Gökhan Atılgan – Behice Boran (2009)

Gökhan Atılgan’ın Behice Boran biyografisi, iki sene önce yayımlanmıştı.

Kitabın ikinci baskısı için yeni kaynaklardan yararlanılmış, anlatım bozuklukları giderilmiş, bazı ekler yapılmış ve kitabın sonuna da adlar dizini eklenmiş.

Çalışma, Türkiye’nin önemli Marksist aydınlarından Boran’ın siyasal ve entelektüel portresini çiziyor.

Beş bölümden oluşan kapsamlı kitapta, salt bir eylemci olmayan, toplum bilimlerinde çığır açmış çalışmaları bulunan Boran’ın hayatına ve çalışmalarına dair çok sayıda ayrıntıya ulaşmak mümkün.

Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal yapısının çözümlenmesinde sınıf analizini yetkin bir biçimde kullanışıyla öne çıkan Boran’ın, ülkedeki sosyalist düşünceye en büyük katkısı, bilindiği gibi, sosyalist devrim tezi.

Atılgan, Behice Boran’ın siyasal ve entelektüel serüveninin yanı sıra, Türkiye sosyalist hareketinin tarihini de izliyor.

  • Künye: Gökhan Atılgan – Behice Boran: Öğretim Üyesi, Siyasetçi, Kuramcı, Yordam Kitap, biyografi, 488 sayfa

R. İhsan Eliaçık – Muhammed İkbal (2015)

Pakistanlı İslam âlimi, şair, filozof ve politikacı; hayatı boyunca Doğu toplumlarını yeniden inşa için çağrıda bulunmuş Muhammed İkbal’in hayatı ve eseri.

İkbal’in çocukluğu ve gençliği, yetiştiği çevre, temel eserleri ve fikirleri, Batı medeniyetine yönelik eleştirileri ve kendisinden sonraya bıraktığı miras konularında önemli bir kaynak.

  • Künye: R. İhsan Eliaçık – Muhammed İkbal, Tekin Yayınevi

Andrés Danza ve Ernesto Tulbovitz – Saraysız Başkan: José Mujica (2015)

Uruguay devlet başkanı José Mujica’nın, namı diğer “Pepe”nin ilham veren hayatı.

“Düşündüğün gibi yaşamalısın. Aksi takdirde yaşadığın gibi düşünmeye başlarsın.” demiş Mujica, devlet başkanlığı maaşının yüzde 90’ını hayır kurumlarına bağışlayan, dünyanın en “fakir” devlet başkanı.

  • Künye: Andrés Danza ve Ernesto Tulbovitz – Saraysız Başkan: José Mujica, çeviren: Ali Tuncer, Tekin Yayınevi

Barbara Caine – Biyogafi ve Tarih (2019)

Tarih profesörü Barbara Caine, özellikle 19. ve erken 20. yüzyıl tarihi ve biyografisi alanlarında pek çok çalışmaya imza attı.

Caine bu kitabında ise, tarih ile biyografi arasındaki ilişkinin kökenlerine iniyor.

Yazar burada ayrıca, biyografinin bir yazınsal tür olarak nasıl ortaya çıkıp geliştiğini ve biyografinin yazımı ve yorumlanışıyla ilgili çağdaş yaklaşımların neler olduğunu ayrıntılı bir şekilde irdeliyor.

Caine, geçmişin daha insancıl, daha erişilebilir ve okuyucuyla daha bağlantılı kılmanın en iyi yollarından birinin biyografi türü olduğunu, zira biyografinin tarihte yaşanmış olaylardan söz etmenin en eski ve en popüler biçimi olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Barbara Caine – Biyogafi ve Tarih, çeviren: Mine Sözen, İş Kültür Yayınları, tarih, 208 sayfa, 2019

Rita Ender – Madam Amati (2019)

İzmirlilerin Madam Amati dediği ve şehrin belleğinde önemli yeri olan Marta Amati’nin sıra dışı hayat hikâyesi bu kitabın konusu.

Keman sanatçısı Amati, 1902’de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu topraklarında doğdu.

Avrupa’nın kasıp kavrulduğu bu olağanüstü zamanlarda, Amati de oradan oraya savrulacak ve nihayet İzmir’de kendine bir hayat kurabilecekti.

Madam Amati kemanıyla ve sanatıyla İzmirlilerin sosyal ve kültür hayatında iz bırakacaktı, fakat onun nereden geldiği ve neler yaşadığı konusunda pek bir kimsenin bilgisi olmayacaktı.

İşte Rita Ender de, İzmir’deki Beth-İsrael Sinagogu’nda tek bir fotoğrafını gördükten sonra bu gizemli kadının izini sürmüş ve ortaya elimizdeki bu güzel kitabı çıkarmış.

Ender, hem arşivlerden hem de tanıklıklardan yola çıkarak Madam Amati’nin kim olduğunu, nereden geldiğini, İzmir’e gelmeden önce ve İzmir’de neler yaşadığını ortaya koyuyor.

Bu çarpıcı hikâye bize, hem Amati’nin kişisel serüveninin hem de bir dönemin İzmir’inin ilginç bir portresini sunuyor.

  • Künye: Rita Ender – Madam Amati: Avrupa’dan İzmir’e Bir Keman İkonu, Aras Yayıncılık, biyografi, 80 sayfa, 2019

Savaş Ş. Barkçin – Gönül Dağı (2015)

Halk kültürünün, âşıklık geleneğinin en güçlü temsilcilerinden Neşet Ertaş’ın hayatı ve sanatı, bu kitabın konusu.

Savaş Barkçin, Ertaş’ın çocukluğunu, yetiştiği çevreyi, babası Muharrem Ertaş’tan miras aldığı soluğu, âşıklık geleneğindeki yerini, kişiliğinin ve sanatının özgünlüğünü ortaya koyuyor.

Ertaş’ın gönül dünyasından ilgi çekici detaylara ulaşmak için.

Ertaş’ın hayat serüvenini anlattığı uzun ‘Özgeçmiş’ türküsü şöyle başlar:

❝Bin dokuz yüz otuz sekiz cihana

Kırtıllar köyünde geldin dediler

Babama Muharrem, anama Döne

Dediysen atayı bildin dediler❞

  • Künye: Savaş Ş. Barkçin – Gönül Dağı, Erdem Yayınları, inceleme, 115 sayfa, 2015

Laura Beers – Ellen Wilkinson (2019)

Ellen Wilkinson, Manchester’ın güneyinde, işçi sınıfına mensup bir ailede doğdu ve 1910 yılında Manchester Üniversitesi’nden bir burs kazanana kadar kuzeybatı İngiltere’yi hiç terk etmedi.

Bundan sonra ise, hiçbir güç onu tutamadı.

Wilkinson’ın izleyen otuz beş yıl içinde feminist ve sol siyasetteki kimi katkıları şöyle:

  • Büyük Britanya Komünist Partisi’nin (CPGB) kuruluşuna katkıda bulundu.
  • Moskova’da Rus devrimciler Vladimir Lenin ve Lev Troçki ile tanıştı,
  • Parlamentoda yer edinen onuncu kadındı,
  • Hem ülkesinde hem de uluslararası alanda, yoksulların ve mülksüzleştirilmişlerin savunucusu olarak ün kazandı,
  • Uluslararası barış arayışında Avrupa’yı, Amerika’yı ve Asya’yı gezdi,
  • Birkaç kadın temsilciden biri olarak San Francisco’ya, Birleşmiş Milletler’in açılış toplantısına gitti,
  • Britanya’da savaş sonrası hükümette önemli bir rol oynadı,
  • Bu esnada, Hindistan Ulusal Kongresi (INC) ve Alman anti-faşist direnişi gibi oluşumlarla olağanüstü arkadaşlıklar geliştirdi,

İşte Laura Beers’in bu önemli çalışması, feminist mücadeleye çok önemli katkılarda bulunmuş bu sıra dışı kadının hayatını bir baştan diğer başa kat ediyor.

Kitap, Ellen Wilkinson’ın, toplumsal adalet anlayışının 20. yüzyılın ilk yarısında ne ifade ettiğine dair kendi anlayışını nasıl geliştirdiğinin ve hayatını toplumsal açıdan daha adil bir dünyaya erişmeye nasıl adadığının çarpıcı bir üslupla betimliyor.

Çalışma, hem Kızıl Ellen gibi sıkı bir sosyalist ve feministin dünyasına hem de bir döneme daha yakından bakmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Laura Beers – Ellen Wilkinson: Bir Sosyalist ve Feministin Hayatı, çeviren: Cemre Ömürsuyu Seyis, Hep Kitap, biyografi, 584 sayfa, 2019

Orhan Karaveli – Ali Kemal (2009)

Orhan Karaveli ‘Ali Kemal’de, Cumhuriyet tarihinde “vatan haini” olarak damgalanan Ali Kemal’in yaşamını kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

Kurtuluş Savaşı ve Mustafa Kemal’e başından beri muhalefet edip açıkça işgalcilerin yanında saf tutan, Kuvayı Milliye’ye ağır hakaretler eden, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra da linç edilip öldürülen gazeteci Ali Kemal’in biyografisini kaleme alan Karaveli, konuşulması zor bir konuyu yeniden tartışmaya açıyor.

Kitabın ilk bölümü, Ali Kemal’in yaşamına, gazeteciliğine ve öldürülmesine odaklanıyor; ikinci bölüm ise, Ali Kemal’in linç edilmesinden sonra eşinin ve sonradan Türkiye Cumhuriyeti’nin büyükelçilerinden biri olacak oğlu Zeki Kuneralp’in yaşamlarını konu ediniyor.

Ali Kemal’in, “hain” gibi aktarılmasından rahatsızlık duyduğunu ifade eden Karaveli, ölümünün üzerinden 87 yıl geçtiği halde, konuşulması hâlâ tabu olan bir ismin dünyasına iniyor.

  • Künye: Orhan Karaveli – Ali Kemal, Doğan Kitap, biyografi, 223 sayfa

Savaş Barkçin – Ahmed Avni Konuk (2009)

Çok yönlü bir kişi olan Ahmed Avni Konuk, müzik alanında yaptığı çalışmalar kadar, bir tasavvufçu, hukukçu, Mevlevi ve hafız olarak da bilinir.

Osmanlı ve Cumhuriyet müziği hakkında araştırmalar yapan Konuk, bu alanda birçok öğrenci de yetiştirmiş; ilkokul yıllarında Kuran’ı hıfzetmiş ve PTT’de uzun yıllar genel müdür yardımcılığı yapmış.

Kendisi de müzik alanında araştırmalar yapan Savaş Barkın bu çalışmasında, Konuk’un kişiliğini, hayat çizgisini, yaptığı işleri, içinde bulunduğu kurumları, ustalarını, dostlarını ve öğrencilerini kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

  • Künye: Savaş Ş. Barkçin – Ahmed Avni Konuk, Klasik Yayınları, biyografi, 494 sayfa

Süleyman Nazif – Mehmed Akif (2015)

Mehmed Akif’i yakından tanımış Süleyman Nazif’ten, ilk baskısı 1924’te yapılmış önemli bir Ersoy biyografisi.

Nazif, 1920’ler Türkiye’sinin bir panoraması çizmesiyle de dikkat çeken çalışmasında Ersoy’un kişiliğini, düşüncesinin ana kaynaklarını, şiirinin niteliğini, şiirlerindeki belli başlı temaları açıklıyor ve şiirlerine yönelik eleştirilere yanıt veriyor.

  • Künye: Süleyman Nazif – Mehmed Akif, Kapı Yayınları