Füsun Akatlı – Öykülerde Dünyalar (2008)

‘Öykülerde Dünyalar’ isimli bu kitap, Füsun Akatlı’nın öykü ve öykü yazarları üzerine kaleme aldığı denemelerini bir araya getiriyor.

Akatlı, son dönem Türkiye edebiyatının en zengin ve verimli türü olarak tanımladığı öykü türünde emek veren birçok yazara odaklandığı denemelerinde, hem ele aldığı yazarı hem de öyküsünü inceleme/eleştiri süzgecinden geçiriyor.

Haldun Taner, Yusuf Atılgan, Tomris Uyar, Nezihe Meriç, Füruzan, Leyla Erbil, Selçuk Baran, Sevgi Soysal, Oğuz Atay, Ferit Edgü, Orhan Duru, Adalet Ağaoğlu, Peride Celal, Selim İleri, Hulki Aktunç, Murathan Mungan, Nedim Gürsel, Abidin Dino ve Necati Tosuner, Akatlı’nın lezzetli denemelerine konu olan isimlerden birkaçı.

  • Künye: Füsun Akatlı – Öykülerde Dünyalar, Kırmızı Yayınları, deneme, 268 sayfa

Nermi Uygur – Bütün Eserleri 2 (2017)

Nermi Uygur’un bir süre önce, yine aynı yayınevi tarafından yayımlanan ‘Bütün Eserleri’nin ilk cildine burada yer vermiştik.

Şimdi de Uygur’un külliyatını tamamlayan dizinin ikinci cildi de yayımlandı.

Mantık, dil, edebiyat, sanat, kültür felsefesi gibi alanlarda uzun yıllara yayılan birikimi bulunan Uygur’un eserleri, yeni kuşaklar için altın değerinde.

Bu ikinci ciltte, Uygur’un 1981-2004 arasında kaleme aldığı kitapları yer alıyor.

Buradaki kitaplar ise, şöyle:

  • Yaşama Felsefesi
  • Kültür Kuramı
  • Bunalımdan Yaşama Kültürü
  • Çağdaş Ortamda Teknik
  • İçi Dışıyla Batı’nın Kültür Dünyası
  • Tadı Damağımda
  • Başka-Sevgisi
  • Dipten Gelen
  • Denemeli Denemesiz
  • İçimin Sesi
  • Eşekler, İkindiler, Yetişimler

Bu ciltte de, Betül Çotuksöken’in, Uygur’un düşün ve yazın dünyasına ışık tutan aydınlatıcı bir önsözü yer alıyor.

  • Künye: Nermi Uygur – Bütün Eserleri 2, Yapı Kredi Yayınları, 1616 sayfa

Ayşegül Utku Günaydın – Kadınlık Daima Bir Muamma: Osmanlı Kadın Yazarların Romanlarında Modernleşme (2017)

Tanzimat sonrası siyasal ve kültürel ortam, kadın hareketine de önemli bir sıçrama imkânı verdi.

Özellikle bugünlerde, Osmanlı’nın son döneminde kadın hareketinin durumuna dair yoğun bir ilgi gözleniyor.

İşte Ayşegül Utku Günaydın da, Osmanlı’nın sancılı modernleşme sürecini kadın yazarların yapıtları bağlamında derinlemesine inceliyor.

Halide Edib Adıvar’ın ‘Heyûlâ’ romanında yer alan “Kadınlık daima bir muamma!” cümlesinden adını alan kitap,

  • Tanzimat sonrası reformlarla kadın hareketinin yükselişini,
  • Bu dönemde yaşanan siyasal ve kültürel gelişmeleri,
  • Kadın olarak yazmanın toplumsal, politik ve kültürel anlamlarını,
  • Kadın kimliğini simgeleştirmede toplumsal cinsiyetin rolünü,
  • Kadın üzerindeki baskı mekanizmalarını ve kadını yalnızlaştırma çabalarını,
  • Ve modernleşme sürecinde zorlu aşamalardan geçen kadın kimliğinin oluşumunu detaylı bir bakışla tartışıyor.

Günaydın bunu yaparken de, Zafer Hanım, Fatma Aliye’, Selma Rıza Feraceli, Emine Semiye, Fatma Fahrünnisa, Güzide Sabri Aygün, Halide Edib Adıvar, Nezihe Muhiddin, Müfide Ferit Tek, Suat Derviş ve Halide Nusret Zorlutuna’ya ait toplam otuz romanını ele alıyor.

Kitap, modernleşmenin önemli simgelerinden biri olagelmiş, ayrıca derin bir toplumsal değişimin izlerini yansıtan kadınlık ve kadın kimliği üzerine sağlam bir çalışma.

  • Künye: Ayşegül Utku Günaydın – Kadınlık Daima Bir Muamma: Osmanlı Kadın Yazarların Romanlarında Modernleşme, Metis Yayınları, inceleme, 240 sayfa

Nermi Uygur – Bütün Eserleri 1 (2016)

Nermi Uygur, Türkiye düşün ve yazın dünyasının büyük simalarından.

Kendisinin mantık, dil, edebiyat, sanat, kültür felsefesi gibi alanlarda uzun yıllara yayılan birikimi bulunmakta.

Dolayısıyla onun eserlerinden hâlâ öğrenilecek çok şey var.

İşte Uygur’un 1958-1979 yılları arasında yayımlanan kitaplarına kronolojik olarak yer veren elimizdeki ‘Bütün Eserleri’nin bu ilk cildi, tam da bu anlamda ihtiyaca karşılık veriyor.

İki cilt olarak tasarlanan çalışmanın ikinci cildi ise, ilerleyen zamanlarda yayımlanacak.

Uygur’un bu ciltte yer alan kitapları ise şöyle:

  • Edmund Husserl’de Başkasının Beni Sorunu
  • Dilin Gücü
  • Felsefenin Çağrısı
  • Dünyagörüşü
  • Güneşle
  • İnsan Açısından Edebiyat
  • Türk Felsefesinin Boyutları
  • Kuram-Eylem Bağlamı: Çözümleyici Bir Felsefe Denemesi
  • Dil Yönünden Fizik Felsefesi

Kitabın, Betül Çotuksöken’in aydınlatıcı önsözüyle yayımlandığını da belirtelim.

  • Künye: Nermi Uygur – Bütün Eserleri 1, Yapı Kredi Yayınları, 1548 sayfa

Ali Budak – Batılılaşma ve Türk Edebiyatı (2008)

Ali Budak ‘Batılılaşma ve Türk Edebiyatı’nda, Osmanlı’nın Lale Devri’nden Tanzimat’a uzanan Batılılaşma hareketleri içinde edebiyatın rolünü irdeliyor.

Budak, üç bölümden oluşan kitabının ‘Uyanış’ başlıklı ilk bölümünde, matbaanın kurulma süreci gibi Batı’ya doğru atılan ilk adımları inceliyor ve bu aşamada yapılan ilk çeviri faaliyetlerini anlatıyor.

Kitabın ‘Yenileşme’ başlıklı ikinci bölümünde Fransız İhtilali’nin, Fransız Elçiliği’nde çıkarılan bültenler yoluyla Osmanlı toplumunu nasıl etkilediği işleniyor.

Kitabın ‘Batılılaşma’ başlıklı son bölümünde de, Batı düşüncesinin Osmanlı topraklarına girişinden sonra, edebiyat alanında yaşanan dönüşümler inceleniyor.

  • Künye: Ali Budak – Batılılaşma ve Türk Edebiyatı, Bilge Kültür Sanat Yayınları, inceleme, 616 sayfa

David Sterritt – Beat Kuşağı (2017)

Beat Kuşağı, kimi çokbilmişlerin küçümsediği gibi yalnızca bir-iki ayrıksı karakterin bir araya gelip yaptıkları çılgınlıklardan ibaret olmayıp, kendinden sonraki düzen karşıtı pek çok oluşum ve akımın referans aldığı önemli bir kalkışmaydı.

David Sterritt’in elimizdeki nitelikli rehber çalışması ise, hem hak ettiği şekilde hem de önyargılara yenilmeden Beat Kuşağı’nı kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

Kitabın en önemli katkısı, yalnızca Beat Kuşağı’nı değil, onun ortaya çıkışına vesile olan siyasi ve toplumsal bunalımı ve onun farklı sanat disiplinlerindeki yansımalarını da irdelemesidir diyebiliriz.

Bir döneme, sıra dışı bir kuşağa ve onun özgün mirasına yeniden bakmak için iyi bir fırsat.

  • Künye: David Sterritt – Beat Kuşağı, çeviren: Nursu Örge, Dost Kitabevi, kültür, 174 sayfa

Semih Gümüş – Romanın Şimdiki Zamanı (2014)

Pek çok yerli ve yabancı yazarın eserleri aracılığıyla romanın büyülü dünyasına doğru bir yolculuk.

Semih Gümüş burada bir araya getirilen yazılarında, hem kendini ispatlamış hem de ilk eserleri henüz yayınlamış yazarların roman tekniklerini, belli başlı temalarını, romanın güncel sorunlarını, gerçek hayatın ve siyasetin romana yansımalarını tartışıyor.

  • Künye: Semih Gümüş – Romanın Şimdiki Zamanı, Can Yayınları

Fuad Köprülü – Edebiyat Araştırmaları I (2014)

Edebiyat tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden olan Fuad Köprülü külliyatından önemli bir eser.

Yazar makalelerinde, Türk edebiyatı tarihinde usül; Türk edebiyatının menşei; Türk edebiyatında âşıklık geleneğinin ortaya çıkışı; ozanlık, bahşilik ve saz âşıklığı kurumları ve Türk edebiyatının Ermeni edebiyatı üzerindeki etkileri konularını irdeliyor.

  • Künye: Fuad Köprülü – Edebiyat Araştırmaları I, Alfa Yayınları

Leo Löwenthal – Edebiyat, Popüler Kültür ve Toplum (2017)

Yazar kimin için konuşmaktadır?

Yazarın zihninde, örneğin, yalnızca kendisi ve sınırlı bir seçkinler grubu oluşturan okurlar mı vardır?

Edebiyat sanat mıdır meta mı, yoksa bunların ikisi de midir?

Leo Löwenthal bu önemli eserinde, Descartes’tan bugüne edebiyat ve sanatın gelişimini ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Bilhassa edebiyatın sunduğu sosyolojik imkânları sorgulamasıyla dikkat çeken incelemesinde Löwenthal,

  • Popüler kültürün tarihsel konumu,
  • ve 17. yüzyıllarda eğlence,
  • Sanatçı ve izleyici ilişkisindeki dönüşüm,
  • Sanat ve popüler kültür tartışması,
  • Edebiyat ve toplum,
  • Yazarın toplumdaki konumu,
  • Edebi materyaller olarak toplumsal sorunlar,
  • Ve başarının toplumsal belirleyicileri gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Löwenthal’in kitabında öne çıkan bazı tespitleri ise şöyle:

  • “Edebiyat, uluslardan ve çağlardan özel altgruplara ve zamanlara uzanacak biçimde, toplumsal gruplarda tutunum sağlayan temel sembollerin ve değerlerin özellikle uygun bir taşıyıcısıdır.”
  • “Popüler emtia, öncelikle çokluğun (multitude) sosyo-psikolojik niteliğinin belirteçleridir.”
  • “Kitle iletişim araçlarının örgütlenmesini, içeriğini ve dilsel sembollerini inceleyerek, çok sayıda insanın emellerinin, önyargılarının, ortak inançlarının, davranış ve tutumlarının tipik biçimleri hakkında bilgi edinebiliriz.”
  • “Popüler edebi ürünler, en azından edebiyatın sanat ve meta olarak iki ayrı alana bölündüğü on sekizinci yüzyıldan beri, içgörü ve hakikat iddiasında bulunamazlar. Fakat modern insanın hayatında önemli bir kuvvet haline geldikleri için çağdaş toplumda insanın incelenmesine yönelik teşhis aletleri olarak bu ürünlerin sembollerinin değeri ne kadar vurgulansa azdır.”
  • “Çağımızın özellikle Rönesans dönemindeki şafağından beri, yaratıcı sanatsal edebiyat insan ile toplum arasındaki ilişkiyi incelemek için asli kaynaklardan birini teşkil ediyor.”
  • “İnsanın toplumla ruhsal ilişkisinde uzun süreçler çerçevesinde yaşanan değişimin incelenmesi fazlasıyla ihmal edilmiştir. Umudumuz, bu alanı edebiyatın yardımıyla nihayet sosyologların perspektifine taşıyabilmemizdir.”
  • “Edebiyat sadece insanın toplumsallaşmış davranışını değil onun toplumsallaşma sürecini de gösterir; sadece tekil deneyimden değil aynı zamanda o deneyimin anlamından da söz eder.”
  • “Yazarın biricik ve önemli bir yapıt yaratma arzusu, onu o güne dek adlandırılmamış kaygı ve umutları başarıyla odağa taşıyan yeni ve çarpıcı ifadeler keşfetmeye zorlar.”
  • “Yazar, birey konusunda uzmanlaşmış bir düşünürdür.”
  • “Edebiyat yazarının yapıtı, bireyin toplumla ilişkileri konusunda uzman olan sosyolog için kilit bir kaynak olabilir.”
  • “Edebiyatın sosyolojik yorumları, belli bir kültürel fenomenin birbirinden kopuk incelemeleri olmanın ötesine geçerek, insan hakkındaki en değerli tanıklıkların bazılarını sosyolojik bir çerçeveye oturtma çabaları haline gelebilir.”

Künye: Leo Löwenthal – Edebiyat, Popüler Kültür ve Toplum, çeviren: Beybin Kejanlıoğlu, Metis Yayınları, sosyoloji, 248 sayfa

Nedim Gürsel – Yaşar Kemal: Bir Geçiş Dönemi Romancısı (2008)

Nedim Gürsel, ‘Yaşar Kemal Bir Geçiş Dönemi Romancısı’ başlıklı bu kitabında, önde gelen edebiyatçılarımızdan Yaşar Kemal’i yapıtlarında öne çıkan mekân olan Çukurova üzerinden inceliyor.

Çukurova’nın yüz yıl süren kapitalistleşme sürecinin insanı ve doğayı nasıl değiştirdiği ve bunun yazarın yapıtlarına ne şekilde yansıdığı; Kemal’in kimi yapıtlarının çocukluk dünyasıyla otobiyografik ilişkisi ve halk edebiyatımızdaki ağıt geleneğinin Kemal’in ürünlerinde nasıl kullanıldığı kitapta yer alan konulardan birkaçı.

Kitapta, yazarla yapılmış bir söyleşi de yer alıyor.

  • Künye: Nedim Gürsel – Yaşar Kemal: Bir Geçiş Dönemi Romancısı, Doğan Kitap, inceleme, 174 sayfa