Hamit Erdem – Emek Tarihi Yazıları (2020)

Hamit Erdem’in ‘Emek Tarihi Yazıları’, 1900’lü yılların başından 1960 yıllarına kadar gelen dönemi kapsıyor.

Toplumsal hafızamıza büyük katkıda bulunacak kitap, Türkiye’nin son yüz yılı aşkın sınıf mücadelesinin dinamiklerini gözler önüne seriyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Osmanlı basınında Karl Marx, Paris Komünü ve sosyalizmin nasıl işlendiği,
  • Osmanlı’da Yahudiler, Ermeniler ve Rumların temsil ettiği gayrimüslim sosyalizmi,
  • Osmanlı / Türkiye Sosyalist Fırkası ve (İştirakçi) Hüseyin Hilmi,
  • Türkiye Komünist Fırkası ve Mustafa Suphi,
  • Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası ve Nazım Resmor,
  • Komünist Manifesto’nun Türkçedeki serüveni,
  • Kürtlerin isyanı,
  • Troçki’nin Türkiye günleri,
  • Varlık vergisiyle sermayenin Türklere aktarımı,
  • Tan matbaası olayı,
  • Sabahattin Ali’nin katledilişi,
  • 1951 komünist tevkifatı,
  • 6-7 Eylül olayları…

‘Emek Tarihi Yazıları’, bu dönemde muazzam yasaklarla boğuşan sosyalist ve komünist hareketin tarihinin dönüm noktalarını kayda almasıyla arşivlik bir çalışma.

  • Künye: Hamit Erdem – Emek Tarihi Yazıları, Sel Yayıncılık, tarih, 356 sayfa, 2020

Hüseyin Hamit – Bir Osmanlı Subayının Esaret Günlükleri (2020)

 

Hüseyin Hamit, bir Osmanlı mülazım-ı evveliyken (Üsteğmen) Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi’nde Ruslara esir düştü.

Buradan Sibirya’ya ve ardından Nikolsk kampına gönderilen Hüseyin Hamit, yaklaşık iki yıllık esaretten sonra özgürlüğüne kavuşacaktı.

İşte bu kitap, Hüseyin Hamit’in büyük sıkıntılar yaşadığı ve aynı zamanda apayrı bir dünyayı ve kültürü deneyimlediği, bambaşka insanları tanıdığı esaret günlerine dair tanıklığını sunuyor.

İki defterden oluşan günlüğünde Hüseyin Hamit, Kafkas Cephesi’nde Ruslarla yapılan muharebelerde 1916 yılında Erzurum yakınlarındaki Kuzican sırtlarında esir düşmesini, Sibirya’ya olan esaret yolculuğunu, Sibirya’daki Nikolsk kampındaki esaret hayatını ve 1918 yılında esaretten kaçıp Türkiye’ye olan yolculuğunu ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Hüseyin Hamit – Bir Osmanlı Subayının Esaret Günlükleri, hazırlayan: Serkan Erdal ve Hasan Demirci, Yapı Kredi Yayınları, anı, 248 sayfa, 2020

Hans Heinz Holz – Sosyalizmin Yenilgisi ve Geleceği (2010)

Alman Marksist Hans Heinz Holz ‘Sosyalizmin Yenilgisi ve Geleceği’ni, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, Marksizmi savunmak için kaleme aldı.

Sosyalizmi kurmaya yönelik ilk denemelerin başarısızlığa uğradığını belirten Holz, bunun, Marksizmin başarısızlığı anlamına gelmediğini söylüyor.

Holz’a göre, sosyalizmin yenilgisinin, ekonomik koşulların olgunlaşmamışlığı, bürokrasi sorunu ve teorik hatalar gibi üç nedeni vardır ve Sovyetler’deki sosyalizmin yenilgisi gerçekte, Marksizmden sapmanın sonucudur.

Kitabın sonunda ise, Holz’un yalnız Türkçe çeviri için kaleme aldığı ‘Revizyonist Dönüm Noktası’ başlıklı bir bölüm de bulunuyor.

  • Künye: Hans Heinz Holz – Sosyalizmin Yenilgisi ve Geleceği, çeviren: Yener Orkunoğlu, Yordam Kitap, siyaset, 158 sayfa

Haşmet Sırrı Akşener – Van’dan Vaniköy’e (2010)

 

Haşmet Sırrı Akşener ‘Van’dan Vaniköy’e’ adlı bu kitabında, doğduğu ve belirli bir döneme kadar yaşadığı Van şehrini anlatıyor.

Akşener’in anılardan, şiirlerden, fıkralardan, coğrafi bilgilerden oluşan kitabı, şehrin eski hallerini bilmek isteyenler için iyi bir kaynaktır diyebiliriz.

Van, kalkınmadaki kendine özgü modeliyle, ayrıca Doğu Anadolu’da bölgesel bir göçün odağı olmasıyla ve özellikle de bir dönem göldeki sevimli canavarıyla kamuoyunu uzun süre meşgul eden, ilginç şehirlerimizden.

Akşener’in, sadece şehrin tarihi ve coğrafyasıyla sınırlı kalmayan; keyifli bir üslupla kaleme aldığı çalışması, Van’a dair merak edilen birçok ayrıntıyı okurlarına sunuyor.

  • Künye: Haşmet Sırrı Akşener – Van’dan Vaniköy’e, kendi yayını, deneme, 160 sayfa

M. Şehmus Güzel – Fransa Mayıs 68 (2010)

Şehmus Güzel ‘Fransa Mayıs 68’de, 1968 gençlik hareketini, toplumsal tarih bakış açısıyla değerlendiriyor.

Pierre Bourdieu Mayıs 68 için, “Düzenin sembolik anlamda sıkı bir silkelenmesidir…” demişti.

Güzel de kitabında, bir hafta gibi kısa sürdüğü halde, toplumu ve düzeni silkeleyen bu hareketi “Uzun saçlıların başkaldırısı” olarak tanımlıyor.

Gelişmeleri adım adım takip eden ve hemen her olay sonrasında yaşananları sunan Güzel’in çalışması, Mayıs 68’in nitelikli bir belgeselini sunuyor diyebiliriz.

Kitapta, Mayıs 68’in özellikleri, öğrenci hareketinin ivme kazanması, isyanın toplumsal tabana yayılması, hareketin başlıca liderleri ve olayların nasıl bir seyir izlediği anlatılıyor.

  • Künye: M. Şehmus Güzel – Fransa Mayıs 68, Kibele Yayınları, tarih, 399 sayfa

Patricia Springborg – Batı Cumhuriyetçiliği ve Şark Hükümdarı (2020)

Patricia Springborg’tan, Batı siyasal ve kültürel cumhuriyetçiliğinin ve Şarki despotluk geleneğinin dolambaçlı tarihsel yapılanması üzerine dört dörtlük bir inceleme.

Batı kavramının nasıl oluştuğunu ve şarkiyatçılığın kökenlerini sorgulayarak çalışmasına başlayan Springborg, Doğu ile Batı arasındaki bir zamanlar belli belirsiz olan siyasi sınırın ne zaman ve neden belirgin hale geldiğini ortaya koyuyor.

Bunu yaparken Antik Yunan’dan Rönesans’a kadar uzanan döneme odaklanan yazar, demokrasinin Batı’ya despotluğun da Şark’a ait olgular olarak nasıl kodlanmaya başladığını irdeliyor.

Batı kimliğinin temelleri üzerine verili kabulleri sorgulamasıyla özellikle dikkat çekebilecek kitap, bu bağlamda hem temel Batılı metinleri hem de geleneksel siyaset kuramı yöntemlerine sıkı eleştiriler getiriyor.

Yunan polisi’nin Batı’dan ziyade Doğu’nun bir mahsulü olduğunu da savunan Springborg Batı siyaset tarihinin merkezine şehir devletlerini değil, krallığı koyuyor.

Yazarın antik Yunan ve Roma’yı yerine ise, Mısır ve Mezopotamya’yı koyuyor.

  • Künye: Patricia Springborg – Batı Cumhuriyetçiliği ve Şark Hükümdarı, çeviren: Ferit Burak Aydar, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 392 sayfa, 2020

Marc David Baer  – IV. Mehmet Döneminde Osmanlı Avrupası’nda İhtida ve Fetih (2010)

Marc David Baer’in kaleme aldığı ‘IV. Mehmet Döneminde Osmanlı Avrupası’nda İhtida ve Fetih’, Osmanlı’yı en geniş sınırlarına vardıran IV. Mehmed döneminde yaşanan dönüşümleri anlatıyor.

Marc David Baer’in incelemesinin merkezini ise, erken modern olarak tabir edilen bu süreçte gözlemlenen insanların ve yerlerin dinsel dönüşümü.

Kitabın ortaya koyduğu asıl gerçek ise, gayrimüslimlerin bu süreçte kendi içinde özgür bir şekilde yaşadığı iddiasının pek de söylendiği gibi olmadığı.

Bu dönemde İslamlaştırmanın emsali görülmemiş bir biçimde gerçekleştiğini belirten Baer, Sabetay Sevi’nin önüne ölüm ve ihtida gibi iki seçenek konularak kendisinin nasıl Müslümanlaştırılmaya çalışıldığını anlatıyor.

“Avcı” IV. Mehmed’in, babası İbrahim’in tahttan indirildikten sonra, henüz yedi yaşındayken tahta çıkışıyla başlayan kitap, ardından IV. Mehmed’in reşit olup dine yönelmesini, ordu başına seferlere gidişini, eskiden Hıristiyan bir cariye olan Hatice Turhan Sultan’ın dindarlaşmasıyla birlikte ele alıyor.

Ayrıca, 1660’larda başlamak üzere, İslami yaklaşımları fazlasıyla sert olan Kadızadeliler hareketinin önlenemez yükselişi; 1660 yangınından sonra İstanbul’un Topkapı Sarayı’na yakın yerlerin Musevi mahalleler de dahil, Müslüman bir mekâna nasıl dönüştürüldüğü; bu dönemde yaşanan Sabetay Sevi hadisenin nasıl geliştiği; IV. Mehmed’in II. Viyana bozgununun gölgesi altındayken bile av tutkusunu devletin sorunlarıyla uğraşmaya tercih edişini ve nihayet, valide sultan Hatice Turhan’ın ihtidaya ikna ettiği Musevi saray hekimlerinin din değiştirmelerinin öyküsü, çalışmada karşımıza çıkan ilginç konulardan.

  • Künye: Marc David Baer  – IV. Mehmet Döneminde Osmanlı Avrupası’nda İhtida ve Fetih, çeviren: Ahmet Fethi, Hil Yayın, tarih, 431 sayfa

Ernle Bradford – Padişahın Amiralı Barbaros Hayreddin (2010)

‘Akdeniz: Bir Denizin Portresi’, ‘Turgut Reis’ ve ‘Son Sefer’, Ernle Bradford’un daha önce Türkçede yayımlanmış eserleri.

Bradford’un yetkin tarzına iyi örneklerden birini teşkil eden elimizdeki kitap ise, amiral, korsan ve savaşçı Barbaros Hayreddin Paşa’nın hikâyesini sunuyor.

Kitap, asıl adı Hızır olan Barbaros Hayreddin’in kardeşi Oruç’la yaptığı deniz savaşlarını, Osmanlı donanmasının kaptanıderyası oluşunu, Kanuni Sultan Süleyman’ın onu danışmanı olarak atamasını, Osmanlı donanmasını yeniden düzenleyerek deniz savaşlarında büyük başarılar kazanarak Osmanlı İmparatorluğu’nun genişlemesine katkıda bulunuşunu anlatıyor.

Kitapta işlenen konulardan biri de, Preveze Deniz Savaşı.

Yazar, Barbaros Hayreddin Paşa’nın, kalabalık Haçlı donanmasını yenerek Osmanlı’nın Akdeniz’deki egemenliğini pekiştirmesini ayrıntılarıyla anlatıyor.

  • Künye: Ernle Bradford – Padişahın Amiralı Barbaros Hayreddin, çeviren: Ahmet Fethi, Doğan Kitap, biyografi, 190 sayfa

Şerafettin Pektaş – Milli Şef Döneminde Cumhuriyet Gazetesi (2010)

Şerafettin Pektaş ‘Milli Şef Döneminde Cumhuriyet Gazetesi’nde, İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı yaptığı 1938-1950 zaman aralığında, Cumhuriyet gazetesinin gelişmeler karşısındaki tutumumun inceliyor.

Pektaş’ın kapsamlı araştırması, gazetenin, içinde bulunduğu sürecin şartlarına göre farklı yayın siyasetleri gütmüş olduğunu ortaya koyuyor.

Kitapta, Cumhuriyet’in 2. Dünya Savaşı’ndan başladığı yıllarda özellikle Yunus Nadi ve oğlu Nadir Nadi’nin yazılarıyla Nazileri destekler nitelikte yayın yapması ve çok partili hayat geçişle beraber CHP’ye ekonomi, eğitim ve sağlık konularında eleştirilerde bulunurken DP’nin yanında yer alması gibi ilginç konular yer alıyor.

  • Künye: Şerafettin Pektaş – Milli Şef Döneminde Cumhuriyet Gazetesi, Fırat Yayınları, inceleme, 640 sayfa

Örsan Öymen – Bir İhtilal Daha Var (2010)

Örsan Öymen’in ünlü kitabı ‘Bir İhtilal Daha Var’, ilk yayımlanışının üzerinden yirmi dört yıl geçtikten sonra, yeni bir baskıyla raflardaki yerini aldı.

Öymen, 1980’li yıllarda yazdığı bu kitabında amacı, gazeteci olarak 12 Eylül dönemini de yaşadıktan sonra, Türkiye’deki askeri darbelerin tarihini anlatmaktı.

Öymen bunu yaparken, darbeyi planlayan ve uygulayan askerler arasında olup bitenleri kitabın merkezine alıyor.

Darbeci askerlerin anıları, darbe hazırlığı yazışmaları, yemin metinleri ve bildiri metinleri gibi belgelerden yararlanan Öymen, bu belgeleri hem mantığına uygun hem de mizahi bir üslupla değerlendiriyor.

Belgesel niteliğindeki kitap, böylesi netameli bir konuyu işlerken güldürü öğelerini ustaca kullanmasıyla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Örsan Öymen – Bir İhtilal Daha Var, Doğan Kitap, siyaset, 460 sayfa