Sabır Güler Sevli – Ötekinin Ötekisi (2019)

Özellikle 1980’lerden itibaren, kimlik siyaseti Türkiye’de dikkat çekici bir gündem haline gelmeye başladı.

Bunun sonucunda, Alevilik ve Kürtlük konularında daha önce görülmeyen düzeyde bir yayın bolluğu yaşandı.

Sabır Güler Sevli’nin bu kapsamlı çalışması da, Alevi Kürt kimliğinin tarihsel süreç içerisinde izlediği seyri ve bunu sağlayan toplumsal ve siyasal unsurları ayrıntılı bir şekilde gözler önüne sermesiyle önemli.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Geleneksel Aleviliğin inanç yapısı,
  • yüzyılın sonuna doğru Aleviliğin yeniden keşfinin altındaki nedenler,
  • yüzyıl misyoner-araştırmacı-gezgin raporlarında Kızılbaş Kürtler,
  • Zerdüştlük, Mazdekçilik, Maniheizm ve Şamanizm gibi, Kürt Aleviliğinin İslam öncesi din ve inanç sistemleriyle ilişkisi,
  • Aleviliğe etnik köken ayrımında Alevi Kürtlerin yeri,
  • Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Alevi Kürtler,
  • 1960-1980 dönemi sosyalist sol, Kürt hareketi ve Alevi Kürtler arasındaki ilişkiler…

Alevi Kürtleri hem tarihsel hem de güncel boyutlarıyla ele alan Sevli’nin kitabı, bu konudaki güncel araştırma ve tartışmalardan yararlanmasıyla da önemli.

  • Künye: Sabır Güler Sevli – Ötekinin Ötekisi: Etno-Dinsel Bir Kimlik Olarak Alevi Kürtlüğün İnşası, İletişim Yayınları, inceleme, 280 sayfa, 2019

Percy Beysshe Shelley – Ateizmin Gerekliliği (2019)

‘Ateizmin Gerekliliği’, henüz 30 yaşındayken hayata veda etmiş İngiliz şair Percy Bysshe Shelley’nin Oxford Üniversitesi’nde öğrenciyken ateizm üzerine yazdığı, tartışma yaratmış tez çalışması.

Shelley’nin 1811’de yayımladığı bu tez, üniversiteden atılmasıyla sonuçlandığı gibi, kendisinin, dönemin entelektüel ve politik çevrelerinde bir “marjinal” ve radikal olarak tanımlanmasına da neden oldu.

“Tanrı yoktur. Eğer doğayı bilmemek tanrıları doğurduysa, öğrenmek de onları öldürecektir.” diyen Shelley’nin kitabı, ateizmle ilgili öncü tartışmalardan oluşuyla bu alanda klasikleşmiş yapıtlardandır.

  • Künye: Percy Beysshe Shelley – Ateizmin Gerekliliği, Sub Yayın, din, 24 sayfa, 2019

Saime Tuğrul – Ebedi Kutsal Ezeli Kurban (2010)

Saime Tuğrul ‘Ebedi Kutsal Ezeli Kurban’ isimli elimizdeki incelemesinde, çok tanrılıktan tek tanrılığa kutsal ve kurbanlık mekanizmalarını irdeliyor.

Antropoloji, dinler tarihi, sosyal teori ve siyaset felsefesi gibi farklı alanlardan yararlanan Tuğrul, kutsallığın işlevselliğinin yok olduğu modern toplumlarda, “kurban” anlayışının nasıl olup da halen güçlü bir şekilde varlığını sürdürdüğüne odaklanıyor.

Özellikle, Türkiye’de olduğu gibi “kutsal vatan görevi” için erkeklerini davul-zurna eşliğinde askere gönderen ebeveynlerin, söz konusu kız çocukları olunca, onları töreler adına neden kurban ettikleri sorusuna yanıt araması, kitabın dikkat çeken yönlerinden biri.

  • Künye: Saime Tuğrul – Ebedi Kutsal Ezeli Kurban, İletişim Yayınları, inceleme, 207 sayfa

Ekrem Demirli – İslam Metafiziğinde Tanrı ve İnsan (2010)

Ekrem Dumanlı ‘İslam Metafiziğinde Tanrı ve İnsan’ başlıklı elimizdeki eserinde, İbnü’l-Arabi ve sonrası İslam tasavvufu geleneğini ele alıyor.

Bu geleneğe gösterilen ilgide ihmal edilen yönün, geleneğin teorik kaynakları olduğunu söyleyen Demirli, geleneğin nasıl bir teorik zeminde ele alınması gerektiğini irdeliyor.

Ağırlıklı olarak Konya, Malatya, Şam, Kayseri, Bursa gibi bölgelerde yaşayan sufilerin görüşleriyle şekillenen belirli bir geleneğin bilgi ve varlık anlayışını ortaya koymayı hedefleyen yazar, yedinci ve on üçüncü yüzyıllarda metafizik düşünce; bilimlerin iç içe girmesi ve tasavvuf; tasavvufi yöntemin esasları; İbnü’l-Arabi ve takipçilerinde varlık sorunu; Vahdet-i Vücûd anlayışının gelişimi ve metafizik düşüncede insan gibi konuları ele alıyor.

Çalışma, İbnü’l-Arabi’nin düşüncelerinden hareketle, İslam tasavvufunu kapsamlı bir gözle değerlendiriyor.

  • Künye: Ekrem Demirli – İslam Metafiziğinde Tanrı ve İnsan, Kabalcı Yayınevi, inceleme, 343 sayfa

Kolektif – Ceride-i İlmiyye Fetvaları (2010)

‘Ceride-i İlmiyye’, Osmanlı Devleti’nde Bâb-ı Meşîhat tarafından 1914-1922 yılları arasında yayımlanan bir dergi.

Dergide, Bâb-ı Meşihat ve buna bağlı kuruluşlardan Fetvahâne ile şer’i mahkemelerin dini meselelerle ilgili fetvalar, dini kuruluşlara ait talimat, nizamname ve haberler yayımlanıyordu.

İşte İsmail Cebeci tarafından hazırlanan elimizdeki kitapta, dergide yayımlanmış fetvalar, fıkıh bablarına uygun bir şekilde tasnif edilmiş olarak konuyla ilgilenen araştırmacılara sunuluyor.

Geniş bir dizinle bu kitapta bir araya getirilen fetvalar, fıkıh, hukuk tarihi ve Osmanlı tarih çalışmaları konusunda birinci el kaynak niteliğinde olmalarıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Kolektif – Ceride-i İlmiyye Fetvaları, hazırlayan: İsmail Cebeci, Klasik Yayınları, din, 325 sayfa

Taner Timur – Türkiye, Ortadoğu ve Mezhep Savaşı (2016)

2015 yılı içerisinde, Türkiye ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin nitelikli bir güncesi.

Timur, ülkede “ilericiler” ve “muhafazakârlar” arasında yaşanan siyasal ve toplumsal gerilimleri, ülkenin ezeli ve ebedi demokrasi sorununu, tüm Ortadoğu’yu ve böylece Türkiye’yi esir almış dinler ve mezhepler arası şiddeti, sağlam bir tarihsel arka plana oturtarak irdeliyor.

  • Künye: Taner Timur – Türkiye, Ortadoğu ve Mezhep Savaşı, Yordam Kitap

Rıza Yıldırım – Bektaşiliğin Doğuşu (2019)

Bektaşilik, Yeniçeri Ocağı’nda egemen bir mezhepti.

Yeniçeri Ocağı da, bilindiği gibi, Osmanlı Devlet sistemindeki merkezî bir yere sahipti.

Bu durumda, Bektaşi Tarikatı ile Osmanlı Devleti arasında çok yakın ve güçlü bir bağdan bahsedilebilir.

Öte yandan devletle çok yakın bağı olan bu tarikat, aynı zamanda Osmanlı dinî-siyasal kültürünün çevresine itilmiş unsurların toparlandığı bir şemsiye kimlik işlevi de görüyordu.

Bu durumda, ilginç bir paradoksla karşı karşıya bulunuyoruz.

Bu durumda, asıl akla takılan sorular şunlar:

Birbirine taban tabana zıt görünen bu iki işlev aynı tarikatta nasıl bir araya geldi?

Bektaşi Tarikatı, bir yandan Osmanlı sisteminin dışladığı derviş dindarlığının birleşme ve kaynaşma platformu haline gelirken diğer yandan nasıl sistemin çekirdeği olan Yeniçeri ordusunun resmî tarikatı olabildi?

İşte Rıza Yıldırım’ın on yıllık araştırmasının meyvesi olan ‘Bektaşiliğin Doğuşu’ başlıklı bu çalışması, Bektaşi Tarikatı’nın Hacı Bektaş’tan başlayıp Balım Sultan’a kadar uzanan iki buçuk yüzyıllık kuruluş serüvenini inceleyen harika bir monografi.

Yıldırım bunu yaparken, Orta Çağ Anadolu’sunda İslâm Pratikleri, modern tarih yazıcılığında Hacı Bektaş Veli, Bektaşi Yolu’nun teşekkülü, Bektaşiler ve Rum abdalları ve Rum abdallarının tasavvuf anlayışı gibi pek çok önemli konuyu irdeliyor.

  • Künye: Rıza Yıldırım – Hacı Bektaş Veli’den Balım Sultan’a Bektaşiliğin Doğuşu, İletişim Yayınları, din, 368 sayfa, 2019

Ahmed Sâfî – Dönmeler Âdeti (2016)

Kimilerinin “dönmeler” şeklinde tanımladığı Sabatayistler hakkında yapılmış, bilinen ilk Türkçe çalışma…

Ahmed Sâfî’nin, Sabatay Sevi’nin kurduğu Sabatayistlerin ortaya çıkışını; usul ve adetlerini; mezhepleri, inançları ve yaşayışlarını irdelediği 1879 yılında kaleme alınmış bu kitabı, hem sadeleştirilmiş metin hem de tıpkıbasım ve çeviri olarak burada.

  • Künye: Ahmed Sâfî – Dönmeler Âdeti, hazırlayan: M. Ertuğrul Düzdağ, Kapı Yayınları, din, 106 sayfa, 2016

Mehmet Altan – Kent Dindarlığı (2015)

Ayrımcılığın siyasi elitlerin elinde bir silaha dönüştüğü ve buradan adeta toplumun her kesimine sindiği bugün, gerçek anlamda bir kent dindarlığı anlayışı nasıl inşa edilebilir?

Bu soruya yanıt arayan Mehmet Altan, gerçek dindarlığın, siyasal İslam’ın dışında dinin kendisiyle ve dinin üstünden insanın kendisiyle ilişki kurması olduğunu savunuyor ve bizdeki din pratiklerini bu bağlamda tartışıyor.

  • Künye: Mehmet Altan – Kent Dindarlığı, Everest Yayınları

Asef Bayat – İslâm’ı Demokratikleştirmek (2015)

Mısır ve İran’da siyasetin nasıl şekillendiğini; siyasal güçlerin tarihsel, siyasal, sınıfsal ve dinsel kökenlerini irdeleyen ufuk açıcı bir inceleme.

Toplumsal hareketler ve toplumsal değişim, din ve siyaset, İslâm ve modern dünya, kentsel mekân ve siyaset gibi alanlarda çalışan önde gelen isimlerden Asef Bayat, bu iki ülkede son 20-30 yıldaki dinsel hareketlerin mücadele pratiklerini ortaya koyarken, Türkiye’deki post-İslamcı siyasetlerin mantığına dair bize de çok şey söylüyor.

Müslüman Ortadoğu bağlamında, farklı hareketlerin, toplumsal ve siyasal değişim yaratabilmek, otoriter bir iktidarı meşrulaştırmak ya da tam tersine demokratik bir yönetim biçimini kucaklayan kapsayıcı bir inanç inşa etmek üzere dine anlam yükleyen hareketlerin pratiklerini inceleyen, çok önemli bir eser.

  • Künye: Asef Bayat – İslâm’ı Demokratikleştirmek, çeviren: Özgür Gökmen, İletişim Yayınları, siyaset, 376 sayfa, 2015