Gershom Scholem – Sabetay Sevi (2021)

Yahudi dünyasını derinden etkilemiş tek mesiyanik hareket üzerine muhteşem bir çalışma.

Gershom Scholem, Sabetay Sevi’nin hayatına ve macerasına yakından bakıyor.

Scholem, 20. yüzyılın en önemli Yahudi entelektüellerinden biridir ve akademik Yahudi mistisizmi çalışmalarının kurucusudur.

Modern düşünürler arasında muhayyilesinin gücü ve zenginliğiyle dikkat çeken Scholem, özellikle başyapıtı ‘Sabetay Sevi: Mistik Mesih’ çalışmasıyla geniş çaplı bir üne sahiptir.

Bu çalışma şimdiye dek Yahudi dünyasının tamamını derinden etkilemeyi başarmış tek mesiyanik hareketin hikâyesini canlı ve ayrıntılı bir biçimde sunmasıyla dikkat çekiyor.

  1. yüzyıl Türkiye’sinde sıradan bir Kabalacı rabbi olan Sabetay Sevi, kendini Mesih olarak ilan ettikten sonra bütün bir Yahudi âlemine yayılan ateşli bir takipçi kitlesine kavuşur.

Sevi’nin zorla İslam dinine döndürülmesi sonrası hareket ağır bir darbe alsa da, gizli bir tarikat olarak varlığını sürdürmeyi başarır.

Yahudi tarihyazımınında muazzam ve çığır açıcı bir çalışma olan elimizdeki eser, hakkında hâlâ çok konuşulan bu sıra dışı figürün ve hareketinin kökeni, yayılışı ve ihtida sonrası tutumunu amprik ve filolojik yetkinliği tutkuyla harmanlayarak anlatmasıyla müstesnadır.

  • Künye: Gershom Scholem – Sabetay Sevi: Mistik Mesih, 1626-1676, çeviren: Eşref Bengi Özbilen, Alfa Yayınları, biyografi, 952 sayfa, 2021

Martin Kemp – Leonardo (2021)

Tarihin gelmiş geçmiş en büyük dehalarından biri olan Leonardo da Vinci ve yaşadığı dönem üzerine iyi bir inceleme.

Martin Kemp, Leonardo’nun yaşamını ve çalışmalarını böylesine benzersiz yapan şeyin ne olduğunun peşine düşüyor.

Kitap, bu büyük Rönesans adamının Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği gibi başyapıtlarının ardındaki “gerçek” anlama dair olağanüstü bilgiler sunuyor.

Leonardo’nun gelişimini tüm çeşitliliğiyle takip ederek, gerçekleşmemiş hayalleriyle, hamilerle ilişkileriyle ve Tanrı, insanlar ve doğa hakkındaki görüşleriyle bütüncül bir portresini sunan Kemp, bilhassa Leonardo’nun zihninin işleyişini, dehasını ve başarısının anahtarını açıkça ortaya koyduğu, yaratıcı vizyonunu ve araştırmacı doğasını sergiledikleri defterleri merkeze alıyor.

Kemp bununla da yetinmeyerek, yirmi bin sayfayı aşkın çizim ve not, insan gözünün yapısından uçan makineler ve dev arbalet tasarımlarına kadar inanılmaz keşiflerini ve icatlarını ayrıntılarıyla aktarıyor.

  • Künye: Martin Kemp – Leonardo, çeviren: Handan Balkara, Alfa Yayınları, biyografi, 280 sayfa, 2021

Franz Babinger – Fatih Sultan Mehmed ve Zamanı (2021)

Bu kitap uzun yıllar önce yayımlanmış olsa da, bugün de Fatih Sultan Mehmed ve dönemi üzerine en geniş kapsamlı çalışma olmaya devam ediyor.

Franz Babinger, 800 sayfalık eserinde, Fatih’in devlet idaresini, sanat ve bilim hamiliğini irdeliyor.

İlk olarak 1953’te basılan ve bugün klasik bir biyografi haline gelmiş çalışma, 1453’teki ünlü Konstantinopolis kuşatmasından Osmanlı İmparatorluğu’nu güvenli bir sınıra ulaştıran sayısız sefere kadar, II. Mehmed’in hayatındaki olayları ve dönüm noktalarını ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Halil İnalcık’ın önsözüyle.

  • Künye: Franz Babinger – Fatih Sultan Mehmed ve Zamanı, çeviren: Dost Körpe, Alfa Yayınları, tarih, 800 sayfa, 2021

Mike O’Mahony – Sergey Ayzenştayn (2021)

Sinemanın kurucularından biri olan Sergey Ayzenştayn üzerine zengin bir biyografi.

Mike O’Mahony, geniş bir arşivden yararlanarak Ayzenştayn’ın hayatını, bilhassa yaşadığı dönemi derinlemesine analiz ederek anlatıyor.

Şöhreti, kendi ülkesi Sovyetler Birliği’nden önce Batı ülkelerine yayılmış; Hitchcock, Godard, Fellini ve Scorsese gibi sinemanın dâhilerini derinden etkilemiş Sergey Ayzenştayn, sinemanın kurucularından biri olarak kabul edilir.

O’Mahony, kaleme aldığı bu ayrıntılı biyografide Ayzenştayn’ın hem yayımlanmış hem de henüz yayımlanmamış yazılarından oluşan geniş bir arşivden yararlanıyor ve onun hayat hikâyesini, Sovyetler Birliği’ndeki komünist rejimin ilk otuz yılının sosyo-politik bağlamında anlatıyor.

O’Mahony bunun yanı sıra Potemkin Zırhlısı, Ekim ve Aleksandr Nevskiy dâhil olmak üzere en etkili filmlerini, tamamlanmamış film projelerini, öncü teori ve yöntemlerini ve çok sayıda yazı ve çizim arşivini de yakından inceliyor.

Modern film yapımına dair etkili ve zengin bir bakış açısı sunan Ayzenştayn’ın bu biyografisi, sinema tarihi çalışanlar ve sinemaseverler için bir başucu eseri olmaya aday.

  • Künye: Mike O’Mahony – Sergey Ayzenştayn, çeviren: Sinan Odabaşı, Runik Kitap, biyografi, 205 sayfa, 2021

Damian Flanagan – Yukio Mişima (2021)

Büyük yazar Yukio Mişima’nın hiçbir kalıba sığdırılamayacak, çelişkilerle dolu yaşamı üzerine çok iyi bir inceleme.

Damian Flanagan, Mişima’nın kişisel, edebi ve siyasi serüvenini adım adım izliyor.

Günümüzde de Japonya’nın en tartışmalı edebi figürlerinden biri kabul edilen Mişima, yirminci yüzyılın uluslararası alanda en çok tanınan yazarlarından biriydi; olağanüstü yetenekli, göz kamaştırıcı derecede üretken ve Nobel Ödülü için önemli bir adaydı.

Fakat ne olduysa, 1970 yılında önce darbe girişiminde büyük rol oynaması sonra da harakiri yapmasıyla tüm dünyayı şoke etti.

Flanagan, bu ilgi çekici yaşama dair eldeki analizinde, Mişima’nın klişeleşmiş sağcı milliyetçi ve estetikçi tasvirinden uzaklaşıp yazarı, hayatının ve eserlerinin merkezine koyduğu zamana takıntılı bir adam olarak ele alıyor.

Flanagan, bir yandan yazarın anılarında sıkça karşılaşılan kafa karıştırıcı detayları çözümlemeye çalışırken diğer yandan da sanatsal kişiliğini yönetme ve dönüştürme evriminin izini sürüyor.

1950’lerde vücut geliştirmeye başlayıp bir model ile oyuncuya dönüşmesine rağmen, yazmaya devam ettiği eserlerinde çağdaş siyasi skandalların temalarını benimseyen, öğrenci protestolarına katılan ve hippi alt kültüründen etkilenen yazarın, sıklıkla sadece bir protesto figürü gibi algılansa da savaş sonrası kültüre nasıl ayak uydurduğunu ortaya koyuyor.

En büyük kâbusu, Japonya’nın köklerinden ve monarşi düzeninden uzaklaşmasıyken tüm benliğiyle modern dünyanın bir esiri hâline gelen Mişima’nın çalkantılı hayatına ve bunun eserlerine nasıl yansıdığına, yakından bakıyoruz.

  • Künye: Damian Flanagan – Yukio Mişima, çeviren: Tünde Ecem Kutlu, Runik Kitap, biyografi, 239 sayfa, 2021

Marjorie Braymer – Rüzgârlı Truva’nın Duvarları (2021)

Heinrich Schliemann, Truva ve Miken’in keşfedilmesi yönündeki öncü çabalarıyla bilindiği kadar, Troya’dan önemli miktarda tarihî eseri yağmalayarak Almanya’ya kaçırmasıyla da bilinir.

Marjorie Braymer da, bu tartışmalı isim üzerine güzel bir biyografiyle karşımızda.

On dokuzuncu yüzyıl Avrupa’sı olağanüstü hayat hikâyeleriyle doludur.

“Truva’nın kâşifi” olarak da tanınan Schliemann da bu sıra dışı isimlerdendir.

Braymer, akıcı bir dille kaleme aldığı bu kitapta arkeoloji biliminin en ikonik figürlerinden biri olan Schliemann’ın büyük bir sabır ve inatla Homeros’un eserlerinin peşinde ülkeler, kıtalar gezmesini anlatıyor.

Onu, adını tarihe mal edecek büyük keşfinin öncesinde bazen sorunlu bir işadamı, bazen tipik bir Oryantalist, bazen tutkulu bir âşık, bazen de profesyonel arkeologlarca ciddiye alınmayan umutsuz bir heveskâr olarak resmediyor.

Kitap, Truva’nın keşfinin büyüleyici hikâyesini Schliemann’ın hayatının aynı derecede büyüleyici hikâyesiyle ustaca harmanlamasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Marjorie Braymer – Rüzgârlı Truva’nın Duvarları: Bir Heinrich Schliemann Biyografisi, çeviren: Onur Yıldırım ve Levent Soyal, Beyoğlu Kitabevi, biyografi, 232 sayfa, 2021

Thomas R. Martin – Perikles (2021)

Perikles, Atina’nın altın çağını yaşadığı dönemde imparatorluk yaptı.

Thomas Martin, bugün de hayranlıkla gezilen Parthenon’u yaptırmış Perikles ve yaşadığı dönem üzerine kapsamlı bir biyografiyle karşımızda.

Perikles (MÖ 490’ların ortaları – 429), gücünün, refahının ve etkisinin zirvede olduğu altın çağında Atina’yı yöneten kişidir.

Pers Savaşları ile Peloponnesos Savaşları arasındaki bu dönemde kentinin, bilim, felsefe, heykelcilik, mimarlık ve tiyatro başta olmak üzere, coğrafyada ve zamanda çok uzak mesafelere ulaşacak kültürel gelişmelerin merkezi olmasını sağladı.

Bu çalışma da, şehrinin ikinci sınıf uluslararası konumunu değiştirip bölgenin en zengin ve kuvvetli devleti haline gelmesini sağlamış bu sıra dışı figürün hayatına ve zamanına yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Thomas R. Martin – Perikles, çeviren: Ülke Evrim Uysal, İş Kültür Yayınları, biyografi, 288 sayfa, 2021

Jane Hathaway – Beşir Ağa (2021)

Hadım edilmiş bir siyahi köle olan Beşir Ağa, üç sultanın hareminde görev almış, sarayın ve siyasetin en üst mertebelerine erişmişti.

Jane Hathaway, 1717’den 1746’ya kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun hareminde darüssaade ağalığı yapan ve Osmanlı tarihinde en güçlü hadım ağası olan Hacı Beşir Ağa’nın sağlam bir biyografisini sunuyor.

Kitap, Hacı Beşir Ağa’nın Habeşistan’da başlayan, Osmanlı Kahire’si ve Hicaz’ından geçerek İmparatorluğun başkentine kadar uzanan, yaklaşık doksan yıllık hayat hikâyesini konu ediniyor.

Aynı zamanda birçok şehzadenin eğitiminde de görev almış olan Beşir Ağa, dârüssaâde ağalığı makamında 29 yıl boyunca kalmış, İmparatorluğun siyasi ve askeri meselelerinde rol almış, sadrazamların tayininde bile söz sahibi olmuştu.

Osmanlı tarihi alanındaki parlak çalışmalarıyla bildiğimiz Hathaway, Türkiye’deki araştırmacıların ihmal ettiği, oryantalist yaklaşımların da çokça istismar ettiği bu sıra dışı aktörü, birincil kaynakları kullanarak yeniden inşa ediyor.

  • Künye: Jane Hathaway – Beşir Ağa: Osmanlı Hareminin Baş Hadım Ağası, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Vakıfbank Kültür Yayınları, biyografi, 152 sayfa, 2021

Sigrid Nunez – Daima Susan (2021)

Susan Sontag hakkında kısa, ama oldukça dokunaklı ve samimi bir biyografi.

Sontag’ın asistanlığını yapmış Nunez, bir süre sonra yazarın oğlu David’le sevgili olmuş, hatta üçü, sıra dışı bir yakınlık kurarak aynı evde yaşamaya başlamışlardı.

Bu kitap, Sontag’ı, insanlara bir şeyler öğretmekten sınırsız keyif alan ve üstelik bunu ahlaki bir görev olarak benimseyen; kültürel ve entelektüel tutkularıyla etrafındakilerde derin izler bırakan bir usta olarak resmediyor.

Nunez, kimi zaman çevresindekilere acı veren zorlu bir karakter olsa da Sontag’ın özgün has karakteriyle olduğu kadar ona yazarlığa dair öğrettikleriyle kendisi üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Sigrid Nunez – Daima Susan: Bir Susan Sontag Biyografisi, çeviren: Ayça Sabuncuoğlu, Kafka Kitap, biyografi, 88 sayfa, 2021

Robert Irwin – İbni Haldun (2021)

 

 

Son yıllarda daha çok ilgi çekmeye başlayan 14. yüzyıl Arap düşünürü İbni Haldun’un yaşamı ve düşüncesi üzerine usta işi bir biyografi.

Ortaçağ Arap kültürü üzerine büyük bir otorite olan Robert Irwin, çalışmasının merkezine, İbni Haldun’un düşüncesinin modern varsayımlarımıza nasıl uyduğunu koyuyor.

İbni Haldun’un geleneksel görüşlerini sorgulayan Irwin, bir yandan da İbni Haldun’un kült yapıtı ‘Mukaddime’yi, çağdaş kaynaklardan yararlanarak inceliyor.

Çalışma, İbni Haldun’un yaşamının ve düşüncesinin ortaçağ İslam teolojisi, felsefesi, siyaseti, edebiyatı, ekonomisi dâhil olmak üzere tarihsel ve entelektüel bağlamını ustaca serimlemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Robert Irwin – İbni Haldun: Entelektüel Bir Biyografi, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, biyografi, 368 sayfa, 2021