Susanna Tamaro – Luisito: Bir Sevgi Öyküsü (2009)

‘Yüreğinin Götürdüğü Yere Git’in yazarı Susanna Tamaro ‘Luisito’da, yaşlı bir kadın ile çöp tenekesinde bulduğu terk edilmiş bir papağanın dostluğunu hikâye ediyor.

Yaşlı ve emekli Anselma, Roma’daki evinde kendi kabuğuna çekilmiş, yalnız ve hüzünlü bir hayat yaşamaktadır.

Günün birinde Anselma, çöp tenekesinin dibine atılmış bir papağan bulur.

Papağanı sahiplenen kadın, ona Luisito ismini koyar.

İkilinin bu tesadüfi karşılaşması, hayatlarını tümüyle değiştirecektir.

Zira Anselma, papağanla tanışmasının ertesinde hayatla yeniden barışacak, unuttuğu yaşama sevincini yeniden hissedecektir.

Tamaro, iki karakterinin dostluğu aracılığıyla, sevginin ne denli muazzam ve dönüştürücü bir güce sahip olduğunu anlatıyor.

  • Künye: Susanna Tamaro – Luisito: Bir Sevgi Öyküsü, çeviren: Eren Cendey, Can Yayınları, roman, 96 sayfa

William McIlvanney – Laidlaw Soruşturması (2018)

2015 yılında aramızdan ayrılan İskoç yazar William McIlvanney, bir madencinin oğlu olarak doğdu ve işçi sınıfının kültürel ve politik mirası roman, öykü ve şiirlerinin esas kaynağı oldu.

McIlvanney’in 1977’de yayınlanan ‘Laidlaw’ adlı romanı büyük şaşkınlıkla karşılanmış ve yazarın daha sonra yayınlanacak polisiye romanları da, Geoffrey Faber, Costa ve Glasgow Herald gibi birçok ödüle değer görülecekti.

İşte, yazarın ‘Laidlaw’ serisinin devam romanlarından olan ‘Laidlaw Soruşturması’ da, genç bir kadının cinayetinin ardındaki gizemleri işliyor.

Glasgow Green’de, genç bir kadının cesedi bulunmuştur.

Genç kadın vahşice öldürülmüştür.

Bir süre sonra, olaya dedektif Jack Laidlaw el koyar.

Laidlaw katili bulmak için şehrin kanlı sokaklarında tehlikeli bir yolculuğa çıkacak ve bu esnada paralı adamlar, yeraltı dünyasının aktörleri ve acımasız adamlarla kıyasıya bir mücadeleye girişecektir.

Kitap, İskoç polisiye edebiyatından bir mücevher.

  • Künye: William McIlvanney – Laidlaw Soruşturması, çeviren: Fırat Yıldız, Ayrıntı Yayınları, roman, 288 sayfa, 2018

Federico Andahazi – Gölgedeki Gezgin (2008)

Arjantin edebiyatının önde gelen isimlerinden Federico Andahazi ‘Gölgedeki Gezgin’de, kurgusunu ilginç bir tango öyküsü etrafında kuruyor.

Romanın başkahramanı, tango şarkıcısı Juan Molina’dır.

Molina’nın, yine bir tango şarkıcısı olan Carlos Gardel’in gölgesinde kalmayı tercih etmesi ve bununla gelen hüzünlü yazgısı, romanın asıl çerçevesini oluşturuyor.

Bir tango tutkunu olan Molina, Carlos Gardel’e olan tutkusu nedeniyle hep arka planda kalmayı tercih etmiştir.

Fakat bu tercih ediş, Molina için geri dönüşü olmayan bir trajediye de neden olacaktır.

Ölümsüz bir tutkuyla hayata sarılmış Molina’nın öyküsünü anlatan Andahazi, müzikal roman olarak tanımlanabilecek bir esere imza atmış.

  • Künye: Federico Andahazi – Gölgedeki Gezgin, çeviren: Saliha Nilüfer, Can Yayınları, roman, 217 sayfa

Jo Nesbo – Kurtarıcı (2015)

Dedektif Harry Hole, yüz değiştirme ustası azılı bir katilin peşinde!

14 yaşında bir kız tecavüze uğramıştır.

Bu yetmiyormuş gibi, bir konserde ordu mensubu genç bir adam da tam alnından vurulur.

Konser fotoğraflarında kırmızı fularlı bir adam Hole’un dikkatini çeker.

İşin tuhaf yanı, farklı açılardan çekilen fotoğraflarda bu kişi, bambaşka yüzlere bürünmüştür.

  • Künye: Jo Nesbo – Kurtarıcı, çeviren: Dost Körpe, Doğan Kitap

Hans Magnus Enzensberger – Hammerstein’ın Suskunluğu (2018)

Savaş sonrası Alman edebiyatının usta kalemlerinden olan Hans Magnus Enzensberger, şimdi de Hitler döneminden çarpıcı bir kişiliğe sahip Hammerstein’ın ve onun sıra dışı çocuklarının hikâyesini anlatıyor.

Çok zeki, prensiplerinden asla taviz vermez ve karizmatik bir kişilik olan Kurt von Hammerstein, İkinci Dünya Savaşı öncesi Alman ordusunda başkomutandır.

Fakat Adolf Hitler’in 1933’te iktidara gelmesiyle birlikte işler bozulur.

Hammerstein, ordudaki görevini bırakmak zorunda kalır.

Öte yandan Hammerstein’ın, en az kendisi kadar asi ve maceracı çocukları da vardır.

Örneğin bunlardan biri komünizm adına ajanlık yapar, bir diğeri Hitler’e suikast tertipleyen ekibin içindedir.

Roman bu ilginç hikâyelerden hareket ederek Hitler dönemi Almanya’sına, ülkedeki bin bir zorluk baskı altında nefes almaya çalışan Nazi karşıtı muhalefete ve Hitler’e karşı ayaklanmanın pek bilinmeyen yönlerine doğru yol alıyor.

‘Hammerstein’ın Suskunluğu’nun, tarih, anı, inceleme ve kurgunun çok iyi bir bireşimi olduğunu özellikle belirtelim.

  • Künye: Hans Magnus Enzensberger – Hammerstein’ın Suskunluğu, çeviren: Regaip Minareci, Everest Yayınları, roman, 340 sayfa, 2018

Hüsnü Arkan – Uyku (2008)

‘Uyku’, 1993 yılından bu yana Ezginin Günlüğü’nde söz yazarı ve solist olarak çalışan Hüsnü Arkan’ın roman yazarlığının dördüncü durağı.

Daha önce ‘Ölü Kelebeklerin Dansı’, ‘Menekşeler, Atlar, Oburlar’, ‘Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer’ romanları ile ‘Hiç’e Doğru’ başlıklı şiir kitabından da bilindiği gibi Arkan, edebiyat alanındaki üretimleriyle de dikkat çeken bir isim.

Arkan bu son romanıyla, yazın yolculuğuna kaldığı yerden devam ediyor.

Gerçekle ütopyanın iç içe geçtiği bir kurguyla okurun karşısına çıkan ‘Uyku’dan bir alıntı:

“Bence her insan iki kişidir. Birincisi önden gidip yolu açar. Ama belki de kapatır; emin değilim. Öteki bazen irkilerek, korkuyla; bazen de umut ederek peşine takılır.”

Roman, muhalif düşünceleri nedeniyle rüyaya sürgün edilmiş bir adamın hikayesini anlatıyor.

  • Künye: Hüsnü Arkan – Uyku, İthaki Yayınları, roman, 219 sayfa

Monique Truong – Tuzun Kitabı (2015)

Monique Truong’tan, sıra dışı bir aşk deneyimi ile mutfak sanatlarının iç içe geçtiği bir hikâye.

Roman, Fransız sömürgesi Vietnam’ın Genel Vali’sinin mutfağında çalışan Thin Binh’in buradan Paris’e ve Paris’te Gertrude Stein’ın mutfağına uzanan, aşklarla, lezzetli yemeklerle ve yemek pişirme sırlarıyla bezeli maceralarına dayanıyor.

  • Künye: Monique Truong – Tuzun Kitabı, çeviren: Nuray Önoğlu, Ruhun Gıdası Kitaplar

Rebecca Solnit – Yakındaki Uzak (2015)

Rebecca Solnit, Alzheimer hastası olan annesini yakın zamanda kaybetmiştir.

Annesinden ona kalan tek miras ise, evinin bahçesindeki ağacın son hasadı olan üç kasa kayısıdır.

Solnit, bu armağanı, başka bir deyişle bu mirası başlangıç noktası alarak geçmişe, anılara, edebiyata doğru yol alıyor, hayata dair farklı hikâyeler kuruyor.

  • Künye: Rebecca Solnit – Yakındaki Uzak, çeviren: Müge Karahan ve Mehmet Öznur, Encore Yayınları

Mihail Bulgakov – Genç Bir Doktorun Anıları (2015)

Ekim Devrimi’nin kitleleri peşinden sürüklediği Rusya’nın büyük şehirlerinin aksine, batıl inançların, geleneklerin olanca ağırlığıyla çöktüğü uzak bir kasaba.

Buraya gönderilen yeni mezun bir doktor, medeniyetin adeta hiç uğramadığı bu sıra dışı kasabada hem mesleğini icra etmenin hem de akıl sağlığını korumanın derdindedir.

  • Künye: Mihail Bulgakov – Genç Bir Doktorun Anıları, çeviren: Tuğba Bolat, İş Kültür Yayınları

Jane Doe – Anarşist Çiftlik (2015)

Georg Orwell’a selam gönderen bir alternatif ‘Hayvanlar Çiftliği’ hikâyesi.

Çiftliğin sahibi ölmüştür.

Ve gelen gideni aratır hesabı, buradaki hayvanlar kâr hırsıyla gözü dönmüş bir bankanın insafına kalmıştır.

Kahramanlarımız anarşist bir ruhla, geleceklerini kendi elleriyle yaratmak için bankayla acımasız bir kavgaya girişecektir.

  • Künye: Jane Doe – Anarşist Çiftlik, çeviren: Gonca Şahin, Maya Kitap