Dinçer Demirkent – Bir Devlet İki Cumhuriyet: Türkiye’de Özyönetim ve Merkeziliğin Anayasal Dinamiği (2017)

Türkiye’de cumhuriyetin anayasal anlamı nedir?

Bu sorunun yanıtını arayan Dinçer Demirkent, Türkiye’nin anayasal düzeninin, iki karşıt kuruluşa dayanan, iki karşıt cumhuriyet ve bu bağlamda seyreden mücadelelerle biçimlendiğini belirtiyor.

Bu mücadelenin kurucu meclislere yansıdığını söyleyen Demirken, 1921 Anayasası’nın yerellik, 1924 Anayasası’nın da merkeziyetçilik vurgusuyla öne çıktığını ve bu durumun egemenliğin kullanılması açısından cumhuriyetin iki farklı ve karşıt kuruluşundan birini tercih etmek anlamına geldiğini savunuyor.

Kitap bu bağlamda, şu soruların yanıtını arıyor:

  • Sınıf çatışması sonucu yoğunlaşan talepler, cumhuriyet kurumlarını nasıl esnetti?
  • Kürtler ve gayri Müslim azınlıklar siyasal birliğin neresinde?
  • Din, cumhuriyet kurumlarını nereye kadar zorladı?
  • Kadınların cumhuriyet içindeki yeri nedir?

Bu sorulara doyurucu yanıtlar veren çalışma, Türkiye’deki anayasa tartışmaları açısından önemli bir kaynak.

  • Künye: Dinçer Demirkent – Bir Devlet İki Cumhuriyet: Türkiye’de Özyönetim ve Merkeziliğin Anayasal Dinamiği, Ayrıntı Yayınları, hukuk, 256 sayfa

M. Âkif Aydın – Osmanlı Devleti’nde Hukuk ve Adalet (2014)

Âkif Aydın’ın elimizdeki çalışması, kendisinin Osmanlı hukuk tarihi konusunda yazdığı makalelerden oluşuyor.

Aydın makalelerinde,

  • Osmanlı hukukunun genel yapısını,
  • Osmanlı’nın İslam hukukunun uygulanmasına getirdiği yorumu,
  • Osmanlı hukukunda Tanzimat sonrası yaşanan gelişmeleri,
  • Klasik İslam Osmanlı hukukunun değişen dünya düzenine ne şekilde karşılık verdiğini,
  • Ve modernleşme, Batılılaşma çalışmalarının Osmanlı İslam hukuku üzerinde yarattığı kimi etkileri ele alıyor.

Künye: M. Âkif Aydın – Osmanlı Devleti’nde Hukuk ve Adalet, Klasik Yayınları, inceleme, 365 sayfa

Olgan Akbulut – Barış İçinde Birlikte Yaşamanın Hukuk Zemini (2008)

Türkiye’nin bugününde yaşadığımız sorunların öne çıkanlarından biri de, farklılıklara tahammülün olmaması.

Hukukçu Olgan Akbulut bu kitabında, birlikte yaşamanın hukuki zeminini sorguluyor.

Yazar siyaset bilimi, sosyoloji, antropoloji, etnoloji, eğitim bilimi, psikoloji vb. disiplinlerin verilerinden de yararlanarak, şu anki güncel tartışmaları değerlendiriyor. Azınlıklar,

Etnik ve dilsel kimlikler,

Farklı kültürlerin korunması,

Ana dilde, ana dilinde eğitim,

Azınlık dillerinin mahkemelerde, kamu kurumlarında, radyo ve televizyon yayınlarında, trafik işaretlerinde kullanılması,

Bireysel haklar ve özerklik, kitapta irdelenen kimi konular.

  • Künye: Olgan Akbulut – Barış İçinde Birlikte Yaşamanın Hukuk Zemini, On İki Levha Yayınları, hukuk, 402 sayfa

Yücel Sayman – Özgürlük Zamanı (2008)

Yücel Sayman’ın ‘Özgürlük Zamanı’, kendisinin 2003 yılından bu yana, pazar günleri Evrensel gazetesinde kaleme aldığı köşe yazılarından yaptığı bir seçme.

Yazılar özgürlük konusunun yanı sıra, korkmak, kıstırılmışlık, söylenti üzerine siyaset yapmak, şiddet, yazmak, insan hakları, küreselleşme, barış hakkını savunmak, demokrasi, laiklik ve yargı gibi pek çok konuya uzanıyor.

“Özgürlük mücadelesi sonsuzluğa açılan yolu döşeme mücadelesidir. Bıkmak, usanmak, vazgeçmek, uzlaşmak, bırakıvermek, ihanet etmek yok!” diyen Sayman, kitabın sonunda yer alan ‘Ah Bir Özgür Olsam’ başlıklı bölümde de, okuyuculara özgürlük konulu bir yazı demeti sunuyor.

  • Künye: Yücel Sayman – Özgürlük Zamanı, Evrensel Yayınları, deneme, 343 sayfa

Kolektif – Kadın, Kamusal Alan ve Hukuk (2017)

Türkiye’de kadına, ahlak ve din bahanesiyle her gün müdahale ediliyor.

Öyle ki, kadına yönelik şiddete bu müdahaleler sağlam bir zemin hazırlama gibi bir işlev de üstleniyor.

Bazılarının yerinde bir tanımlamayla söylediği gibi, kadın sorunu aslında tamı tamına bir erkek sorunudur.

Zira kadınlar üzerindeki baskılar azaldıkça ve kadınlar özgürleştikçe erkekler de, diğer bir deyişle toplum da özgürleşir.

İşte bu kitapta bir araya getirilen makaleler, kamusal alan ve hukuk perspektiflerinden kadın sorununu tartışmaya açıyor.

Kitapta,

Habermasçı anlamda, kadının Türkiye’de yürüttüğü tanınma mücadelesi,

Feminist kuramların özel alan/kamusal alan ayrımı,

Arendt’in fikirleri bağlamında kamusal alan ve kötülük problemi,

1982 Anayasası’nda ve Türk Ceza Kanunu’nda kadının yeri,

Ve kamusal bir sorun olarak kadına yönelik şiddet gibi pek çok konu irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler de şöyle: Ülker Yükselbaba, İ. Burcu Özkan, İrem Erbuyurucu, Meysa Baykal, Ayşegül Huysal ve Elif Koçer.

  • Künye: Kolektif – Kadın, Kamusal Alan ve Hukuk, editör: Ülker Yükselbaba, Tekin Yayınevi, hukuk, 264

Sevtap Metin ve Altan Heper – Ceza Hukuku Felsefesine Katkı: Radbruch Formülü (2014)

Yirminci yüzyılın önemli filozoflarından Gustav Radbruch’un ‘Yasal Haksızlık ve Yasaüstü Hukuk’ başlıklı makalesi, çağdaş Batı hukuk felsefesinde çokta tartışılan metinlerden biri.

Yasa ve adalet ayrımını kabul eden hukuk kültürünün, Almanya’yı Nazizme karşı savunmasız bıraktığını söyleyen Radbruch, bireysel hakların devlet tarafından tamamen reddedildiği bir hukuku “mutlak anlamda temelsiz” olarak niteliyor.

İşte eldeki kitap, Radbruch’un söz konusu makalesinde ifade ettiği formülü analiz ediyor, bu formül etrafında dönen tartışmaları özetliyor ve formülün hukuk literatürüne getirdiği katkıları kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Sevtap Metin ve Altan Heper – Ceza Hukuku Felsefesine Katkı: Radbruch Formülü, Tekin Yayınevi, hukuk, 110 sayfa

Kolektif – Türkiye’de İklim Koruma Davaları ve Hukuki Durum 2016 (2017)‏

Pek çok hukukçunun, davacı yurttaşın ve çevre korumacı kurumların desteğiyle hazırlanan, Türkiye’de iklim koruma davalarını kapsamlı bir şekilde ele alan bir çalışma.

Kitap,

Kamu, şirket ve yurttaş politikaları açısından enerji,

Türkiye’de çevrenin korunmasına yönelik açılan davaların seyri,

Ve bu davalarda izlenen yargısal süreç gibi konuları ele alıyor.

Kitap bu konuları da, Çanakkale, İzmir, Yalova, Bartın, Düzce, Adana, Konya ve Bursa’da kurulu ve kurulması planlanan kömürlü termik santraller hakkında verilen idari izinler ve hukuki süreçleri merkeze alarak irdeliyor.

Kitap, hem Türkiye’de hızla gelişen kent ve çevre hukuku çalışmalarına önemli bir katkı sunuyor hem de benzer yargısal süreçlere başvurmak isteyen okurlarını aydınlatıyor.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de İklim Koruma Davaları ve Hukuki Durum 2016, hazırlayan: Fevzi Özlüer, Hülya Yıldırım ve Cömert Uygar Erdem, Ekoloji Kolektifi Derneği Yayınları, çevre hukuku, 80 sayfa

Ali Murat Özdemir – Sözün Mülkiyeti: Hukukun Ekonomi Politiği (2008)

‘Sözün Mülkiyeti’, “toplumsal hakimiyet kalıplarını, sömürü ekseninde güvenceye kavuşturan sistemlerden birisi” olarak tanımladığı hukuku, genel toplumsal düzenleme sürecinin bir parçası olarak değerlendirmeyi amaçlıyor.

Çalışmasında Marksist teori ile Marksist hukuk teorisinden yararlanan Ali Murat Özdemir, bunu da, üretim süreci ile hukuk arasındaki ilişki üzerinden yapıyor.

Özdemir, kitabında ilkin, toplumsal üretim ilişkileri içinde hukukun yerini tanımlamaya girişiyor.

Yazar ardından, üretim ilişkilerinin kurucu öğesi olan veya bunların işleyişini sağlayan ideolojik yapının hukukla ilişkisine odaklanıyor.

  • Künye: Ali Murat Özdemir – Sözün Mülkiyeti: Hukukun Ekonomi Politiği, Dipnot Yayınları, hukuk, 232 sayfa

Ergun Özbudun – Türkiye’de Demokratikleşme Süreci (2014)

Ergun Özbudun’un, Türkiye’de demokratikleşme ve onun iki önemli boyutunu oluşturan anayasa yapımı ve anayasa yargısı konularını irdeleyen makalelerinden bir seçki.

Özbudun, evrensel demokratik standartlara uygun bir anayasanın yapılmasının, demokratik pekişme sürecinin en kritik aşamalarından biri olduğunu söylüyor.

Yazar makalelerinde, anayasa yapımında yöntem sorunları ve bölünmüş toplumlarda anayasa yapımı sorunu konularını irdeliyor;  “Anayasa Uzlaşma Komisyonu”ndan edindiği gözlemlerini paylaşıyor ve böylelikle, anayasa yapımı sürecinin çeşitli yönleri konusunda bizi aydınlatıyor.

  • Künye: Türkiye’de Demokratikleşme Süreci, Ergun Özbudun, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, hukuk, 214 sayfa

Gary L. Francione – Hayvan Haklarına Giriş (2008)

  • HAYVAN HAKLARINA GİRİŞ, Gary L. Francione, çeviren: Renan Akman ve Elçin Gen, İletişim Yayınları, hayvan hakları, 328 sayfa

Gary L. Francione, ‘Hayvan Haklarına Giriş’te, “Çocuğunuz mu köpeğiniz mi?” ayrımını irdeliyor ve hayvan hakları bağlamında sıklıkla dillendirilen “insanca muamele”nin aslında hiçbir karşılığının ve geçerliliğinin olmadığını belirtiyor. Yazar, hayvanlar insanların malı olduğu sürece, hayvanların acısını azaltmaya yönelik hukuksal düzenlemelerin bir anlam ifade etmeyeceğini söylüyor. Hayvanlar hakkında söylenenler ile gerçekte onlara yapılan muamele arasındaki tutarsızlığı anlama çabasıyla, hayvanların ahlaki statüsünü irdeleyen Francione, mal sahibinin çıkarlarının her zaman malının çıkarlarından öncelikli olacağını ve bu durumda hayvanların payına yine zulüm düşeceğini savunuyor.