Elyakim Kislev – İlişkiler 5.0 (2024)

‘İlişkiler 5.0’, disiplinler arası bir çalışma ile sosyolojiyi, tarihi ve psikolojiyi harmanlayarak geçmişten günümüze ilişkilerin ne tür değişimler geçirdiğini nesnel verilerle ortaya koyuyor.

İnsan-teknoloji ilişkilerine dair kapsayıcı bir yaklaşımı savunan ‘İlişkiler 5.0’, araştırma verileri, uzman görüşmeleri ve kapsamlı deneysel araştırmaların sonuçlarıyla ikna edici argümanlar sunuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“‘İlişkiler 5.0’ kitabının içeriğinden son derece rahatsız olan okuyucular ve aynı zamanda insan-robot ilişki olasılığından büyük heyecan duyanlar aynı fikirde birleşmelidir: Türümüzü karakterize eden ve tarih boyunca bizi var eden şey, gelişme ve yeni koşullara uyum sağlama yeteneğimizdir. Bu nedenle, insanlığın bir kez daha teknolojiye uyum sağlamasına şaşırmamalıyız.”

  • Künye: Elyakim Kislev – Tarih Boyunca Ailenin Evrimi ve İlişkiler 5.0: Yapay Zekâ, Sanal Gerçeklik ve Robotlar Duygusal Hayatlarımızı Nasıl Yeniden Şekillendirecek?, çeviren: İrem Hattat, The Kitap Yayınları, inceleme, 344 sayfa, 2024

Karen Horney – Çağımızın Tedirgin İnsanı (2024)

Karen Horney; Adler, Fromm ve Sullivan gibi sosyal psikolojik kişilik teorisi geliştirmiş ve bu teoriyi yaygınlaştırmış önde gelen psikiyatristlerdendir.

Berlin Psikanaliz Enstitüsü’nde Karl Abraham ve Hanns Sachs tarafından analiz edildikten ve yetiştirildikten sonra Franz Alexander’ın davetiyle ABD’ye gitti; önce Chicago Psikanalist Enstitüsü’nde, daha sonra çeşitli kuruluşlarda üst düzey yönetici olarak çalıştı.

Bilim çevrelerinde takdirle karşılanmış ve eserler üretmiş bir bilim kadınıdır.

Geniş bir kitlenin anlayabileceği bir dille yazılmış ‘Çağımızın Tedirgin İnsanı’, bugünün kültüründe nevrozluğun oluşma şekillerini inceleme konusu yapan öncü kitaplardan biri oldu.

Karen Horney’e göre Freud’da bireyin karşılaştığı sorunların biyolojik bir yönelişle ele alınmasına karşılık sosyolojik yöneliş eksik kalmıştır.

Freud sosyal olayları daha çok psikolojik etkenlerle ve psikolojik etkenleri de daha çok biyolojik etkenlerle açıklamaya çalıştı.

Horney’e göre “nevrozlar, insanlığın kültürel gelişme için ödemek zorunda kaldığı bir bedeldir”, karakter gelişiminde meydana gelen değişikliklerin sebebi de budur.

Horney, elinizdeki kitapta şöyle bir uyarıda bulunuyor: “Kültürel olarak belirlenmiş güçlükleri şiddetli bir şekilde hisseden kimseler –özellikle çocukluk yaşantılarında bu gibi güçlüklerin etkisini şiddetle duymuş olanlar–, bunun sonucu olarak da bu güçlüklerin içinden çıkamayanlar ya da kişiliklerinden çok şey yitirerek çıkabilenler büyük bir olasılıkla nevrotiktirler. Onları kültürümüzün üvey çocukları olarak niteleyebiliriz.”

  • Künye: Karen Horney – Çağımızın Tedirgin İnsanı, çeviren: Ayda Yörükân, Doğu Batı Yayınları, psikoloji, 282 sayfa, 2024

Emmy Van Deurzen, Claire Arnold-Baker – Varoluşçu Terapi (2023)

Varoluşçu terapi, boşluk duygusu, anlam arayışı ve varoluşun zorlu şartları karşısında kendine çıkış yolu arayanlar için güçlü ve etkili yöntemlerden biridir.

İnsanın varoluşundan kaynaklanan konulara odaklanan bu felsefi terapi yaklaşımı, hayata anlam katmanın, yaşamı değerli kılmanın belli başlı yolları hakkında okumaya, düşünmeye ve uygulamaya davet eder.

Hayat en katlanılmaz olduğu zamanlarda bile anlamlıdır.

İnsan yaşadığı acıya, korkuya ve suçluluk duygusuna rağmen içindeki iyiyi ortaya çıkarabilme potansiyeline sahiptir.

Her olumsuzluk, yaratıcı bir güce dönüştürülebilir.

Nasıl mı?

Varoluşçu terapi alanında dünya çapında haklı bir üne sahip olan Emmy van Deurzen ile varoluşçu terapist Claire Arnold-Baker’ın kaleme aldığı bu kitap, felsefeyle terapiyi ulaşılabilir kılmakla birlikte tam on beş teorik ve on beş pratik tekniği yalın, anlaşılır haliyle açıklıyor.

  • Künye: Emmy Van Deurzen, Claire Arnold-Baker – Varoluşçu Terapi: Yaşam, Anlam ve Değerler İçin Felsefi Bir Terapi Yaklaşımı, çeviren: Müge Özçelik, Beyaz Baykuş Yayınları, psikoloji, 184 sayfa, 2023

Rainer Funk – Erich Fromm’un Önemi (2024)

Erich Fromm’un hümanist ve bilimsel fikirlerine bugün neden daha fazla ihtiyaç duyduğumuzu, onun son asistanı ve edebi mirasının yöneticisi Rainer Funk, araştırmacı Hamid Lechhab tarafından yöneltilen 100 soruya verdiği cevaplardan oluşan bu kitapta açıklıyor.

Fromm’la olan kişisel deneyimlerinden yola çıkarak başta Fromm’un düşünce dünyasında devrim yaratan sosyal psikoloji kavramına odaklanıyor ve insanların teknik, ekonomik ve toplumsal değişimler karşısındaki tutumunu, özgürlük ve bağlanma sorununu Fromm’un hayatı ve çalışmaları çerçevesinde günümüz için anlamlı kılacak tespitlerle ortaya koyuyor.

  • Künye: Rainer Funk – Erich Fromm’un Önemi: Neden Ondan Vazgeçemiyoruz? (Hamid Lehhab ile Rainer Funk Söyleşisi), çeviren: Rumeysa Oğuz, Say Yayınları, söyleşi, 104 sayfa, 2024

Salman Akhtar – Kederi Anlamak (2023)

Psikiyatrist Salman Akhtar bu eserinde adına keder denen ruh halini güvensizlik ve kıskançlık gibi dışsal tetikleyicilerden, pişmanlık ve umutsuzluk gibi içsel kaynaklara kadar detaylı bir şekilde analiz ediyor.

Soğuk ve mesafeli bir keder atlası oluşturmakla yetinmeyip umut ve iyimserlik dolu yaklaşımını da işin içine katıyor.

Herkesin tanıdığı bu içsel vaziyeti bir tür iyi hissetme seansına çevirmeden, bilimsel ihtimamından ödün vermeden ele almayı başarıyor.

‘Kederi Anlamak’, bir ruh halinin karmaşık mekanizmalarına dair derinlemesine bir kavrayışın ifadesi.

İnsan olma deneyiminin en kasvetli yüzlerinden birine dair çok boyutlu ve iyimser bir rehber.

İnsana umut veren, elindeki malzemeden en iyisini çıkarmasını sağlayan bir çalışma.

  • Künye: Salman Akhtar – Kederi Anlamak: Güvensizlik, Kıskançlık, Sevgisizlik, Utanmazlık, Pişmanlık ve Umutsuzluk, çeviren: Damla Atamer, Okuyanus Yayınları, psikanaliz, 248 sayfa, 2023

Aleksandr R. Luriya – Hiçbir Şeyi Unutmayan Adam (2023)

Solomon Şereşevski (Kısa adıyla Ş.), eski Sovyetler Birliği’nde bir gazete muhabiriydi.

Ona söylenilen hiçbir şeyi unutmuyor, not almaya gereksinim duymuyor ve her şeyi aklında tutabiliyordu.

Hafızasının onu diğer insanlardan ayıran bazı özelliklere sahip olduğunun farkında değildi.

Fakat yolu modern nöro psikolojinin kurucusu Aleksandr Luriya ile kesiştiğinde ortaya psikoloji tarihinin en ilginç vaka öykülerinden biri çıktı: Neredeyse sonsuz bir hatırlama gücüne sahip, hafızasının belirgin sınırları olmayan bir adam.

Aleksandr Luriya 30 yıl boyunca yaptığı görüşmeler, deneyler ve testlerden yola çıkarak Ş.’nin hafızasının sadece olağanüstü güçlü yönlerini değil, aynı zamanda şaşırtıcı zayıflığını da zengin ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.

Luriya’nın “romantik bilim” olarak adlandırdığı türün klasik bir örneği.

‘Hiçbir Şeyi Unutmayan Adam’, sadece hafızanın iç düzenine değil aynı zamanda hafızanın bir yaşam örüntüsüne nasıl yerleştiğine dair kapsamlı bir inceleme.

  • Künye: Aleksandr R. Luriya – Hiçbir Şeyi Unutmayan Adam: Büyük Bir Hafızaya Dair Küçük Bir Kitap, çeviren: Sabri Gürses, Say Yayınları, inceleme, 128 sayfa, 2023

Rory O’Connor – Karanlık Çöktüğünde (2023)

Kendini trenin önüne atan insanların düşüncesizlikle suçlandığı, biri canına kıydığında “ne gerek vardı”ların havada uçuştuğu bir dünyada intiharın ne olduğunu ve ne olmadığını kavramak hayati önem taşıyor.

‘Karanlık Çöktüğünde’, yıllar süren araştırmaların ve klinik tecrübelerin toplamı niteliğinde bir eser.

Psikolog Rory O’Connor, intiharın etrafında örülü gizem kabuğunu kırarak, bir insanı bu trajik sona iten tüm faktörleri çarpıcı bir dürüstlük ve içtenlikle masaya yatırıyor.

Yakınlarını intihara kurban vermiş insanlara el uzatarak onlara şefkat ve içtenlik dolu bir yol haritası öneriyor.

Yıllarını intiharı soruşturarak geçirmiş, onunla kişisel olarak da sınanmış birinden, anlayışlı, ustalıklı, ümit dolu bir eser.

İnsanın olduğu yerde umudun asla tükenmeyeceğinin bir hatırlatıcısı niteliğinde.

  • Künye: Rory O’Connor – Karanlık Çöktüğünde: İnsanlar Neden İntihar Eder ve Bunu Önlemek İçin Ne Yapabiliriz?, çeviren: Ayşe Nalan Uysal, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 376 sayfa, 2023

Rita Sommers-Flanagan, John Sommers-Flanagan – Klinik Görüşme (2023)

‘Klinik Görüşme’, alan deneyimleri ve akademisyenlikleriyle ABD’de çok sayıda bilimsel kitap kaleme alan John ve Rita Sommers-Flanagan tarafından yazılmış temel bir başvuru kitabı.

Ve bireyle çalışan farklı meslek dallarındaki profesyonellerin sıklıkla uyguladıkları klinik görüşmeyle ilgili oldukça kapsamlı bir çalışma niteliğinde.

Psikoloji, psikiyatri, psikolojik danışma ve rehberlik, sosyal hizmetler, psikiyatri hemşireliği başta olmak üzere görüşme ile bir başka kişiye yardım etmeyi amaç edinmiş pek çok meslek çalışanı, uzman ve bu alanlarda eğitim alan lisans ve lisansüstü düzeydeki öğrenciler için zengin bir içerik sunuyor.

Kitap, sadece eğitim esnasında kullanılabilecek bir kaynak olmanın ötesinde, meslek elemanlarının profesyonel yaşamlarında da danışmak isteyecekleri bir kılavuz niteliğindedir ve bu basımıyla, daha etkin ve donanımlı klinik görüşmeler yapabilmek için gerekli olan teknik ve becerilere yönelik bir içgörü de sağlıyor.

Kitap, etkin klinik görüşme için gerekli bilgi, beceri ve tekniklerle kuramsal açıklamaların yanı sıra, gerçek hayattan alınan vaka örnekleri ve anekdotlarla zenginleştirilmiş.

Sakın aklınıza sadece kuramsal bilgilerin olduğu ansiklopedi tarzında bir ders kitabı gelmesin!

Tam aksine yazarlar, konuları anlatırken diyaloglar ve kişisel hayatlarından örneklerle kitabı sıkıcı olmaktan uzak tutuyor.

Kitap, bu alandaki güncel tartışma ve literatür bilgi ve bulgularını da ele alıyor.

Çok sayıda örnek uygulama ile okuyuculara bilgi ve becerileri benimseyebilmeleri için fırsat sunuyor.

Ayrıca, alanda karşılaşılabilecek durumlara ilişkin örnek olaylar ve sorgulamalar ile bireysel ve kültürel açıdan farkındalık yaratıyor.

Klinik görüşme ile ilgili temel bir kaynak.

  • Künye: Rita Sommers-Flanagan, John Sommers-Flanagan – Klinik Görüşme: Psikolojik Değerlendirme Esasları, çeviren: Gülçin Akbaş, Leman Korkmaz, Minotor Kitap, psikoloji, 768 sayfa, 2023

Thomas Curran – Mükemmellik Tuzağı (2023)

Thomas Curran, güncel bulgulardan oluşan geniş bir yelpazeye dayalı olarak, mükemmeliyetçiliğin ve onun sınırsız bir büyüme elde etmeye yönelik kapitalist ‘saplantı’sının kitlesel ölçekte bir hoşnutsuzluk ve güvencesizliğe nasıl katkıda bulunduğunu gerçekçi bir bakış açısıyla ortaya koyuyor.

Günümüzde tükenmişlik ve depresyon; işyerindeki yoğun rekabetin, kendimizi başkalarıyla kıyaslamaya teşvik eden baskıcı ölçüde yaygınlaşmış sosyal medyanın, elit üniversitelerden diploma edinme arayışının ve ebeveynler ile akranların etkisiyle rekor düzeylere ulaştı.

İçinde yaşadığımız ekonomik sistem mükemmeliyetçiliği besleyici nitelikte bir dizi çarpık değer üretmeyi sürdürdüğü için, hepimizin ruh haline silinmez şekilde yapışıp kalmış bu olumsuz duygular her geçen gün daha da yoğunlaşıyor.

Dünyanın en önde gelen mükemmeliyetçilik uzmanı Thomas Curran’ın elinizdeki kitabı, bu olgunun neden yükselişte olduğunu, hayatlarımızı nasıl alt üst ettiğini ve onu durdurmak için ne yapabileceğimizi incelikle anlatıyor.

Mükemmeliyetçiliğin hem sizin hayatınız hem de toplumun geneli üzerindeki sinsi etkilerini gün yüzüne çıkaran ‘Mükemmellik Tuzağı’, araştırmaya dayalı içeriğiyle bu olgunun sebepleri ve sonuçlarını güzel, düşündürücü ve titiz bir yaklaşımla keşfederek ilgi çekici ve kapsamlı bir analize tabi tutuyor.

Çalışma, mükemmeliyetçilik arayışının tükenmişliği ve depresyonu nasıl beraberinde getirerek bizi hedeflerimize erişmekten alıkoyan tehlikeli bir saplantıya dönüşebileceğine işaret ediyor.

Bunun yanında başarısızlıktan korktuğunuzda, hatalarınıza takılıp kaldığınızda ya da kendinizi yetersiz hissettiğinizde hayatınızı tekrardan yoluna koyabilmeniz için vakit kaybetmeksizin uygulayabileceğiniz pratik çözüm yolları gösteriyor.

  • Künye: Thomas Curran – Mükemmellik Tuzağı: Her Zaman Daha Fazlasını İsteyen Bir Dünyada Yeterli Olanın Gücü, çeviren: Emre Can Ercan, Kronik Kitap, psikoloji, 288 sayfa 2023

Sam Tatam – Evrimsel Fikirler (2023)

 

Yeni zorluklarla karşılaştığımızda, çözümlerimizin de aynı şekilde eşi benzeri görülmemiş olması gerektiğini düşünmek kolaydır.

Bir devrime ihtiyacımız olduğunu düşünürüz.

Peki ya bu büyük bir hataysa?

‘Evrimsel Fikirler’de Sam Tatam, davranış bilimi ve evrimsel psikolojinin, dünyanın daha önce hiç görmediği bir şeyi keşfederek değil, dünün çözümlerinden ödünç alarak –genellikle en beklenmedik yollarla– yarının zorluklarını çözmemize nasıl yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Tıpkı milyonlarca yıllık evrimin kanat ve sırt yüzgecinin oluşmasına yardımcı olması gibi, binlerce mühendis, tasarımcı, pazarlamacı ve reklamcı da bugün karşılaştığınız sorunların çoğunu çözmek için çalışmıştır.

Zaman içinde, niyet, tasarım, sosyal öğrenme ve tamamen şans yoluyla, neyin işe yaradığını bulduk.

İnsan inovasyonundaki bu kalıpları görme yeteneğimizi geliştirerek, artık daha etkili fikirleri daha kolay ve hızlı bir şekilde geliştirmek için yaratıcı sürece sistematik bir şekilde yaklaşabiliriz.

Japon mühendislerin baykuş ve yalıçapkınının evrimleşmiş biyolojisini inceleyerek hızlı tren gürültüsünü azaltmaları gibi, bugün Disney’in kuyruk deneyimini nasıl geliştirdiğini, Houston Havaalanı’nın gelen yolcuları nasıl daha hızlı hissettirdiğini (insanların daha fazla yürümesini sağlarken) görebiliyoruz.

Cornetto dondurmasının altındaki çikolatanın bir Hata 404 mesajını nasıl iyileştirebileceğini ve bir kâse M&M’in kömür madenindeki bir kanarya ile ortak noktasını öğreneceğiz.

  • Künye: Sam Tatam – Evrimsel Fikirler: Yarının Sorunlarını Çözmek İçin Geçmiş Buluşlardan Faydalanmak, çeviren: Şafak Tahmaz, The Kitap Yayınları, psikoloji, 360 sayfa, 2023