Paul Blustein – Ve Paralar Geldiği Gibi Gitti (2010)

Paul Blustein ‘Ve Paralar Geldiği Gibi Gitti’de, Dünya Bankası, Wall Street, IMF ve Arjantin’in iflasını anlatıyor.

Kitapta ağırlıklı olarak, 2001 yılında Arjantin devletinin borçlarını ödeyemez hale gelmesinde, ülkede işsizliğin % 25’lere çıkmasında ve devlet hazinesinin iflas ederek ülkenin büyük bir ekonomik bunalıma sürüklenmesinde yukarıdaki kurumların payları irdeleniyor.

Küresel mali istikrarı korumakla yükümlü IMF’nin, tamamen ters tepen stratejilerini Arjantin üzerinden gözler önüne seren kitap, tarihinin en büyük krizini yaşayan ve IMF’yle benzer ilişkileri tartışılan Türkiye’nin, bundan çıkarabileceği dersler konusunda da ipuçları veriyor.

  • Künye: Paul Blustein – Ve Paralar Geldiği Gibi Gitti, çeviren: Derya Yüksek, Varlık Yayınları, ekonomi, 279 sayfa

Kolektif – Finansallaşma ve Kapitalizm Krizi (2010)

‘Finansallaşma ve Kapitalizm Krizi’nde yer alan makaleler, 2008’de dünyayı sallayan krizi merkeze alarak kapitalist ekonominin son otuz yıllık dönemde geçirdiği yapısal dönüşümleri, Marksist ekonomi politiği referans alarak inceliyor.

Kitaba makaleleriyle katılan akademisyenler, krizin tarihçesi, nedenleri ve sonuçlarını çok yönlü bir gözle irdelemeye çalışıyor.

İki bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde, finansallaşmanın ülke içiyle ilgili yönlerine odaklanılıyor ve gelişmekte olan ülkelerin finans sistemlerinin işleyişinin kökenleri araştırılıyor.

Çalışmanın ikinci bölümünde yer alan makaleler ise, dikkatlerini, finansallaşmanın uluslararası boyutlarına çeviriyor.

  • Künye: Kolektif – Finansallaşma ve Kapitalizm Krizi, hazırlayan: Costas Lapavitsas, çeviren: Tuncel Öncel, Yordam Kitap, iktisat, 335 sayfa

Georges Corm – Yeni Küresel Ekonomik Düzensizlik (2010)

Georges Corm elimizdeki çalışmasında, Soğuk Savaş sonrası kapitalizmi belirleyen ve dünyanın iktisadi geleceği için tehdit oluşturan düzensizliklerden söz ediyor.

Temel sorunu, “evrensel düzeyde küreselleşmiş bir tüketici modelinin oluşması” şeklinde ifade eden Corm, bu modelin devletlerin düzenleyici ve koruyucu rolünü gerilettiğini, birkaç kişinin elinde zenginliği yoğunlaştırdığını, orta sınıfları fakirleştirdiğini, hak edilmemiş finansal rantlar yarattığını ve korkunç derecede israflara neden olduğunu söylüyor.

Yazar neoliberal öğretinin zararlı sonuçlarının aşılması için de, sosyalist öğreti dışında bir seçenek geliştirmeye çalışıyor.

  • Künye: Georges Corm – Yeni Küresel Ekonomik Düzensizlik, çeviren: İsmail Kılınç, Phoenix Yayınları, ekonomi, 173 sayfa

Paul Krugman – Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü ve Küresel Kriz (2010)

 

Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Paul Krugman, elimizdeki kitabında, tüm Asya ve Latin Amerika ülkelerine yayılan ekonomik krizleri inceliyor; bunların kapitalist sistemin geleceği için önemli uyarılar olduğunu gösteriyor.

Sınır tanımayan krizler ülkeleri kaosa sürüklerken, dünya devi ABD’nin de, krizlere yakalanan gelişmekte olan ülkeler kadar savunmasız olduğu ortaya çıktı.

Krugman, krizlerin tıpkı hastalıklar gibi, antibiyotiklere karşı direnç kazandıklarını ve kontrolden çıkan finans sisteminin ABD’yi ve dünyayı 1930’lardan bu yana görülen en büyük finans krizine, adım adım nasıl soktuğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Paul Krugman – Bunalım Ekonomisinin Geri Dönüşü ve Küresel Kriz, çeviren: Neşenur Domaniç, Literatür Yayıncılık, iktisat, 185 sayfa

Zafer Toprak – Türkiye’de Milli İktisat 1908–1918 (2019)

Zafer Toprak’ın ‘Türkiye’de Milli İktisat’ı, bundan tam kırk yıl önce yazılmış olmasına rağmen alanda bir klasik olmaya devam ediyor.

İkinci Meşrutiyet yıllarının “milli iktisat” politikasının, Türkiye’nin bağımsızlığa yöneliminde önemli bir başlangıç olduğunu ortaya koyan Toprak, bu durumun 19. yüzyılın ülkeyi bağımlı kılan liberal dünyasına bir başkaldırı, bir ulusal kimlik arayış süreci olduğunu belirtiyor.

Toprak, dönemin iktisat politikasını, birincil el kaynaklarla ve ayrıntıyla ele alarak Osmanlı’nın son döneminde bankacılık, para politikası, millî şirketler, kapitülasyonlar gibi temel konular çerçevesinde dönemin iktisat tarihini inceliyor.

Basında çıkan tartışmalarda zamanın ruhunu ortaya koymasıyla da dikkat çeken çalışmasında Toprak, milli iktisadın, hem Müslüman bir orta sınıfın yaratılması, hem de savaş ekonomisi içinde ülkenin iaşe sorununu, para politikasını, sanayileşmesini çözmeye yönelik bir çözüm olarak gündeme gelişini ayrıntılı bir şekilde analiz ediyor.

  • Künye: Zafer Toprak – Türkiye’de Milli İktisat 1908-1918, İş Kültür Yayınları, tarih, 752 sayfa, 2019

Eric Jones – Avrupa Mucizesi (2010)

Eric Jones, ‘Avrupa ve Asya’nın Tarihinde Çevre, Ekonomi ve Jeopolitik’ alt başlığını taşıyan ‘Avrupa Mucizesi’nde, Avrupa deneyimiyle ilgili genellemelerin esasına iniyor; Avrupa’nın ekonomik deneyiminde doğal çevrenin nasıl bir rol oynadığını irdeliyor ve ulus-devlet biçimindeki siyasal düzenlemelerin, daha önemlisi bu devletler arasındaki işlevsel ilişkilerin, Avrupa’nın ekonomik büyümesini ne ölçüde etkilediğini araştırıyor.

“Ekonomik büyüme ve kalkınma neden Avrupa’da başladı?” sorusundan hareketle çalışmayı kaleme alan Jones, modern Avrupa’yı öncelleyen koşulları, öteki büyük Avrasya uygarlıklarıyla yaptığı karşılaştırmalar ekseninde değerlendiriyor.

Jones’un ayrıntılı karşılaştırmalarında ayrıca, Çin ve Hindistan ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun da yer alması, çalışmanın Türkiye’yi ilgilendiren önemli bir yönüdür diyebiliriz.

  • Künye: Eric Jones – Avrupa Mucizesi, çeviren: Ahmet Fethi, Hil Yayın, tarih, 405 sayfa

Carlos Tablada Pérez – Che’nin Ekonomik Düşüncesi (2010)

Carlos Tablada Pérez, 1987 yılında Ernesto Che Guevara özel ödülünü kazanan elimizdeki çalışmasında, Che’nin ekonomik düşüncesini, ortaya çıkış ve gelişimini sistematik bir biçimde sergiliyor.

Pérez, Marksizm-Leninizmin devrimci geleneklerine bağlı olan Che’nin, Küba’da kapitalizmin tasfiyesi ve sosyalist bir rejimin yaratılması sürecindeki teorik ve pratik faaliyetlerinin, Bütçeye Dayalı Finansman Sistemi’ni tasarlaması ve geliştirmesiyle ortaya çıktığını belirtiyor.

Yazar ayrıca, Che’nin, Küba’da planlı ekonominin, iş takibi ve denetim yöntemlerinin ve ekonomideki kadro formasyonu programının ilk uygulayıcısı olduğunu söylüyor.

  • Künye: Carlos Tablada Pérez – Che’nin Ekonomik Düşüncesi: Geçiş Döneminde Ekonomi ve Politika, yayına hazırlayan: Alp Altınörs, Akademi Yayınları, ekonomi, 206 sayfa

Kate Raworth – Simit Ekonomisi (2019)

Endüstriyel ekonomi, insanlığın olduğu kadar doğanın da düşmanıdır.

Özünde, tüm amacın büyük şirketlerin kârı üzerine inşa edildiği bir sistem olarak kapitalizm, miadını çoktan doldurmuş, çürümüş bir sistemdir.

Kate Raworth, ‘Simit Ekonomisi’ ile yeni bir ekonomik perspektife duyduğumuz ihtiyaca yanıt veriyor.

“Eğer yeni bir ekonomi öyküsü yazmak istiyorsak, eskileri geçmiş yüzyılın ders kitaplarına gömecek yeni resimler çizmek zorundayız.” diyen Raworth, daha insani ve çevreye saygılı yeni bir ekonomi inşa etmek için yedi hedef sunuyor.

Yazar, bugünün ekonomisini yön veren büyüme yaklaşımı yerine gelişmeyi, adaleti ve hakkaniyeti yerleştiriyor, ekonominin nasıl daha sürdürülebilir bir şekilde organize edilebileceğini anlatıyor, kendini yenileyen bir ekonominin imkânları üzerine çok yönlü bir şekilde düşünüyor.

Kitabın, Mahfi Eğilmez’in sunuş yazısıyla açıldığını da belirtelim.

  • Künye: Kate Raworth – Simit Ekonomisi: 21. Yüzyıl İktisatçısı Gibi Düşünmenin Yedi Yolu, çeviren: Akın Emre Pilgir, Tellekt Kitap, iktisat, 376 sayfa, 2019

Ha-Joon Chang – Ekonomi Rehberi (2016)

Özeni, kapsamı ve ülkeler hakkında barındırdığı zengin bilgilerle benzerlerinden ayrılan bir ekonomiye giriş kitabı.

Ekonomi biliminin işleyişi, kapitalizmin gelişimi, ekonomik aktörler, üretim dünyası, finans, eşitsizlik ve yoksulluk, çalışma ve işsizlik, devletin rolü ve buna benzer pek çok bilgi, ‘Ekonomi Rehberi’nde.

  • Künye: Ha-Joon Chang – Ekonomi Rehberi, çeviren: Mihriban Doğan, Say Yayınları, ekonomi, 448 sayfa, 2016

Fatih Duman – Edmund Burke (2010)

Fatih Duman, ‘Aydınlanma Eleştirisinden Devrim Karşıtlığına’ alt başlığını taşıyan elimizdeki kitabında, son zamanlarda düşüncelerine sıklıkla atıf yapılan filozof ve devlet adamı Edmund Burke’ün düşüncelerini ve değerlendirmelerini anlatıyor.

Burke dair Türkçe’de yayımlanmış kapsamlı bir çalışma oluşuyla dikkat çeken Duman’ın kitabı, Aydınlanma çağı ve Fransız Devrimi gibi modernliğin kurucu uğraklarına rastlayan tarihselliği çerçevesinde Burke’ün epistemoloji, moral felsefe, sosyal ve siyasal kuram gibi başlıca alanlarda neyi savunduğunu, ana argümanlarının neler olduğunu inceliyor ve buradan hareketle Burkeçü düşüncenin mirasını tespit ediyor.

Burke’ün düşüncelerini, aydınlanma eleştirisi ve devrim karşıtlığı parametreleri açısından ele alan Duman, Burke’ün “liberal muhafazakârlığı”nın, onu günümüzle ilişkilendirerek “çağdaş” bir figür haline getirdiğini savunuyor.

  • Künye: Fatih Duman – Edmund Burke, Liberte Yayınları, biyografi, 626 sayfa