Wolfgang Streeck – Kapitalizm Nasıl Sona Erecek? (2021)

Pandeminin de açıkça ortaya koyduğu gibi, kapitalizm büyük bir krizin içinde debelenip duruyor.

Siyaset bilimci ve ekonomist Wolfgang Streeck, bu krizin dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor, kapitalizmin bir patlamayla mı, yoksa sessiz bir iniltiyle mi sonlanacağı sorusunun yanıtını veriyor.

Streeck’e göre dünya büyük bir değişim geçiriyor.

Zira İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde bir araya gelen demokrasi ile kapitalizm yavaş yavaş ayrılıyor.

Bir zamanlar finans sektörünün aşırılıklarını kısıtlayan düzenleyici kurumlar çökmüş durumda ve Soğuk Savaş sonrası kapitalizmin nihai zaferinin ardından, piyasaların liberalleşmesini geri alabilecek hiçbir siyasi kurum yok.

Streeck, büyümenin yerini durgunluğa bıraktığı, eşitsizliğin istikrarsızlığa yol açtığı, para ekonomisine olan güvenin neredeyse tamamen ortadan kalktığı, büyümenin azaldığı, oligarşik yönetimlerin arttığı, kamusal alanın küçüldüğü, kurumsal yozlaşma ve uluslararası anarşinin tavan yaptığı bugünün kapsamlı bir fotoğrafını çekerek kitabına başlıyor.

Yazar, devamında da, bu çok yönlü hastalığın nasıl neticeleneceği, başka bir deyişle kapitalizmin nasıl sonuçlanacağı konusunda çarpıcı öngörülerde bulunuyor.

  • Künye: Wolfgang Streeck – Kapitalizm Nasıl Sona Erecek?: Aksayan Bir Sistem Üzerine Yazılar, çeviren: Bülent Doğan, Tellekt Kitap, siyaset, 352 sayfa, 2021

 

Ali Rıza Güngen – Borçlandırma Siyaseti (2021)

Bugün herkes borçlu.

Çünkü insanları borçlandırmak, onları sisteme bağımlı kılmanın en iyi yoludur.

Borç yönetimi ve bağımlı finansallaşma gibi alanlarda çalışan değerli iktisatçılarımızdan Ali Rıza Güngen de, Türkiye’nin hangi yollar ve aşamaları kat ederek bir borçlular ülkesine dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Çalışma bu bağlamda, Türkiye’de finans sisteminin, herkese birden fazla kredi kartı vermek, borç ve kredi temin etmek için adeta çırpınmasının ardındaki etkenleri ortaya koyuyor.

Güngen’in kitabı şu önemli gerçekliği bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor: Türkiye’de piyasaya daha fazla içerilmiş, banka hesabı bulunan, kredi kullanan, faiz hesabı yapan, birikimini finansal piyasada değerlendiren yurttaş yaratma uğraşı bir projeye dönüşerek 2010’lar başında devlet kademesinde hâkim oldu.

Bu projenin uygulamaları ve sonuçlarının, Türkiye’de 1980’lerde başlayan finansallaşmanın bir veçhesini oluşturduğunu savunan Güngen, incelediği dönemi politika yapımına odaklanarak ve borç siyasetinin çelişkilerine dikkat çekerek aktarıyor.

Kitap, Türkiye’de borçlu devletine dönüşümü (borç refahı devleti inşasını) daha geniş finansallaşma tartışması içine yerleştirmesiyle büyük önem arz ediyor.

  • Künye: Ali Rıza Güngen – Borçlandırma Siyaseti: Türkiye’de Finansal İçerilme, İletişim Yayınları, iktisat, 206 sayfa, 2021

Serdar Şahinkaya – Cumhuriyet İktisadında Makas Değişimi (2019)

Cumhuriyeti kuran kadronun sanayileşmeye verdiği öncelik üzerine çok önemli bir çalışma.

Serdar Şahinkaya, 1930 Sanayi Kongresi’nin 1930’ların sanayi hareketi içindeki yerini analiz ederek bizi o hayati süreç üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

Cumhuriyeti kuranların ilk hedefi, ekonomideki “mecburiyeti” bir sanayi hareketi yaratmaya dönüştürmekti, zira 1920’lerin sanayi fotoğrafı Cumhuriyet için yetersizdi.

Bu amaçla sanayiyi ekonominin ağırlık merkezi yapmayı amaçlayan iktidar, 1930 yılında Sanayi Kongresi düzenlemiş, aynı yılın başlarında Türk Parasını Koruma Kanunu’nu çıkarmış, bunu izleyen Haziran ayında Merkez Bankası kurulmuştu ve yine 1929’da yasalaşan yeni Gümrük Kanunu ile Cumhuriyet’in dış ticarette bağımsızlığı elde edilmişti.

İşte Şahinkaya’nın çalışması da, Sanayi Kongresi’ni merkeze alarak, Cumhuriyet’in sanayi hareketinin nasıl bir süreç içerisinde filizlenip doğduğunu çok yönlü bir biçimde ortaya koyuyor.

  • Künye: Serdar Şahinkaya – Cumhuriyet İktisadında Makas Değişimi: Sömürge Ekonomisinden Halkçı Ekonomiye, Telgrafhane Yayınları, iktisat, 192 sayfa, 2019

Kolektif – Türkiye’nin Yerli Üretimi ve Politik Ekonomisi (2021)

Türkiye’nin kırk yıllık sanayileşme, teknolojik gelişme, yerli üretim ve devletin bu konulardaki politikaları üzerine muazzam bir derleme.

Özellikle Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olan sanayileşememe konusunu çok yönlü bir biçimde ortaya koymasıyla büyük önem arz eden çalışma, Türkiye’de sanayileşme sürecinin nasıl geliştiğini, nelerin başarıldığını, hangi fırsatların kaçırıldığını, başarıların ve başarısızlıkların nedenlerini, hangi politikaların neden ve nasıl uygulandığını veya uygulanamadığını ve çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Kitap, yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlerin pek çoğunun üretiminde on yıllardır ithal girdi bağımlılığı yüksek bir ülke olarak bilinen Türkiye’de, girdi/ürün tedarik zinciri ağlarının uluslararasılaştığı ve karmaşıklaştığı ekonomik küreselleşme ortamında acaba mal ve hizmetlerin üretiminin yerli ve milli hale getirilmesi gerekli midir, mümkün müdür, hangi politikalar ile mümkün hale getirilebilir ve bunun Türkiye ekonomisi açısından ne gibi olumlu etkileri olabilir gibi hayati bir sorunun yanıtlarını vermesiyle de önemli.

Yalnızca iktisatçıların veya akademisyenlerin değil, ülkenin hayati sorunları ile ilgilenen herkesin okuması gereken çalışma, küreselleşme, dış ticaret, sanayileşme, kalkınma ve teknoloji politikaları ilişkisi hakkında aydınlanmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’nin Yerli Üretimi ve Politik Ekonomisi, derleyen: Murad Tiryakioğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 598 sayfa, 2021

Oktar Türel – Küresel İktisadi Tarihçe, 1980-2009 (2021)

“Neoliberal Çağ” olarak adlandırabileceğimiz 1980-2009 dönemindeki küresel iktisadi gelişmeleri ustaca betimleyen ve analiz eden bir çalışma.

Oktar Türel’in daha önce yayımlanan ve burada da yer verdiğimiz ‘Küresel Tarihçe, 1945-79’un devamı olan kitap, neoliberal çağın küresel iktisadi yönetişim mekanizmasını, iktisat politikalarını ve bunların uygulanmasını adım adım izliyor.

Kitap, üç kısımdan oluşuyor.

Türel burada, neoliberal dönüşümün dönüm noktalarından uluslararası para ve finans sisteminin değişimine, dünya ticaretinde kurumsallaşmalardan kaynak tahsisi sorunları ve politikalarına, talep yönetimi ve bölüşüm politikalarından çağdaş kapitalizmin finansal krizlerine pek çok konuyu aydınlatıyor.

  • Künye: Oktar Türel – Küresel İktisadi Tarihçe, 1980-2009, Yordam Kitap, iktisat, 480 sayfa, 2021

Ellen Meiksins Wood – Kapitalizmin Kökeni (2021)

Kapitalizme alternatif düşünebilmek için kapitalizmin geçmişine ilişkin alternatif anlayışları tartmak gerekir.

İşte çağdaş Marksist düşüncenin büyük isimlerinden Ellen Meiksins Wood’un bu çalışması da, kapitalizmin kökeni ve buna ilişkin tarihsel-teorik tartışmalar üzerine eşsiz bir eser.

Wood öncelikle, konuya ilişkin başlıca tarihsel açıklamaları ve tartışmaları özetliyor, özellikle en yaygın kapitalist gelişme modeli olan “ticarileşme modeli”ni ele alarak bu modele yapılan başlıca itirazları inceliyor.

Yazar, devam eden sayfalarda da, basmakalıp görüşlere karşı çıkan alternatif bir tarihsel anlatı taslağı çiziyor ve bu bağlamda, kapitalist olmayan ticaret, kapitalist emperyalizmin kökeni, kapitalizm ile ulus devlet arasındaki ilişki üzerine özgün tezler geliştiriyor.

“Kapitalizm olarak bildiğimiz bu dinamik iktisadi sistem, nasıl oldu da feodal Avrupa’nın köylüleri ve derebeyleri arasından çıkıp gelişebildi?” sorusunun yanıtını arayan çalışma, kapitalizmin, son derece özgün tarihsel koşulların geç kalmış ve belli bir yere sıkışmış bir ürünü olduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Ellen Meiksins Wood – Kapitalizmin Kökeni: Geniş Bir Bakış, çeviren: A. Cevdet Aşkın, Yordam Kitap, tarih, 224 sayfa, 2021

Adem Yavuz Elveren – Askerî Harcamalar ve Ekonomi (2021)

Askeri harcamaların iktisadi etkilerine Marksist, liberal ve neoklasik perspektiflerden bakan önemli bir inceleme.

Adem Yavuz Elveren, kapitalist devletin şiddet aygıtlarının başında gelen ordunun kapitalizmin hayatiyeti ile ilişkisine yoğunlaşıyor, askerî harcamanın büyümedeki rolü hakkında sıkı bir analize girişiyor.

Kitapta, askeri harcamaların tarihi, askeri harcamaların iktisadi etkileri, Marksist kuramlarda askeri harcamaların kârlılık üzerindeki etkileri, askeri harcamalar ve kâr oranı bağıntısı, Türkiye’de askeri harcamaların ekonomiye etkileri askeri harcamalar ile gelir eşitsizliği arasındaki ilişki gibi önemli konular tartışılıyor.

Kapitalizm savaşlara, savaşlar düşmanlara ve düşmanlar (hep daha üstün) silahlara ihtiyaç duyar.

Bu kitap da, bu eski önermeye odaklanması, ampirik bir yaklaşımla bunu yeniden sorgulamasıyla dikkat çekici.

  • Künye: Adem Yavuz Elveren – Askerî Harcamalar ve Ekonomi: Eleştirel Bir Yaklaşım, çeviren: Çağdaş Sümer, İletişim Yayınları, iktisat, 277 sayfa, 2021

Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali (2020)

Bugün her bebek, gözlerini Devlet “Ana”dan miras borçlara açıyor.

Sınıf mücadelesinin şimdi borç etrafında serpilip yoğunlaştığını belirten Maurizio Lazzarato da, Nietzsche, Deleuze, Guattari, Foucault ve Marx’ın fikirleri ışığında, neoliberal sistemin kamu borcuyla tüm toplumu nasıl borçlandırıp esir aldığını ortaya koyuyor.

Dünyanın dizginlerini ele geçirmiş neoliberal iktisada sıkı bir eleştiri olarak okunabilecek kitapta Lazzarato, borç dediğimiz olgunun kapitalist ekonomi için tehdit olmak bir yana, bizzat neoliberal projenin tam merkezinde bulunduğunu belirtiyor.

Lazzarato’ya göre, alacak-borçlu ilişkisi, sömürü ve tahakküm mekanizmalarını çaprazlama şiddetlendiriyor.

Zira bu ilişki, çalışanlar ile işsizler, tüketiciler ile üreticiler, çalışan ve çalışmayan nüfus yahut emekliler arasında hiçbir ayrım yapmıyor.

Bu kesimlerin tümü sermaye karşısında borçlu, suçlu ve sorumluyken, sermaye ise kendini Büyük Alacaklı, Evrensel Alacaklı olarak gösteriyor.

Borç ekonomisini ve onun tabi kılma politikasını kapsayan ve aşan borç ekonomisini analiz etmek için teorik araçlardan, kavramlardan yoksunduk.

‘Borçlandırılmış İnsanın İmali’, tam da bu boşluğu doldurmasıyla büyük öneme haiz.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali: Neoliberal Durum Üzerine Deneme, çeviren: Murat Erşen, Dergah Yayınları, siyaset, 143 sayfa, 2020

John Seed – Kafası Karışmışlar İçin Marx (2021)

Karl Marx’ın karmaşık düşüncesi üzerine derli toplu bir kılavuz arayanlara bu özlü kitabı öneriyoruz.

John Seed, temel Marksist kavramları ve temaları açıklıyor ve bunların felsefi ve siyasal düşünceyi daha iyi kavramada bize nasıl yol gösterebileceğini anlatıyor.

Kitapta, siyaset, felsefe ve devrim, Engels ve ekonomi politik, Alman ideolojisi, Komünist Manifesto, devrim ve karşı-devrim, siyaset ve sınıflar, sanayi devrimi, kapitalizm, ekonomik kriz, emek siyaseti, uluslararası işçi derneği, sendikalar, fabrika siyaseti, reform ve devrim, entelektüeller ve siyaset, parlamenter politika ve devrim, Marx’ın fikirlerinin Rus devrimi üzerindeki etkileri gibi pek çok konu ele alınıyor.

Çalışma, Marx’ın düşünsel mirasını kafa karışıklığına düşmeyecek şekilde anlama ihtiyacı duyan öğrencilere ve okurlara yönelik olarak hazırlanmış.

  • Künye: John Seed – Kafası Karışmışlar İçin Marx, çeviren: Sami Oğuz, Dipnot Yayınları, siyaset, 238 sayfa, 2021

Ben Fine – Mikroiktisat (2021)

Kelimenin gerçek anlamıyla kırk yıllık iktisat profesörü Ben Fine, mikroiktisat hakkında nitelikli bir kitapla karşımızda.

Fine, yedi bölümden oluşan kitabında, mikroiktisadın iktisat tarihindeki yerinden tüketici ve talep kuramına, üretim ve maliyet fonksiyonlarından tekel ve oligopole, toplulaştırılmış üretim fonksiyonundan içgücü piyasalarına pek çok konuyu aydınlatıyor.

Kitap, mikroekonomik modellerin kavramsal içeriklerini ve metodolojilerini eleştirel bir biçimde gözler önüne sermekle yetinmiyor, aynı zamanda konunun teknik yapısı ve mimarisini de göz ardı etmeden okurlarını bilgilendiriyor.

Bu kitabı alanlara, Ben Fine’ın Ourania Dimakou ile birlikte kaleme aldığı ve yine Yordam Kitap’tan çıkan ‘Makroiktisat’ kitabını da tamamlayıcı eser olarak tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Ben Fine – Mikroiktisat: Eleştirel Bir Kılavuz, çeviren: Benan Eres, Cansu Başak, Gürsan Şenalp ve İlker Haza, Yordam Kitap, iktisat, 176 sayfa, 2021