Kolektif – İklim Değişikliği (2023)

 

Önceleri sadece yaşamını idame ettirmek amacıyla doğaya yaklaşan insan, modern çağda çevreyi faydacı bir yaklaşımla ele aldı, çevreyi kendine göre, şekillendirdi, tamamen kendi amaçlarına ve çıkarlarına hizmet eder hale getirdi.

Endüstrileşme, kentleşme ve nüfus artışı gibi faktörler dünyanın üzerindeki yükü artırdı ve özellikle dünyanın gelişmiş ülkelerinin benimsemiş olduğu “sürekli tüketim” ve “sürekli üretim” yaklaşımı iklim değişikliği gibi bir küresel sorununu doğurdu.

İklim değişikliği aşırı ısınma veya aşırı soğuma şeklinde kendini gösteren, yağış rejimleri, hava olayları ve tarımsal üretim üzerine etki ederek insan hayatını önemli ölçüde etkileyen bir sorun haline geldi.

Bütün bunlarla birlikte, sınır aşan felaketlere sebebiyet vermesi nedeniyle uluslararası düzeyde önlem alınması gereken bir sorun haline geldi.

İklim değişikliğinin yol açtığı problemlere çözüm üretmek amacıyla, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlatılan uluslararası çalışmalar neticesinde pek çok çevre koruma politikası ve mevzuat üretilmesine rağmen bugün gelinen aşamada maalesef hala istenilen düzeylere ulaşılamadı.

Kentler, nüfusun ve ekonomik etkinliklerin yoğunlaştığı merkezler olarak küresel sera gazı salımında önemli bir paya sahip olduğundan iklim değişikliğinin hem sorumlusu hem de mağdurudur.

Ayrıca kentler, sahip oldukları beşerî, ekonomik ve kültürel zenginlikler nedeniyle iklim değişikliğine bağlı olumsuz etkiler karşısında ciddi bir risk altındadırlar.

İklim değişikliğinin farklı boyutlarıyla ele alındığı bu çalışma bu riskleri gözler önüne sererek varolan ve yaklaşan tehlikelere karşı bir uyarıcı niteliğinde.

  • Künye: Kolektif – İklim Değişikliği, editör: Murat Sezik, Gülizar Çakır Sümer, İdealKent Yayınları, ekoloji, 318 sayfa, 2023

Anna Lowenhaupt Tsing – Dünyanın Sonundaki Mantar (2023)

‘Dünyanın Sonundaki Mantar’da çağımızın en tuhaf meta zincirlerinden biri olan matsutake mantarı üzerinden kapitalizmin bıraktığı enkaza karşı doğanın direnme biçimlerini, ormanın ve ağaçların hikâyelerini anlatıyor Anna Lowenhaupt Tsing.

Biyoloji, ekoloji ve genetik biliminden de beslenen Tsing, “kapitalist yıkım” ile “işbirliğine dayalı hayatta kalma” ilişkisi üzerine özgün bir incelemeye imza atıyor.

Bunu da Japonya’da çok değer verilen aromatik bir yabani mantar grubu olan, matsutakenin mantarını merkeze alarak yapıyor.

‘Dünyanın Sonundaki Mantar’, 21. yüzyılın antropoloji klasiklerinden.

Tsing gözü pek bir hikâye örüyor…

Kesişen kültürlere ve doğanın dirençliliğine dair sürükleyici anlatısı modernite ve ilerleme hakkında yeni bir perspektif sunuyor.

  • Künye: Anna Lowenhaupt Tsing – Dünyanın Sonundaki Mantar: Kapitalizmin Enkazlarında Yaşam İmkânı Üzerine, çeviren: Erdem Gökyaran, Yapı Kredi Yayınları, antropoloji, 376 sayfa, 2023

Şeyma Esin Erben – Bir Tweet Dünyayı Değiştirir mi? (2023)

Yepyeni bir alana cesurca ışık tutan ve kendinden sonraki araştırmalara yol gösteren bazı eserler vardır.

‘Bir Tweet Dünyayı Değiştirir mi?: Ekoloji Mücadelesi ve Dijital Aktivizm’, tam da böyle bir çabanın ürünü.

Şeyma Esin Erben, toplumsal hareketlerin tarihine geniş bir bakış açısı sunarken bu çabayı kendi alan çalışmasıyla birlikte, son zamanlarda dünyayı sarsan dijital aktivizm hareketlerinden, bizim coğrafyamıza taşıyor.

Hepimizin ucundan köşesinden aşina olduğu, fakat aktivizm kavramı içerisinde anlamlandırma sorunu yaşadığı sosyal medyaya ve sosyal medyanın dijital aktivizme olan katkısı (ya da katkısızlığı) sorusuna ekoloji hareketi özelinde odaklanıyor.

Ekoloji hareketinin dijital aktivizme bakışı, dijital aktivizmi kullanma yöntemleri ve bu yöntemlerin etki alanına dair sorularsa KOS, KİP, NKP ve ANK’den aktivistlerle yapılan geniş kapsamlı görüşmelerle destekleniyor.

Erben, ekolojik kıyımları durdurmak amacıyla yola çıkan aktivistlerin yol haritalarının dijital aktivizmle ve yaşanan coğrafyanın sunduklarıyla kesişme noktasını aydınlatıyor.

Kitap, dijital aktivizm ve ekoloji aktivizminin yanı sıra teknolojinin durdurulamaz bir hızla değiştiği dünyada dijital protesto hareketlerini anlamak açısından da oldukça kıymetli.

Araştırmalarla desteklenen, ayrıntılı çalışma, kendinden sonra gelecek çalışmalar için yol gösterici olacak türden.

  • Künye: Şeyma Esin Erben – Bir Tweet Dünyayı Değiştirir mi?: Ekoloji Mücadelesi ve Dijital Aktivizm, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 192 sayfa, 2023

Kolektif – İklim Adaleti (2023)

Küresel iklim değişikliği, buzulların erimesi, deniz seviyesinin yükselmesi, düzensiz yağış rejimleri, salgın hastalıklar gibi doğal afetler yanında kıtlık, yoksulluk, kitlesel göç, siyasi kargaşa, adaletsiz risk paylaşımı gibi toplumsal sorunlar üretiyor.

Bilim insanlarının ortaya koyduğu bulgular, insanlığın ortak sorunu olan iklim değişikliğiyle mücadelede, küresel düzeyde kolektif bir çabanın ortaya konmasının kaçınılamaz olduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin de taraf olduğu Paris Anlaşması başta olmak üzere, küresel ölçekte sürdürülen girişimlerin iklim değişikliği ile mücadelede yetersiz kaldığı, özellikle toplumlar arasında adalet ve eşitliği sağlamadığı konusunda endişeler mevcut.

Gelişmiş ve zengin toplumların çıkarını gözeten politikalar nedeniyle, az gelişmiş ve fakir toplumların maruz kaldığı haksızlıklar, iklim değişikliği ile bağlantılı konularda daha açık biçimde görülüyor.

Az kirleten konumundaki ülkelerin, iklim değişikliğinden daha fazla zarar görmesi, uluslararası boyutları olan “iklim adaleti” kavramını gündeme getirdi.

25 akademisyenin kolektif çabasının ürünü olan ‘İklim Adaleti’ kitabında, kavram bütün boyutlarıyla tartışılarak, küresel planda temiz bir gelecek ve adil bir uluslararası düzen tesisi için atılması gereken samimi adımlara dikkat çekilmektedir.

  • nye: Kolektif – İklim Adaleti, editör: Şükrü Karatepe, İdealKent Yayınları, ekoloji, 600 sayfa, 2023

Kolektif – Türkiye’de Kent ve Çevre Yönetimi (2023)

İnsanlık ve doğa son yıllarda pek çok sorunla karşılaşıyor.

Bu sorunların ortaya çıkışında kent ve çevre yönetiminde yaşanan aksaklıkların da dikkat çeken etkileri bulunuyor.

Afetler, orman yangınları, pandemi, gıda güvensizliği, küresel ve yerel tedarik zincirlerindeki kopmalar, iklim değişikliği, küresel ısınma, atıklar, aşırı hava olayları, nükleer riskler, kirlilik, artan enerji ihtiyacı, çarpık kentleşme gibi sorunlar irdelendiğinde, bu gerçeklik daha da görünür hale geliyor.

Bu kitap, söz konusu etkileri Türkiye özelinde ele alarak literatüre bu bağlamda katkı sunuyor.

‘Türkiye’de Kent ve Çevre Yönetimi’ kitabı, bu alanlarda çalışan akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler için olduğu kadar, insanlığın ve doğanın karşı karşıya olduğu sorunlar ve bu sorunlara karşı geliştirilebilecek çözüm yollarıyla ilgilenen tüm okurlar için de kapsamlı ve bütüncül bir başucu kaynağı.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ruşen Keleş, Tayfun Çınar, Ayşegül Mengi, Yücel Çağlar, Nilgün Görer Tamer, Halil Semih Eryıldız, Demet Irklı Eryıldız, Mehmet Tunçer, Aygül Akkuş, Nuray Şahin, Harun Tanrıvermiş, Yeşim Tanrıvermiş, Sabriye Ak Kuran, İklim Ceren Gürseler, Sinem Atay, Arda Özkan, Levent Ürer, Hikmet Kuran, Mehmet Ozan Özbek, Yusuf Erbay, Asmin Kavas Bilgiç ve Hayriye Şengün.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Kent ve Çevre Yönetimi, editör, Ruşen Keleş ve Hikmet Kuran, Nika Yayınevi, ekoloji, 440 sayfa, 2023

Ulrich Schulte – Yeşilin Gücü (2023)

Ulrich Schulte, bu kitabında Alman Yeşiller Partisi’ni anlatıyor.

Nereden kalkıp nereye geldiler?

Schulte, bu amaçla onlarca yıl, yüzlerce görüşme yaptı, sayısız parti toplantısına katıldı, bütün liderlerle birebir görüştü ve onların çalışmalarında bulundu.

Böylece sadece işin görünen yüzünü değil, arka planını da gözlemleme ve yazma şansı elde etti.

Bu kitap Yeşillere övgü kitabı değil.

Yıllar içinde değişen politikalar aktarılıp eleştiriliyor, partinin merkeze kayması değerlendiriliyor.

Ayrıca Yeşiller dışından, örneğin Friday For Future gibi kuruluşlardan aktivistlerin eleştirel görüşleri aktarılıyor.

Sadece Almanya’da değil, kurulduğu her ülkede, yıldan yıla büyüyen ve oylarını artıran Yeşiller nasıl bir politika izliyor, oyları arttıkça merkeze mi kayıyor, gelecek için bir umut mu yoksa bir hayal kırıklığı mı?

Ulrich Schulte, ‘Yeşilin Gücü’nde, bir gazeteci ustalığı ve eleştirel bakma yeteneğiyle bize mükemmel bir resim sunuyor.

Sonuç sadece Yeşiller için değil, bütün partiler için öğretici ve anlamlı.

Çünkü çıkarılacak dersler geleceğin politikasını belirliyor, bugünü değil…

  • Künye: Ulrich Schulte – Yeşilin Gücü: Eko-Parti Almanya’yı Nasıl Değiştirecek?, çeviren: Gözde Türker, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 224 sayfa, 2023

Thor Hansen – Kasırga Kertenkelesi ve Plastik Kalamar (2023)

İklim değişikliği evrimi nasıl yönlendiriyor?

‘Kasırga Kertenkelesi ve Plastik Kalamar’da Thor Hanson, bitkilerin ve hayvanların iklime nasıl tepki verdiklerinin, değişen koşullar karşısında nasıl uyum sağladıklarının, evrim geçirdiklerinin ve bazen de nasıl yok olup gittiklerinin büyüleyici hikâyesini anlatıyor.

Anole kertenkelelerinin yaşadıkları bölgede sık sık gerçekleşen kasırgalara dayanabilmek için daha geniş ayak tabanları geliştirmeleri; ısınan sular yüzünden Humboldt kalamarlarında görülen büyük değişimlerin balıkçıları onları başka bir tür sanacakları kadar yanıltması ya da daha serin yuvalar bulabilmek için kahverengi pelikanların kuzeye, uzun dikenli denizkestanelerinin ise güneye göç etmeleri gibi çarpıcı örneklerle iklim değişikliğinin etkilerini gözler önüne seriyor.

Bu kitap, umut, dayanıklılık ve riskin hikâyesi; aynı zamanda hayatın karmaşasıyla iç içe haldeki iklim değişikliğinin ne kadar öngörülemez olabileceğinin de bir hatırlatıcısı.

Kitap, Dünya’nın bitki ve hayvan krallıklarına yapılan sürükleyici bir tur olarak okunabilir.

  • Künye: Thor Hansen – Kasırga Kertenkelesi ve Plastik Kalamar, çeviren: Şafak Tahmaz, Nova Kitap, bilim, 280 sayfa, 2023

Peter Wohlleben – Doğanın Gizli Ağı (2023)

Doğa akla hayale gelmeyecek sürprizle dolu ve bizim bildiğimizden çok daha karmaşık.

Yılların ormancısı ve çok okunan kitapların yazarı Peter Wohlleben, en son bilimsel bulguları ve onlarca yıllık gözlemlerini kullanarak bize bir kez daha doğaya hayret etmeyi öğretiyor.

Ve etrafımızdaki dünyayı yepyeni gözlerle görmemizi sağlıyor.

  • Doğadaki canlılar birbirlerini nasıl etkiliyor?
  • Farklı türler arasında nasıl bir iletişim var?
  • Doğanın o meşhur dengesi gerçekten bizim zannettiğimiz gibi mi işliyor?

Wohlleben, ormancılık eğitimini aldıktan sonra Rheinland-Pfalz eyaletine bağlı Orman Müdürlüğü’nde yirmi yıl çalıştı.

Ekolojiyle ilgili fikirlerini hayata geçirmek için işinden ayrıldı.

Ormanlık alanların ve doğanın korunması adına seminerler düzenliyor, yaşadığı Hümmel köyünde çevre dostu yöntemlerle kendisine ayrılan ormanlık alanı yönetme görevini sürdürüyor.

Kitapları kırk dile çevrildi, The New York Times ve Der Spiegel de dahil yayımlandığı birçok ülkede çok satanlar listelerinde yer aldı.

Kitaptan bir alıntı:

“Doğada her şey birbiriyle ilişki içindedir. Bu ilişki ağı öylesine karmaşık ve incelikle dallanıp budaklanmıştır ki muhtemelen tam anlamıyla kavrayıp çözmemiz hiçbir zaman mümkün olmayacak. Böyle olması aslında daha iyi sanırım; zira hayvanlara ve bitkilere baktıkça yaşadığımız şaşkınlığı hiçbir zaman yitirmeyeceğiz. En mühimiyse küçücük müdahalelerin bile çok büyük sonuçları olabileceğini kavramamız ve çok gerekmedikçe burnumuzu doğanın işine sokmaktan kaçınmamız olacaktır.”

  • Künye: Peter Wohlleben – Doğanın Gizli Ağı, çeviren: Saliha Yeniyol, Kolektif Kitap, ekoloji, 224 sayfa, 2023

 

Ayşen Eren – Vadinin Dönüşümü (2023)

Ayşen Eren, Türkiye’de 2000’li yılların başında bir tsunami dalgası gibi aniden yükselerek derelere ve küçük akarsu kollarına uzanan nehir tipi hidroelektrik santral projelerine karşı yürütülen çevre mücadelesinin içindeydi.

Öte yandan konu hakkındaki akademik yayınların hiçbirinin uzun dönem saha çalışmasına dayanmaması ve sorunu eleştirel anlamda farklı açılardan irdelemek yerine sığ denilebilecek akademik kaynak taramasına dayalı birtakım teknik çözümler önermekle sınırlı kalması şaşırtıcı.

Bu nedenle Eren’in kitabı, nehir tipi hidroelektrik santral yatırımları ve akarsular, akarsu havzaları ile bu coğrafyalarda yaşayan insanların ve toplulukların kaderi üzerinde yapılan tartışmalara önemli katkı sunuyor.

Çalışma, çevre çalışmalarına özellikle insan–doğa ilişkilerini irdeleyen sosyal bilimlere katkı sunuyor.

Kitap politik ekoloji, antropoloji, sosyoloji, coğrafya, siyaset yönetimi, çevre bilimleri gibi akademik disiplinlerden yararlanıyor.

Kitap İkizdere Vadisi gibi bir nehir coğrafyasında neoliberal nitelikli özelleştirme temelli hidro–kalkınma programıyla gelen birden çok, ardışık, küçük, nehir tipi hidroelektrik santral (HES) ile başlayan çevresel, sosyal, ekonomik değişim ve dönüşümleri kayda alıyor.

Kitap aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma ve yenilenebilir enerji alanında süregiden tartışmaları da aydınlatıyor.

  • Künye: Ayşen Eren – Vadinin Dönüşümü: İkizdere’de Hidroelektrik Santraller, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 376 sayfa, 2023

Kolektif – “Kanal İstanbul Projesi”ndeki Türkiye (2023)

Bundan iki yıl önce, tüm dünyayla beraber hayatımızı tümden değiştiren olumsuzluklar yaşanırken, pandemiye de yol açan ulus-devlete dayalı sermaye birikim makinesinin Türkiye’deki bir örneği ile yüzleştik; “Kanal İstanbul Projesi”.

Türkiye’de hızlanan değişim/çürüme sürecinin bir temsili olan mega -kendi deyimleriyle “çılgın”- projeler, kalkınma ve bağımsızlık vurguları ile gündemimizi belirler oldu.

“Kanal İstanbul Projesi”, bileşenlerinden hareketle analiz edildiğinde Türkiye hakikatini ele verir nitelikte.

Bu derleme, bu hakikati farklı boyutlarıyla irdeleyen, konu üzerine çok kapsamlı bir tartışma.

Kitabın ilk bölümü, “Kanal İstanbul Projesi” sürecini planlama gündemi, şehircilik, projenin yapılabilirliğine ilişkin eleştirel okuma, proje alanı ve çevresindeki köylerde yapılan saha araştırması, doğal eşikler, İstanbul’un kuzeyine yönelen mega projelerin gerçekleştirilme biçimleri gibi farklı açılardan ele alıyor.

Sonraki kısım, doğal yapı ve ekoloji, kır-kent ilişkisi, tarımsal üretim, kültürel miras ve farklı biçimleriyle yıkımları irdeliyor.

Kitapta bunun yanı sıra, “Kanal İstanbul Projesi” süreci mücadele deneyimleri ve emek perspektifinden tartışılıyor, ayrıca bu projeye Türkiye’nin içinden geçtiği genel dönüşüm süreci üzerinden bakılıyor.

Kitapta, 1949 yılında yayımlanan “Marmara ve Karadeniz’in Birleştirilmesi”ne dair yazısıyla önemli Osmanlı tarihçisi İsmail Hakkı Uzunçarşılı da yer alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Pelin Pınar Giritlioğlu, İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Mustafa Sönmez, Cihan Uzunçarşılı Baysal, Çiğdem Toker, Cevahir Efe Akçelik, Mete Durdağ, Jean François Pérouse, Tuğçe Tezer, Gürkan Akgün, Binnur Öktem Ünsal, Ferda Uzunyayla, Sıla Demirörs, Esra Çeviker Gürakar, Fevzi Özlüer, Abdullah Aysu, İclal Dinçer, Yiğit Ozar, İrfan Emre Kovankaya, Berkan Özyer, Çare Olgun Çalışkan, Besim Sertok, Mücella Yapıcı, Enis Rıza, T. Gül Köksal, Eylem Can, Esin Köymen, Raşit Fırat Deniz, Utku Fırat ve Fuat Ercan.

  • Künye: Kolektif – “Kanal İstanbul Projesi”ndeki Türkiye, editör: Fuat Ercan ve Tuğçe Tezer, Bağlam Yayınları, siyaset, 732 sayfa, 2023