Rabia Sağlam – Yapıbozumsal Adalet (2014)

Jacques Derrida’nın “Yapıbozum” tekniği ile yine düşünüre ait “Yapıbozum adaletir” sözünden hareketle, hukuk ve adaletin ötekilerinin izini sürerek, ezen kesimin baskı aracına dönüştürdüğü adaleti yeni bir perspektifle okuma girişimi.

Rabia Sağlam bunu yaparken, kimi hukuki talepler ile kangren haline gelmiş politik sorunlara çözüm üretmeyi de amaçlıyor.

  • Künye: Rabia Sağlam – Yapıbozumsal Adalet, Tekin Yayınevi

Carl J. Friedrich – Sınırlı Devlet (2014)

Liberal bir perspektiften, anayasanın hukuki ve siyasal analizi.

1970’li yıllarda yayınlanan kitapta, zamanımızda anayasa yapımından iktidar olgusuna, federal anayasacılıktan anayasal insan haklarına, anayasal krizden anayasanın yorumuna ve anayasacılık ile özgürlük ve demokrasi ilişkisine kadar pek çok konu tartışılıyor.

  • Künye: Carl J. Friedrich – Sınırlı Devlet, çeviren: Mehmet Turhan, Liberte Yayınları

Orhan Gazi Ertekin, Faruk Özsu ve Muzaffer Şakar – Yargıda Kumpasın Köşe Taşları (2014)

Şimdilerde aralarına uğursuz kara kedinin girdiği AKP’yle Cemaatin yargı ve polis merkezli çekişmeli, çatışmalı ilişkilerinin dünü bugünü.

Kitap, AKP-Cemaat iktidarının ayrıştığı belli başlı alanları adım adım takip ederek, bugün yaşadığımız krizin geçmişini ve nedenlerini özgül bir gündem olarak yargı ve hukuk analizleri içine yerleştiriyor.

  • Künye: Orhan Gazi Ertekin, Faruk Özsu ve Muzaffer Şakar – Yargıda Kumpasın Köşe Taşları: AKP ve Cemaat, Tekin Yayınevi

Jim Ife – İnsan Hakları ve Sosyal Hizmet (2017)

Elimizdeki kitap, insani/sosyal hizmet faaliyetlerini bir insan hakları etkinliği olarak yorumluyor, bu anlamda özgün bir düşünme pratiği ve tartışma ortaya koyuyor.

Jim Ife, insan haklarının, sosyal hizmet alanında çalışanlara hem mesleki anlamda hem de hizmet verdikleri kişilerle gündelik ilişkilerinde sağlam bir ahlaki boyut kattığını düşünüyor.

Yine Ife’ye göre, insan haklarıyla harmanlanmış bir sosyal hizmet yaklaşımı, aynı zamanda hem bu alanda çalışanlara hem de sosyal hizmetten yararlananlara, evrensel bir insanlık ve küresel yurttaşlık perspektifi sunarak büyük bir zenginlik sağlayacaktır.

Kültür ve geleneklerden bağımsız, evrensel bir bakış açısıyla yazılmış kitabın, bu yönüyle farklı kültürlere hitap ettiğini de ayrıca belirtmemiz gerek.

  • Künye: Jim Ife – İnsan Hakları ve Sosyal Hizmet, çeviren: Durdu Baran Çiftci, Nika Yayınevi, insan hakları, 312 sayfa

Mehmet Gün – Bozkır’dan Dünyaya Avukat Olmak (2014)

Ünlü avukat Mehmet Gün’den, kırk yıllık avukatlık mesleğindeki deneyimlerinin ve görüp yaşadıklarının bir dökümü.

Gün, Anadolu’nun taşrasında geçen çocukluk ve gençlik dönemlerine, büyük zorluklara rağmen başarıyla neticelendirdiği eğitim yıllarına dair anıları kadar, Türkiye’nin yakın tarihinden önemli isimler konusunda kimi tanıklıklarını da okurlarıyla paylaşıyor.

Kitabın, iyi bir dönem okuması vaat ettiği söylenebilir.

  • Künye: Mehmet Gün – Bozkır’dan Dünyaya Avukat Olmak, Gün + Yayınları

Hasan Ürel – Mahkûm Olduk Netekim (2014)

Bir avukatın 12 Eylül notları. Milli Eğitim Bakanlığı’nda çalışırken darbeden sonra görevden alınan Hasan Ürel, Ankara’da serbest avukatlık yapmaya başlamış.

Askeri mahkemelerde görülen pek çok davada savunma görevi yapmış ve bu esnada hem trajik hem gülünç hem de pes dedirten pek çok olaya tanık olmuş Ürel, bir hukukçu gözüyle 12 Eylül’ün bir panoramasını çiziyor.

  • Künye: Hasan Ürel – Mahkûm Olduk Netekim, Liberte Yayınları

Zafer Üskül – Bildirileriyle 12 Mart 1972 Dönemi Sıkıyönetimi (2014)

Altı sıkıyönetim komutanlığı tarafından yayımlanmış, yüzlerce bildiri.

Anayasa profesörü Üskül’ün, bunların hukuksal çerçevede bir değerlendirmesi eşliğinde.

Yakın tarihten bir dönemin yasaklar, aydınlara yönelik baskılar ve hukuksuz yargılamalar, kuşkusuz günümüz Türkiye’si için de çok şey söylüyor.

  • Künye: Zafer Üskül – Bildirileriyle 12 Mart 1972 Dönemi Sıkıyönetimi, Tarih Vakfı Yayınları

Doğu Perinçek – Anayasa ve Partiler Rejimi (2008)

Ergenekon örgütünün lider kadrosunda bulunduğu zannıyla tutuklu bulunan Perinçek’in, ‘Anayasa ve Partiler Rejimi’ isimli bu çalışması, Türkiye’deki partiler rejimini ve hâlâ güncel bir sorun olan partilerin yasaklanmasını, kapatılmasını inceliyor.

Perinçek çalışmasında, liberal demokrasiden partiler demokrasisine geçişi; Osmanlı İmparatorluğu’nda, tek partili ve çok partili Cumhuriyet dönemlerinde; 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri sonrasında, partilerin gelişimini ve hukuki rejimlerini, partilerdeki oligarşik eğilimleri, parti içi demokrasiyi, siyasal partilerin yasaklanmasını ve parti yöneticilerinin cezai sorumluluğu gibi konuları inceliyor.

  • Künye: Doğu Perinçek – Anayasa ve Partiler Rejimi, Kaynak Yayınları, siyaset, 409 sayfa

Fritjof Capra ve Ugo Mattei – Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi (2017)

Ekolojik yıkımı telafi etmek için, özel mülkiyetin tümüyle aşıldığı yepyeni bir hukuk sistemi inşa etmemiz mi gerekiyor?

Fizikçi Fritjof Capra ile hukukçu Ugo Mattei, modernist yaklaşımın doğaya ve insana mekanikçi bir gözle yaklaştığını, şimdiye kadarki bütün tasarılarını böyle inşa ettiğini ve doğaya saygılı bir ilkeler bütününün, ancak bu mekanikçi görüşün aşılmasıyla mümkün olabileceğini düşünüyor.

Yazarlar,

  • Doğa kanunları ile hukukun antikçağdan bu yana süren birlikteliğinin bize ne gibi açılımlar sunabileceği,
  • Bilim ve hukuk arasındaki ilişkilerin nasıl yeniden tanzim edilebileceği,
  • Modernitenin mekanikçi mirasının nasıl mekanikçi bir bilim ve mekanikçi bir hukuk inşa ettiği,
  • Ve bütün bu olumsuzluklara karşı nasıl bir eko-hukuksal devrim yaratılabileceği gibi konuları tartışıyor.

Kitap, okurunu, toplumun gücünü artıracak, aynı zamanda devletler ile şirketlerin bugünkü sınır tanımaz güçlerini kısıtlayacak, ekolojik ilkeler ışığında yeniden oluşturulmuş bir düzen üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Fritjof Capra ve Ugo Mattei – Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, ekoloji, 251 sayfa

İbrahim Ö. Kaboğlu – 15 Temmuz Anayasası (2017)

Anayasa hukukçusu Profesör İbrahim Kaboğlu, son dönemdeki KHK’lardan biriyle üniversitedeki görevinden atıldı.

Türkiye’nin anayasa çalışmaları denince ilk akla gelen isimlerden olan Kaboğlu elimizdeki önemli çalışmasında da, OHAL altında, KHK’ların gölgesinde 16 Nisan’da, sonuçlarına dair önemli şüphelerin bulunduğu bir referanduma götürülen yeni anayasayı tartışıyor.

Yazar,

  • Yeni anayasanın neden kabul edilemez olduğunu,
  • Yeni anayasanın siyasi, ekonomik ve toplumsal açılardan neler getireceğini,
  • Türk tipi başkanlık sisteminin sakıncalarını,
  • Ve yurttaşların, bütün bunlara karşı, yılların mücadelesine dayanan demokratik kazanımlarına nasıl sahip çıkabileceklerini irdeliyor.

Çalışma, yeni anayasanın beraberinde neler getirdiğini tüm açıklığıyla görmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: İbrahim Ö. Kaboğlu – 15 Temmuz Anayasası, Tekin Yayınevi, hukuk, 232 sayfa