Gül Özateşler – Çingene (2016)

2010’da Manisa’nın Selendi kasabasında bir grup, Çingenelere saldırdı.

Bu olay, tam da Gül Özateşler’in, Çingenelerin 1970’te Çanakkale’nin Bayramiç kasabasında zorla yerinden edilmelerini araştırdığı bir döneme rastlar.

İşte eldeki kitap, bunun gibi olaylar üzerinden Türkiye’de Çingenelere yönelik yaftalama ve dışlayıcı şiddetin toplumsal dinamiklerini irdelemekte.

  • Künye: Gül Özateşler – Çingene, Koç Üniversitesi Yayınları

Hakan Tartan – Son Ses (2016)

Gazetedeki ölüm ve anma ilanlarını 100 yıllık bir süreçte ele alan ilginç bir çalışma.

Hakan Tartan, sıradan insanlardan bilim insanları ve siyasetçilere ait pek çok ölüm ve anma ilanının peşine düşüyor ve bunların kendisinde yarattığı duyguları kaleme döküyor.

Kitap, her şeyde olduğu gibi, bu 100 yıllık zaman aralığında ölüm ve anma ilanlarındaki değişimi de kayda geçiriyor.

  • Künye: Hakan Tartan – Ölümün İlanı: Son Ses, Doğan Kitap

Michael Krondl – Lezzet Fetihleri (2020)

“Karabiber öğütücünüzdeki buruşuk küçük kırmızı taneler Avrupa’nın dünya sahnesine girişinin ve dünyayı fethedişinin işaretini vermişti. Küreselleşmenin kökeni doğrudan baharat ticaretine dayandırılabilir.”

Venedik, Lizbon ve Amsterdam, baharat ticareti sayesinde dünyanın en zengin şehirleri haline geldiler.

Fakat baharatın tarihteki seyahati, asla bununla sınırlı değildi.

Zira dünyanın öbür ucunda köle ticaretinin, soykırımların ve sömürgeciliğin en büyük nedenlerinden biri olacaktı.

İşte Michael Krondl imzalı bu harikulade çalışma, olağanüstü zenginliklere, maceralara, acımasız kıyımlara sebep olmuş, imparatorlukların kaderini değiştiren baharatların hem yemek tarihinde hem de dünya tarihinde oynadıkları rolü çok yönlü bir bakışla ele alıyor.

Baharat imparatoru olmuş yukarıdaki üç büyük kenti odağına alan ‘Lezzet Fetihleri’, Haçlı Seferleri’nden Doğu’daki cennet arayışlarına, Ümit Burnu’nun keşfinden küreselleşmenin ilk adımlarına, yemek kültüründen sömürgeciliğe uzanan geniş bir yelpazede baharatın ilginçliklerle dolu tarihi serüvenini anlatıyor.

  • Künye: Michael Krondl – Lezzet Fetihleri: Üç Büyük Baharat Kentinin Yükselişi ve Çöküşü, çeviren: C. Aslı Kutay, İletişim Yayınları, tarih, 266 sayfa, 2020

Peter Burke – Avrupa’da Rönesans (2016)

Petrarca ile başlayıp Descartes’la biten kültürel bir hareketin, tüm Avrupa’da silinmez izler bırakmış Rönesans’ın tarihi.

Peter Burke, Rönesans’ın ilk nüvelerinin ortaya çıkışını, hareketin evrensel değerlerinin Avrupa’da aldığı yerel biçimleri, Rönesans’ın Avrupa’nın düşünsel ve kültürel çehresini nasıl değiştirdiğini tartışıyor.

  • Künye: Peter Burke – Avrupa’da Rönesans, çeviren: Uygar Abacı, Islık Yayınları

Robert Pogue Harrison – Gençleşme (2016)

Anne veya babanızın lise fotoğraflarındaki hallerinin, sizin lise fotoğraflarınızdaki halinizden daha yaşlı göründüğünü fark etmişsinizdir.

Robert Pogue Harrison da, bu beklenmedik gençleşme olgusunu irdeliyor.

Yaşlı olduğumuz halde, modern dönemlerin dış görünüş ve zihniyetimizle bizi nasıl genç gösterdiğini görmek isteyenlere.

  • Künye: Robert Pogue Harrison – Gençleşme, çeviren: Merve Pehlivan, Koç Üniversitesi Yayınları

Solomon Volkov – Romanov Hanedanı (2020)

On yedinci yüzyıldan itibaren Rusya’yı derinden etkilemiş Romanov hanedanı üzerine çok önemli bir çalışma.

Solomon Volkov bu eşsiz incelemesinde, Romanovların üç yüz yıllık hanedanı ile Avvakum, Lomonosov, Glinka, Lermontov, Gogol ve Dostoyevski gibi birçok sanatçının iç içe geçtiği tarihini anlatıyor.

Volkov, Rus İmparatorluğunu en büyük sınırlarına ulaştıran Romanov hanedanının, aynı zamanda klasik Rus kültürünün yaratılmasında nasıl temel bir rol oynadığını da gözler önüne seriyor.

Çok iyi bir kültür tarihi olarak okunabilecek kitap, hükümdarların ve “onların” yazarlarının, şairlerinin, bestecilerinin, ressamlarının canlı, parlak portrelerini çiziyor.

  • Künye: Solomon Volkov – Romanov Hanedanı: 1613’ten Devrime Rus Kültür Tarihi, çeviren: Sabri Gürses, Alfa Yayınları, tarih, 368 sayfa, 2020

Nilüfer Taşkın – Bu Bir İsyan Şarkısı Değil! (2016)

Laz toplumu üzerinden müzik ile etnisite bağlantısını toplumsal eksenine oturtarak inceleyen nitelikli bir çalışma.

Kimliğin içinde bulunduğu şartlara göre sürekli olarak yeniden ve yeniden tanımlandığını gözler önüne seren kitap, çağdaş Laz kimliğinin arka planını, Laz müziğinin geleneksel bağlamını ve popüler temsilini irdeliyor.

  • Künye: Nilüfer Taşkın – Bu Bir İsyan Şarkısı Değil!, İletişim Yayınları

Su Erol – Mazlum ve Makul (2016)

İstanbul’da yaşayan Süryanilerin dünyasına dair bilinmeyenler, bu kitabın konusu.

Süryani Ortodoksların etno-dinsel kimlik inşasının tarihsel sürecini irdeleyerek başlayan kitap, İstanbul’a yapılan iç göç bağlamında Süryani göçünü, Süryani kimliğinin şehirdeki maddi ve sembolik görünümlerini, Müslüman ve gayrimüslim topluluklar ile evlilik ve sosyal ilişkilerini irdeliyor.

  • Künye: Su Erol – Mazlum ve Makul, İletişim Yayınları

Mehmet Bayrak – Kürt Bâtınîliğinde Kutsal Metinler (2016)

Kürt bâtınîliğinin tarihi, ibadet erkânı, ritüelleri ve kültürü hakkında arşivlik bir çalışma.

Kürtlerde bâtinî inanç kültürün gelişimi, Alevi Kürtlerin müziği ve bâtinî nefesleri, bir bâtinî akım olarak hakikatçı Alevilik, Yaresan Kürtlerde müzik ve edebiyat, Êzidî Kürtlerin kutsal kitapları ve Zerdüşt’ün Gathaları, araştırmacı Mehmet Bayrak’ın bu enfes çalışmasındaki kimi konular.

  • Künye: Mehmet Bayrak – Kürt Bâtınîliğinde Kutsal Metinler, Özge Yayınları

Aslıhan Burcu Öztürk – Bebekten Katile Erkeklik (2020)

Kadına yönelik şiddetteki asıl mesele, bunun yalnızca erkeğe özgü bir sorun olarak ele alınması.

Oysa bu başlı başına bir toplumsal sorundur.

Başka bir deyişle, kadına şiddet uygulayan erkek, genel anlamda içinde bulunduğu toplum tarafından biçimlendirilir.

İşte Aslıhan Burcu Öztürk’ün bu özenli çalışması da, kadına şiddet uygulayan erkeğin dünyasına mercek tutmasıyla önemli.

Öztürk’ün feminist bir yaklaşımla ördüğü çalışmasının en büyük katkısı ise, erkekliğin bu coğrafyada nasıl inşa edildiğini adeta adım adım izlemesi.

Kitap, şiddetle kuşatılan erkeğin, çocukluktan yetişkinliğe evde, okulda, işte, yatak odasında, askerde ve cezaevinde verdiği erkeklik sınavını, nasıl olup da kadını yaralayarak ve yok ederek geçmeye çalıştığını çarpıcı bir biçimde gösteriyor.

Hem şiddetin kaynağını daha iyi kavramak hem de bu konuda neler yapabileceğimizi daha iyi görmek açısından okunması gereken bir çalışma.

  • Künye: Aslıhan Burcu Öztürk – Bebekten Katile Erkeklik: Kadına Şiddet Uygulayan Erkekler, Nika Yayınevi, inceleme, 240 sayfa, 2020