Ursula K. Le Guin – Başlama Yeri (2016)

 

Sıkıcı bir hayat süren Hugh Rogers, yıllardır peşinde olduğu, cennetten farksız Tembreabrezi’ye giden bir kapı bulmuştur.

Fakat bu cenneti cehenneme çevirecek devasa bir gölge, tam da şimdi kapıda beklemektedir.

Rogers, burada tanıştığı Irena Pannis ile gölgeyi kovmak için kolları sıvar.

İkili bu esnada, birbirine âşık olacaktır.

  • Künye: Ursula K. Le Guin – Başlama Yeri, çeviren: Can Eryümlü, Ayrıntı Yayınları

Ursula K. Le Guin – Yazma Üzerine Sohbetler (2020)

Ursula K. Le Guin, kelimenin tam anlamıyla büyücüdür.

‘Yerdeniz Öyküleri’nin sıra dışı dünyası buna verilecek en iyi örneklerdendir.

‘Karanlığın Sol Eli’nin müphem cinsiyetli gezegeni Gethen’i veya ‘Mülksüzler’in anarko-sendikalist toplumu Anarres de öyledir.

Le Guin, daha nice âlemi yoktan var eden çok özgün bir yazardır.

Şöyle diyor Le Guin: “Çocuklar tek boynuzlu atların gerçek olmadığını tabii ki bilir. Ama öte yandan tek boynuzlu atlar üzerine yazılan bir kitabın, eğer yeterince iyiyse, hakiki bir kitap olduğunu da bilir.”

Peki, Le Guin için yazmak ne anlama gelir?

Yazarın David Naimon’la söyleşilerinin ürünü olan elimizdeki kitap, bu konuyu aydınlatmasıyla çok önemli.

Kurmaca, şiir ve kurmacadışına odaklanan üç ayrı söyleşinin yer aldığı bu kitapta Le Guin, yazmanın kendisi açısından ne ifade ettiğini anlattığı gibi, yazmanın zorlukları ve inceliklerini tartışıyor, ayrıca meraklısı için yazmanın kimi püf noktalarını da veriyor.

Kitap kısa olmakla birlikte, yazma tekniği, dil ve ahlak, yazının ritmi, şiirin müziği, yayıncılık piyasasından kadın yazarların maruz kaldığı eşitsizlikler, öteki, siyaset, bilim ve doğa gibi pek çok ilgi çekici konu üzerine derinlemesine düşünüyor.

  • Künye: Ursula K. Le Guin – Yazma Üzerine Sohbetler, söyleşi: David Naimon, çeviren: Özde Duygu Gürkan, Metis Yayınları, söyleşi, 128 sayfa, 2020

Ursula K. Le Guin – Lavinia (2009)

Vergilius ‘Aeneas’ta, kahraman savaşçı Aeneas’ın girdiği birçok savaşı kazanışını ve ardından Latium kralının kızı Lavinia’yla evlenişini anlatır.

Burada Lavinia, kendisi hakkında çok az bilgi verilen, genellikle arka planla bırakılan silik bir karakter olarak karşımıza çıkar.

İşte Ursula K. Le Guin bu romanında, olup bitenleri Lavinia’nın gözünden anlatıyor.

Le Guin bir kadının yaşadıklarından hareket ederek, Vergilius’un tasvir ettiği erkek dünyasını da tersine çeviriyor.

Dolayısıyla “Şairim bana hiç söz hakkı tanımadı. Sözü ondan almak zorunda kaldım.” diyen Lavinia, kahramanlık öyküleri yerine, savaşın insanları yozlaştıran doğasını ve erkek egemen toplumu sorguluyor.

  • Künye: Ursula K. Le Guin – Lavinia, çeviren: Gürol Koca, Metis Yayınları, roman, 285 sayfa

Ursula K. Le Guin – Lao Tzu: Tao Te Ching (2018)

2 bin 500 yıl önce yazılmış Lao Tzu’nun ‘Tao Te Ching’i, her iyi okur gibi Ursula K. Le Guin’in hayatını da etkilemiş bir kitap.

Üstelik bu etki, düşündüğümüzden daha fazla.

Le Guin’in bu kitapla yolu, babasının kütüphanesinde kesişmiş.

Babası ölmeden önce, bu kitabın cenazesinde okunacak bölümlerini işaretlemiş.

Le Guin de bu kitaptan çok etkilenmekle kalmamış, bu konuda babasının izinden giderek ‘Tao Te Ching’in öldüğünde cenazesinde okunacak bölümlerini de işaretlemiş.

Elimizdeki kitap ise, Le Guin’in bu klasik yapıta dair yorumlarından oluşmasıyla değerli.

Le Guin kitapta gözüne kestirdiği bölümleri alıyor ve onları kendi süzgecinden geçirerek bize yansıtıyor.

Le Guin, şöyle diyor:

“Tao Te Ching büyük dini metinler arasında en sevilesi olanıdır; eğlencelidir, keskindir, iyicildir, mütevazıdır, durdurulamaz bir taşkınlığı, tükenmez bir yenileyiciliği vardır. Tüm derin kaynaklar arasında suyu en berrak olanıdır. Aynı zamanda benim için en derin kaynaktır.”

Le Guin böylece, Tao Te Ching’in çağrıştırdıklarından yola çıkarak ruhun gıdası, susmak, olmamanın yararları, köklere dönmek, güç, bütünlük, şan ve şöhret, hayat aşkı, doğa, içgörü, basit olmak ve sürekli değişim gibi konuları kendine has bakış açısıyla yorumluyor.

  • Künye: Ursula K. Le Guin – Lao Tzu: Tao Te Ching (Yol’a ve Yol’un Gücüne Dair), çeviren: Bülent Somay ve Ezgi Keskinsoy, Metis Yayınları, deneme, 152 sayfa, 2018

Kolektif – Yüzyılın En İyi Bilimkurgu Öyküleri (2018)

Kendisi de 1980’ler sonrası dönemin en önemli bilimkurgu yazarlarından olan Orson Scott Card’ın derlediği bu kitap, bilimkurgu yazınına ilgi duyanlar için tamı tamına bir hazine.

Poul Anderson’dan Isaac Asimov’a, Ray Bradbury’den Karen Jay Fowler’a ve James Patrick Kelly’ye, türün önde gelen temsilcileri, burada.

Yirminci yüzyılın en iyi bilimkurgu öykülerini kronolojik bir tarzda sunan kitap, bir anlamda türün gelişiminin dönüm noktalarını da kayıt altına alıyor.

Hayal gücünü zorlayan, yaratıcılıklarıyla hayran bırakan buradaki öykülerin her biri, okurunu farklı dünyalara, olasılıklara ve sorulara götürüyor.

İlgilenenler için, kitapta yer alan isimler ve öyküleri de şöyle:

  • Poul Anderson – Bana Joe Deyin
  • Robert A. Heinlein – Siz Zombiler…
  • Lloyd Biggle, Jr. – Ezgibent
  • Theodore Sturgeon – Yalnızlığın Uçan Dairesi
  • Isaac Asimov – Robot Rüyaları
  • Edmond Hamilton – Ters Evrim
  • Arthur C. Clarke – Tanrı’nın Dokuz Milyar Adı
  • James Blish – Sanat Eseri
  • Ray Bradbury – Karaydı Tenleri ve Altın Rengiydi Gözleri
  • Harlan Ellison – “Tövbe et, Harlequin!” Dedi Tiktakbey
  • A. Lafferty – Eurema’nın Varisi
  • Robert Silverberg – Gezginler
  • Frederik Pohl – Dünyanın Altındaki Tünel
  • Brian W. Aldiss – Bir İnsanın Yerini Kim Alabilir ki?
  • Ursula K. Le Guin – Omelas’ı Terk Edenler
  • Larry Niven – Gelgeç Ay
  • George R. R. Martin – Çölkralları
  • Harry Turtledove – Gidilmeyen Yol
  • William Gibson ve Michael Swanwick – İt Dalaşı
  • Karen Joy Fowler – Görünen Yüz
  • J. Cherryh – Çömlekler
  • John Crowley – Kar
  • James Patrick Kelly – Sıçan
  • Terry Bison – Ateşi Keşfeden Ayılar
  • John Kessel – Temiz Bir Kaçış
  • Lisa Goldstein – Turistler
  • George Alec Effinger – Bir

Tüm bilimkurgu hayranlarının seveceği, arşivlik bir derleme.

  • Künye: Kolektif – Yüzyılın En İyi Bilimkurgu Öyküleri, derleyen: Orson Scott Card, Çeviri: (Arzu Akbatur gözetiminde) Ayşe Su Akaydın, Merve Akçay, Tuğçe Atacı, Büşra Çavundur, Handegül Demirhan, Ahmet Can Halat, Cem Önder ve Pınar Uysal, İthaki Yayınları, öykü, 712 sayfa, 2018

Ursula K. Le Guin – Vahşi Kızlar (2018)

Ursula K. Le Guin’e boşuna “Fantezi âleminin kraliçesi” denmiyor.

Yazarın Nebula Ödülü kazanmış bu kısa ama etkileyici hikâyesi de bunun en iyi kanıtlarından.

Roman, esir alınmış iki “toprak çocuğunun” adaleti arayışlarını anlatıyor.

Kılıç ve ipek toplumunda bu iki çocuk, baskınlarda esir alınmış ve köleleştirilmiş çocuklardır.

İki çocuk, şiddetin kol gezdiği bu dünyada özgürlüklerine kavuşmak ve uzun yıllardır esamisi okunamayan adaleti sağlamak için zorlu bir yolculuğa çıkacaktır.

Hayat, ölüm ve aşkla örülü bu yolculuk, kahramanlarımızı çok farklı dünyalara sürükleyecektir.

Kitapta, Le Guin’in kapitalistleşerek çığırından çıkmış yayıncılık dünyasını kıyasıya eleştirdiği bir yazısıyla, kendisiyle yapılmış aydınlatıcı bir röportajın yer aldığını da belirtelim.

  • Künye: Ursula K. Le Guin – Vahşi Kızlar, çeviren: Seda Taş, Ayrıntı Yayınları, roman, 112 sayfa, 2018

Ursula K. Le Guin – Dümeni Yaratıcılığa Kırmak (2017)

Hep Kitap, yazı tutkunlarını hedefleyen, yazı ve yaratıcılık üzerine yeni bir seriye başladı. Serinin adı, ‘Atölye’

Dizinin ilk kitabı, Ursula K. Le Guin’in ‘Dümeni Yaratıcılığa Kırmak’ adlı eseri.

İkinci kitap ise, uzun zamandır yazar koçluğu yapan Kendra Levin’in, genç yazarları motive etmeyi amaçladığı çalışması ‘Sen de Kendi Hikâyenin Kahramanısın’.

Serinin daha sonra yayımlanacak çalışmalarla daha da zenginleşmesi bekleniyor.

Gelelim dizinin ilk kitabı Ursula K. Le Guin’in eserine…

Kitap, yazarın kendi yazma sürecinden edindiği sırları ve deneyimleri başka yazarların yazmak konusundaki fikirleriyle harmanlamasıyla harikulade bir eser.

Le Guin, yazarlığın nasıl bir içgüdü olduğunu, yazma tutkusunun ne anlama geldiğini irdeleyerek kitabına başlıyor ve ardından aşağıdaki soruların yanıtlarını irdeleyerek devam ediyor.

Neden yazma ihtiyacı duyarız?

Yazarlıkta yaratıcılık nasıl geliştirilebilir?

Modern çağda yazmanın zorlukları nelerdir?

Doğru kelimeler, bir yapıtı iyi yapmaya tek başına ne kadar yeterli?

Bakış açısının tutarlılığı hikâyenin ritmini nasıl etkiler?

Yazar, bu soruların yanıtlarını ararken,  okuruna daha iyi yazmak konusunda uygulanabilir ipuçları ve püf noktaları da sunuyor.

Geleceğin yazar adaylarının, hatta bizzat yazarlara da ilham verebilecek iyi bir kılavuz.

7 Nisan’da raflarda!

  • Künye: Ursula K. Le Guin – Dümeni Yaratıcılığa Kırmak, çeviren: Damla Göl, Hep Kitap, edebiyat, 144 sayfa

Ursula K. Le Guin – Zihinde Bir Dalga (2017)

  • ZİHİNDE BİR DALGA, Ursula K. Le Guin, çeviren: Tuncay Birkan, Müge Gürsoy Sökmen, Özge Çelik, Özde Duygu Gürkan ve Savaş Kılıç, Metis Yayınları, deneme, 296 sayfa

‘Yerdeniz’ serisinden ‘Mülksüzler’e, dünya edebiyatına büyük yapıtlar armağan etmiş Ursula K. Le Guin’den farklı konulara eğilen denemeler. Le Guin’in edebiyat, yazmak ve okumak, yazarlar, hayat ve hayal gücü gibi konularda dair kaleme aldığı denemeler, kendisinin külliyatına önemli bir katkı sunuyor. Le Guin buradaki yazılarında kadın olmak, yaşlı olmak, okur olmak, yazar olmak, güzellik saplantısı, toplumsal cinsiyet, gerçek ve kurmaca, gençlik, koleksiyoncular, anlamak ve dinlemek, yazarlık atölyeleri gibi pek çok konuyu kendine has tarzıyla irdeliyor. Kitabın bir diğer ilgi çekici yanı da, Le Guin’in Tolstoy, Borges, Dickens, Twain ve J. R. R. Tolkien gibi yazarlar üzerine değerlendirmelerini barındırması. Sıra dışı bir hayal gücüne sahip bir yazardan hayal gücüne ve yaratıcılığa övgü niteliğinde metinler.