Ethem Kocabaş – Bir (2014)

Geçirdiği bir kaza sonucu adeta üçüncü bir göz edinen bir akademisyen, tarihte iz bırakmış bilim insanlarının sırlarına adım adım ulaşmaya başlar.

Üstelik kazanın hikmeti, bununla da sınırlı kalmaz.

Kahramanımız paralel evrenle ilişki kurabildiği gibi, kendini evrenin baş yaratıcısı ile yüzleşirken ve ölümün gizemini çözmeye çalışırken bulacaktır.

  • Künye: Ethem Kocabaş – Bir, Altın Kitaplar

Ahmad ‘Abd al Waliyy – Şifacı (2014)

Hastalığın perişan ettiği 10. yüzyıl Sicilya’sı…

Sultanının ve öz oğlunun ölümünün ardından kaçıp doğaya ve bir keşişin bilgeliğine sığınan Sami…

Hayatı ihanetler, acılar, katliamlar çevrilmiş kahramanımız, Sicilya’ya bambaşka biri olarak geri döner.

İntikam almak ve şehri kırıp geçiren bir hastalığa şifa olmak için.

  • Künye: Ahmad ‘Abd al Waliyy – Şifacı, çeviren: Fezâ Özemre, Timaş Yayınları

Öykü Didem Aydın – Ortaklar ve Hissedarlar (2014)

Bir kuşağın, babalarıyla ve Türkiye’nin düzeniyle hesaplaşmasının hikâyesi.

“X Kuşağı”nı temsil eden farklı karakterlerle açılan roman, babasının ölümünün intikamını almaya çalışanlardan holding patronu bir kadına âşık olan avukatın girift hayatına ve bir kadın ile çocuk arasında başlayan dostluğun sıra dışı duraklara sapmasına doğru yol alıyor.

  • Künye: Öykü Didem Aydın – Ortaklar ve Hissedarlar, Everest Yayınları

Tarquin Hall – Aşk Komandoları Vakası (2014)

Obur dedektifimiz Vish Puri, şimdi de iki aşığı birbirinden ayıran Hindistan’ın kast sistemiyle hesaplaşıyor.

Ram ve Tulsi’nin birlikteliğine toplum, yüzyılların önyargıları ve geleneklerini arkasına alarak karşı çıkar.

Bir süre sonra Ram, gizemli bir şekilde ortadan kaybolur.

Vish Puri ve ekibi olayı çözmeye çalışırken, değişmemekte inat eden kast sistemiyle de mücadele edecektir.

  • Künye: Tarquin Hall – Aşk Komandoları Vakası, çeviren: Zeliha Babayiğit, Büyülü Fener Yayınları

Janet Frame – Sudaki Yüzler (2014)

Akıl hastanesinde geçen, zeki ve şiirsel bir hikâye.

Çayır Evi’nde, kendilerinden tümüyle ümit kesilmiş hastalar bulunuyor.

Bunlardan biri olduğu düşünülen Istina Mavet ise, olağanüstü zekâsıyla diğerlerinin arasından hemen sıyrılır.

Mavet, hastanedeki arkadaşlarını gözlemlerken, bir yandan da okurları, ezbelerini sorgulamaya davet ediyor.

  • Künye: Janet Frame – Sudaki Yüzler, çeviren: Ayça Çınaroğlu, Yapı Kredi Yayınları

Erendiz Atasü – Gençliğin O Yakıcı Mevsimi (2014)

Türkiye kadın edebiyatı yazınında önemli yeri olan Erendiz Atasü’den, kadını görmezden gelen toplumsal ve kültürel alanın incelikli bir tasviri.

Buradaki hikâyeyi asıl özgün kılan yönün, bilhassa romanın Fatih isimli karakteri üzerinden, kadın erkek eşitliğinin en çok dile döküldüğü sol kesimde de kadına yönelik ayrımcılığın yoğun bir şekilde işlediğini gözler önüne sermesidir diyebiliriz.

  • Künye: Erendiz Atasü – Gençliğin O Yakıcı Mevsimi, Can Yayınları

İlhami Sidar – Bedirhan: Bir Cudi Söylencesi (2014)

Kürt tarihi, bir isyanlar tarihidir. Mir Bedirhan’ın 18. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı’ya karşı başlattığı isyan da, bu tarihte bir dönüm noktasıdır.

İlhami Sidar bu romanında, işte bu tarihin sayfalarını aralayarak isyanın hikâyesini adım adım kuruyor.

Birbirine âşık Müslüman Ali’den Hıristiyan Meryem’e, Mir’den halkına ihanet eden Yezdanşêr’e pek çok karakter hikâyeleriyle romana dâhil oluyor.

  • Künye: İlhami Sidar – Bedirhan: Bir Cudi Söylencesi, İthaki Yayınları

L. Ostrover – Fırtına Kuşları (2014)

On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, Çarlık Rusya’sında iktidara kafa tutan işçilerin cesaret dolu mücadelesi.

Romanın dört karakterinin en önemlisi olan Pyotr Alekseyev, dünya tarihini yeni baştan şekillendirecek Ekim Devrimi’nin habercisi olarak, arkadaşlarıyla birlikte Çarlığa karşı amansız bir savaşa girişir.

  • Künye: L. Ostrover – Fırtına Kuşları, çeviren: Özgür Metin Demirel, Evrensel Yayınları

Başar Öztürk – Atanamayanlar (2014)

Gündelik hayatın sıkıcılığından boğulmuş, tüm hevesini yitirmiş Ankaralı memur Ülgen’in trajikomik yaşamı.

Bir hayat bilgisi kitabını kendine rehber edinmiş Ülgen, bu tükenmiş hayatına renk katmak için bir maceraya atılmaktan da geri durmaz.

Fakat bahtsız garibanımıza nasip olacak tek şey, ikili oynayan Necla’nın elinde oyuncak olmaktır.

  • Künye: Başar Öztürk – Atanamayanlar, Okuyan Us Yayınları

Thomas More – Ütopya (2014)

Ütopya kelimesinin isim babası Thomas More, ideal devleti simgeleyen bir yok-ülke olan Utopia’yı anlatıyor.

Eski denizci Raphael Hythlodaeus bizi, Ütopya ülkesinin yöneticiler, rahipler ve prenslerden oluşan ülkenin idari yapısına; ülkenin günde altı saat çalışan, tek örnek giyinen, hep birlikte üreten ve para kullanmayan bireylerine götürüyor.

  • Künye: Thomas More – Ütopya, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları