Ziya Gökalp – Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler (2009)

Ziya Gökalp’in ‘Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler’i, çokça tartışılan, eleştirilen kitaplardan.

Burada eleştirilen tezlerin başında, Kürt aşiretlerini “sosyoloji” disipliniyle incelemeye koyulan Gökalp’in, bu aşiretlerin asimile olan Türkler olduğu iddiasıydı.

Gökalp’in çalışması, Kürt aşiretleri hakkında köken, tarih, coğrafya, dil, kültür yönlerinden yaptığı araştırmaların sonuçlarını barındırıyor.

Kürtlerin örf-adetleri; yaşantıları; geçim kaynakları; doğum, ölüm, düğüm törenleri; suçluları izleme ve cezalandırmaları; yabancılara karşı davranışları gibi konuları anlatıyor;  Kürtleşmiş olan birçok aşiretin gerçekte Türk olduğunu iddia ediyor.

Gökalp aynı zamanda, Osmanlı idari yapısının bozulduğu Sultan Selim ve Sultan Selim devirlerine kadar uzanarak, aşiretlerin nasıl “medenileştirilebileceği” konusuna da kafa yoruyor.

  • Künye: Ziya Gökalp – Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler, Kaynak Yayınları, sosyoloji, 168 sayfa

Levent Ünsaldı – Burada Ne Oluyor? (2019)

Levent Ünsaldı bu ilgi çekici çalışmasında, Erving Goffman’ın gündelik yaşam üzerine çığır açan tezlerini Türkiye toplumunun sıradan hayatı bağlamında yeniden okuyor.

Yazar, gündelik hayatın içinden karşımıza çıkan kimi davranış, söz veya kodların hangi güç ilişkilerine işaret ettiğini izliyor.

Sıradan insanların sıradan karşılaşmalarında neler oluyor ve bu olanlar bize ne söyler?

Ünsaldı bu sorunun yanıtını ararken gündelik yaşamın kendine has düzenleri ve toplumsal faaliyetlerimizin yapısı üzerine derinlemesine düşünüyor.

Çalışma, gündelik yaşamın dışarıdan bakıldığında çok sıradan görünse de, ne denli yoğun etkileşimler barındırdığını kavramak için birebir.

  • Künye: Levent Ünsaldı – Burada Ne Oluyor?: Türkiye’de Etkileşimlerin Ekolojisi Üzerine Bir Deneme, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 128 sayfa, 2018

Fırat Mollaer – Yerliciliğin Retoriği (2018)

Bizdeki yerliciliğin düşünsel kaynakları ve dinamikleri nelerdir?

Daha da önemlisi, Türkiye’deki yerlicilik, savunulduğu gibi homojen midir yoksa daha çok heterojen midir?

Fırat Mollaer’in bu kitapta giriştiği tartışma, bizdeki yerliciliği çok yönlü bir bakışla deşifre ederken, aynı zamanda yerliciliği toplumsal-siyasal meselelere indirgeyen kültürelciliğe sıkı eleştiriler yöneltiyor.

Yazar burada, yerliciliğin düşünsel kaynağı olarak Yahya Kemal’in, ideologları olarak Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç ve Cemil Meriç’in, antropolog tipi olarak da Ahmet Hamdi Tanpınar’dan düşüncelerini baştanbaşa kat ediyor.

Aynı zamanda Nuri Bilge Ceylan sineması bağlamında da yerliciliği irdeleyen Mollaer, bütün bu aktörlerin söylemlerini Gaston Bachelard, Fredric Jameson, Ernst Renan ve Daryush Shayegan gibi yazar ve düşünürlerin fikirleri üzerinden tartışıyor.

Mollaer’e göre, yerlicilik kültürü bir kavga silahına dönüştürüp toplumu ve siyaseti kültürün bir uzantısı olarak kurgular.

Öte yandan yerlicilik “yerli”den çok “yerli olmayan”la ilgili bir söylemdir, hatta “yerli olmayan”ı inşa etmenin bir yoludur.

“Yerliciliğin düşünsel kaynakları nelerdir?” sorusuna kapsamlı bir yanıt veren çalışma, okurunu yerliciliğin ideolojik ve söylemsel kuruluşu üzerinde düşünmeye çağırıyor.

  • Künye: Fırat Mollaer – Yerliciliğin Retoriği, Phoenix Yayınları, 160 sayfa, 2018

Kolektif – Émile Durkheim’ı Yeniden Okumak (2018)

Farklı yazarların katılımıyla ortaya çıkan bu özenli çalışma, sosyolojinin kurucusu Émile Durkheim düşüncesindeki sapakları daha görünür kılıyor ve buradan hareketle düşünürün fikirlerinin sağlam bir yeniden okumasını yapıyor.

Kitabın en büyük katkısı, Durkheim’ın bizdeki alımlanışında görülen başat sorunları tespit etmesidir diyebiliriz.

Kitap, bir yandan Türkiye’de şu ana kadar Durkheim’ın düşüncesi hakkında bilinenlere iyi bir alternatif sunuyor ve öte yandan da, okurunu bizzat sosyoloji ve sosyolojinin iktidarla, siyasetle ilişkisi üzerine derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Çalışmanın bir diğer önemli katkısı da, Durkheim’ı ikincil kaynaklar üzerinden değil, bizzat kendi eserlerinden okuması.

  • Künye: Kolektif – Émile Durkheim’ı Yeniden Okumak, editör: Ümit Tatlıcan ve Vefa Saygın Öğütle, Phoenix Yayınları, sosyoloji, 352 sayfa, 2018

Kirsten E. Schulze, Martin Stokes ve Clom Campbell – Ortadoğu’da Etnik ve Dini Azınlıklar (2015)

Ortadoğu’nun devletsiz halk ve azınlıkları, üç yazarlı bu kapsamlı kitabın konusu.

Kitap Hıristiyan, Yahudi, Zerdüşt, Alevi, Bahai, Maruni, Kürt ve Filistinli gibi grupların toplumsal ve siyasi konumu hakkında çok önemli bir kaynak.

Kitap, Ortadoğu’ya dair merak edilen kimi konuları aydınlatmasıyla da değerli.

  • Künye: Kirsten E. Schulze, Martin Stokes ve Clom Campbell – Ortadoğu’da Etnik ve Dini Azınlıklar, çeviren: Kenan Kalyon, Totem Yayıncılık

Friedrich Engels – Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni (2019)

Friedrich Engels’in ‘Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni’, ilk kez 1884 yılında basılmıştı.

Kitap hem materyalist tarih yöntemini ustaca kullanması hem de insanlığın soy, aile, kabile ve devlete uzanan macerasını bilimsel yönleriyle irdeleyen ilk bilimsel eserlerden olmasıyla bugün tam bir klasik.

Engels çalışmasında, Amerikalı öncü antropolog Lewis H. Morgan’ın barbarlık ve uygarlık alanında yapmış olduğu araştırmalarından edindiği çığır acıcı veriler ile Karl Marx’ın bu konulardaki fikirlerini rehber ediniyor.

Öte yandan Marx’ın da, Morgan’ın çalışmalarından çıkardığı geniş bir eleştirel özeti de bulunuyor.

Engels, çalışmasında bu notlardan da yararlanarak bir nevi Marx’ın vasiyetini yerine getirmiş oluyor.

  • Künye: Friedrich Engels – Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni, çeviren: Mustafa Tüzel, İş Kültür Yayınları, antropoloji, 236 sayfa, 2019

Abram de Swaan – Kitle Katliamları (2019)

Abram de Swaan’ın bu derinlikli kitabının konusu, kitlesel imha eylemlerinin insanlığa ve uygarlığa dair bize neler söyleyebileceğidir.

Swaan burada, katillerin ve kurbanların doğrudan karşı karşıya geldikleri, yakın mesafeden yapılan, büyük çaplı, orantısız şiddet eylemlerinin mevcut nefreti, korkuları ve öfkeyi artırarak nasıl daha fazla şiddete yol açtığını irdeliyor.

Kitapta işlenen yaklaşık yirmi katliamdan bazıları şöyle:

  • Belçika’nın Kongo’da 2 milyon sivilin hayatına mal olan katliamı,
  • Japon işgalcilerin Nanking katliamında yüz binlerce Çinliyi yok edişi,
  • Nazilerin 6 milyon Yahudiyi katledişi,
  • Endonezya’daki askeri darbenin ardından yaklaşık 1 milyon komünistin öldürülmesi,
  • Pakistan ordusunun 1 milyon Bangladeşliyi katletmesi,
  • yüzyılın sonunda Sırp birliklerinin binlerce Boşnak Müslümanı katletmesi,
  • 1995 yılında Ruanda’da Hutu Gücü hareketinin neredeyse 1 milyon Tutsi ve Hutu’yu katletmesi…

Swaan böylesi korkunç katliamları inceliyor, bu cinai cinnetlerin hangi koşullar altında patlak verdiğini ve en önemlisi de sıradan bireylerin bu vakalarda yer almak için sonunda nasıl birer gönüllüye dönüştüklerini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Abram de Swaan – Kitle Katliamları: Cinai Bölmeler, çeviren: Mine Karataş, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 336 sayfa, 2019

Kolektif – Sosyoloji Kitabı (2015)

Bir disiplin olarak ortaya çıkışından küresel çağdaki konumuna, sosyolojiyi temel yönleriyle ele alan bir çalışma.

Pek çok açıklama, şekil ve görsel barındıran kitap, sosyal eşitsizliklerden kültür ve kimliğe, iş ve tüketimcilikten aileler ve yakınlıklara, sosyolojinin ana konularını açıklıyor.

  • Künye: Kolektif – Sosyoloji Kitabı, editör: Sam Atkinson, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları

John Urry – Mekânları Tüketmek (2018)

Sosyoloji profesörü John Urry’nin bundan tam yirmi yıl önce Türkçeye çevrilmiş bu çalışması, kente bakışımıza yeni bir boyut kazandıran, kent sosyolojisi alanında güncelliğini bugün de koruyan eserlerden.

Kitap şimdi, nihayet yeni bir baskıyla raflardaki yerini aldı.

Urry burada, sanayileşmeyle birlikte kentlerde gelişen doğadan kopuk yeni yaşam tarzının izini sürüyor ve bu tarzın hem kentsel alanda ve banliyölerde hem de kırsal alanda yarattığı muazzam değişimi gözler önüne seriyor.

Urry bunu yaparken, ortaya dört tez koyuyor.

Bunlar, özetle şöyle:

  • Yerler artan bir biçimde, malların ve hizmetlerin karşılaştırıldığı, değerlendirildiği, satın alındığı ve kullanıldığı tüketim merkezleri olarak yeniden yapılandırılmaktadır.
  • Yerlerin kendileri bir anlamda, özellikle görsel açıdan tüketilmektedir. Burada önemli olan, hem ziyaretçiler hem de yerel insanlara yönelik çeşitli tüketici hizmetlerinin sağlanmasıdır.
  • Yerler kelimenin gerçek anlamında tüketilebilmektedir; insanların bir yere ilişkin anlamlı buldukları şey (endüstri, tarih, binalar, yazın, çevre) zaman içinde kullanılarak azalmakta, bitirilmekte veya tüketilmektedir.
  • Yerelliklerin bazı kimlikleri tüketmesi de olasıdır; sonuçta böylesi yerler, gerçekten de neredeyse her şeyin tüketildiği yerlere dönüşürler. Bu tüketim ziyaretçiler veya yerel insanlar ya da her ikisi açısından da geçerli olabilir.

Ayrıca yerin değişen çözümlemesiyle, özellikle 1970’lerin sonu ve 1980’lerde ekonomik açıdan neredeyse her yerin olağanüstü dönüşümüyle de ilgilenen Urry, görsel açıdan yer tüketimi üzerinde de duruyor; mal ve hizmet tüketimi çözümlemesindeki kimi nosyonlarla yer tüketimini birleştiriyor.

  • Künye: John Urry – Mekânları Tüketmek, çeviri: Rahmi G. Öğdül, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 384 sayfa, 2018

 

Jürgen Habermas – Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine (2018)

Jürgen Habermas’ın sosyal bilimlerin felsefesi alanında klasikleşmiş yapıtı ‘Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine’, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Sosyal bilimlerin doğası ve yöntemleri üzerine derinlemesine düşünen Habermas, pozitivizmden yorumbilgisine, sosyolbilimsel işlevselcilikten bilgi kuramına ve tarih felsefesine pek çok konuyu tartışıyor.

Kitapta,

  • Doğal bilimler ile sosyal bilimler arasındaki geleneksel ayrımın ne olduğu,
  • Sosyal eylemin karakteristikleri,
  • Toplumsal gereklilik açısından dil teorisinin göndermeleri,
  • Yorumbilimin doğası, işlevi ve sınıflamaları,
  • İşlevselcilik ve sistem teorilerinin güçlü ve zayıf yönleri,
  • Karl Popper’ın sosyal bilimler felsefesine bakışı,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Habermas’ın çalışması, bu alanda çalışanlar için rehber nitelikte bir eser olmaya devam ediyor.

  • Künye: Jürgen Habermas – Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine, Alfa Yayınları, felsefe, 668 sayfa, 2018