Can Şafak – Necmettin: Bir Devrimcinin Hatırası (2019)

Necmettin Giritlioğlu, Yapı İşçileri Sendikası’nın grevinin başladığı sabah, Aliağa Rafinerisi’nin kapısında vurularak öldürüldüğünde henüz 26 yaşındaydı.

Tarih, 22 Ağustos 1970.

Giritlioğlu, Sendika’nın Genel Başkanı’ydı.

Türkiye’nin hızla 12 Mart faşizmine doğru yol aldığı zorlu yıllardı.

Grevler, direnişler, sürüyordu.

Kavel’de, Kozlu’da, Paşabahçe’de,  Singer’de,  Gamak’ta,  Demir Döküm’de…

15-16 Haziran Direnişi yaşanmış, işçi sınıfı ne kadar örgütlü ve güçlü olduğunu göstermişti.

İşte Can Şafak’ın sözlü tarihe ağırlık veren elimizdeki biyografisi, Necmettin Giritlioğlu’nun kısa ama dolu dolu yaşanmış hayatının izini sürüyor.

Yoldaşları, en yakınında bulunmuş dostları ve kardeşleriyle yapılan söyleşilere dayanan kitap, Giritlioğlu’nun hiç bilinmeyen yanlarını, çocukluğunu, ilk gençlik yıllarını ve mücadelesini aydınlatıyor.

Kitap, aynı zamanda çok güzel bir dönem okuması.

Şafak, solun, işçi hareketinin ve devrimci dalganın yükselmeye başladığı 60’lı yılların ve 1970’in sağlam bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Can Şafak – Necmettin: Bir Devrimcinin Hatırası, Ayrıntı Yayınları, biyografi, 272 sayfa, 2019

Thomas Bauer – Müphemlik Kültürü ve İslâm (2019)

İslâm kültürlerinde son yüzyıllar boyunca, çok anlamlılık ve çoğulculuğun bütün görünümleri karşısında görece yüksek bir hoşgörüden gitgide aşırıya varan bir hoşgörüsüzlüğe doğru bir değişimin yaşandığı, son zamanlarda sıklıkla dile getirilen tezlerden.

Arap dili ve edebiyatı ve İslâm alanlarında uzmanlaşmış Thomas Bauer, 14. yüzyıl âlimlerinin Kur’an’ın değişik tefsirlerini bir zenginleşme sayarken, günümüz Müslümanları için Kur’an’ı farklı okuma tarzlarının varlığının bile neden katmerli bir rezalet anlamına geldiğini derinlemesine inceliyor.

Bauer’in bu kitapta anlattığı şekliyle müphemlik, aynı değerin, aynı normun farklı yorumlanabileceği, hatta aynı anda farklı yorumların geçerlilik taşıyabileceğini kabul eden bir zihniyeti ve kültürel tutumu kastediyor.

Yazara göre bunun bir sebebi de, İslâm kültürlerinin, geçmişten bugüne geçirdikleri dönüşüm içinde, modernleşme süreçlerini belli ki müphemliği tahrip eden bir süreç olarak yaşamalarıdır.

Daha açık bir ifadeyle, Batılı modernliğin kesinlik “takıntısı,” müphemlik kültürünü gitgide tahrip etmiş ve bu süreçte İslâm “ilâhiyatlaşarak” katılaşmıştır.

Klasik İslâm’ın nispeten yüksek müphemlik hoşgörüsü ile modern çağın İslâm’ının nispeten çok daha düşük olan müphemlik hoşgörüsünü karşı karşıya koyarak örnekleyen çalışma, aynı şekilde müphemlikle kurduğu ilişkinin, bir kültürün merkezî önemdeki bir özelliğini teşkil ettiğini, bu ilişkinin o kültürün birçok sahasını kalıcı biçimde etkilediğini ve onu bilmeden birçok gelişmenin doğru anlaşılamayacağını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Thomas Bauer – Müphemlik Kültürü ve İslâm: Farklı Bir İslâm Tarihi Okuması, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2019

Ilan Pappé – Modern Ortadoğu (2019)

Şu ana kadar Ortadoğu’nun modern tarihi konusunda yazılan kitaplar, insanlardan, halklardan, kadınlardan ve kültürlerden ziyade, genel olarak bölgenin geçirdiği siyasal ve ekonomik dönüşümlerle ilgilenmişti.

Bizde daha önce ‘İsrail Hakkında On Mit’ adlı aydınlatıcı kitabı da yayımlanmış Ilan Pappé ise, bu nitelikli eserinin merkezine işçileri, köylüleri, kadınları ve kültürü (edebiyat, şiir, tiyatro ve sinema dâhil) yerleştiriyor.

Başka bir deyişle ‘Modern Ortadoğu’, politika ve ekonomiyi arka plana atarak seçkin olmayan grupların tarihinin izini sürüyor.

Siyasi anlaşmazlıklar ve ekonomik krizler yüzünden kalbura dönmüş Ortadoğu modern çağını kısaca ele alarak çalışmasına başlayan Pappé, devamında da,

  • Ortadoğu’nun 20. yüzyıl kırsal ve kent tarihi,
  • Müzik, dans ve sanatın Ortadoğu’nun popüler kültür dünyasındaki yeri,
  • Yazınsal yapıtların tarihi,
  • İlk romanlar,
  • Necip Mahfuz’un Ortadoğu edebiyatındaki yeri,
  • Şiir sanatı,
  • Ortadoğulu kadınların tarihi,
  • Milliyetçilik ve feminizm,
  • Kadınlar ve siyasal İslam,
  • Ekonomik değişim ve kadınların konumu,
  • Entelektüel bir söylem olarak siyasal İslam,
  • İslami geleneklerin kişisel alanı,
  • Modern Ortadoğu’da Hıristiyanlık,
  • Elektronik medyanın, uydu televizyonunun ve internet devriminin Ortadoğu’ya yansımaları,
  • Ortadoğu’da aşırı kentleşmenin tehlikeleri,
  • Arap Baharı’nın Ortadoğu’ya etkileri,
  • Ve bunun gibi daha pek çok ilgi çekici konuyu ele alıyor.

Çalışma, Ortadoğu insanının, Batı ve Amerikan medyasından, çeşitli politikacıların sözlerinden ve algılayışlarından çıkan yüzeysel ve çoğunlukla vahşi imajının tersine, inançları, müziği, gelenekleri ve âdetleriyle özgün bir dünyaya sahip olduğunu gözler önüne sermesiyle özellikle dikkat çekiyor.

  • Künye: Ilan Pappé – Modern Ortadoğu: Toplumsal ve Kültürel Bir Tarih, çeviren: Gül Atmaca, İletişim Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2019

Özkan Öztaş – Sovyetler Birliği’nde Kürt Sanatı (2016)

Kürtlerin Rönesansı olarak görülen Sovyetler Birliği döneminde Kürtlerin edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve basın-yayın faaliyetlerindeki üretimlerinin nitelikli bir incelemesi.

Kitapta, Ekim Devrimi’nde Kürtlerin rolü ve Kürt tarihinin en uzun soluklu gazetesi Riya Teze ile Kürtlere ses soluk olmuş Erivan Radyosu’nun tarihi konularında da önemli bilgiler yer almakta.

  • Künye: Özkan Öztaş – Sovyetler Birliğinde Kürt Sanatı, Yazılama Yayınları

Emma Marriott – Sayılarla Dünya Tarihi (2016)

Medeniyetin ilk zamanlarından 2. Dünya Savaşı’nın karışıklıklarına kadar uzanan bir tarihin sayılarla zenginleşmiş etkileyici bir özeti.

Büyük Piramit’in 2.5 milyon taş bloğu, Hititlerin 10 bin kil tableti, Perslerin 2 bin 400 kilometrelik kral yolu ve buna benzer pek çok ilgi çekici rakam, burada.

  • Künye: Emma Marriott – Sayılarla Dünya Tarihi, çeviren: Okcan Yıldırımtürk, Maya Kitap

Kolektif – Tarihi Liderler ve Aşkları (2010)

Tarihi Liderler ve Aşkları’na katkıda bulunan yazarlar, tarihin önde gelen aktörlerinin iktidar ilişkileriyle iç içe geçmiş aşklarının izini sürüyor.

Nefertiti, Büyük İskender, Spartaküs, Kleopatra, Marcus Antonius, Neron, Attila, Cengiz Han, Jüstinyen ve Theodora, II. Edward, Napoleon, Kanuni Sultan Süleyman, Josef Stalin ve Mustafa Kemal Atatürk, bu aktörlerden birkaçı.

Bilindiği gibi büyük savaşlar, büyük aşkların da beşikliğini yapar.

Homeros’un anlatımıyla tanık olduğumuz Truva Savaşı’nda yaşanan büyük aşk, bunlardan sadece biri.

İşte elimizdeki kitapta, tarihin önde gelen isimleri bu sefer pek aşina olmadığımız yönleriyle, aşklarıyla karşımıza çıkıyor.

  • Künye: Kolektif – Tarihi Liderler ve Aşkları, hazırlayan: Özcan Erdoğan, İkaros Yayınları, inceleme, 811 sayfa

Kolektif – Milliyetçiliği Yeniden Düşünmek (2010)

‘Milliyetçiliği Yeniden Düşünmek’, milliyetçilik konusundaki kuram ve uygulamaları geniş bir perspektifle, Avrupa’nın tarihsel ve güncel eleştirisi ekseninde masaya yatırıyor.

Birçok bölümden oluşan çalışma, konuya dair güncel ve nitelikli bir eser olmasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz.

Yazarlar burada,

  • Milliyetçilik kuramlarının tarihi ve kaynakları,
  • Milliyetçilik ve çokkültürlülük,
  • Siyasal milliyetçilik ve kültürel milliyetçilik,
  • Uluslararası ilişkilerde milliyetçilik ve şiddet,
  • Milliyetçilik, demokrasi ve din,
  • Dil milliyetçiliğinin başarıları ve başarısızlıkları,
  • Ulusal kimlikler ve sınırlar,
  • Küreselleşen dünyada milliyetçiliğin direnişi,
  • Kozmopolitizm ve milliyetçilik,
  • Milliyetçiliğin farklı topraklardaki tezahürler,
  • Ve bunun gibi önemli konuları irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Alain Dieckhoff, Christophe Jaffrelot, Pierre Birnbaum, Daniel Sabbagh, Anne-Marie Thiesse, Astrid von Busekist, Paul Zawadzk, Guy Hermet, Pierre Hassner, Jean-Marc Ferry ve Philip Resnick.

  • Künye: Kolektif – Milliyetçiliği Yeniden Düşünmek, yayına hazırlayan: Alain Dieckhoff ve Christophe Jaffrelot, çeviren: Devrim Çetinkasap, İletişim Yayınları, siyaset, 372 sayfa

Harriet Crawford – Sümer ve Sümerler (2010)

Irak ve Körfez’de kapsamlı arkeolojik araştırmalar yapmış olan Harriet Crawford, bu incelemelerinin ürünü olan ‘Sümer ve Sümerler’de, yaklaşık olarak MÖ 3800 ile 2000 yılları arasında kalan dönemi kapsayan Sümer uygarlığının kendine has niteliklerini çok yönlü bir bakışla anlatıyor.

Sümerlerde tarım, sulama ve yerleşim modelleri; çevreden nasıl yararlanıldığı; kamu binaları ve mesken amaçlı konutların yapımında nelere başvurulduğu; gündelik hayatın nasıl olduğu; Mezopotamya ekonomisine temel oluşturan ve asıl olarak ihracat için mal sağlayan sanayiler; ticaret örgütlenmesi; iktisadi gelişmeyle yakın bağlantısı olan yazının gelişiminin izleri ve güzel sanatlardaki gelişmeler, Crawford’un çalışmasında yer alan bazı konular.

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan kitapta ayrıca, Yukarı Mezopotamya’dan çıkan en güncel arkeolojik kanıtlar da değerlendiriliyor.

Künye: Harriet Crawford – Sümer ve Sümerler, çeviren: Nihal Uzan, Arkadaş Yayınevi, tarih, 253 sayfa

H. Erdem Çıpa – Yavuz’u Yaratmak (2019)

Erdem Çıpa, daha önce yayımlanan ‘Yavuz’un Kavgası’nda, Osmanlı tahtına benzersiz ve tartışmalı bir şekilde geçen I. Selim’in saltanat mücadelesini irdelemişti.

Yazarın elimizdeki kitabı da, tartışmaya kaldığı yerden devam ediyor ve bunu daha da genişleterek Yavuz’un tarihsel imajının 16. ve 17. yüzyıllar boyunca tarih metinlerinde nasıl yeniden ve yeniden yaratıldığını izliyor.

Selim, Osmanlı tahtına tartışmalı biçimde çıkmış, ayrıca iktidarı süresince de zorbaca bir yönetime başvurmuştu.

Çıpa da çalışmasında, ilk olarak Selim’in sosyal, siyasi ve askeri şahıs ve toplulukları harekete geçirmek için uyguladığı stratejileri ve Selim’e saltanat mücadelesinde destek olanların toplumsal bileşimini irdeleyerek 15. ve 16. yüzyıllarda İslami ilke ve söylemlere dayalı bir siyasi oluşum olan Osmanlı Devleti’nde bir hükümdarın saltanatının nasıl teşekkül ettiğini ortaya koyuyor.

Ardından Osmanlı tarihyazımını oluşturan çok sayıda edebi-tarihi metne odaklanan Çıpa, eserlerini bilhassa 16. ve 17. yüzyıllarda kaleme almış Osmanlı tarihçilerinin müdahaleleri sonucunda ortaya çıkan baskın üst-anlatıda, Selim’in meşru biçimde tahta çıkmış, ölümünden sonra idealleştirilmiş ve ilahi takdirle iktidar olmuş bir hükümdar olarak betimlenmesinin aşamaları üzerinde duruyor.

Yazar böylece, bir yandan Selim’e atfedilen çeşitli kişilikler ve nitelikleri gözler önüne seriyor, öte yandan da erken modern Osmanlı yazarlarının siyasi beklentileri ve kültürel ideallerine ışık tutuyor.

  • Künye: H. Erdem Çıpa – Yavuz’u Yaratmak: Osmanlı Dünyasında Saltanat Veraseti Meşruiyet ve Tarihi Hafıza, çeviren: Zeynep Rona, Kitap Yayınevi, tarih, 365 sayfa, 2019

Eric Hobsbawm – Sıra Dışı İnsanlar (2010)

‘Sıra Dışı İnsanlar’, Eric Hobsbawm’ın 1950-1980 arasında yazdığı emek ve toplumsal protestolar tarihi hakkında birbirinden güzel 26 makaleden oluşuyor.

Thomas Paine, makine kırıcılar, işçilerin 1 Mayıs’ın tatil olması için verdiği mücadele, köylüler ve siyaset ilişkisi, köylülerin toprak işgalleri, Vietnam ve gerilla savaşının dinamikleri, Mayıs 1968 olayları, şiddetin kuralları, devrim ve seks ilişkisi, Caz’ın Avrupa’ya gelişi ve bu müziğin en ünlü isimlerinden Billy Holiday, bu kitapta yer alan ve herbiri keyifli bir okuma vaat eden makalelerin irdelediği kimi konulor.

Sadece emek tarihinde yer etmiş aktörleri unutulmaktan kurtarmayı amaçlamadığını belirten Hobsbawm, 20. yüzyılda tarihi yönlendiren, kültürü değiştiren ve genelde “halk” olarak bilinen bu alelade isimlerin, sıradışı ve harikulade yönlerini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Eric Hobsbawm – Sıra Dışı İnsanlar: Direniş, İsyan ve Caz, çeviren: Işıtan Gündüz, editör: Oya Köymen, Yordam Kitap, tarih, 351 sayfa