Yves Stavridès – Sanat Tacirleri: Daniel Wildenstein (2008)

‘Sanat Tacirleri: Daniel Wildenstein’, ağırlıklı olarak tablo taciri olan bir ailenin 82 yaşındaki üyesi Daniel Wildenstein’la yapılmış söyleşilerden oluşuyor.

Resim sanatının yaklaşık altı yüz yıllık geleneği üzerine kurulan ve bir milyarlık mal stoku bulunduğu iddia edilen Wildenstein Inc., Daniel’in büyükbabası Nathan Wildenstein çabalarıyla bir sanat alım-satım imparatorluğu haline geldi.

Daniel dışında, aileye dair bilinenler, her zaman sır olarak kaldı.

Çünkü Wildenstein’lar, işlerine ve özel hayatlarına dair hiçbir söyleşiye katılmamış ve kendilerine yöneltilen eleştiriler karşısında sessiz kalmıştı.

Daniel, dedesi Nathan’dan itibaren, ailesinin 1905’ten bu yana süregelen sessizliğini ilk kez, L’Express dergisine verdiği bir söyleşiyle bozmuştu.

Bu kitap ise, otuz seans süren bu uzun söyleşinin kısaltılmış halinden oluşuyor.

  • Künye: Yves Stavridès – Sanat Tacirleri: Daniel Wildenstein, çeviren: Kaya Özsezgin, Rh + Sanart Yayınları, sanat, 245 sayfa

Bart Beaty – Sanat Karşısında Çizgi Roman (2017)

Çizgi roman üretiminin şimdi sanat dünyasıyla daha yakın doğrultuda olmasının anlamı nedir?

Yirminci yüzyılın önemli bir bölümünde çizgi roman ile “yüksek sanat” arasındaki sınırlar çizgi romanın aleyhineydi.

Çizgi romanlar ve bant karikatürler “ilham verici” olarak kabul edilseler dahi birer sanat ürünü olarak kabul edilmezlerdi.

Peki, ne oldu da, önceleri pek bilinmeyen çizgi roman sanatçıları adı sanı ve tarzı bilinen birer sanatçıya dönüştü?

İşte Bart Beaty de, ağırlıklı olarak Amerikan çizgi roman dünyası üzerinden, ucuz basılı malzemelere basılan çizgi romanların birer koleksiyonluk nesneye dönüşmesinin hikâyesini anlatıyor.

Yazar ilk olarak, çizgi romanın 20. yüzyılın büyük bölümünde sanat tarihinden dışlanmasının gerekçelerini aydınlatarak bu süreci izliyor.

Beaty, çizgi roman ile müze, müzayede evi ve sanat yayıncılığı arasındaki ilişkiyi incelemesiyle alan için bu önemli bir çalışmaya imza atmış.

  • Künye: Bart Beaty – Sanat Karşısında Çizgi Roman, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 256 sayfa

György Fehér ve András Szunyoghy – Anatomi: Çizim Dersleri (2017)

Bilenler bilir; anatomi çalışmak, bir sanatçının vizyonunu geliştirmesi ve biçim duygusunu ilerletmesi açısından elzem.

Sanat tarihindeki ünlü isimlerin neredeyse hepsi anatomi çalışmıştır. Michelangelo, Leonardo Da Vinci ve Raffaello, bunlardan birkaçı.

İşte, yedi yüz ellinin üstünde çizim barındıran ve bu görsel zenginliğiyle göz dolduran elimizdeki kitap, insanlar ile bazı memeli hayvanların anatomi çizimlerini karşılaştırmalı olarak veriyor.

Kitapta anatomi çalışmalarında orta, ön ve enine düzlemlerin; iç, içyan, dış ve dışyanların; sırt, avuç ve tabanın çizimleri, perspektif kurallarının açıklaması eşliğinde anlatılıyor.

Anatomi çizimlerine dair merak edilen pek çok konunun aydınlatıldığı çalışma, ressamlar, grafik tasarımcılar ve anatomiyle ilgilenenler kadar resim sanatına ilgi duyan her okurun kitaplığında bulunmayı hak ediyor.

  • Künye: György Fehér – Anatomi: Çizim Dersleri, çizer: András Szunyoghy, çeviren: Canan Feyyat, Hep Kitap, resim, 432 sayfa

Yılmaz Aysan – ’68 Afişleri (2008)

Yılmaz Aysan, ’68 Afişleri’nde, ODTÜ Devrimci Afiş Atölyesi ile bu birimin dönemin siyasî havasını çok iyi işleyen afişlerinin öyküsünü anlatıyor.

ODTÜ’nün bu olağanüstü yaratıcı birimi, 1968-70 döneminde yeni bir afiş stili geliştirerek, o güne kadar profesyonel afiş tasarımcıları ve reklamcıların tasarım tekelinde olan ve ticari matbaalara bağımlı olan afiş sanatında güçlü bir kopuş yaratmıştı.

Aysan’ın, söz konusu atölyenin kuruluşunda ve gelişmesinde önemli roller oynamış, orada bizzat çalışmış Ahmet Sönmez, Ali Artun, Ertuğrul Kürkçü, Hasan Barutçu ve Sait Kozacıoğlu’nun tanıklıklarına yer veren bu çalışması, o dönem üretilen afişlerden şahane örnekler de barındırıyor.

  • Künye: Yılmaz Aysan – ’68 Afişleri, Metis Yayınları, sanat, 157 sayfa

Ferit Edgü – Biçimler, Renkler, Sözcükler (2008)

‘Biçimler, Renkler, Sözcükler’, Ferit Edgü’nün kimi ressamların yapıtları üzerine kaleme aldığı yazılarını barındırıyor.

Vincent Van Gogh, Pablo Picasso, Henri Matisse, Paul Klee, Gümrükçü Rousseau, Georges Braque, Fernand Léger, Salvador Dali, Paul Cezanne, Constantin Brancusi, Marc Chagall, Alberto Giacometti, Francis Bacon ve Nicolas de Staël, Edgü’nün burada eserlerini irdelediği isimlerden birkaçı.

“Dünyayı sözcüklerle kavramaya, yorumlamaya, sezmeye ve çözmeye çalışanlarla, bunları biçim ve renklerle yapanlar yan yana geldiğinde karşılıklı bir alışveriş gerçekleşir” diyen Edgü’nün kitabı, bu alışverişin bize neler miras bıraktığını irdeliyor.

  • Künye: Ferit Edgü – Biçimler, Renkler, Sözcükler, Sel Yayıncılık, sanat, 169 sayfa

Kim Toffoletti – Yeni Bir Bakışla Baudrillard (2014)

Kim Toffoletti ilgi çekici çalışmasında, önde gelen Fransız düşünürlerinden Jean Baudrillard’ın fikirlerinin görsel sanatlar ve kültür arenası üzerindeki etkisini araştırıyor.

Baudrillard’ın görsellik çalışmalarına katkısının ne olduğunu, teorilerinin imajların incelenmesi açısından önemini ve uygulanabilirliğini değerlendiren Toffoletti, bunun için Baudrillard’ın kilit önemdeki yaklaşımlarını sergilediği gibi, televizyon, sanat, sinema ve reklamcılıktan çok sayıda örnek de veriyor.

Kitabın, düşünürün işaretler ve imajlardan oluşan görsel dünyamıza dair analizlerini tartışmaya açmasıyla özellikle dikkat çekebileceğini söylemeliyiz.

  • Künye: Kim Toffoletti – Yeni Bir Bakışla Baudrillard, çeviren: Yetkin Başkavak, Kolektif Kitap, felsefe, 130 sayfa

Caroline Levine – Biçimler (2017)

Biçimler kültürü, siyaseti ve bilgiyi nasıl etkiledi?

Caroline Levin bu ödüllü çalışmasında, biçimi bütün, ritim, hiyerarşi ve ağ gibi dört ana bölümde irdeleyerek biçimlerin siyasal, toplumsal ve tarihsel ile olan ilişkisini gözler önüne seriyor.

Biçimlerin yalnızca sanatın konusu olamayacağını, bilakis genel olarak hayatın tümünü yansıttığını belirten Levine, felsefe ve popüler kültür, edebiyat gibi farklı alanlarda gezinerek, biçimin hayatımızı nasıl etkilediğini araştırıyor.

Levine’in çalışmasının kuramsal boyutunda Michel Foucault, Jacques Rancière, Mary Poovey ve Judith Butler gibi düşünürlerin biçimciliğe dair yaklaşımları irdeleniyor.

Yazar ayrıca, Sophokles’in ‘Antigone’si, Charles Dickens’in ‘Kasvetli Evi’ ve meşhur televizyon dizisi The Wire gibi pek çok eserin arka planında işleyen biçimsel yapıyı da ortaya çıkarıyor.

Bu ufuk açıcı çalışmanın 2015 James Russell Lowell Ödülü ile 2016 Dorothy Lee Kültür Ekolojisi Alanında Üstün Akademik Çalışma Ödülü kazandığını, ayrıca çalışmanın Flavorwire tarafından 2015’in en iyi 10 akademik yayınından biri ilan edildiğini de belirtelim.

  • Künye: Caroline Levine – Biçimler, çeviren: Didem Dinçsoy Koç Üniversitesi Yayınları, edebiyat inceleme, 237 sayfa

Kağan Güner – Modern Türk Sanatının Doğuşu (2014)

Kağan Güner, Cumhuriyetin modernleşme çabalarının doruğa ulaştığı Türkiye’nin 1930’lu yıllarındaki sanat dünyasını önemli derecede etkilemiş gelişmelerin izini sürüyor.

Günümüz sanatına yoğun etkileri olmuş bu dönemde plastik sanatlar, mimari ve şiirde hangi modernist gelişmelerin yaşandığını, bunları yaratan kültürel ve siyasi arka planla birlikte harmanlayarak irdeleyen Güner, söz konusu dönemdeki ilerlemeleri kübizm, konstrüktivizm, avangard, fütürizm, Bauhaus ve Vkhutemas ekolleri bağlamında da tartışıyor.

Güner bunu yaparken, La Turquie Kémaliste dergisinden kimi belgeler de sunuyor.

  • Künye: Kağan Güner – Modern Türk Sanatının Doğuşu, Kaynak Yayınları, sanat, 320 sayfa

Jules Baillods – Courbet Yaşıyor (2008)

Julles Baillods, ‘Courbet Yaşıyor’da, bir zamanlar Paris Komünü Sanat Birliği başkanlığı görevini de yürütmüş muhalif ressam Jean-Désiré Gustave Courbet’nin hayatını ve sanatını anlatıyor.

Courbet en çok, vajinayı tasvir ettiği “L’Origine du monde” isimli tablosuyla bilinse de, kendisi aynı zamanda resimde gerçekçilik akımının öncülerindendir.

Baillods’un çalışması, İmparatora kafa tutmuş ve hayatı mücadeleyle geçmiş Courbet’nin sanat anlayışını ve mücadelesini ayrıntılı bir bakışla serimliyor.

Politik ve sanatsal tavrıyla öncü olmuş Courbet’ye dair Türkçedeki kaynak kıtlığı göz önünde bulundurulduğunda, bu çalışma özel bir önem taşıyor.

  • Künye: Jules Baillods – Courbet Yaşıyor, çeviren: Yalçın Karayağız, Chiviyazıları Yayınevi, biyografi, 112 sayfa

Fred Uhlman – Kavuşmak (2017)

Fred Uhlman’ın kısa ama etkili ‘Kavuşmak’ isimli bu romanında anlatıldığı gibi…

Bu çarpıcı roman, Almanya’nın tarihsel ve kültürel zenginliğiyle öne çıkan Svabya bölgesinde geçiyor.

Hikâyenin başkahramanı iki arkadaş, bu bölgede doğmuş, beraber büyümüş iki gençtir.

Fakat bu masum arkadaşlığın üzerine, Nazizmin yükselişiyle doruğa ulaşan Yahudi düşmanlığı bir karabasan gibi çöker.

Kısa bir süre sonra birbirinden ayrılamaz gibi görünen iki arkadaş, şimdi birbirine düşmandır.

Faşizmin ilk olarak savaşlarla veya iktidarların aşırı söylemleriyle değil, iki insan arasında filizlendiğini yetkin tasvirlerle ortaya koyan bir roman.

  • Künye: Fred Uhlman – Kavuşmak, çeviren: Özlem Uygun, Kolektif Kitap, roman, 102 sayfa