Bayram Bilge Tokel – Neşet Ertaş Kitabı (2012)

  • NEŞET ERTAŞ KİTABI, Bayram Bilge Tokel, Kapı Yayınları, inceleme, 331 sayfa

 

Bayram Bilge Tokel, yeni bir baskıyla yayınlanan elimizdeki kitabında, kısa bir süre önce aramızdan ayrılan Neşet Ertaş’ı, onun hayatını adadığı sanatını anlamaya koyuluyor. Bir biyografi çalışmasından ziyade, bir uzmanın değerlendirmeleri ekseninde Ertaş’ın müzik dünyasına dair gözlemler barındırmasıyla dikkat çeken kitap, Ertaş’ın olağanüstü yeteneğini, geleneğe hakimiyetini ve geleneği yeniyle bağdaştırabilme kabiliyetini irdeliyor. Hacı Taşan ve Çekiç Ali gibi yörenin önemli sanatçılarının da ayrıca değerlendirildiği çalışma, Neşet Ertaş’la farklı dönemlerde yapılan birebir görüşmeler barındırmasıyla da dikkat çekiyor.

Ömer Eğecioğlu – Müzisyen Strausslar ve Osmanlı Hanedanı (2012)

  • MÜZİSYEN STRAUSSLAR VE OSMANLI HANEDANI, Ömer Eğecioğlu, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 282 sayfa

 

Ömer Eğecioğlu, elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, Osmanlı’nın Batılılaşma serüvenini, Avrupa’yla müzik üzerinden kurduğu ilişki aracılığıyla analiz ediyor. Müzisyen baba Johann Strauss, oğul Johann Strauss, Eduard Strauss ve Fransız besteci Isaac Strauss’un Osmanlı hanedanıyla müzikal ilişkisi, çalışmanın ana konusunu oluşturuyor. Sultan Abdülmecid ve Johan Strauss, baba Johann Strauss ve Josef Lanner’in Fethi Ahmet Paşa’ya ithaf ettiği valsler, Johann Strauss’un Sultan II. Abdülhamid’e ithafen yazdığı vals ve Eduard Strauss’un Sultan Abdülaziz’e ithaf ettiği müzik, kitapta yer alan ilgi çekici konulardan birkaçı.

Tamer Kütükçü – Radyoculuk Geleneğimiz ve Türk Musikisi (2012)

  • RADYOCULUK GELENEĞİMİZ VE TÜRK MUSİKİSİ, Tamer Kütükçü, Ötüken Yayınları, müzik, 286 sayfa

 

Tamer Kütükçü bu kitabında, Türkiye’nin radyoculuk serüvenini başlangıcından bugüne, başat kurumlarıyla masaya yatırarak, bu sürecin ülke müziği üzerinde ne gibi etkilerde bulunduğunu araştırıyor. Kütükçü, çalışma alanını, ilk İstanbul Radyosu (1927-1938), Ankara Radyosu (1938-1949), Yeni İstanbul Radyosu (1949-1964), 1964’ten bugüne TRT içindeki radyolar ve 1990’lardan itibaren başlayan özel radyolar olmak üzere, beş döneme ayırıyor. Yazar, radyoların tarihçesini verdikten sonra, bunların musiki üzerinde ne gibi etkilerde bulunduğunu irdeliyor ve Türkiye’de bu zaman aralığında yaşanan dönüşümleri müzik üzerinden izliyor.

Cem Behar – Aşk Olmayınca Meşk Olmaz (2012)

  • AŞK OLMAYINCA MEŞK OLMAZ, Cem Behar, Yapı Kredi Yayınları, müzik, 235 sayfa

 

Cem Behar’ın, genişletilmiş bir baskıyla yeniden yayımlanan ‘Aşk Olmayınca Meşk Olmaz’ı, Osmanlı/Türk müzik geleneğinde bir öğretim yöntemi olan “Meşk” kavramına ve onun etrafındaki uygulamalara odaklanıyor. Kitapta, meşk ve usûl, meşkin geçmişi, söz ve saz eserleri meşki, meşkte uzmanlaşma ve meşk mekânları gibi konular değerlendiriliyor. Behar’ın kitabı, müzikte başvurulan bir öğretim yöntemini irdelemekle yetinmeyerek, Osmanlı/Türk müzik geleneğinin esasının nasıl oluştuğunu, gelenek içinde nasıl bir eğitim sisteminin uygulandığını ve geleneğin kendisini ne şekilde yenilediğini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Radi Dikici – Cumhuriyet’in Divası: Müzeyen Senar (2011)

  • CUMHURİYET’İN DİVASI: MÜZEYYEN SENAR, Radi Dikici, Everest Yayınları, biyografi, 420 sayfa

 

Müzeyyen Senar, kendine has sesi, üslubu ve kişiliğiyle, gerçek anlamda bir usta. Radi Dikici’nin ilk baskısı 2004’te yapılan ve yeni bölümler eklenerek yeniden yayımlanan elimizdeki biyografisi, Senar’ın hayatını derli toplu bir şekilde ortaya koyarken, Türkiye müziğinin Cumhuriyet sürecini de aydınlatıyor. Kitapta, Senar’ın doğumu; müziğe ilgisinin nasıl uyandığı; Üsküdar Musiki Cemiyeti’ndeki eğitimi; taş plak dönemi; radyoda, sahnede ve televizyon zamanlarında şarkı söyleme deneyimi; Atatürk’ün karşısına çıkması; Ankara Radyosu’ndaki günleri; Amerika konserleri ve Feraye-Vehbi Koç, Selahattin Pınar, Safiye Ayla ve Zeki Müren gibi tanınmış isimlerle ilişkileri anlatılıyor. Ayrıca, özel olarak hazırlanmış, Müzeyyen Senar’ın taş plaktan kaydedilmiş on beş şarkısının da, kitapla birlikte verildiğini belirtelim.

Simone Berteaut – Edith Piaf: Kaldırım Serçesi (2007)

  • EDITH PIAF: KALDIRIM SERÇESİ, Simone Berteaut, çeviren: Aydın Emeç, İthaki Yayınları, biyografi, 479 sayfa

 

‘Edith Piaf: Kaldırım Serçesi’nin yazarı Simone Berteaut’nun ilginç bir hikâyesi var. 29 Mayıs 1918 günü Lyon’da dünyaya gelen Berteaut’nun annesi, henüz on bir günlükken onu Paris’e getirdi. Jean-Baptiste Berteaut da, babasız doğan çocuğa soyadını verdi. Ama Simone’un asıl babası, aynı zamanda Edith Piaf’ın da babası olan Louis Gassion’du. Fakat Simone, asıl babası Gassion’la, ancak on iki buçuk yaşındayken tanışacaktı. Bu tanışma Simone’un hayatını değiştirecek, üvey kardeşi Edith’le sokaklarda şarkı söyleyip, akrobatlık yapacak ve bu beraberlikleri otuz yıl boyunca sürecekti. İşte Berteaut, Edith Piaf öldükten sonra, onu en iyi tanıyan isim olarak ‘Kaldırım Serçesi’ni yazacaktı.  Kısa zamanda belli başlı dillere çevrilen ve gözlemleriyle dikkat çeken bu kitap, Edith Piaf’ın aşk ve müzikle geçen hızlı yaşamından önemli ayrıntılar barındırıyor.

Michael Kuyucu – Türkiye’nin Eurovision Serüveni (2011)

  • TÜRKİYE’NİN EUROVISION SERÜVENİ, Michael Kuyucu, Esen Kitap, müzik, 548 sayfa

 

Türkiye’nin, dünyanın en önemli müzik organizasyonlarından biri olan Eurovision’la macerası, uzun yıllardır hem keyifli hem de gerilimli tartışmalarla sürüp gidiyor. Michael Kuyucu elimizdeki kitabında, bu serüvenin detaylı bir analizini sunuyor. Kuyucu’nun anlatımına, Türkiye pop tarihinin son otuz yılına damgasını vurmuş isimler de iştirak ediyor. Eurovision şarkı yarışmasıyla ilgili birçok verinin yer aldığı kitap, Türkiye’nin bu yarışmayla ilişkisini yıl yıl takip ediyor. Türkiye finallerinin ayrıntılı analiz ve yorumlarının yer aldığı kitap, aynı zamanda bu süre zarfında ülkede yaşanan sosyal ve kültürel değişimi de adım adım izliyor.

Ufuk Önen – Ses Kayıt ve Müzik Teknolojileri (2007)

  • SES KAYIT VE MÜZİK TEKNOLOJİLERİ, Ufuk Önen, Çitlembik Yayınları, müzik, 426 sayfa

Kendisi de Ses Kayıt Mühendisi olan Ufuk Önen, aynı zamanda, Hazy Hill grubunda da gitarist, vokalist ve besteci olarak bulunmuş. Dolayısıyla Önen’in bu kitabı, tamamıyla ses ve müzik bilgisine ile deneyimlerine dayanıyor demek abartılı olmaz. Önen’in kitabı, amatör ve profesyonelleri ses ve müzik teknolojileri gibi karmaşık konularda bilgilendirmeyi amaçlıyor. Sinyaller, kablolar, konnektörler, hoparlörler, amplifikatörler, akustik, dijital ses teknolojisi, mikrofonlar, mikser, kayıt cihazı formatları, sinyal işlemciler, kanal kayıt, kayıt teknikleri, midi, senkronizasyon, editing, miks ve görüntü için ses-post prodüksiyonu kitabın ele aldığı başlıca konular.

Paul Hindemith – Ses İşçiliği (2007

  • SES İŞÇİLİĞİ, Paul Hindemith, çeviren: Yavuz Oymak, Norgunk Yayıncılık, müzik, 260 sayfa

‘Çoksesli Müzikte Temel Kompozisyon Eğitimi’, ‘Ses İşçiliği’nin alt başlığı. 20. yüzyılın önemli bestecilerinden olan Hindemith’in bu kitabı, çağdaş müzik kuramı ve 20. yüzyıl müzik hareketi üzerine kapsamlı ayrıntılar barındırıyor. Bilindiği gibi, Hindemith, Almanya’da Nazizmin yükseldiği yıllarda Türkiye’ye gelerek, Ankara Konservatuvarı’nın kuruluşuna önemli katkılarda bulunmuştu. Bu kitabının önemiyse, yüzyıl müziğinin Stravinski, Schönberg ve Bartok ile aşmaya çalıştığı krizi göğüsleyen önemli bir müzik adamının kaleminden çıkmış olması. Dolayısıyla kitap, müzik kuramına, alanın bütünselliğini olabildiğince gözeterek yaklaşan özellikleriyle önemli.

Ersin Antep – Türk Bestecileri Eser Kataloğu (2007)

  • TÜRK BESTECİLERİ ESER KATALOĞU, Ersin Antep, Sevda Cenap And Müzik Vakfı Yayınları, müzik, 573 sayfa

‘Türk Bestecileri Eser Kataloğu’, Ersin Antep’in daha önce yayımlanan ‘Türk Bestecileri Eser Kayıt Kaynakçası’nın bir devamı olarak düşünülebilir. Kitap, Türkiyeli bestecilerin eserlerini daha eksiksiz görebilme ve onlara ulaşabilme kolaylıkları sunuyor. Türkiye’deki müzik çalışmalarının eksikliği düşünüldüğünde, Antep’in çağdaş Türk bestecilerinin yapıtlarından oluşturduğu bu liste, kuşkusuz, bu alan için değerli bir kaynak özelliğine sahip. Çalışma için ilk olarak Gültekin Oransay, Ahmet Say ve Evin İlyasoğlu gibi müzik yazınının önde gelen isimlerinin yayınları tarandı ve her bestecinin bütün eserleri listelendi. İkinci olarak yaşayan her bestecinin eser listesi hazırlanarak söz konusu besteciye gönderilip teyit edildi. Dolayısıyla kitap, sadece müzik uzmanları için değil, Türkiye’nin müzik külliyatının kayda geçirilmesi anlamında da değerli.