Nuri Bilgin – Kimlik İnşası (2007)

 

 

Nuri Bilgin’in ‘Kimlik İnşası’, “kimlik nedir?” sorusundan hareketle, kim olduğumuz sorusuna verdiğimiz cevapların peşine düşüyor.

Son zamanlarda yoğunlaşan tartışmalardan biri olan kimlik konusu, konunun kişisel, mesleki, cinsel, kolektif, etnik, dinsel, kültürel, ulusal ve ulus-üstü gibi, farklı özellikleriyle değerlendiriliyor.

“Kimlik kavramı, kendi cazibesi altında kaybolan ilginç kavramlardan biri” diyen Bilgin, bu konunun sorun haline gelmesinin de, her şeyden önce, olgunun dil berraklığı içinde ele alınmamasından ve bu konuda bir türlü aynı dilin konuşulamamasından kaynaklandığını belirtiyor.

Türkiye’de de tartışma konusu olan kimlik, Bilgin’in çalışmasında ayrıntılı olarak ele alınıyor.

  • Künye: Nuri Bilgin – Kimlik İnşası, Aşina Kitaplar, Aşina Kitaplar, 329 sayfa, 2007

Julian Baldick – Hayvan ve Şaman (2011)

  • HAYVAN VE ŞAMAN, Julian Baldick, çeviren: Nevin Şahin, Hil Yayın, sosyoloji, 234 sayfa

Daha önce Türkçede yayınlanan ‘Mistik ve İslam’ adlı kitabıyla hatırlanacak Julian Baldick, elimizdeki çalışması ‘Hayvan ve Şaman’da da, Orta Asya’nın yerel dinlerinin karşılaştırmalı bir incelemesini sunuyor. İskitler, Hunlar, Türkler, Moğollar, Tunguzlar, Mançular, Finler ve Macarlar gibi, Orta Asya’da yaşamış ya da oradan göçen çeşitli kavimlerin ortak bir mirasa sahip olduğu, Baldick’in burada savunduğu başlıca görüş. Söz konusu ortak mirası, “İç Avrasyalı” olarak tanımlayan Baldick, bu mirasın mitlerde, ritüellerde ve efsanelerdeki izini sürüyor. Üçüncü bölümün Türklere ayrıldığı çalışmada, M. Ö. 6. yüzyıldan günümüze yapılmış Türki dinler konulu araştırmaların bulguları ele alınıyor. Göktürkler ve Göktürklerin halefleri Uygurlar ile Kırgızlar, Baldick’in bu anlamda incelediği Türk devletlerinden birkaçı.

Kadir Canatan (ed.) – Beden Sosyolojisi (2011)

  • BEDEN SOSYOLOJİSİ, editör: Kadir Canatan, Açılım Kitap, sosyoloji, 720 sayfa

Bilindiği gibi, sosyal bilimler tarafından uzun yıllar ihmal edilmiş olan beden, 1980’li yıllardan başlayarak önemli bir sosyolojik tartışma konusuna dönüştü. Bu alana Türkiye’den önemli bir katkı sunan ‘Beden Sosyolojisi’ başlıklı çalışma, bedenlerin toplumsal olarak nasıl oluşturulduğunu ve düzenlendiğini inceleyen makalelerden oluşuyor. Beden sosyolojisi denince akla birçok soru gelir. Yedi bölümden oluşan kitabın ilk bölümü, beden sosyolojisine giriş niteliğinde üç makaleyle açılıyor. Devam eden bölümlerde de, beden felsefesi ve beden siyaseti; dinlerin bedene yaklaşımı; farklı kültürel bağlamlarda bedenin algılanma ve yorumlanma biçimleri; beden sağlığı; bedenin toplumsal cinsiyeti gibi konular ele alınıyor. Ayrıca, farklı edebiyat türlerinde bedenin nasıl işlendiği, çalışmanın ilgi çeken konularından biri.

Ahmet Murat Aytaç – Kitlelerin Ruhu (2011)

  • KİTLELERİN RUHU, Ahmet Murat Aytaç, Dipnot Yayınları, siyaset, 342 sayfa

Ahmet Murat Aytaç ‘Kitlelerin Ruhu’nda, kalabalık ve kitle kavramlarının değişik imge tahayyülleri içindeki tezahürlerini ve bunun yarattığı gerilimleri inceliyor. Aytaç bunu da, siyaset felsefesinde kök salmış, siyasetin epistemolojik analizi yaklaşımıyla değil, siyasal topluluğun varlık koşullarını ele alan ontolojik bir soruşturma yürüterek yapıyor. Yazar burada, kalabalıklar ve siyaset arasındaki ilişkiyi, bir siyasal teknoloji olarak kitle söylemini ve kalabalık ve kitle arasındaki siyasal imgeleri irdeliyor. Kitapta bunun yanı sıra, modern siyasal imgelemin sorunlarına kuramsal yanıtlar da verilmeye çalışılıyor. Sosyal ve siyasal kuramdaki kalabalık tahayyüllerine yönelttiği eleştiriyle öne çıkan çalışma, bunu yaparken, eşitlikçi ve özgürlükçü düşünceyi donatacak yeni imgelerin üretilmesinin zorunlu olduğunu da gösteriyor.

İlhan Kaya – Müslüman Amerikalılar (2007)

  • MÜSLÜMAN AMERİKALILAR, İlhan Kaya, Dipnot Kitabevi, sosyoloji, 160 sayfa

‘Müslüman Amerikalılar’, Müslümanların ABD’ye göçlerine ve ABD’deki sosyo-ekonomik durumlarına odaklanan bir çalışma. Uzun yıllar Amerika’da kalmış Kaya’nın çalışması, göçmen ve yerli Müslüman Amerikalılar hakkında bazı veriler sunmasının yanında, asıl olarak, mekan, kimlik, temsil, oryantalizm, göç ve entegrasyon gibi konularda bazı teorik yaklaşımlar sunmasıyla ilgi çekiyor. 11 Eylül saldırılarıyla medya ve akademik çevrelerin gündeminde ağırlıklı yer işgal etmeye başlayan Amerikalı Müslümanlar, Kaya’nın bu kitabında göç, kimlik ve entegrasyon gibi ayrıntılar paralelinde ele alınıyor. Kitap, Müslüman Amerikalılarla ilgili olarak yayımlanmış ilk Türkçe eser özelliğine sahip.

Jean-François Pérouse – İstanbul’la Yüzleşme Denemeleri (2011)

Jean-Françoise Perouse ‘İstanbul’la Yüzleşme Denemeleri’nde, “çeperler” olarak kavramsallaştırdığı, İstanbul’un birbirinden koparılmış, belli gruplarca sahiplenilmiş bölgelerini, kentin gündelik yaşamını ve kent sakinlerinin kentsel politikalara müdahalelerini ele alıyor.

Yeniden canlanan deprem korkusunun, yeni korunaklı sitelerin pazarlanması ve kentsel dönüşüm uygulamalarının hızlandırılmasının güçlü bir gerekçesi haline geldiğini savunan Perouse, kitabının ilk bölümünde, İstanbul’un kaderinin ve merkezin dinamiklerinin anlaşılabilmesini sağlayan çevre semtleri inceliyor.

Kitabın ikinci bölümünde, “korku kenti” teması ve İstanbul’un, kapalı ve belli kişilere ayrılmış olan karmaşık yaşam alanları inceleniyor; son bölümde ise, “kent hareketliliği” bölgesel, ulusal ve uluslararası ölçeklerde değerlendiriliyor.

  • Künye: Jean-François Pérouse  – İstanbul’la Yüzleşme Denemeleri, İletişim Yayınları, sosyoloji, 394 sayfa

John Bellamy Foster – Marx’ın Ekolojisi (2011)

  • MARX’IN EKOLOJİSİ, John Bellamy Foster, çeviren: A. Ercüment Özkaya, Epos Yayınları, felsefe, 357 sayfa

Sosyoloji profesörü John Bellamy Foster, ana odağını Karl Marx’ın oluşturduğu ‘Marx’ın Ekolojisi’nde, devrimci bir ekolojik görüşü geliştiriyor; materyalizmin, ekolojik düşünce biçimlerinin gelişimine büyük bir katkıda bulunduğunu ortaya koyuyor. Marx’ın ekolojik perspektifinin onun materyalizminden kaynaklandığını ve onun eserlerinin, dikkate değer ekolojik sezgi içerdiğini belirten Foster, Marx’ın, modern burjuva ekoloji bilincinin ortaya çıkmasından daha önce, doğanın sömürülmesini kınadığını hatırlatıyor. Marx’ın ekolojik düşüncesini sistematik bir biçimde yeniden inşa etmeye koyulan Foster, bunun için ilk olarak ekolojinin kökenlerini araştırıyor. Kitap, bu kökenlerin oluşumunda, materyalizmin on yedinci yüzyıldan başlayıp on dokuzuncu yüzyıl boyunca devam eden gelişiminin önemli bir payı olduğunu gösteriyor.

René Girard – Kültürün Kökenleri (2011)

  • KÜLTÜRÜN KÖKENLERİ, René Girard, çeviren: Mükremin Yaman ve Ayten Er, Dost Kitabevi, felsefe, 188 sayfa

‘Kültürün Kökenleri’, Fransız antropolog, filozof ve sosyal bilimci René Girard’ın söyleşi ve tartışmalarından oluşuyor. Türkçeye daha önce çevrilen eserlerinden de bildiğimiz gibi Girard, “kurban”, “mimetik arzu” ve “kurucu günah” gibi kavramları irdelemiş; bunu da ağırlıklı olarak, dinsel ve edebi metinleri analiz ederek yapmıştı. Yazarın elimizdeki kitabı da, toplumsal ve siyasal gelişmenin kendine has dinamiklerini irdeliyor ve çağdaş gerçekliği, söz konusu dinamikleri kavrayamadığı için eleştiriyor. Yazara göre toplumsal ve siyasal gelişme, nihilizm, postmodernizm ve “tarihin sonu” gibi formüllere indirgenemeyecek kadar karmaşık.

Alper Yağlıdere – İzmir Romanları (2011)

  • İZMİR ROMANLARI, Alper Yağlıdere, Ozan Yayıncılık, sosyoloji, 175 sayfa

Alper Yağlıdere ‘İzmir Romanları’nda, İzmir’in Konak ilçesinin Ege Mahallesi’ndeki Romanların yaşamlarını, kültürlerini ve alışkanlıklarını inceliyor. Kitabın ilk bölümü, Roman kavramı ve tarihçesini; Avrupa, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Romanların durumlarını; İzmir’deki Romanlar ve Roman mahallelerini ele alıyor. Kitabın ikinci bölümünde, Romanların aile yapıları, dini inanışları, meslekleri, yasalardaki konumları ve örgütlenme faliyetleri irdeleniyor; üçüncü bölümde de, Romanların kentle ilişkisi, küreselleşme sürecinde Romanlar ve kentsel dönüşüm sürecinde Roman mahalleleri gibi konular işleniyor. Kitabın son bölümünde ise, Romanların yoğun olarak yaşadığı Ege Mahallesi’nde yapılan anket sonuçları değerlendiriliyor ve önceki bölümlerde ortaya konan teorik bilgilerle karşılaştırılıyor.

Nilüfer Göle – Mahremin Göçü (2011)

  • MAHREMİN GÖÇÜ, Nilüfer Göle, söyleşi: Ayşe Çavdar, Hayy Kitap, söyleşi, 239 sayfa

‘Mahremin Göçü’, Ayşe Çavdar’ın, en çok ‘Modern Mahrem’deki tezleriyle dikkat çeken Nilüfer Göle’yle yaptığı on günlük bir söyleşinin sonucunda ortaya çıkmış. Söyleşi, ağırlıklı olarak Nilüfer Göle’nin hangi kişisel tecrübelerden, kendisine ilişkin hangi gözlemlerden yola çıkarak ‘Modern Mahrem’, ‘Melez Desen’, ‘Mühendisler ve İdeoloji’ ve ‘İç İçe Girişler’ adlı eserlerini yarattığını araştırıyor diyebiliriz. Türkiye’de yaşanan darbeler, AKP, 68 gençliği, mahremiyet, feminizm, kadın, öteki Avrupa, İslam ve Müslümanlarla ilgili öngörüler, “Müslümanlık Avrupa’yı belirleyecek” diyen Göle’yle yapılan söyleşide irdelenen diğer konular.