Çilem Tercüman – Türk Romanında Moda ve Toplumsal Değişim (1923-1940) (2018)

Moda denince, herkesin aklına öncelikle kıyafet gelir.

Oysa moda, politik doktrinlerden ev dekorasyonuna, sanat akımlarından davranış biçimlerine kadar sosyal hayatın değişikliğe açık olan bütün cephelerinde var olabilen bir olgudur.

Dolayısıyla moda, geleneksel toplumlarda bugünkü anlamında görülmezken modern toplumlarda en yaygın ve etkileyici hâliyle ortaya çıkar; toplumsal değişimle birlikte hızını ve gücünü arttırarak mevcudiyetini devam ettirir.

İşte Çilem Tercüman’ın bu muhteşem çalışması da, modanın yarattığı toplumsal değişimi erken Cumhuriyet dönemi romanları üzerinden inceliyor.

Çalışmanın çerçevesini, 1923-1940 yılları arasında yayınlanmış romanlar oluşturuyor.

Bilindiği gibi, erken Cumhuriyet yılları, Türkçede, yaygın olarak Batılılaşma ile ifade edilmeye başlanan modayla ilgili gündemin hayatın içinde belirginleşerek yaygınlaştığı bir dönem olmasıyla ayrıca dikkat çekicidir.

Tercüman, kadınlar için kürkten ipek çoraba, şapkadan mücevhere ve makyaja; erkekler için de monokldan bastona, yaka çiçeğinden kol saatine yanık deri modasından zayıflık modasına bu dönemin kılık kıyafet ve moda anlayışında öne çıkan eğilimleri bir bir izliyor.

Kitapta ayrıca,

Şark veya eski Türk odası, Amerikan bar, dans salonuyla karşımıza çıkan ev modalarını; Pera Palas, Lebon, Maksim Bar, Serkldoryan (Cercle d’Orient), Büyükada, Yat Kulübü ve Splendid Otel’le eğlence mekânları modalarını ve nihayet müzik, dans, kumar, balo, çay, spor gibi dönemin eğlence modasını da kapsamlı bir şekilde inceliyor.

  • Künye: Çilem Tercüman – Türk Romanında Moda ve Toplumsal Değişim (1923-1940), İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 302 sayfa, 2018

Fredric Jameson – Gerçekçiliğin Çelişkileri (2018)

Önde gelen Marksist eleştirmenlerden Fredric Jameson elimizdeki çalışmasında, on dokuzuncu yüzyıl gerçekçi romanının üzerine derinlemesine bir sorgulama gerçekleştiriyor.

Bu sorgulamayı Balzac, Flaubert, Zola, Tolstoy, Pérez Galdós ve George Eliot gibi isimlerin eserleri üzerinden ilerleyerek yapan Jameson, gerçekçiliği ikili karşıtlıklar üzerinden irdeliyor.

Yazar, gerçekçiliği, gerçekçilik ve epik, gerçekçilik ve idealizm, gerçekçilik ve doğalcılık, gerçekçilik ve sosyalist gerçekçilik, gerçekçilik ve modernizm gibi ikili zıtlıklar bağlamında tartışıyor ve bunu yaparken söz konusu eserlerde gerçekçiliğin siyasal ve metafizik boyutları nasıl inşa edildiğini gözler önüne seriyor.

Gerçekçilikle modernizm arasındaki karşıtlığın içinde başından beri bir tarihsel tahkiye olduğunu belirten Jameson, bu eserleri ortaya çıkaran koşulları daha iyi kavramak için, kaçınılmaz olarak edebiyat tarihinin dışına çıkıp o dönemin kültürel tarihine ve üretim tarzlarına, başka bir deyişle söz konusu dönemin özgül kapitalist koşullarına odaklanmamız gerektiğini gösteriyor.

Jameson’a göre, gerçekçilik bir ideolojidir ve bunun da burjuvazi ve burjuva günlük hayatının ortaya çıkışıyla sıkı bir ilişkisi vardır.

Jameson kitabının ikinci bölümündeyse, gerçekçiliğin, ileri teknoloji savaşının sürdüğü bugünkü durumunu ele alıyor.

Kendisine göre bu yeni küresel gerçeklikte, tarih ve zaman algısını dönüştürmeyi dert edinmiş yazarlar, tarihsel veya bilimkurgu türleri aracılığıyla romana ve gerçekçiliğe yeni bir boyut kazandırıyorlar.

  • Künye: Fredric Jameson – Gerçekçiliğin Çelişkileri, çeviren: Orhan Koçak, Metis Yayınları, edebiyat inceleme, 360 sayfa, 2018

Gül Mete Yuva – Modern Türk Edebiyatının Fransız Kaynakları (2017)

Birçok eleştirmenin fikir birliğinde olduğu gibi, modern Türk edebiyatının şekillenmesinde Fransız edebiyatının önemli bir etkisi bulunuyor.

Ahmet Hamdi Tanpınar da, ‘XIX. Asır Türk Edebiyat Tarihi’nde, bu ilişkiye sık sık değinir.

Gül Mete Yarar da elimizdeki nitelikli incelemesinde, bu etkinin nasıl kurulduğunu, önemli edebi metinlerin, kurumların ve kişilerin rollerini açıklığa kavuşturuyor.

Yazar çalışmasında, yalnızca bu ilişkiyi incelemekle kalmıyor, aynı zamanda edebiyatımızdaki Fransız etkisi bağlamında Batı’ya yönelmiş yeni bir Türk kimliğinin şekillenmesinde,  bu yazarlar ve eserlerinin ne gibi etkiler yarattığını da irdeliyor.

Servet-i Fünun ve Edebiyat-ı Cedide hareketleri bağlamında Fransız edebiyatına yönelen ilginin, başlangıçta taşıdığı endişe ve hedefleri analiz ederek açılan çalışma, ardından Fransız edebiyatıyla kurdukları ilişkiler penceresinden Halit Ziya Uşaklıgil ve Tevfik Fikret’in çalışmalarını ele alıyor.

Osmanlı/Türk modernleşmesinde Fransız etkilerini, dönem yazarlarının eserleri üzerinden izlemesiyle alan için önemli bir kaynak.

  • Künye: Gül Mete Yuva – Modern Türk Edebiyatının Fransız Kaynakları, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 416 sayfa, 2017

 

Jale Parla – Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram (2017)

Jale Parla, Türkiye’de karşılaştırmalı edebiyat denince ilk akla gelen isimlerden.

Daha önce yayımlanan ‘Don Kişot’tan Bugüne Roman’ adlı ufuk açıcı çalışmasında da gördüğümüz gibi, kendisinin çalışmalarında Cervantes’in ölümsüz eseri Don Kişot da önemli yer tutuyor.

Henüz asistanken Don Kişot’u derslerinde okutmaya başlayan Parla, daha sonra Boğaziçi Üniversitesi’yle Bilgi Üniversitesi’nde de bu derslerini devam ettirdi.

Üst üste koyunca, bu tamı tamına kırk beş yıla tekabül ediyor.

Parla’dan öğrendiğimiz gibi, Don Kişot öyle güçlü bir romandır ki, onu her okuyuşunuzda bambaşka duraklara ve sorulara ulaşabiliriz.

Yazar elimizdeki kitabında ise, Don Kişot’u merkeze alarak romanın doğuş sürecini tartışıyor.

Parla buradan yola çıkıyor ve,

  • Don Kişot’un metinsel, bağlamsal ve teorik arka planı,
  • Cervantes’in roman tekniği,
  • Roman ve hakikatin temsili,
  • Yazar ve yazarlık,
  • Romanda gerçeklik ve yanılsama,
  • Yazarın dünya ve edebiyat görüşünün romana nasıl yansıdığı,
  • Ve roman kuramının Don Kişot’a neden merkezi bir önem verdiği gibi konulara uzanarak okuruna farklı ve zengin yollar, açılımlar sunuyor.

Çalışma, okurunu Don Kişot üzerine düşündürmeye davet etmekle yetinmiyor, aynı zamanda bir romanı nasıl okuyacağımız ve roman okumanın farklı yolları hakkında ipuçları da sunuyor.

  • Künye: Jale Parla – Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 168 sayfa, 2017

Hulki Aktunç – Yoldaşım 40 Yıl (2008)

Türkiye edebiyatının önemli isimlerinden Hulki Aktunç, bu yıl 40. edebiyat yılını kutlamakta.

Rıza Kıraç’ın kendisiyle yaptığı söyleşilerden oluşan ‘Yoldaşım 40 Yıl’, Aktunç’un edebiyatına, hayatını yönlendiren olaylara ve olgulara dair ilgi çekici enstantaneler sunuyor.

Hulki Aktunç, öykü, şiir, roman ve deneme türündeki üretimleri dışında, sözlükçülüğü ve ressamlığıyla da bilinir.

Kitapta bir araya gelen söyleşiler, Aktunç’u besleyen, onun edebi görüşünü belirleyen, dünya görüşünü biçimlendiren kaynak ve imkânları gözler önüne sermeleriyle Aktunç’un edebi dünyasına açılan bir pencere niteliğinde.

Aynı zamanda 68 kuşağından olan Aktunç’un söyleşileri, bir dönemin ilk elden kaydını tutmalarıyla da ilgi çekeceğe benziyor.

  • Künye: Hulki Aktunç – Yoldaşım 40 Yıl, söyleşi: Rıza Kıraç, Say Yayınları, söyleşi, 224 sayfa

Cahit Tanyol – Türk Edebiyatında Yahya Kemal (2008)

Türkiye’de, Yahya Kemal’in şiiri ve kişiliği üzerine yazılar düşünüldüğünde, Cahit Tanyol ilk akla gelen isimlerden.

Tanyol, genç yaşlarında Yahya Kemal’in yakın dost çevresine girmiş, bu dostlukları da şairin ölümüne kadar sürmüştü.

İşte, ilk baskısı 1985’te yapılan ‘Türk Edebiyatında Yahya Kemal’, Tanyol’un, büyük şairin yapıtı ve kişiliğine odaklanan yazılarından oluşuyor.

Yazıların bir bölümü Yahya Kemal henüz hayattayken, bir bölümü de şairin ölümünden sonra yayımlandı.

Kitapta ayrıca, Tanyol’un şairle ilgili anılarının ve Yahya Kemal’in Tanyol’a not ettirdiği bazı özel anılarının da bulunduğunu, önemli bir ayrıntı olarak belirtelim.

  • Künye: Cahit Tanyol – Türk Edebiyatında Yahya Kemal, Özgür Yayınları, inceleme, 234 sayfa

Alper Çeker – Cumhuriyet Dönemi Muhalif Türk Romanı (2008)

Alper Çeker, dönemin siyasi bir okuması paralelinde, Cumhuriyet dönemi muhalif Türk romanının ve muhalif yazarının dünyasını araştırıyor.

Alper Çeker bu çalışmasında, Cumhuriyet dönemi muhalif Türk romanının Türkiye’deki kamu kurumlarının yönetimini elinde tutan zümrenin uygulamalarına getirdiği eleştiriye ve romancının bu zümre ile giriştiği hesaplaşmaya odaklanıyor.

Bu dönemin en güçlü eserlerinin, söz konusu rejimle hesaplaşmaya girişenler olduğunu savunan Çeker, bu durumu, dönemin siyasî tarihi üzerinden izliyor.

Çeker kitabının ilk bölümünde, Türkiyeli eleştirmen ve okurların roman algısını eleştiriyor.

Daha sonra Cumhuriyetin kuruluş yıllarının bir özeti yapılıyor ve o yıllarda gerçekleşen uygulamalara romancıların verdiği ilk tepkiler anlatılıyor.

  • Künye: Alper Çeker – Cumhuriyet Dönemi Muhalif Türk Romanı, Özgür Yayınları, edebiyat eleştiri, 136 sayfa

Kolektif – Amerika’dan Bitlis’e William Saroyan (2008)

‘Amerika’dan Bitlis’e William Saroyan’, ünlü Amerikalı yazar William Saroyan’ın yaşamı, yazarlığı ve ailesinin memleketi olan Bitlis’le olan ilişkisine dair çeşitli yazıları, fotoğraflar eşliğinde okura sunuyor.

Kitapta aynı zamanda, Saroyan’ın ‘Bitlis’ isimli oyunu da bulunuyor.

Saroyan’ın 100. doğum yıldönümü vesilesiyle hazırlanan çalışmada, Ara Güler, Aziz Gökdemir, Dickran Kouymjian, Bedros Zobyan, Fikret Otyam, Garig Basmadjian ve Stephen D. Calonne’un yazıları da yer alıyor.

Bu kitapta bir araya getirilen yazılar, Saroyan’ın 1964 yılındaki Bitlis gezisine odaklanmalarının yanı sıra, yazarın iç dünyasına dair ilginç ayrıntılar da barındırıyor.

  • Künye: Kolektif – Amerika’dan Bitlis’e William Saroyan, Aras Yayıncılık, biyografi, 271 sayfa

Kolektif – Kürt Edebiyatı (2017)

Paris Kürt Enstitüsü’nün kurumsal dergisi olan Études Kurdes, 2000 yılından bu yana, Kürt edebiyatı üzerine önemli yazılar yayımlıyor.

İşte bu kitap da, dergide yer almış yazıları bir araya getiriyor.

Kitap, Kürt edebiyatını tarihsel ve güncel bir bakışla irdelemesi ve bunu yaparken de bu alanda araştırma yapacaklar için zengin perspektifler vermesiyle önemli bir katkı sunuyor.

Çalışmada ele alınan kimi konular şöyle:

  • Ehmedê Xanî edebiyatının dilsel ve kültürel mirası,
  • Kürtlerin ilk yazılı eserleri,
  • Klasik Kürt edebiyatının karakteristik özellikleri,
  • Ehl-i Hak Kürtlerin dini edebiyatı,
  • Goran şiirleri
  • Bextiyar Elî’nin romanlarında büyülü gerçekçilik
  • Irak Kürdistanı’ndaki dilbilimsel politikanın Kürtlerin kültürel birliği üzerine etkileri,
  • İran’daki İslami Şûra Meclisi I. Kütüphanesi’nin elyazması koleksiyonunda yer alan Ehmedê Xanî’nin ‘Mem û Zîn’ destanının bir Osmanlı Türkçesi versiyonunun bir incelemesi.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise, Joyce Blau, Sandrine Alexie, Shahab Vali, Amr Taher Ahmed, Ahmad Hashimzadeh, Estelle Amy de la Bréteque, Geoffrey Haig ve Mustafa Dehqan.

  • Künye: Kolektif – Kürt Edebiyatı, çeviren: Heval Bucak, Avesta Yayınları, edebiyat inceleme, 144 sayfa, 2017

Charles Baudelaire – Edebiyat Heveslisi Gençlere Tavsiyeler (2017)

Her yazar adayının, edebiyatın görkemli simalarından öğreneceği çok şey var.

Elimizdeki bu incecik kitap, bunun iyi örneklerinden.

Büyük şair Charles Baudelaire bu kısa metninde, genç edebiyat heveslilerine, kendi yazma deneyiminden damıttığı tavsiyelerde bulunuyor.

“Deneyim denen şey belli bir miktar hatayı içinde barındırır,” diyen Baudelaire, beslendiği temel kaynakları, yazma sürecindeki tıkanıklıkların nasıl aşılabileceğini, eleştirilerin birer ders ve motivasyon aracı olarak nasıl kullanılabileceğini ve şöhretin getirdiği yıkıcı baskıların nasıl azaltılabileceğini irdeliyor.

  • Künye: Charles Baudelaire – Edebiyat Heveslisi Gençlere Tavsiyeler, çeviren: Alper Turan, Sel Yayıncılık, edebiyat, 28 sayfa