Hale Bolak Boratav, Güler Okman Fişek ve Hande Eslen Ziya – Erkekliğin Türkiye Halleri (2017)

Şimdinin Türkiye erkeği, geleneksel kalıpların dayatmalarıyla sosyal değişmelerin beraberinde getirdiklerinin arasına sıkışmış durumda.

İşte elimizdeki bu nitelikli çalışma, Türkiye’de aile dinamiğini derinlemesine irdeliyor ve oğul olmanın, baba olmanın, eş olmanın bu topraklardaki seyrinin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Baba-çocuk ilişkisinden geleneksel ve modern babalık modellerine, bu alanda yapılmış literatürün geniş bir incelemesini yaparak başlayan kitap,

  • Babayla ilişkide hiyerarşik boyut,
  • Erkekliğe ilişkin algı, söylem ve deneyimler,
  • Taşralı, yoksul, bireyselleşme arayışında ve geleneksel erkek tipleri,
  • Evli erkeklerin kendi ebeveynleriyle ve kendi çocuklarıyla ilişkileri,
  • Eşle ilişkide hiyerarşi ve kadın-erkek eşitliği,
  • Erkeklik tanımları,
  • Ve toplumda erkekliğe ilişkin tutumları gibi birçok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Bugünün Türkiye erkeklerini, onların ailesiyle ilişkilerini ve bu ilişkinin çevrelerini nasıl etkilediğini daha iyi kavramak için çok iyi bir kaynak.

Bu topraklarda her ne kadar sarsılmaz gibi görünen bir erkek algısı halen egemen olsa da, kitap, farklı kesimlerden gelen erkeklerin hayat öykülerinin nasıl farklı seyirler izleyebileceğini de gözler önüne sermekte.

  • Künye: Hale Bolak Boratav, Güler Okman Fişek ve Hande Eslen Ziya – Erkekliğin Türkiye Halleri, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 477 sayfa

Kayhan Delibaş – Risk Toplumu (2017)

Belirsizliklerin arttığı, korku kültürünün yaygınlaştığı, güven erozyonunun doruğa ulaştığı içinde yaşadığımız dönemi en iyi açıklayan iki kavram, risk toplumu ve belirsizlikler çağı.

Bilhassa son on yılda yaşanan inanılmaz toplumsal dönüşüm, kültürel dünyamızı o kadar etkiledi ki, bunun kaçınılmaz bir sonucu olarak söylentiler, dedikodular, şehir efsaneleri ve komplo teorilerinin hızla yayıldığı ve toplumsal hayatın her alanına hızla sirayet ettiği görülüyor.

İşte Kayhan Delibaş da bu nitelikli çalışmasında, söylentileri sosyolojik bir perspektiften risk toplumu, belirsizlikler ve güven erozyonu gibi kuramlar çerçevesinden irdeliyor.

Kitap, söylenti, dedikodu, şehir efsanesi ve komplo teorilerilerinin neden bu denli sık ortaya çıkmaya başladıklarını, toplum içinde hangi yollarla yayıldıklarını, nasıl ve neden bu denli geniş bir alanı etkilediklerini ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Kayhan Delibaş – Risk Toplumu, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 320 sayfa

Émile Durkheim – Sosyalizm Dersleri (2017)

Sosyolojinin kurucularından sayılan Émile Durkheim, yaşadığı dönemde de kitleleri peşinden sürükleyen sosyalist idealler hakkında neler düşünüyordu?

Düşünürün Türkçe külliyatına önemli bir katkı sunan elimizdeki kitap, Durkheim’ın sosyalizm hakkındaki fikirlerini serimleyen derslerini bir araya getiriyor.

Durkheim burada, sosyalist kurama ve onun pratiklerine odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda sosyalizmi, sosyolojinin bir konusu olarak ele alıp irdeliyor.

Düşünür derslerinde ayrıca, Fransız sosyalizminin kurucusu Saint-Simon’un düşüncelerinin beslendiği kaynakların kapsamlı bir analizini de yapıyor.

  • Künye: Émile Durkheim – Sosyalizm Dersleri, çeviren: Gökçe Yavaş, Pinhan Yayıncılık, sosyoloji, 300 sayfa

Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler (2017)

Yirminci yüzyılın en önemli sosyolog ve düşünürlerinden Zygmunt Bauman ile yapılmış aydınlatıcı bir söyleşi.

Söyleşinin en büyük katkısı, Bauman’ın hem bir insan hem de düşünür olarak nitelikli bir portresini sunması.

Burada, Bauman entelektüel rehberliği eşliğinde, edebiyattan sosyolojiye ve felsefeye uzanan farklı disiplinlerle, ayrıca Gramsci’den Borges’e, Calvino’dan Marx’a, Castoriadis’ten Levinas’a pek çok yazar ve düşünürle karşılaşıyoruz.

Bauman söyleşisinde, modernlik, postmodern durum, akışkan dünya, öteki, ahlak, antisemitizm ve allosemitizm gibi pek çok kavram üzerine yeniden düşünüyor.

Kitap, Bauman’ın kişiliğine ve düşünce sistemine dair bizi aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda çağdaş düşüncenin 20. yüzyıldan 21. yüzyıla kat ettiği seyrin derli toplu bir sunumunu da izleyebiliyoruz.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler, çeviren: Mesut Hazır, Heretik Yayıncılık, söyleşi, 192 Sayfa

James C. Scott – Devlet Gibi Görmek (2008)

James C. Scott, alt başlığı ‘İnsanlık Durumunu Geliştirmeye Yönelik Projeler Nasıl Başarısız Oldu?’ olan bu kitabında, yüksek modernizmin doğası gereği barındırdığı tehditlere ve yaratmış olduğu tahribatlara odaklanıyor.

Yazar, yüksek modernizmi, kalıcı soyadlarının, nüfus ve kadastro kayıtlarının yaratılmasıyla, ağırlık ve ölçü birimlerinin, dilin standartlaşmasıyla kendini dayattığını ve bunun toplum mühendisliğiyle de doruğuna ulaştığını söylüyor.

Sovyet kamulaştırması, Çin’deki Büyük Atılım ve Tanzanya’daki zorunlu yerleşikleştirme, Scott’ın tartıştığı toplum mühendisliğine, yani “geliştirmeye” yönelik devlet projelerine birkaç örnek.

  • Künye: James C. Scott – Devlet Gibi Görmek, çeviren: Nil Erdoğan, Versus Kitap, sosyoloji, 666 sayfa

Berch Berberoğlu – Küresel Çağda Siyasal Sosyoloji (2014)

‘Küresel Çağda Siyasal Sosyoloji’, devlete dair önemli soruları, bunların toplumdaki rollerini eleştirel perspektifle irdeliyor.

Kitap, dünyadaki sosyo-politik dinamiklerini daha iyi anlayabilmek açısından, devlet ve toplumun doğası, gelişimi ve değişimine dair kuramsal bir bakış açısı sunuyor.

Berch Berberoğlu, Ortadoğu, Afrika ve Latin Amerika gibi az gelişmiş ülkeleri inceleyerek, sınıfsal yapının ve sınıf ilişkilerinin siyasi güç ve devlet için en büyük belirleyiciler olduğunu ve bizatihi devletin, sosyal oluşumların siyasi parametrelerini belirleyen sınıfsal yapının doğrudan ürünü olduğunu savunmakta.

Konu hakkında sağlam bir teorik inceleme.

  • Künye: Berch Berberoğlu – Küresel Çağda Siyasal Sosyoloji, çeviren: Edip Sönmez, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 240 sayfa

Mustafa Orçan – Osmanlı’dan Günümüze Modern Türk Tüketim Kültürü (2014)

Mustafa Orçan sosyolojik incelemesinde, Batılı anlamda tüketim kültürünün yaşadığımız coğrafyadaki izlerini, Osmanlı’dan bugüne gözlemlenen Batılılaşma ve Modernleşme olgusunu baz alarak inceliyor.

Batılı ürünlerin ve bunların kullanımıyla birlikte ortaya çıkan tüketim tarzının Türkiye gündelik hayatını nasıl değişime zorladığını araştıran kitapta, şu konular irdeleniyor:

Osmanlı tüketim kültürünün karakteristiği,

Batılı tüketim kültürünün Osmanlı’da nüvelenme ve yerleşme süreçleri,

Cumhuriyet döneminde modern tüketim kültürünün serpilmesi,

Küreselleşme çağında tüketim ürünleri ve tüketim tarzlarında yaşanan değişimler.

  • Künye: Mustafa Orçan – Osmanlı’dan Günümüze Modern Türk Tüketim Kültürü, Harf Yayınları, inceleme, 304 sayfa

Kolektif – Gezi ve Sosyoloji (2014)

Sosyologların Gezi Direnişi’ne dair yorum ve analizleri, elimizdeki ‘Gezi ve Sosyoloji’de.

Kitabın ilk bölümünde yer alan makaleler, sosyologların Gezi’de yaşananlara nasıl yaklaşması gerektiğini, onunla ne şekilde yüzleşebileceklerini irdeliyor.

İkinci bölüm ise, Gezi’nin ortaya çıkan çok katmanlı yapıyı “şiddet”, “sınıf”, “siyaset/hareket”, “mekân/kent” ve “kültür/sembol” başlıkları altında değerlendiriyor.

Weberci “Devletin meşru şiddet tekeli” tezi bağlamında Gezi’deki devlet şiddeti,

Gezi Direnişi ve orta sınıf dinamikleri,

Apolitikliğin politik yönelimleri,

Ve muhafazakâr dilin gezi parkı söylemleri, kitapta ele alınan kimi konular.

  • Künye: Kolektif – Gezi ve Sosyoloji, derleyen: Vefa Saygın Öğütle ve Emrah Göker, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 334 sayfa

Kolektif – Kitleleri Yeniden Düşünmek (2017)

Çokluk, halk, kalabalık, kitle…

Kitleler, her tarihsel dönemde, iktidarların meşrebine göre ya göklere çıkarıldı ya da küçümsendi.

Alanında uzman isimlerden, her döneme göre farklılık gösteren kitlelerin iç dinamiklerini analiz eden nitelikli makaleler.

Kitapta,

Kalabalıklar ve demokrasi,

Devrim ve faşizm arasında kitle fikri ve imgesi,

Kendiliğinden örgütlenme ve doğrudan demokrasi ilişkisi,

Kitlelerin direnişinin hukuk politikası üzerinde yaratmış olduğu etkiler,

Ve Marjinal bir hukuk terimi olarak linçin modern hukuk anlayışında yarattığı çatlak gibi, birçok önemli konu irdeleniyor.

Değişen politik, ekonomik ve toplumsal şartlarla birlikte, kitlelerin politik aktivizminin nasıl dönüştüğünü daha iyi kavramak için iyi bir kaynak.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle:

Zeynep Koçak, Malcolm Bull, Rainer Maria Kiesow, William Mazzarella, Costas Douzinas, Christian Borch, Stefan Jonsson, Warren Breckman, Manfred Berg ve Tanıl Bora.

  • Künye: Kolektif – Kitleleri Yeniden Düşünmek, derleyen: Zeynep Koçak, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 180 sayfa

Raphaël Liogier – İslamlaşma Efsanesi (2014)

Din sosyolojisi alanında çalışan Raphaël Liogier ‘İslamlaşma Efsanesi’nde, Batı’daki İslam korkusunu, İslam’ın Batı medeniyetini ele geçirmeyi amaçladığı efsanesini masaya yatırıyor.

Loidiger, Müslümanların Avrupalıların gözleri önünde nasıl olup da bir tehdide dönüştüğünü anlamak için, öncelikle bu efsanenin kökenine iniyor.

Yazar, Müslüman nüfusun kökten batılı olan halkları aşamalı olarak boğacak şekilde artacağı ve bunun İslam üzerine temelleneceği bir medeniyetle sonuçlanacağı gibi Batı toplumunda yoğun karşılık bulan tezleri tartışıyor ve Avrupalıların bu “Müslüman düşmana” mitine neden ihtiyaç duyduğunu araştırıyor.

  • Künye: Raphaël Liogier – İslamlaşma Efsanesi, çeviren: Hande Turan Abadan, Epos Yayınları, din sosyolojisi, 158 sayfa