Jonathan Barnes – Uyurgezer (2009)

Filozof ve romancı Jonathan Barnes, tarihi polisiye türündeki ‘Uyurgezer’de, sihirbazlıktaki yeteneğini cinayetleri çözmekte kullanan Edward Moon ile asistanı Uyurgezer’in maceralarını hikâye ediyor.

On dokuzuncu yüzyıl Londra’sında, parlak günlerini geride bırakmış Moon ve sütten başka bir şey içmeyen, derisine bıçak işlemeyen, dilsiz asistanı Uyurgezer ile az sayıdaki hayranı için gösteri yapmaktadır.

Günün birinde oldukça zeki bir suçlu, dehşet veren planıyla Londra’yı tehdit etmeye başlar.

Moon ile Uyurgezer, hem sihirbazlık yeteneklerini hem de zekâlarını kullanarak şehirde işlenen doğaüstü bir cinayeti çözmeye ve katilin daha sonra yapacaklarının üstesinden gelmeye çalışacaktır.

  • Künye: Jonathan Barnes – Uyurgezer, çeviren: Baran Germen, Maya Kitap, roman, 333 sayfa

Andrew Sean Greer – Bay Less (2019)

Elli yaşına girmekte olan bir adamın, hayallerindeki görkemli başarıya bir türlü ulaşamamış romancı Bay Less’in yaşadıkları üzerinden ilerleyen, özgün üslubuyla bilhassa dikkat çeken bu roman, aynı zamanda 2018 Pulitzer Kurgu Ödülü’nün de sahibi.

Bay Less günün birinde, bir düğün davetiyesi alır.

Davetiye, dokuz yıl beraber olduğu ve şimdi de evlenmek üzere olan erkek arkadaşından gelmiştir.

Bay Less büyük bir kararsızlık yaşar ve kararını vermek için de, dünyanın farklı ülkelerinde yapılan edebiyat etkinliklerinin davetlerini bahane ederek yola koyulur.

Kahramanımız böylece Meksika, İtalya, Almanya, Fransa, Fas, Hindistan ve Japonya’ya doğru, hayatının en önemli deneyimlerini yaşayacağı bir yolculuğa çıkar.

Bay Less, bu yolculuklarında kimi zaman âşık olacak, kimi zaman eksik bulduğu romanları üzerinde çalışacak, kimi zaman kafa karışıklıkları yaşayacak ve bütün bunlar olurken de elli yaşına da basacaktır.

Andrew Sean Greer, Bay Less’in dünyasını alaycı, mizahi ve trajik bir tarzda resmederken aynı zamanda bizi kültür, yaşam, cinsiyetler, aşk, sevginin gerçek doğası, deha ve yücelik üzerine düşünmeye sevk ediyor.

Özellikle mizahi yanı ağır basan güçlü eserleriyle bilinen Amerikalı yazarın eserleri, şu ana kadar pek çok prestijli edebiyat ödülünü de kazandı.

  • Künye: Andrew Sean Greer – Bay Less, çeviren: Kıvanç Güney, İthaki Yayınları, roman, 248 sayfa, 2019

David Lodge – Ne Kadar İleri Gidebilirsin? (2009)

David Lodge, Türkçeye çevrilen birçok eseriyle ülkemizde de beğeniyle takip edilen isimlerden.

Yazar elimizdeki romanı ‘Ne Kadar İleri Gidebilirsin?’de, bir grup İngiliz Katolik gencin yaşamını 1950’li yıllardaki öğrencilik yıllarından 1980’li yıllardaki yetişkinlik dönemine uzanan süreçte hikâye ediyor.

Yazarın, romanın ismi üzerinden yanıtını aradığı soru ise, dini baskı nedeniyle çiftlerin cinsel anlamda ne kadar ileri gidebileceğidir.

Roman başlıca gerilimini, dinin doğum kontrol yöntemlerini yasaklayışı ile insanların cinsel talepleri arasındaki çelişki üzerine inşa ediyor.

Tabi Lodge bu çelişkiyi, daha çok trajikomik yönlerini öne çıkararak işliyor.

  • Künye: David Lodge – Ne Kadar İleri Gidebilirsin?, çeviren: Ayşe Öngün Aksakal, Ayrıntı Yayınları, roman, 272 sayfa

Luther Blissett – Q (2009)

Luther Blissett ismi altında bir araya gelen Roberto Bui, Giovanni Cattabriga, Federico Guglielmo ve Luca Di Meo’nun kaleme aldığı ‘Q’, ayaklanmaların, düşünce savaşlarının ve mezhep ayrılıklarının yaşandığı Rönesans döneminde, asi ajan Q’nun maceralarını hikâye ediyor.

On altıncı yüzyılda, Martin Luther’in önderliğinde dinde reform hareketleri ortaya çıkar.

Böylece Avrupa’da, karışıklıklara ve katliamlara uzanan sıkıntılı ve acımasız bir süreç yaşanmaya başlar.

Bu aşamada, tüm Avrupa’yı kasıp kavuracak, isyankâr ajan Q devreye girer.

Anarşist Q’nun güçlülerle savaşındaki başarısı, hem Reform hareketinin hem de tüm Avrupa’nın kaderini belirleyecektir.

  • Künye: Luther Blissett – Q, çeviren: Hande Loddo ve Harun Mutluay, Everest Yayınları, roman, 785 sayfa

Dave Eggers – Müthiş Dâhiden Hazin Bir Eser (2009)

Amerikalı edebiyatçı ve dergici Dave Eggers, ‘Müthiş Dâhiden Hazin Bir Eser’de, popüler kültürün putlarıyla kıyasıya alay ediyor.

Yazarın hayatından izler taşıyan roman, annesi ve babasını kaybetmiş ve 7 yaşındaki kardeşinin sorumluluğunu üstlenen bir gencin ikilemini anlatıyor.

Gencin üstüne yüklenen sorumluluk, onun kendi hayallerinin peşinden gitmesinin, kendi dünyasını kurma çabasının da önüne geçmez.

Eggers, hayallerinden sorumlulukları için vazgeçmek istemeyen gencin, yaşadığı dünyaya karşı sonu gelmez muhalefetini hikâye ediyor.

  • Künye: Dave Eggers – Müthiş Dâhiden Hazin Bir Eser, çeviren: Duygu Günkut, Siren Yayınları, roman, 542 sayfa

Martin Suter – Ayın Karanlık Yüzü (2009)

Martin Suter ‘Ayın Karanlık Yüzü’nde, başkahramanı Urs Blank’in ünlü bir avukatken, esrarengiz olayların ertesinde korku salan bir caniye dönüşmesini hikâye ediyor.

Çokuluslu şirket evlilikleri alanında uzman olan Blank, antikacı sevgilisiyle bir şatoda yaşar.

Günün birinde Blank, bit pazarında hippi bir kadınla göz göze gelir.

Blank’ın hayatının alt üst oluşu, bu anla başlar.

Zira bu bakış, Blank’in ilk cinayetinin de başlangıcı olacaktır.

Suter, Blank’in dönüşümünü, kara mizahla örülü bir ‘Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’ öyküsü tarzında anlatıyor.

  • Künye: Martin Suter – Ayın Karanlık Yüzü, çeviren: Mustafa Karakuş, İthaki Yayınları, roman, 261 sayfa

Halil İbrahim Özcan – Küller Arasında (2009)

Halil İbrahim Özcan ‘Küller Arasında’ isimli son romanında, 1915’te yaşanan olayları hikâye ediyor.

Tehcir Kanunu’nun ertesinde Haçin’den sürülenlerden bir kısmının 1918’de tekrar buraya döndüklerinde yaşadıkları hüzünlü olaylar, romanın çerçevesini oluşturuyor.

Hem dönenler hem de burada kalmış olanlar arasında, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Zira yaşananlar, Türkler ve Ermeniler arasında büyük bir uçurum yaratmıştır.

Yazar, aynı toprağı paylaşan iki halkın, 1915’teki olaylarla beraber birbirine düşman edilişini buruk bir üslupla anlatırken, tarihten bize kalan mirası da masaya yatırıyor.

  • Künye: Halil İbrahim Özcan – Küller Arasında, Nokta Kitap, roman, 231 sayfa

Joe Meno – Lanetlilerin Saç Stili (2009)

Joe Meno üçüncü romanı ‘Lanetlilerin Saç Stili’nde, gençliğin büyüme travmalarını hikâye ediyor.

Roman, başkahramanı punk-rock tutkunu Chicagolu Brian Oswald’ın, lisede bir kız arkadaş edinme çabasını ve bu esnada yaşadığı trajikomik olayları anlatıyor.

Video oyunlarına bayılan, metal müzik tutkunu Oswald’ın en iyi arkadaşı da, şişman, pembe saçlı ve diğer kızlar tarafından itilip kakılan Gretchen’dir.

Meno, giyim tarzları ve argo konuşmalarıyla, sıradan gençlerden ayrılan bu tipleri, müziğin kendini her adımda hissettirdiği bir kurguyla okurlarına sunuyor.

Roman, sıra dışı bir kuşağı, gençliğin dünyayı ve karşı cinsi keşfetme sürecinde yaşadıkları ekseninde tasvir ediyor.

  • Künye: Joe Meno – Lanetlilerin Saç Stili, çeviren: Fahri Öz, Ayrıntı Yayınları, roman, 334 sayfa

Ursula K. Le Guin – Lavinia (2009)

Vergilius ‘Aeneas’ta, kahraman savaşçı Aeneas’ın girdiği birçok savaşı kazanışını ve ardından Latium kralının kızı Lavinia’yla evlenişini anlatır.

Burada Lavinia, kendisi hakkında çok az bilgi verilen, genellikle arka planla bırakılan silik bir karakter olarak karşımıza çıkar.

İşte Ursula K. Le Guin bu romanında, olup bitenleri Lavinia’nın gözünden anlatıyor.

Le Guin bir kadının yaşadıklarından hareket ederek, Vergilius’un tasvir ettiği erkek dünyasını da tersine çeviriyor.

Dolayısıyla “Şairim bana hiç söz hakkı tanımadı. Sözü ondan almak zorunda kaldım.” diyen Lavinia, kahramanlık öyküleri yerine, savaşın insanları yozlaştıran doğasını ve erkek egemen toplumu sorguluyor.

  • Künye: Ursula K. Le Guin – Lavinia, çeviren: Gürol Koca, Metis Yayınları, roman, 285 sayfa

Neil Gaiman – Amerikan Tanrıları (2015)

Neil Gaiman’in ünlü romanı ‘Amerikan Tanrıları’nın onuncu yılı için hazırlanan özel baskı.

Roman, başkahramanı Gölge’nin sıra dışı hesaplaşma hikâyesini anlatıyo.

Üç yıllık hapisten sonra Gölge, Bay Çarşamba’nın iş teklifini kabul ederek, onun koruması olmuştur.

Kahramanımız şimdi Amerika’yı baştanbaşa kat etmektir.

Fakat bu gizemli ve tehlikeli yolculuk, aslında korkunç bir savaşın ilk adımlarıdır.

  • Künye: Neil Gaiman – Amerikan Tanrıları (Ciltli), çeviren: Niran Elçi, İthaki Yayınları, roman, 712 sayfa, 2015