Dagobert Von Mikusch – Ölümsüz (2008)

Dagobert Von Mikusch ‘Ölümsüz’de, Atatürk’ün biyografisini sunuyor ve O’nun içinde yaşadığı Osmanlı İmparatorluğu ve İmparatorlukla ilişkileri olan diğer ülkeleri sosyal, siyasal ve ekonomik açılardan inceleyerek karşılaştırmalı bir tarih analizine girişiyor.

Atatürk’le ilgili çeşitli olaylar anlatılırken, bunlarla Avrupa tarihindeki gelişmelerin karşılaştırılması, kitabın dikkat çeken yönlerinden.

1929 yılında yayımlanmış eserini Türkiyeli okuyuculardan ziyade Avrupalı okuyucular için kaleme alan Atatürk hayranı Mikusch, zorluklar içinde bir devletin nasıl kurulabildiğini anlatıyor.

Kitap daha sonra İngiltere, ABD, Fransa ve İtalya’da da yayımlanmıştı.

  • Künye: Dagobert Von Mikusch – Ölümsüz, çeviren: Esat Nermi Erendor, İkarus Yayınları, biyografi, 360 sayfa

Kolektif – Sivil Toplumda Türk-Ermeni Diyaloğu (2008)

‘Sivil Toplumda Türk-Ermeni Diyaloğu’, Paris’te, Fransa Senatosu’nda 18 Haziran 2000’de yapılan ‘Diyalog ve Yakınlaşma’ başlıklı sempozyumun belgelerinden oluşuyor.

Ragıp Zarakolu’nun derlediği kitapta ayrıca, Oral Çalışlar, Mete Tunçay, Fatma Müge Göçek ve Zarakolu’nun 2005 Eylül ayında Bilgi Üniversitesi’nde yapılan ‘İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri’ne sundukları tebliğleri de barındırıyor.

Türkiye’de özür dilekçesinden sonra, Ermeni sorunu yeniden önemli gündem maddelerinden biri olmaya başladı.

Kitap, okuru, bir türlü yasaklar çerçevesini aşamayan, bu nedenle gün geçtikçe daha sıkıntılı bir hal alan bu sorun üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Kolektif – Sivil Toplumda Türk-Ermeni Diyaloğu, derleyen: Ragıp Zarakolu, Pencere Yayınları, siyaset, 345 sayfa

Richard Florida – Yeni Kentsel Kriz (2018)

Bayağı bir zamandır banliyölerin tadını çıkaran şehirli zenginler, görece kısa sürmüş bir moladan sonra yeniden şehir merkezlerine geri döndü.

Bu durumun en büyük kaybedeni, doğal olarak yoksul kesimler.

Zira zenginlerin arzı endam edişiyle birlikte, onlar buralardan birer birer kovuldu.

Richard Florida’nın bu çalışması ise, ağırlıklı olarak bu durumun gelir eşitsizliği ve ayrımcılığı nasıl körüklediğini gözler önüne seriyor.

Yazar, soylulaştırmanın, kentleri homojenleştirdiğini ve özünde farklılıklar barındırmasıyla değer kazanmış ve zenginleşmiş kentlerin şimdi kültürel/toplumsal yoksullaşmayla, çölleşmeyle yüz yüze kaldığını belirtiyor.

Florida’ya bu konuda katılmamak elde değil.

En bariz örnekler olarak Sulukule ve Tarlabaşı’nın nasıl adım adım yok edildiğini ve bu nedenle nasıl bir zenginliği yitirdiğimizi hatırlayalım.

Florida’nın kitabı, son on beş yıl içinde kentlerin yaşadığı büyük dönüşümü (siz bunu yıkım ve çoraklaşma olarak düşünün) ve daha iyi bir şehircilik ile daha iyi bir gelecek için neler yapılması gerektiğini tartışmasıyla önemli.

  • Künye: Richard Florida – Yeni Kentsel Kriz, çeviren: Derya Nüket Özer, Doğan Kitap, kent çalışmaları, 296 sayfa, 2018

Daniel Bensaïd–Mülksüzler (2018)

Karl Marx’ın oldukça kısa süren bir gazetecilik hayatı var.

Marx bu dönemde, Rheinische Zeitung’da yürütülen odun hırsızlığı konusundaki tartışmalara dâhil olmuş ve bunun üzerinden mülkiyet hakkı, basın özgürlüğü, suç ve ceza gibi konuları irdelemişti.

Bu yazıların üzerinden bir buçuk asır geçti, fakat genç Marx’ın daha o zaman yaptığı saptamalar, bugün de güncelliğini koruyor.

Daniel Bensaïd ise, daha önce Marx’ın bu yazıları üzerine ders vermişti.

Yazar, verdiği derslerden yola çıkarak kaleme aldığı bu kısa ama etkileyici çalışmasında, Marx’ın tartıştığı kavramları güncel bağlamlarına yerleştiriyor.

Bensaïd, Marx’ın odun hırsızlığı üzerinden yürüttüğü ufuk açıcı tartışmayı, bugün tüm dünya çapındaki özelleştirmeye karşı mücadele eden mülksüzlerin mücadelesiyle buluşturuyor ve Marx’ın ne denli önemli analizler ortaya koyacak düşünsel kabiliyete sahip olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.

  • Künye: Daniel Bensaïd – Mülksüzler: Marx, Odun Hırsızları ve Yoksulların Hukuku, çeviren: Selim Sezer, Dipnot Yayınları, siyaset, 128 sayfa, 2018

Boris Kagarlitski – Bugünkü Rusya (2008)

Sosyolog, gazeteci ve yayıncı Boris Kagarlitski ‘Bugünkü Rusya’da, Rusya’da yaşanan büyük dönüşümü analiz ediyor.

Bu analizi ağırlıklı olarak Putin dönemi üzerinden izleyen Kagarlitski, ülkenin yaşadığı restorasyonu, Putin’in bürokratik yönlerini, nev-i şahsına münhasır otoriterliğini, devlet yapısının batıdakilerden farklılaşmasının nedenlerini, Rus toplumunun dokusunu, Rus kapitalizminin dayandığı siyasal zemini, halkın mülkiyetinden özel mülkiyete nasıl geçildiğini, kısacası bugünkü Rusya’yı Rusya kılan karakteristik şartların ne olduğunu kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Boris Kagarlitski – Bugünkü Rusya, çeviren: Fatma Arıkan ve Serdar Arıkan, İthaki Yayınları, ülke, 562 sayfa

Kolektif – Faşizm ve Kapitalizm (2018)

Max Horkheimer’in çok önemli bir saptaması olmuştu: Kendisi, “Kapitalizmden söz etmek istemeyen, faşizm kelimesini de ağzına almamalıdır.” demişti.

Zira toplumun ekonomik üretimi ile sosyal yapı ve bu temel üzerinde yükselen kamusal iktidar biçimi arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Bu derleme ise, faşizm ve kapitalizm arasındaki hem açık hem de karmaşık ilişkiyi daha iyi kavramak için çok iyi bir fırsat.

Kitapta bir araya gelen Marksist yazarlar Angelo Tasca, Arthur Rosenberg, Otto Bauer ve August Thalheimer, özellikle faşizm, faşizmin tarihsel kökleri ve işlevleri hakkında çok önemli saptamalarda bulunuyorlar.

Kitapta,

  • Devletin neliği,
  • Devletin tipolojisi,
  • Faşizmin devlet tipolojisindeki yeri,
  • Faşist devlet iktidarı,
  • Faşizmin teorisi,
  • Bir kitle hareketi olarak faşizmin yükselişi ve düşüşü,
  • Faşizmin oluşum ve gelişiminin genel şartları ve bunun gibi önemli konuları tartışıyor.

Faşizmin demokratik alanı tarumar ettiği bir süreçten geçiyoruz ve bu kitap da, faşizmin karakteri ve faaliyetleri hakkında çok sağlam bir kaynak.

  • Künye: Kolektif – Faşizm ve Kapitalizm, çeviren: Rona Serozan, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 128 sayfa, 2018

Wendy Brown – Halkın Çözülüşü: Neoliberalizmin Sinsi Devrimi (2018)

Hayatın tüm boyutlarının ekonomik ölçülere göre düzenlenmesi olarak okunabilecek neoliberalizmin, demokrasinin temel unsurlarını usul usul nasıl çözüp dağıttığını kuramsal düzeyde irdeleyen önemli bir çalışma.

Çağımızın önde gelen düşünürlerinden Wendy Brown, neoliberal siyasi rasyonalitenin kapsamlı bir haritasını ortaya çıkarıyor.

Yazar, liberalizmin yalnızca piyasalar ve paranın demokrasiyi yozlaştırmasından veya siyasi kurum ve neticelerin finans ve şirket sermayesinin hâkimiyeti altına girmesinden bahsetmiyor, daha ziyade, günümüzde devlet idaresinde ve işyerinde, hukuk sahasında, eğitimde, kültürde ve gündelik faaliyetlerin önemli bir kısmında bulunan neoliberal aklın, demokrasinin kurucu unsurlarının belirgin siyasal karakterini, anlamını ve işleyişini ekonomikleştirdiğini belirtiyor.

Buradan yola çıkarak, demokrasi projeleri konusunda yaşanabilecek çoraklığın haritası çıkaran Brown, bu durumun, liberal demokrasinin kurum, pratik ve âdetlerinin yanı sıra radikal demokrasi düşlerinin de sağ çıkamayabileceği konusunda bizi uyarıyor.

Neoliberal dünyada demokrasinin geleceği hakkında çok önemli bir tartışma.

  • Künye: Wendy Brown – Halkın Çözülüşü: Neoliberalizmin Sinsi Devrimi, çeviren: Barış Engin Aksoy, Metis Yayınları, siyaset, 280 sayfa, 2018

Squatting Europe Kollective – Avrupa’da İşgal Hareketleri (2014)

Avrupa’da işgal hareketleri nasıl ortaya çıktı ve bunlar kapitalizme karşı nasıl kapsamlı bir alternatifi temsil ediyor?

Bu sorunun yanıtını arayan kitabın yazarları, işgal evleri gibi anti-kapitalist hareketlerden başlayarak hayata geçirilen muhtemel ve somut alternatiflere odaklanıyor.

  • Künye: Squatting Europe Kollective – Avrupa’da İşgal Hareketleri, çeviren: Ceren Akyos ve Duygu Toprak, Tekin Yayınevi

Tanıl Bora – Zamanın Kelimeleri (2018)

“Yeni Türkiye” önce dilde ortaya çıktı. Kendi kavramları ve vurgularıyla…

Tanıl Bora da, iyi bir fikirden yola çıkan elimizdeki çalışmasında, çoğu sorgulanmadan hemen içselleştirilen yeni Türkiye ile simgelenmiş kelimeleri, kavramları ve klişeleri masaya yatırıyor.

Kitap, hiçbir şey için olmasa bile, bu dönemin siyasal elitlerinin (Doğru veya yanlış olmaları kimin umurunda!) en azından kavram türetmede ne denli mahir olduklarını gözler önüne serdiği için okunmalı.

Burada “Yerli ve millî”, “Benim esnafım’. “Kimse kusura bakmasın”, “Büyük resmi görmek”, “Fıtrat”, “Algı operasyonu”, “Hassasiyetlerimiz”, “Paralel”, “Kurumları yıpratmak”, “Marjinal”, “Fitne”, “İtibar”, “Çift başlılık”, “Sen kimsin” ve bunun gibi çok sayıda kavram ele alınıyor.

  • Künye: Tanıl Bora – Zamanın Kelimeleri: Yeni Türkiye’nin Siyasi Dili, Birikim Yayınları, siyaset, 278 sayfa, 2018

R. İhsan Eliaçık – Sosyal İslam (2014)

“Dinin direği paylaşımdır” diyen İhsan Eliaçık, yakınlık bağları koptukça pusuda bekleyen bankaların eline düşen, en yakınındaki insanlarla yardımlaşmak ve dayanışmak yerine profesyonel hırsız şebekelerine paralarını kaptıranlara sesleniyor.

Yazar, “Sosyal İslam” anlayışının siyasi, ekonomi-politik olarak diriltilerek söz konusu boyunduruğun kırılabileceğini savunuyor.

  • Künye: R. İhsan Eliaçık – Sosyal İslam, Tekin Yayınevi