Robert McKee – Öykü: Senaryo Yazımının Özü, Yapısı, Tarzı ve İlkeleri (2011)

  • ÖYKÜ: SENARYO YAZIMININ ÖZÜ, YAPISI, TARZI VE İLKELERİ, Robert McKee, çeviren: Nuray Yılmaz, Ertan Yılmaz ve Fatih Kınalı, Plato Film Yayıncılık, eğitim, 412 sayfa

 

Ünlü bir senaryo hocası olan Robert McKee ‘Öykü’de, senaryo yazımı konusundaki yöntemlerini ilgilileriyle paylaşıyor. Senaryo yazımına dair popüler yaklaşımların tersine, formüller yerine biçim üzerinde yoğunlaşan McKee, birçok filmden kullandığı örneklerle iyi ve orijinal senaryoların nasıl yazılacağını anlatıyor. Çalışma, tempo, sahne, sekans, sahne doruğu, film doruğu gibi temel kavramlardan başlayarak standart üç sahnelik dramatik yapının yanı sıra, iki, yedi ve sekiz sahnelik dramatik yapılar konusunda da önemli ipuçları sunuyor. McKee’nin öğrencilerinin, şimdiye kadar yaptıkları filmlerle, birçok Oscar ödülü aldığını da belirtelim.

Ali Özuyar – Faşizmin Etkisinde Türkiye’de Sinema (2011)

  • FAŞİZMİN ETKİSİNDE TÜRKİYE’DE SİNEMA, Ali Özuyar, Doruk Yayınları, sinema, 359 sayfa

 

Ali Özuyar, uzun araştırmaların ürünü olan ‘Faşizmin Etkisinde Türkiye’de Sinema’da, 1939-1945 aralığında Almanların Türkiye sinema sektörü üzerinde baskı kurmalarının ve sinemacıların buna karşı verdikleri mücadelenin hikâyesini anlatıyor. Özuyar, Türk sinemacıların o dönemde, teknolojik olarak Almanya’ya bağımlı olmalarına rağmen Berlin karşıtı tutum sergilemeye başlayarak Alman filmlerine yer vermediklerini; sinema filmi ihtiyacının da, Mısır ve Basra üzerinden getirtilen ve çoğunluğu Amerikan yapımlarından oluşan filmlerle karşılandığını belirtiyor. Kitap, savaşın Türk sineması üzerindeki etkileri konusunda nitelikli bir çalışma.

Jane Barnwell – Film Yapımının Temelleri (2011)

  • FİLM YAPIMININ TEMELLERİ, Jane Barnwell, çeviren: Gülengül Altıntaş, Literatür Yayıncılık, eğitim, 208 sayfa

 

Jane Barnwell imzalı ‘Film Yapımının Temelleri’, sinema eğitimi alan öğrencilerin ve film sektöründe çalışanların yanı sıra, konuya ilgi duyanlara da, film yapım süreciyle ilgili temel bilgileri vermeyi amaçlıyor. Kitapta, film yapım aşamasında ekip çalışmasının nasıl organize edilebileceği, senaryo yazım teknikleri, film yapımının planlanması, yönetmenlik, prodüksiyon tasarımı, ses düzeni ve post-prodüksiyon süreci gibi, konuya dair temel bilgiler yer alıyor. Çalışmada ayrıca, filmde resim kompozisyonu, çerçeveleme, ışık, renk objektif ve format kullanımı ile sinemada özgün bir anlam yaratmak gibi önemli konularda da ipuçları veriliyor.

Giovanni Scognamillo – Giovanni Scognamillo’nin Gözüyle Yeşilçam (2011)

  • GIOVANNI SCOGNAMILLO’NUN GÖZÜYLE YEŞİLÇAM, Giovanni Scognamillo, hazırlayan: Barış Saydam, Küre Yayınları, sinema, 376 sayfa

 

Elimizdeki çalışma, filmlerde yapım görevlisi ve yönetmen yardımcısı olarak da çalışmış Giovanni Scognamillo’nun, sinemaya dair 1961-2004 arasında gazete ve dergilerde yazdığı tanıtım ve eleştiri yazılarını, makalelerini ve söyleşilerini barındırıyor. Scognamillo’nun, Türkiye sinemasının “altın yılları” olan 1960’lardan günümüze uzanan anlatımı, ülke sinemasına dair zengin bir okuma fırsatı sunuyor. Kitap, Scognamillo’nun, sinemanın Yeşilçam dönemleri hakkında olduğu kadar, bağımsız yönetmenlerin önderliğinde şekillenen son dönem Türkiye sineması ve yeni dönemde film eleştirisinin işlevi hakkındaki görüşlerine de ulaşma fırsatı sunuyor.

Rıza Oylum ve Kemal Sivaslıoğlu – Ortadoğu Sineması (2011)

  • ORTADOĞU SİNEMASI, Rıza Oylum ve Kemal Sivaslıoğlu, Başka Yerler Yayınları, sinema, 185 sayfa

 

Başka Yerler Yayınları, yayımladıkları Uzakdoğu, Rus, Latin Amerika ve Alman sinemasına dair kitaplarıyla hatırlanacaktır. Bu seri, söz konusu ülke sinemaları konusunda birer rehber vazifesi görüyor. Serinin devam çalışmalarından olan ve Rıza Oylum ile Kemal Sivaslıoğlu’nun kaleme aldığı ‘Ortadoğu Sineması’ da, tarihi açıdan sürekli sıkıntılı dönemler yaşamış bir bölgeyi, sinemanın perspektifinden inceliyor. Kitabın kapsamında İran, Mısır, Irak, Lübnan, Filistin, İsrail ve Suriye sinemaları yer alıyor. Çalışmada bunun yanı sıra, Ortadoğu ülkelerindeki film festivalleri ile bölgenin öne çıkan yönetmenleri ve filmleri de ayrı başlıklar halinde değerlendiriliyor. Bu yönüyle çalışma, sinemaseverlere olduğu kadar, sinema eğitimi alanlara, sinema yazarlarına ve konu üzerinde çalışan akademisyenlere de hitap ediyor.

Blain Brown – Sinematografi (2011)

  • SİNEMATOGRAFİ, Blain Brown, çeviren: Selçuk Taylaner, Hil Yayınları, sinema, 371 sayfa

 

Sinematografi, hareketli görüntüden istenen anlamı elde etmenin koşullarını sağlama etkinliği olarak özetlenebilir. İşte Blain Brown’ın ilk kez 2006’da yayımlanan ve şimdi üçüncü baskısıyla raflardaki yerini alan ‘Sinematografi’si, film çekmenin temel kavramlarını, yöntemlerini ve teknik detaylarını anlaşılabilir bir üslupla kaleme getiriyor. Kitapta, sahnenin yapı taşlarından tasarım ve görsel düzenleme ilkelerine; pozlama, ışık ve ışıklandırmadan kameranın her türlü kullanımına, renkler ve görüntü denetimine kadar, sinematografik sürecin pekçok aşaması irdeleniyor. Brown, ‘Kuram ve Uygulama’ alt başlığını taşıyan çalışmasında bunun yanı sıra, kameramanlar, elektrikçiler ve setçiler gibi, film yapımında görev üstlenmiş ekibin, set prosedüründe nasıl çalışmaları gerektiği konusunda da önemli ipuçları veriyor.

Thorsten Botz-Bornstein – Filmler ve Rüyalar (2011)

  • FİLMLER VE RÜYALAR, Thorsten Botz-Bornstein, çeviren: Cem Soydemir, Metis Yayınları, sinema, 207 sayfa

Thorsten Botz-Bornstein, ilginç çalışması ‘Filmler ve Rüyalar’da, Freud’un rüya kuramını film çalışmalarına uyguluyor. Yazar incelemesini, Andrey Tarkovski, Ingmar Bergman, Aleksandr Sokurov, Stanley Kubrick ve Wong Kar-Wai gibi sinema tarihinin önemli yönetmenleri üzerinden yapıyor. Film çalışmalarında rüya kuramına başvururken, rüyaları estetik ifadeler olarak ele alan Botz-Bornstein, adı geçen yönetmenlerin, bu ifadeleri nasıl geliştirdiklerini irdeliyor. Rüyaların, farklı şekillerde kullanabildikleri bir “rüya zamanı”na sahip oldukları ve böylece rüyaların filmlerle bünyevi benzerlikler taşıdığı, yazarın dikkat çeken tezlerinden.

Gustavo Mercado – Sinemacının Gözü (2011)

  • SİNEMACININ GÖZÜ, Gustavo Mercado, çeviren: Selçuk Taylaner, Hil Yayın, sinema, 207 sayfa

 

Film ve HD video alanında yazarlık, yapımcılık, yönetmenlik yapan ayrıca kurgu ve çekim konusunda deneyimli bir bağımsız sinemacı olan Gustavo Mercado ‘Sinemacının Gözü’nde, sinemada plan ve kompozisyon konusunu ele alıyor. Mercado’nun çalışması, planları güçlü yapan teknik ve öyküsel yönleri göz önünde bulundurarak, sinemasal kompozisyon kurallarının anlaşılmasına ve uygulanmasına yönelik bütünlüklü bir yaklaşım sunmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor. Yazar, sinema dilinin en çok kullanılan planlarının her birinde uygulanan kompozisyon kurallarına yoğunlaşıyor ve bunları yaratmak için gereken araç ve yöntem bilgilerini inceliyor.

Nathan Parker – Kısa Filmler (2011)

  • KISA FİLMLER, Nathan Parker, çeviren: Ekrem Ekici, Kalkedon Yayınları, sinema, 352 sayfa

 

Nathan Parker elimizdeki çalışmasında, günümüzde oldukça yaygın ve her zaman her yerde varolabilen bir sanat formu olan kısa film hakkında bilinmesi gerekenleri ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. Bir rehber kitap oluşuyla önemli bir boşluğu dolduracağına inandığımız kitap, fikirlerini ve becerilerini daha kompleks prodüksiyonlara yönlendirmek; iyi düşünülmüş, iyi çalışılmış ve iyi yönetilmiş kısa filmler yaratmak isteyenler için yetkin bir kaynak. Fikirleri filme dönüştürmek, senaryo yazımı, kompozisyon, prodüksiyon, oyuncular, film çekilecek yerler, kısa film formatları, ışıklandırma ve set ekibinin oluşturulması, kitaptaki bazı konular.

Yvette Biro – Sinemada Zaman (2011)

  • SİNEMADA ZAMAN, Yvette Biro, çeviren: Anıl Ceren Altunkanat, Doruk Yayınları, sinema, 274 sayfa

 

Yvetto Biro ‘Sinemada Zaman’da, modern sinemada ritim ve temponun rolünü irdeliyor. Sinemada zamanın ele alınışının girift ve ayrıntılı olduğunu belirten Biro, filmde koşuşturan ve akan hareketlerin karşılıklı bağını ve bağımlılığını ortaya koyuyor. Bu ilişkiyi “Türbülans” ve “Akış” terimleriyle açıklayan yazar, sinemadaki olayların ve duyguların değişen ritmik vuruşunun, yapıtın genel tonunu ve doğasını da etkileyecek güçte olduğunu savunuyor. Biro’nun çalışmasını ilgi çekici kılan bir yön de, sinemada hızlı tempo kullanma modasının karşısına yavaşlamanın estetik, kültürel ve varoluşsal yararlarını koyarak bir tartışma açıyor olması.