün kabul edilen tanımı Vernadski’nin ‘Biyosfer’ kitabında inşa edildi.

Vernadski, bilim, teknoloji ve enerjinin evrensel, barışçı ve uygarlaştırıcı gücüne vurgu yaparken materyalizmi savundu, insan merkezci biyosfer tasarılarına karşı, doğanın işleyişinde yaşam merkezci ve holistik bir yönelimi temsil etti.

İlk olarak ‘Biyosfer’de ifadesini bulan pek çok bilimsel kavram ve yöntem, insanlığın ve misafiri olduğu gezegenin ortak geleceğini anlamlandırmak için hâlâ temel bilimsel kaynak niteliğinde.

İklim krizinin ve ekolojik yıkımın giderek derinleştiği dünyamızda yaşamın ilişkiselliğine, canlıların bütünselliğine, ekolojik bağlara dair yeniden düşünmeye çağıran bu kitap, tarihsel öneminin yanı sıra güncele de sıkı sıkıya bağlanıyor.

Son kısmında Vernadski’nin yaşamına dair bir kronoloji de sunan çalışma, yalnızca ekoloji, jeoloji, bilim tarihi ve felsefesi ile ilgilenenler için değil, gezegenimizin güncel ve yakıcı sorunlarına yönelik politik bir arayış içerisinde olanlar için de temel bir kaynak niteliği taşıyor.

  • Künye: Vladimir İvanoviç Vernadski – Biyosfer, çeviren: Onur Küçükarslan, Yordam Kitap, bilim, 192 sayfa, 2021