Debbie Mirza – Gizli Pasif-Agresif Narsist (2024)

Eşinizi, arkadaşınızı, anne babanızı ya da patronunuzu seviyorsunuz ve onların da sizi sevdiğini düşünüyorsunuz.

İlişkinizde her şey yolundaymış gibi görünse de hayatınızdaki insanın size yaklaşımı onunla ilgili inançlarınızı sorgulamanıza yol açıyor.

Kafanız karışık, tedirginsiniz ama nedenini anlamıyorsunuz.

Tükenmiş hissediyor, kendinizi asla yeterince iyi bulmuyor, sorunun sizde olup olmadığını düşünüyorsunuz.

Peki gizli bir narsist tarafından duygusal olarak istismar ediliyor olabilir misiniz?

‘Gizli Pasif-Agresif Narsist’ narsisizmin en sinsi ­biçimi olan gizli narsisizm üstüne ufuk açıcı bir kılavuz.

Gizli narsistlerin kontrol ve manipülasyon taktiklerini, hedef olanların maruz kaldıkları sevgi bombardımanı, değersizleştirme ve bir kenara bırakma evrelerini incelerken gizli narsistlerle ilişki atlatanların deneyimlerine kulak veriyor.

Ve toksik ilişkilerden arınmış güzel bir gelecek adına iyileşmeye ve kendini onarmaya giden yol için incelikli öneriler sunuyor.

  • Künye: Debbie Mirza – Gizli Pasif-Agresif Narsist: Örtük Duygusal ve Psikolojik İstismarı Tanımak ve İyileşmek, çeviren: Ebru Kılıç, Aganta Kitap, psikoloji, 208 sayfa, 2024

Howard L. Kaye – Toplumsal ve Kültürel Kuramcı Olarak Freud (2024)

Bu kitap Freud’u bir tıp insanı olarak değil, her zaman olmayı arzuladığı bir toplumsal kuramcı ve filozof olarak ele alıyor ve onun çalışmalarını bu gözle okumaya dayanan yeni bir bakış açısı öneriyor.

Howard L. Kaye Freud’un nevrozlar üzerine yazdığı ilk denemelerden başlayıp rüyalar ve cinsellik üzerine yazılarından geçerek sanat, din ve kültürün dinamikleri hakkındaki geniş kapsamlı düşüncelerine varan çalışmalarını birbirine bağlayan ortak noktaları ortaya koyuyor.

Freud’un çalışmalarını harekete geçiren en temel konulara (kötülüğün doğası; dinin, ahlakın ve geleneğin kökenleri ve tetikte bekleyen barbarlığın yeniden dirilmesi tehdidi) geri dönen bu kitap, Freud’un toplumsal ve kültürel düşüncelerinin sistematik bir yeniden incelemesini sunuyor.

Bu niteliğiyle de toplumsal ve kültürel kuramcıların, felsefecilerin, entelektüel ve kültürel tarihçilerin, ayrıca psikanalizle ve kökenleriyle ilgilenen herkesin ilgisini çekecek bir çalışma.

Kitap, Freud’u bir toplumsal kuramcı olarak ayrıntılı ve bilimsel bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Howard L. Kaye – Toplumsal ve Kültürel Kuramcı Olarak Freud: İnsan Doğası ve Uygarlaşma Süreci Üzerine, çeviren: Hasan Can Utku, Minotor Kitap, psikanaliz, 448 sayfa, 2024

Erich Fromm – Psikolog Olmayanlar İçin Psikoloji (2024)

Erich Fromm hayatını insan varoluşunun temel sorularını yanıtlamaya çalışarak geçirdi.

Onun için “insan kimdir?” sorusu doğrudan yaşamanın özüne götürüyordu.

Bu kitapta yer alan yazılar, Fromm’un psikolojik ve toplumsal sorunlara ilişkin temel düşüncelerini aktaran ve ilk kez yetmişli yıllarda Güney Almanya Radyosu’nda yayınlanan konuşmalarına dayanıyor.

Fromm, saldırganlığın kökenlerinin yanı sıra savaşın ruhsal ve politik koşullarını da araştırıyor, toplumumuzdaki bolluk ve bıkkınlığı inceliyor ve psikolojinin işlevlerini psikolog olmayanlar için açıklıyor.

Fromm’un özgün anlatımı ve incelikli dili, insanlara karşı ne kadar derin bir anlayış ve sevgiyle dolu olduğunu gösteriyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Her insan yaşamına uygun olan psikolojiyi uyguluyor ve uygulamalıdır. İnsan başkalarının neler yaşadığını bilmek, onları anlamaya çalışmak zorundadır. Hatta başkalarının nasıl davranacağını tahmin etmek zorundadır.”

  • Künye: Erich Fromm – Psikolog Olmayanlar İçin Psikoloji, çeviren: Özlem Özlen Şimşek, Say Yayınları, psikoloji, 200 sayfa, 2024

Andrew Scull – Deliliğin Kısa Tarihi (2024)

Dünyanın önde gelen psikiyatri tarihçilerinden Andrew Scull, antik çağlardan günümüze, dünyanın farklı kültürlerinde deliliğin panoramik bir portresini çiziyor.

İki bin yılı aşkın bir süre boyunca akıl hastalığına verilen sosyal, kültürel, tıbbi ve sanatsal tepkileri kışkırtıcı ve eğlenceli bir şekilde inceliyor.

Günümüzde akıl hastalığına yaygın olarak tıbbi bir mercekten bakılsa da, toplumlar deliliği psikolojik veya sosyal açıklamalar inşa ederek anlamlandırmaya çalıştılar.

Scull, ‘Deliliğin Kısa Tarihi’ kitabında bu rahatsızlığın ve onu tedavi etme girişimlerimizin uzun ve karmaşık tarihinin izini sürerken, deliliğin yönetimi ve bastırılmasına adanmış bir endüstrinin nasıl bu denli büyüdüğünü de ortaya koyuyor.

Scull, deliliğin sağduyulu varsayımlarımızı nasıl derinden sarstığını; toplumsal düzeni hem sembolik hem de pratik olarak nasıl tehdit ettiğini; günlük yaşamın dokusunda yarattığı aksaklıkları; deneyimlerimizi ve beklentilerimizi nasıl alt üst ettiğini ustaca aktarıyor.

  • Künye: Andrew Scull – Deliliğin Kısa Tarihi, çeviren: Deniz Aktan Küçük, Say Yayınları, psikoloji, 160 sayfa, 2024

Mikkel Krause Frantzen – Depresyonun Estetiği ve Politikası (2024)

“Depresyonda zaman elastikleşir, belirginleşir, sonra da kırılır.”

Zamana ve nasıl olduğumuza dair gündelik sorular, depresyondaki kişinin hoşlanmadığı, hatta kaçındığı sorulardır.

Üstelik ne sadece kişiye atfedilebilirler ne de kişinin psikolojisine; derin bir şekilde politiktirler.

‘Depresyonun Estetiği ve Politikası’nda Danimarkalı akademisyen Mikkel Krause Frantzen, dört önemli kültürel eseri analiz ederek depresyonun yalnızca bireysel bir psikopatoloji değil, aynı zamanda kültürel ve felsefi bir sorun olduğunu savunuyor.

Frantzen, Michel Houellebecq ve David Foster Wallace’ın eserlerini, Claire Fontaine’in enstalasyon sanatını ve Lars von Trier’in Melankoli filmini depresyonun zamansallık sorunuyla bağlantılı olduğu görüşü ışığında incelerken, Batı toplumundaki gelecek kaybı ve sıkışmışlık hissine dikkat çekiyor.

Bu sanat eserlerinde depresyonun biçim ve içerik açısından nasıl tasvir edildiğini ayrıntılı, zengin ve özgün okumalarla analiz ediyor.

Ayrıca bu eserleri, ilgili sanatçıların eserlerinin daha geniş perspektifine yerleştirerek kendi okumalarını diğer yorumcularınkilerle karşılaştırıyor ve bunları Kierkegaard, Levinas, Husserl, Heidegger gibi farklı filozoflara ve yazarlara atıfta bulunarak destekliyor.

‘Depresyonun Estetiği ve Politikası’, depresyonun karmaşıklığını, zaman ve toplumla olan ilişkisini irdeleyen, incelikli ve düşündürücü bir kitap.

Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde depresyonun tedavi olasılığına dair önemli soruları gündeme getiriyor.

“Depresyonun; tarihin sona erdiği, geleceğin kapandığı, sonsuza kadar dondurulduğuna dair (patolojik) bir his olduğunu öne sürüyorum. Tüm gelecekleri feshetmiş bir şimdiki zaman.”

  • Künye: Mikkel Krause Frantzen – Depresyonun Estetiği ve Politikası: Yerinde Saymak, çeviren: Elif Kayurtar, Ayrıntı Yayınları, psikoloji, 200 sayfa, 2024

Melinda Powell – Rüyaların Gizli Dünyası (2024)

Hayatımızın yaklaşık altı yılını rüya görerek geçiriyoruz.

Ancak çok azımız rüyaların amacını anlıyor ve zihnimizin rüyalar aracılığıyla kendimiz ve dünyamız hakkında neler anlattığını çözümleyebiliyor.

Birleşik Krallık’taki Rüya Araştırmaları Enstitüsü’nün kurucu ortağı olan psikoterapist Melinda Powell, rüyalarımızı daha iyi anlamanın hayatımızı nasıl iyileştirebileceğini ortaya koyuyor.

Uykunun önemini ele alan Powell, kâbus korkusundan bilinçli lüsid rüyalara uzanan bir hatta, rüyalarımızda gördüğümüz renklerin, manzaraların, mekânların anlamlarını araştırıyor, doğru bilinen yanlışlara dikkat çekiyor.

‘Rüyaların Gizli Dünyası: Rüyalar Bize Kendimiz Hakkında Ne Söyler ve Dünyamızı Nasıl Değiştirirler?’ hayata daha sağlıklı, daha dengeli bir şekilde yaklaşmak için rüyalarımızı bir rehber ve ilham kaynağı olarak kullanma yolunda bize el uzatıyor.

  • Künye: Melinda Powell – Rüyaların Gizli Dünyası: Rüyalar Bize Kendimiz Hakkında Ne Söyler ve Dünyamızı Nasıl Değiştirirler?, çeviren: Biray Anıl Birer, Mundi Kitap, psikoloji, 232 sayfa, 2024

Uma Naidoo – Gıdaların Beyniniz Üzerindeki Etkisi (2024)

Her gün kızartma yiyorsanız haftada bire indirin.

Haftada bir yiyorsanız ayda bire indirmeye çalışın.

Hiç kızartma yemiyorsanız zaten mutluluğa doğru yol alıyorsunuz demektir!

Harvardlı psikiyatrist Uma Naidoo üniversite sırasında, derslerin yoğunluğundan ve stresinden uzaklaşabilmek için yemek yapmaya başladı.

Psikoloji eğitimiyle birlikte mutfak sanatları onun vazgeçilmez bir parçası haline geldi.

Beslenme uzmanı da olmasının ardından, kendisine gelen kaygı bozukluğu, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayan; obsesif kompulsif bozukluktan mustarip ve diğer psikolojik rahatsızlıklarla mücadele eden pek çok danışanının beslenme rejimlerini düzenleyerek onlara yardım etti.

‘
Gıdaların Beyniniz Üzerindeki Etkisi’nde Uma Naidoo, sağlıklı yiyecekler tüketmenin, nitelikli ve lezzetli yemekler yapmanın psikolojik rahatsızlıklarla mücadele etmedeki önemi üzerinde duruyor.

  • Kaygı hastaları hangi gıdalardan kaçınmalı?
  • Depresyondan kurtulmak için neler tüketilmeli?
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteyi azaltmak için neler yapılmalı?
  • Şekerli içecekler, kızartmalar, fastfood tarzı beslenme tüm bu hastalıkları nasıl etkiliyor?

Uma Naidoo birbirinden güzel yemek tarifleriyle sağlığa giden yolun kapısını bu kitapta aralıyor.

  • Künye: Uma Naidoo – Gıdaların Beyniniz Üzerindeki Etkisi: Depresyon, Kaygı, TSSB, OKB, DEHB ve Diğer Hastalıklarla Mücadelede Gıdaların Şaşırtıcı Rolü Üzerine Bir Rehber, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Kolektif Kitap, sağlık, 400 sayfa, 2024

David Kessler – Anlam Bulmak (2024)

Birçok kişi yaşadığı kayıptan sonra “son” arayışındadır.

David Kessler, çoğumuzun aşina olduğu keder aşamalarının (inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme) ötesinde, anlam bulmanın, kederi daha huzurlu ve umutlu bir deneyime dönüştürebileceğini savunur.

Kessler okurlara kaybettiğimiz kişileri hatırlamanın yol haritasını çiziyor; bize sevdiklerimizi onurlandıracak şekilde nasıl ilerleyeceğimizi hem profesyonel hem de son derece kişisel paylaşımlarla gösteriyor.

Kessler’in acı dolu yolculuğu, çocukluğunda annesinin ölümüne tanık olmasıyla başladı.

Hayatının büyük bölümünde doktorlara, hemşirelere, danışmanlara, polislere ve ilk müdahale ekiplerine hayatın sonu, travma ve keder eğitimleri verdi aynı zamanda keder yaşayanlar için konuşmalara ve inzivalara öncülük etti.

Bilgisine rağmen yirmi bir yaşındaki oğlunun ani ölümüyle hayatı altüst oldu.

Yas uzmanı bu kadar trajik bir kayıpla nasıl başa çıktı?

Bu beklenmedik, yıkıcı kayıptan kurtulmak için oğlunu onurlandıracak bir yol bulması gerektiğini biliyordu.

Bu yol, kederin altıncı aşamasıydı: anlam.

‘Anlam Bulmak’ kitabı, yas literatürüne önemli bir katkı ve muazzam bir kaybın yaralarını sarmak için hayati bir rehber sunmayı amaçlıyor.

Acıdan uzaklaşıp ölüme ve anlama doğru yolculuk yapmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken, ilham verici bir harita.

  • Künye: David Kessler – Anlam Bulmak: Yasın Altıncı Aşaması, çeviren: Aycan Başoğlu, Sahi Kitap, psikoloji, 280 sayfa, 2024

Jordan B. Peterson – Anlam Haritaları (2024)

  • Neden farklı yer ve zamanlarda insanlar benzer semboller ve anlamlarla mitler ve hikâyeler üretsinler?
  • Farklı dinî veya ideolojik inançlara sahip insan grupları sonsuz çatışmaya mı mahkûmdur?
  • Bilimin ve dinin iddiaları gerçekten uzlaştırılamaz mı?
  • Grupların teşvik ettiği gaddarlığa yönelik bireysel eğilimi azaltmak için ne yapılabilir?

‘Anlam Haritaları’, modern nöropsikolojinin bize beyin hakkında söyledikleri ile uzun süredir anlatılan ritüeller, mitler ve dinî hikâyeler arasındaki bağlantıyı araştıran kışkırtıcı yeni bir hipotezle bu soruları ele alıyor.

Peterson’ın iddialı disiplinler arası incelemesi, din, bilişsel bilim ve mitoloji ile anlatıya yönelik Jungcu yaklaşımlardan örnekler ortaya koyuyor.

‘Anlam Haritaları’, arkaik ve modern düşüncenin zenginliğine eleştirel bir rehber olmanın yanı sıra insan motivasyonuna ve duygularına dair önemli içgörüler sunuyor.

  • Künye: Jordan B. Peterson – Anlam Haritaları: İnancın Mimarisi, çeviren: Elif Kayurtar, Pegasus Yayınları, psikoloji, 824 sayfa, 2024

Mark Ettensohn – Narsizmin İçyüzü (2024)

Hayatınızdaki narsist ister bir patron, iş arkadaşı, ister bir akraba ya da romantik bir partner olsun, bu kitaptaki tavsiyeler size sağlıklı sınırlar koyma ve narsizmin karmaşık yapısını anlama konusunda yardımcı olacak.

Klinik psikolog Mark Ettensohn narsistik davranışlar, belirtiler ve ilişki dinamikleri hakkında bilgi veriyor ve ilişki hedeflerinizi ve değerlerinizi belirlemenize yardımcı olmak için tasarlanmış egzersizler sunuyor.

Narsistik Kişilik Bozukluğu (NKB) teşhisi alan birini seviyor olabilirsiniz veya narsistik bir ilişkiden çıkmaya çalışıyor olabilirsiniz; her durumda, bu zorlukların üstesinden gelmenin bir yolu var.

‘Narsizmin İçyüzü: Hayatınızdaki Narsisti Anlama Rehberi’, narsistlerle başa çıkma hikâyelerinin yardımıyla hem narsisti hem de kendinizi daha iyi anlamanızı sağlayacak stratejiler sunuyor.

Bu zorlu ve karmaşık ilişkisel deneyimin üstesinden gelmeye çalışanlara rehberlik ediyor.

  • Künye: Mark Ettensohn – Narsizmin İçyüzü: Hayatınızdaki Narsisti Anlama Rehberi, çeviren: Zerin Dirihan, Say Yayınları, psikoloji, 168 sayfa, 2024