John Wright – Çözülememiş Suçlar (2015)

Cinayetler, suikasta kurban giden politikacılar, adam kaçırma, soygun ve dolandırıcılık…

Çözülememiş uluslararası olaylar, bu kitabın konusu.

Olof Palme ve Benazir Butto suikastlarından Beyrut’taki British Bank soygununa, Sabrina Aisenberg’in kaçırılmasından Vatikan Bankası skandalına, elliyi aşkın vaka.

  • Künye: John Wright – Çözülememiş Suçlar, çeviren: Cansu Ünsal, Paloma Yayınevi

Onur Bütün – Yedi Kat Yerin Altından Uğultular Geliyor (2015)

Türkiye maden işçilerinin en önemli deneyimlerinden olan, Yeraltı Maden-İş Sendikası’nın kapsamlı bir tarihi, bu kitapta.

Onur Bütün’ün, söyleşilerle desteklediği muazzam çalışması, sendika bünyesinde komite ve konseylerin nasıl kurulduğu ve işlediğinden işgal edilen ve yasadışı üretim yapan maden ocaklarında üretim sürecinin nasıl organize edildiğine, konuyu zengin bir çerçevede ele alıyor.

  • Künye: Onur Bütün – Yedi Kat Yerin Altından Uğultular Geliyor, Dipnot Yayınları

William Davies – Mutluluk Endüstrisi (2018)

Mutluluğa karşı olunabilir mi?

Aristoteles mutluluğu –ahlaki açıdan daha geniş anlamıyla– insanlığın nihai amacı olarak görüyordu.

Bu kuşkusuz herkesin katılmayacağı bir yorum.

Nietzsche ise, “İnsanlar mutlu olmak için çabalamaz; bu sadece İngilizlere özgü bir davranıştır,” demişti.

Öte yandan pozitif psikoloji ve mutluluk ölçümü 1990’lardan bu yana siyasi ve ekonomik kültürümüze nüfuz etti ve bugün de, siyasetçilerle yöneticilerin mutluluk ve esenlik mefhumlarını sahiplenme şekline yönelik kaygılar artmış durumda.

Bunun yanı sıra “mutluluk bilimi”, nihayetinde çektikleri ıstıraplardan ötürü insanları sorumlu tutup –tabii dâhiyane bir şekilde onları ilaçla tedavi ederek– sorunu oluşturan koşulları yok sayacak bir konuma gelme riski taşıyor.

İşte William Davies’in şahane çalışması ‘Mutluluk Endüstrisi’, yeni nesil kapitalist sistemin mutluluğumuzu bahane ederek yaşamımızın kontrolünü nasıl ele geçirdiğini gözler önüne seriyor.

Davies, hem büyük şirketlerin, piyasaların ve hükümetlerin, haz ve mutluluk arayışımızdan faydalanarak, tüketim davranışlarımıza nasıl yön verdiğini örnekler eşliğinde açıklıyor hem de bu korkunç kısırdöngüden nasıl kurtulabileceğimizi gösteriyor.

Kitabı, reklamların, motivasyon artırmaya yönelik işyeri terapilerinin, zindelik ve esenlik vaat eden guruların, yaşam koçlarının, spor hocalarının, pozitif psikoloji uzmanlarının ve mutluluk iktisatçılarının yarattığı statüye, güce, kariyere ve paraya odaklanmış bu tüketim sarmalının gerçekte neye hizmet ettiğini daha iyi kavramak isteyenlere şiddetle öneririz.

Kitaptan iki alıntı:

“Zihni izlenip ölçümlenmesi gereken kendine has davranış ve hastalıklara sahip, mekanik ya da organik bir nesne olarak gören bilimsel bakış açısı belki de sıkıntılarımızın çözümünden ziyade onları yaratan köklü kültürel nedenlerden biridir.”

“‘Mutluluk endüstrisi’ güçlüye zayıfın haklarını hatırlatmak yerine zayıfa güçlü olmayı dayatıyor. Rekabet ve acımasızlık sağlıklı sayılıyor.”

  • Künye: William Davies – Mutluluk Endüstrisi, çeviren: Müge Çavdar, Sel Yayıncılık, inceleme, 294 sayfa, 2018

Şeyhmus Diken ve Nurcan Baysal – Kürdistan’da Sivil Toplum (2015)

Kültür sanattan insan haklarına, ekolojiden araştırma kuruluşlarına, Kürt coğrafyasında varlık gösteren sivil toplum kuruluşları hakkında önemli bir çalışma.

Şeyhmus Diken ve Nurcan Baysal, hem söz konusu kurumları tanıtıyor hem de Türkiye’nin barış sürecinde sivil toplum dünyasının “barışa” ve “sürece” nasıl baktığını saptıyor.

  • Künye: Şeyhmus Diken ve Nurcan Baysal – Kürdistan’da Sivil Toplum, İletişim Yayınları

Yuval Noah Harari – 21. Yüzyıl İçin 21 Ders (2018)

Bizde de oldukça sevilen Yuval Noah Harari, çağımızın siyasi, ekonomik, toplumsal, teknolojik ve varoluşsal sorunlarının yarattığı tahribatın nasıl üstesinden gelebileceğimizi tartışıyor.

Harari burada,

  • Dinin yükselişi ne anlama geliyor?
  • Bilgisayar ve robotların insanın geleceğine ne gibi etkileri olacak?
  • Önemli bir sorun haline gelmiş yalan haber furyasıyla nasıl başa çıkabiliriz?
  • Büyük veri hayatımızı bu denli kuşatmış ve bizi bu kadar belirler haldeyken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?
  • Doğruyla yanlışın ve haklıyla haksızın iç içe geçtiği, çürümenin sınır tanımadığı günümüz dünyasında ahlakı nasıl yeniden tanımayabiliriz?
  • Milliyetçilik bütün dertlerimize deva mı?
  • Eşitsizlik ve iklim değişikliğine karşı neler yapabiliriz?

Harari kitabında, 21 bölümde, bu ve bunun gibi önemli sorulara cevap ararken, okurunu da yaşadığı çağ üzerine düşünmeye ve harekete geçmeye davet ediyor.

  • Künye: Yuval Noah Harari – 21. Yüzyıl İçin 21 Ders, çeviren: Selin Siral, Kolektif Kitap, siyaset, 336 sayfa, 2018

Samir Amin – Avrupa-Merkezcilik (2018)

Samir Amin sisteminde Avrupa-merkezciliğe getirdiği eleştiriler yoğundur ve Amin’in bu bağlamda yaptığı en önemli katkılardan biri, Marksizmi Avrupa-merkezci bakış açısından koparmasıdır.

Yakın zamanda aramızdan ayrılan Amin’in elimizdeki kitabı ise, hem Avrupa-merkezciliği tarihsel, eleştirel ve kapsamlı bir şekilde tartışması hem de çağdaş dünyaya ilişkin Avrupa-merkezci olmayan bir görüşün dinamiklerini ortaya koymasıyla çok önemli.

Amin burada,

  • Avrupa ve Ortadoğu’da haraççı ideolojinin oluşumunu,
  • Kapitalizm öncesinde dünyanın diğer kültürel alanlarındaki haraççı kültürün yapısını,
  • Avrupa-merkezciliğin güdük evrenselciliğini ve kültürcü içe kapanmayı,
  • Metafiziğin aşılmasını ve dinin yeniden yorumlanmasını,
  • Avrupa-merkezli kültürcülüğün oluşumunu,
  • Var olan kapitalizmin meydan okuması karşısında Marksizmin tavrını,
  • Bölgecilik ve köktencilik arasındaki bağı,
  • Evrensel bir kültür için temel kavramları,
  • Merkantilizmi ve kapitalizme geçiş sürecini,
  • Avrupa-merkezcilik ve ulus kuramı arasındaki ilişkiyi,
  • Çağdaş dünyaya ilişkin Avrupa-merkezli olmayan bir görüşün dinamiklerini,
  • Ve bunun gibi pek çok önemli konuyu tartışıyor.

Künye: Samir Amin – Avrupa-Merkezcilik: Bir İdeolojinin Eleştirisi, çeviren: Mehmet Sert, Yordam Kitap, inceleme, 272 sayfa, 2018

Gerard Delanty – Bir Kavramın Anatomisi (2015)

Batı’nın ütopik felsefesinin kökenlerinde topluluk kavramının gelişiminin postmodern kuram ve çokkültürlülük bağlamında bir incelemesi.

Batı siyaseti ve düşüncesinde topluluk üzerine görüşlerin dönüşümü ve topluluk kavramının klasik sosyoloji ve antropolojideki yeri konularında bir başucu kitabı.

  • Künye: Gerard Delanty – Bir Kavramın Anatomisi: Topluluk, çeviren: F. Bilge Atay, Everest Yayınları

Sara Ahmed – Duyguların Kültürel Politikası (2015)

Bir kültürel olgu olarak duygular, iktidar ilişkilerini yeniden üretmede nasıl bir işlev üstleniyor?

Korku, iğrenme, utanç ve sevgi gibi duyguların, “ötekilere” karşı farklı yönelimler olarak işlediğini savunan Sara Ahmed’e göre nefret de, mültecilik ve göçmenlik söylemlerinde bir tehdide dönüşerek dolaşıma girmekte.

Duyguların kültüre dahi etki edebilecek denli güçlü olduğunu yakından görmek isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

  • Künye: Sara Ahmed – Duyguların Kültürel Politikası, çeviren: Sultan Komut, Sel Yayıncılık

Mustafa İsen – Varayım Gideyim Urumeli’ne (2009)

Mustafa İsen, alt başlığı ‘Türk Edebiyatı’nın Balkan Boyutu’ olan ‘Varayım Gideyim Urumeli’ne’de, Balkanlardaki Türk kültürünün ve edebiyatının izlerini sürüyor.

Aynı zamanda Belgrad Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak da çalışan İsen, ailesinin 93 Harbi olarak bilinen Balkan Savaşı sonrası Türkiye’ye göç ettiğini ve küçük yaştan itibaren aile içinde anlatılan tarihi konulara merak sardığını söylüyor.

İsen, kitapta bir araya getirdiği makalelerinde, bölgeye tarihi bir arka plan bilgisiyle bakıyor ve bu kültürün sahip olduğu muazzam zenginliği okuyuculara aktarıyor.

Kitapta ayrıca, Balkanlardaki Türk edebiyatı üretimleri ile bu edebiyatın ana hatları da ele alınıyor.

  • Künye: Mustafa İsen – Varayım Gideyim Urumeli’ne, Kapı Yayınları, inceleme, 205 sayfa

Bayram Yaşlı – Yeter Kan Akmasın (2009)

Bayram Yaşlı, ‘Barışa Adanmış Bir Hayat Hikâyesi’ alt başlıklı ‘Yeter Kan Akmasın’da, on dört yaşında kan davasıyla tanışan, ardından da hayatını bu olayları önlemeye adayan Sait Şanlı’nın hikâyesini anlatıyor.

Hayatını barışa adayan Sait Şanlı, kan davası, kız kaçırma, berdel gibi konulardan doğan beş yüze yakın husumeti bitirmeyi başarmış bir isim.

Barış Baba ismiyle de bilinen Sait Şanlı, yaptıklarından dolayı Türiye’de birçok ödül kazanmış. Kendisi de bir hiç uğruna kan davası kurbanı olan Şanlı, henüz on dört yaşındayken ailesiyle birlikte memleketini terk etmek zorunda kalmış.

Yaşlı’nın çalışması, Şanlı’nın ilginç hikâyesini anlatırken, töreleri de sorguluyor.

  • Künye: Bayram Yaşlı – Yeter Kan Akmasın, Alfa Yayınları, inceleme, 235 sayfa