Namık Kemal – Selahaddin (2010)

‘Selahaddin’, Namık Kemal’in aynı zamanda biyografi niteliği taşıyan ve onun edebi yetkinliğinin de iyi örneklerinden olan ‘Evrak-ı Perişan’ın bir bölümü.

Namık Kemal bunu, ünlü tarihçi Michaud’nun ‘Haçlı Tarihi’ başlıklı kitabına cevaben kaleme almış.

Yazar burada, Batılı tarihçilerin, İslam tarihine ve büyük İslam kumandanlarından Selahaddin-i Eyyûbî’nin Haçlı Seferleri sırasındaki kahramanlıklarına ilişkin yaptıkları yanlı ve yanlış beyanlarına cevap veriyor.

Eldeki çevirinin bir özelliği de, daha öncekilerin aksine ‘Selahaddin’i sansürsüz olarak okura sunması. Kitabı yayına hazırlayan, ayrıca transkripsiyonunu da yapan Mithat Kutlar, eserin daha önceki çevirilerinde başvurulan sansür sonucunda, Kürdistan yerine  ‘Güneydoğu Anadolu’, ‘Kuzey Irak’ ya da ‘Yukarı Irak’ gibi kelimelerin tercih edilişini, orijinal metinle karşılaştırarak ortaya koyuyor.

  • Künye: Namık Kemal – Selahaddin, yayına hazırlayan: Mithat Kutlar, Avesta Yayınları, tarih, 78 sayfa

Kolektif – Türkiye’de Ordu, Devlet ve Güvenlik Siyaseti (2010)

‘Türkiye’de Ordu, Devlet ve Güvenlik Siyaseti’, Türkiye’de devlet yapısı, güvenlik siyaseti ve ordunun hem toplumsal ve siyasal aktörlerin dahil olduğu güç ilişkileri sürecinde hem de karşılıklı etkileşim içinde nasıl yapılandıklarının ve dönüştüklerini analiz eden makalelerden oluşuyor.

Ele aldığı konuyu, geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet sonrasına uzanarak irdeleyen bu nitelikli çalışmanın, güvenlik pratiklerinin Türkiye örneğinde çeşitli dönemlerde nasıl hayata geçtiğini mercek altına alması ve bunu yaparken de bir dizi kuramsal, kavramsal ve yöntemsel analiz aracı sunmasıyla dikkat çektiğini belirtelim.

Kitapta,

  • Osmanlı’da modern devlet, güvenlik siyaseti ve ordunun dönüşümü,
  • Son dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda jandarma teşkilatı,
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda askere alma,
  • Osmanlı Devleti ve Hamidiye Alayları,
  • Birinci Dünya Savaşı’nda asker kaçakları sorunu ve jandarmanın yeniden yapılandırılması,
  • Türkiye’de Cumhuriyet dönemi ordusunda Prusya etkisi,
  • 1942-1960 arasında ABD askeri yardımı ve bu süreçte Türk ordusunun dönüşümü,
  • Erken Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde güvenlik siyaseti ve nüfus politikaları,
  • Türkiye’de milli güvenlik kavramının gelişimi,
  • Türkiye’de doksanlarda ulusal güvenliğin yeniden inşası,
  • Türkiye’de zorunlu askerlik, jandarma ve devlet,
  • Jeopolitik gerçeklerin Türkiye’deki kullanımları
  • Ve Kuvvet kullanma tehdidine dayalı dış politika krizlerinde güvenlik kavramı gibi önemli konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Gül Tokay, Nadir Özbek, Mehmet Hacısalihoğlu, Janet Klein, Mehmet Beşikçi, Gencer Özcan, Dilek Barlas, Serhat Güvenç, Murat Yüksel, İsmet Akça, Evren Balta, Aslı Özgür Peker Dogra, Pınar Bilgin ve Fuat Aksu.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Ordu, Devlet ve Güvenlik Siyaseti, derleyen: Evren Balta ve İsmet Akça, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 513 sayfa

Refik Halit Karay – Üç Nesil Üç Hayat (2010)

‘Üç Nesil Üç Hayat’, Refik Halit Karay’ın Abdülaziz, II. Abdülhamid ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki İstanbul’a dair anlatımlarından oluşuyor.

Burada, Karay’ın yemek sofraları, ramazanlar, kadın-erkek ilişkileri ve sosyal konular gibi, söz konusu döneme dair gözlemleri ve yorumları yer alıyor.

Buradaki anlatımı ilgi çekici kılan hususlardan biri de, her biri kendine has nitelikler taşıyan üç dönemdeki kültürel, sosyal ve siyasal dönüşümleri ortaya koymalarıdır diyebiliriz.

Karay’ın renkli, mizahi ve keyifli bir üslupla kaleme aldığı kitap, 1850’lerden 1900 ve 1940’lara kadar, baş döndürücü bir hızla değişen sosyal yaşantıyı, gelenek ve görenekleri kaleme getiriyor.

  • Künye: Refik Halit Karay – Üç Nesil Üç Hayat, İnkılap Kitabevi, tarih, 230 sayfa

Eileen Power – Ortaçağ İnsanları (2019)

Ortaçağ tarihi üzerine çok şey biliyor olsak da, o dönemin sıradan insanı hakkındaki bilgilerimiz kıttır.

Eileen Power’ın bu enfes çalışması ise, tam da bu boşluğu dolduruyor ve Ortaçağ’da yaşamış insanların dünyasına inen çok iyi bir sosyal tarih çalışmasına imza atıyor.

Kitapta karşımıza çıkan dönem karakterleri şöyle:

  • Şarlman zamanında yaşayan çiftçi Bodo,
  • On üçüncü yüzyıldan seyyah Marco Polo,
  • Chaucer’ın gerçek hayattaki başrahibesi Madame Eglantine,
  • On dördüncü yüzyılda Parisli bir ev hanımı,
  • On beşinci yüzyıldan tacir Thomas Betson,
  • Ve VII. Henry zamanında bir Essex kumaşçısı olan Thomas Paycocke of Coggeshall…

Power bu kişilerin tanıklıklarından yola çıkarak okuruna, o dönemin siyasi, kültürel, ticari, ekonomik ve toplumsal hayatı hakkında pek çok ayrıntı sunuyor.

  • Künye: Eileen Power – Ortaçağ İnsanları: Ortaçağ İnsanları Nasıl Yaşarlardı?, çeviren: İslam Kavas, Kronik Kitap, tarih, 256 sayfa, 2019

Orhan Türker – Psomatia’dan Samatya’ya (2010)

Orhan Türker’in daha önce, İstanbul’un belli başlı semtlerinin, geçmişten günümüze nasıl bir seyir izlediğini inceleyen çok sayıda çalışması yayımlandı.

Türker’in, bu serinin son kitabı olan ‘Psomatia’dan Samatya’ya’ başlıklı eserinde ise, bir Bizans semtinin hikâyesi anlatılıyor.

Eski İstanbul’un birbirinden renkli Rum ağırlıklı ve Hıristiyan karakterli semtlerinden biri olan Psomatia (Samatya), Bizans’tan günümüze Rumların İstanbulu’nun en eski yerleşim alanlarından biri.

Psomatia adının kaynağı; bölgenin ulaşımı, evleri, halkının meslekleri, önemli yapıları, tarihteki yangınları; 6-7 Eylül olaylarındaki durumu ve bölgenin Rum ve Ermeni nüfusu, kitapta anlatılan konulardan birkaçı.

  • Künye: Orhan Türker – Psomatia’dan Samatya’ya: Bir Bizans Semtinin Hikâyesi, Sel Yayıncılık, tarih, 91 sayfa

Peter Watson – Yakınsama (2019)

Ardımızda bıraktığımız yüzyılı, bilimin altın çağını yaşadığı dönem olarak tanımlamak abartı değildir.

Peter Watson’un elimizdeki çalışması da, bilimsel fikirlerin tarihi ve gelişimi üzerine harika bir inceleme.

Yazar bunu da, son dönemde yaygınlık kazanan “yakınsama” yaklaşımını merkeze alarak yapıyor.

Bugün iş, ekonomi, eğitim ve teknoloji gibi çeşitli alanlara egemen olan “yakınsama”nın bilimsel yönden anlamı şu:

Farklı bilimler, farklı başlangıç noktaları ve hiç benzemeyen ilgi alanlarına rağmen bir araya geliyor, böylece egemen anlatıyı, evrenin tarihini anlatmak üzere yakınsıyor ve birleşiyor.

Bu kitapta sunulan fizikle kimya arasındaki yakın ilişkinin gelişimi ve botanikle arkeoloji ilişkisi buna örnek olarak verilebilir.

Özetle Watson, sağlam bir bilimler tarihi sunarken bilimsel disiplinleri birleştirmeye yardımcı olacak bağlantıları inceleyerek özgün bir çalışmaya imza atmış.

  • Künye: Peter Watson – Yakınsama: Evreni Açıklayan En Derin Fikir, çeviren: Eylem Yenisoy Şahin, Kolektif Kitap, bilim tarihi, 552 sayfa, 2019

Kolektif – Ma Sekerdo Kardaş? (2010)

İlhami Algör’ün hazırladığı ‘Ma Sekerdo Kardaş? (N’etmişiz Kardaş?)’, Dersim 1938’in kara günlerinin üzerine çöktüğü köylerden biri olan Surbahan’dan tanıklıkları okurlarına sunuyor.

Dersim 1937/38’de, harekât komutasının bir ayağının Surbahan köyünde üstlendiğini belirten Algör, sonunda harekât tırpanının bu köyü de biçtiğini ve öldürülen erkeklerin kemiklerinin, Ağbaba Dağı’nın dibinde Zıni Gediği çukurunda; Kısmikör, Mağaçur, Brastik, Galolar, Balıbey köylerinden toplanarak kurşuna dizilmiş komşularının kemikleriyle birlikte tozun toprağın içinde yattığını söylüyor.

Geride kalan kadın ve çocuklar ise, yük vagonlarına tıkılıp batıya sürülür.

Bu aileler, 1947’de çıkan afla köylerine geri dönecektir.

İşte bu muazzam sözlü tarih çalışması, Surbahan köyünden batıya sürülen birkaç ailenin hafızasından hareketle, 1938-1948 aralığında yaşananları anlatıyor.

  • Künye: Kolektif – Ma Sekerdo Kardaş? (N’etmişiz Kardaş?), hazırlayan: İlhami Algör, Doğan Kitap, anı, 159 sayfa

Caroline Taylor Stewart – Kurt Adam Batıl İnancının Kökeni (2019)

Kurt Adam imgesi, neredeyse bütün dünyada rastlanan bir batıl inançtır.

Bu inanışa göre Kurt İnsan veya Kurt Adam, bir kurt formuna bürünmüş veya kurt elbisesi giymiş, çoğunlukla geceleri görülen ve genellikle insanlara zarar veren bir insandır.

Caroline Taylor Stewart bu enfes çalışmasında, “lycanthropy” olarak da bilinen bu batıl inancın izini sürüyor.

Yazar, Kurt Adam hurafesinin kökenlerine dair şimdiye kadar ortaya konmuş farklı görüşleri tartışıyor ve bu inanışın dünyanın farklı coğrafyalarındaki görünümlerini anlatıyor.

Stewart bununla da yetinmeyerek Kurt Adam batıl inancının ilkel totemizmle nasıl ilişkili olduğunu da tartışıyor.

  • Künye: Caroline Taylor Stewart – Kurt Adam Batıl İnancının Kökeni, çeviren: Toprak Deniz Odabaşı, Laputa Kitap, antropoloji, 64 sayfa, 2019

Fuzuli Bayat – Türk Kültüründe Kadın Şaman (2010)

Fuzuli Bayat ‘Türk Kültüründe Kadın Şaman’da, farklı coğrafyalarda kadın şamanlığının izlerini sürüyor.

Türk kültüründe ağırlıklı bir yer işgal etmesine rağmen, şu ana kadar kadın şamanlığı hakkında kayda değer bir araştırma yapılmadığını söyleyen Bayat, bunun bir sebebinin kadın şamanların erkek şamanlara göre daha az olması, ikinci sebebinin ise, toplumsal yaşamda kadın şamanların işlevlerinin çok aza indirgenmesi olduğunu belirtiyor.

Kitapta, kadın şamanlığının geçirmiş olduğu evreler, şamanlıkta cinsiyet değiştirme, kadın şamanların işlevleri, tanrılaştırılmış kadın şamanlar hakkında mitolojik ve destansı bilgiler ile günümüzde kadın şamanlık kurumu gibi konular irdeleniyor.

  • Künye: Fuzuli Bayat – Türk Kültüründe Kadın Şaman, Ötüken Yayınları, kadın, 187 sayfa

Christoph K. Neumann ve Klaus Kreiser – Küçük Türkiye Tarihi (2019)

İki yazarlı bu enfes çalışma, 1500 yıllık zaman diliminde Türklerin toplumsal, ekonomik ve kültürel tarihini çok yönlü bir bakışla izliyor.

Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan tarihlerini irdeleyen Klaus Kreiser ve Christoph K. Neumann, Türk devlet oluşumlarının dev coğrafi yayılımını baştan sona kat ediyor.

Bunu yaparken, konuyu hamasetten uzak, bütünüyle tarihsel ve sosyolojik bir gerçekçilik içinde değerlendiren çalışma, geniş bir uluslararası araştırmanın sonuçlarına dayanıyor.

Kitabın, karmaşık tarihsel gelişmeleri uygunsuz biçimde basitleştirmeyen ama kullanışlı ve rahat okunabilen bir özet sunduğunu özellikle belirtmeliyiz.

  • Künye: Christoph K. Neumann ve Klaus Kreiser – Küçük Türkiye Tarihi, çeviren: Yunus Emre Gürbüz, İletişim Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2019