Yavuz Sezer – Politik Tanıtım (2011)

  • POLİTİK TANITIM, Yavuz Sezer, Efil Yayınevi, siyaset, 298 sayfa

Seçim kampanyalarının başarıya ulaşması, kuşkusuz bunu yürüten ekibin beceresine ve çalışma azmine bağlı. Bu anlamda Yavuz Sezer’in seçim kampanyası el kitabı olarak düşünülebilecek elimizdeki çalışması, 12 Haziran’daki seçimlere hazırlanan partiler için iyi bir kaynak. Yazar burada, politik tanıtımın nasıl yapılacağını detaylı bir şekilde ele alıyor. Kitapta kampanya planlaması, adayın kampanyaya hazırlanması, kampanyanın finansmanının nasıl sağlanacağı, parti başkanının liderlik vasıflarını nasıl geliştireceği, gönüllülerin kampanyada nasıl kullanılacağı ve adayın eşinin kampanyada ne gibi roller üstlenebileceği gibi konular irdeleniyor.

Künye: Kolektif – Filistin: Devrim Sürüyor (2007)

‘Filistin: Devrim Sürüyor’, Filistin devrimci hareketinin en önemli örgütü olan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’ni ele alan yazılardan oluşuyor.

Abu Ali Mustafa, Ahmed Saadat, Faysal Darraj, George Habaş, Ghassan Kanafani, İbrahim Nassar, Leyla Halid, Adib Nema ve Meryem Abu Dagga, kitapta yazılarına yer verilen başlıca isimlerden.

Kitapta Filistin Halk Kurtuluş Cephesi 5. ve 6. Kongre belgeleri ile politik raporlar, röportajlar ve mektuplar bulunuyor.

Filistin sorunu, Ortadoğu’nun derin yaralarından.

Kitaptaki yazılar, var olan politik durumu analiz ederken, bu sorunun tarihsel kökenlerine de odaklanıyor.

  • Künye: Kolektif – Filistin: Devrim Sürüyor, çeviren: Akın Sarı, Anka Kitaplığı, siyaset, 319 sayfa

Handan Çağlayan – Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar (2007)

  • ANALAR, YOLDAŞLAR, TANRIÇALAR, Handan Çağlayan, İletişim Yayınları, kadın, 278 sayfa

 

Handan Çağlayan’ın ‘Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar’ı, Kürt hareketinde kadınlar ve kadın kimliğinin oluşumuna odaklanıyor. Kitap, ekler dışında, Kürt kadınının günümüzdeki konumunu, erken dönem milliyetçi ideolojide kadınların yerini, yeni bir kimlik inşa süreci olarak 1980 sonrası Kürt kadın hareketinin gelişmesi, yasal partilerde kadınlar ve politikacı kadın kimliği ve nihayet Kürt kadın kimliğinin oluşumu, bileşenleri ve dinamikleri gibi konular yer alıyor. Çağlayan’ın çalışması, kadınların siyasette özne olup olmadıkları sorusuna, ortaya koyduğu önemli bulgularla sağlam bir yanıt veriyor.

Mustafa Sönmez – Paran Kadar Sağlık (2011)

  • PARAN KADAR SAĞLIK, Mustafa Sönmez, Yordam Kitap, siyaset, 157 sayfa

 Temel bir insan hakkı olan sağlığın, kâr amacı güden bir alan olarak tasarlanmaya çalışılması sadece Türkiye’de değil, dünya çapında yaşanan önemli bir sorun. İktisatçı Mustafa Sönmez ‘Paran Kadar Sağlık’ta, sağlığın bir meta haline getirilmesi anlamına gelen “kapitalist tıp modeli”ni kapsamlı bir bakışla irdeliyor. Sönmez ilk olarak, dünyada sağlık hakkının metalaşmasını, neoliberal sağlık politikalarında Dünya Bankası-IMF etkisini ele alıyor. Yazar devamında ise, Türkiye’de sağlık hakkı ve sağlık harcamalarını; sağlıkta özel sermaye birikiminin boyutlarını ve sağlıkta uygulanan “dönüşümler”in haklarını budadığı çalışanları anlatıyor.

Robert Graham (ed.) – Anarşizm (2007)

  • ANARŞİZM, editör: Robert Graham, çeviren: Nil Erdoğan ve Mustafa Erata, Versus Kitap, tarih, 720 sayfa

 

‘Özgürlükçü Düşüncelerin Belgesel Bir Tarihi’ alt başlığını taşıyan ‘Anarşizm’, Anarşizmin MS 300’den 1939 yılına kadarki tarihi serüvenini ele alıyor. Ünlü anarşist araştırmacı Robert Graham’ın editörlüğünde hazırlanan kitap, siyasi düşüncenin anarşist geleneğinden başlıca metinleri barındırıyor. Daha sonra devamı yayınlanacak çalışmanın bu cildinde, anarşistlerin hayata geçirmeye çalıştıkları fikir ve öneriler ile karşısında durdukları teori ve pratiklerin anarşizme dair eleştirilerine yer veriliyor. Çalışmanın ikinci cildi ise, anarşizmin 1939’dan günümüze kadar olan dönemini kapsayacak. “Sadece bu ciltteki materyalin gözden geçirilmesi bile anarşist düşüncenin kendi zamanı için açıkgörüşlülüğünün ve derinliğinin ne kadar olağanüstü olduğunu ispatlamaktadır” diyen Graham’ın bu çalışması, anarşizmin 1939’a kadarki seyrini ayrıntılarıyla ele alıyor.

Hayrettin Kılıç – Nükleer Destan (2007)

  • NÜKLEER DESTAN, Hayrettin Kılıç, Bil Yayınları, bilim, 360 sayfa

 

Nükleer çağ, 1944 yılında, ABD’nin ‘Manhattan Projesi’ çerçevesinde ilk atom bombasını yapıp, New Mexico çöllerinde denemesiyle başladı. Bu denemeden sonra dünyanın başına nelerin geldiği de, herkesin malumu. Günümüzde ise, özellikle küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği öne sürülerek, nükleer reaktörlerin temiz enerji kaynağı olduğu iddia edilmeye başlandı. Nükleer fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç da, nükleer enerjinin, iddia edildiği gibi masum olmadığını savunuyor. Kılıç’ın çalışması, nükleer enerjinin iklim değişikliğine çare olup olmadığı; Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nı (NPT) imzalayan ülkelerin anlaşmanın ilkelerine uyup uymadığı; yeni bir “Nükleer Rönesans” başlatılıp başlatılamayacağı; nükleer enerjinin gerçek anlamda ucuz ve güvenli bir enerji olup olmadığı gibi sorulara makul yanıtlar veriyor.

Daniela Dahn – Batı Diye Diye (2007)

  • BATI DİYE DİYE, Daniela Dahn, çeviren: Yılmaz Onay, Yordam Kitap, siyaset, 223 sayfa

Daniela Dahn ‘Batı Diye Diye’ isimli bu kitabında, iki Almanya’nın birleşmesinden sonraki hayal kırıklıklarını dillendiriyor. Almanya’nın tek çatı altında birleşmesi, daha önce dillendirilen pembe rüyayı mümkün kılmadı. Çünkü Federal Almanya’nın Nazizm kalıntıları yasalarla görmezden gelindi ve Doğu Almanya vatandaşları sosyalist teşkilatlara üye oldukları için takibata uğrama tehdidi altında yaşadı. Dahn, bu gerçekleşmeyen rüyanın sebep ve sonuçlarını yerli yerine oturtmayı amaçlıyor. Berlin doğumlu ve Doğu Almanya’daki Sosyalist düzene muhalif olmuş Dahn’ın, bu muhalifliğini, kendisinin deyimiyle bu “doğu inadı”nı hâlâ devam ettirmesinin nedeni de, Almanya’nın Doğusu ile Batısı arasında ortadan kalkacağı söylenen adaletsizliklerin olduğu gibi durması. Dahn, bu hayal kırıklığını merkeze alırken, demokrasi ve insan hakları gibi kavramları da sorguluyor.

Emre Kongar – İçimizdeki Zalim (2011)

  • İÇİMİZDEKİ ZALİM, Emre Kongar, Remzi Kitabevi, psikoloji, 279 sayfa

 

Zulmetmek ve zulme uğramak, Türkiye kültürünün pek uzak olmadığı konular. Bu durum öylesine içinden çıkılmaz bir hale gelmiştir ki, artık şiddet hayatımızın rutin, hatta vazgeçilmez bir gerçeği olarak kanıksanmış. İşte Emre Kongar elimizdeki kitabında, zalimler ile mazlumları psikolojinin ve sosyolojinin ölçüleriyle masaya yatırıyor. “Zulmün, faşizmin bireysel temelleri nedir?”, “İnsanlar doğuştan zalim ve faşist eğilimler mi taşır?”, “Hem bireysel hem de toplumsal ve siyasal düzeyde zulümle, faşizmle nasıl mücadele edilir?” ve “‘İçimizdeki Zalim’ ya da faşist, nasıl yenilgiye uğratılır?”, Kongar’ın yanıtını aradığı başlıca sorular.

Ellen Meksins Wood – Sınıftan Kaçış (2011)

  • SINIFTAN KAÇIŞ, Ellen Meksins Wood, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, siyaset, 269 sayfa

 

Ellen Meiksins Wood ‘Sınıftan Kaçış’ta, sınıfı ve sınıf mücadelesini sosyalist projeden neredeyse tamamen kopardığını savunduğu postmarksistleri eleştiriyor. Postmarksizm, ideolojiyi ve politikayı her türlü toplumsal temelden, özellikle de her türlü sınıfsal dayanaktan kopararak özerkleştirdiği için Marksistlerin tepkilerine hedef olmuştu. Postmarksizmin, antimarksizme giden yolda sadece kısa bir durak olduğunu savunan Wood da, postmarksist akımın Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe gibi öne çıkan isimlerine kapsamlı eleştiriler yöneltiyor. Ayrıca sürekli bir tartışma konusu olan sosyalizm ve demokrasi arasındaki bağları da inceliyor.

Güneş Çelikkol – Direnişlerin Güney Kutbu: Bir Arjantin Serüveni (2007)

  • DİRENİŞLERİN GÜNEY KUTBU: BİR ARJANTİN SERÜVENİ, Güneş Çelikkol, Agora Kitaplığı, siyaset, 246 sayfa

Hatırlanacağı gibi, Arjantin son olarak, 2001’de borç batağına saplandıktan sonra, kitlesel bir halk ayaklanmasıyla sarsılmıştı. Oysa bundan çok önce değil, henüz 1990’lı yıllarda Arjantin, IMF ve Dünya Bankası tarafından model olarak gösterilmişti. Güneş Çelikkol’un elimizdeki kitabı, Arjantin’in bu buhranlı dönemlerine, geniş bir siyasî çerçeveden bakıyor. Devrimci fikirler, Peronizm, askeri baskılar, sosyalizm, darbeci askerler ve işsiz kalan piqueteros toplulukları, kitabın başlıca konularını oluşturuyor. Arjantin’in yakın ve uzak dönemine odaklanan kitap, son dönemde dikkatle izlenen Latin Amerika’ya dair bir okuma olarak da düşünülebilir.