Ahmet Yüksel – Sınırdaki Casus (2019)

Mehdi Kulu Şirvanî, tarihin en ilginç karakterlerindendi.

Bir ayağı, Kazımiye’de diğeri Necef’teydi, bir ayağı Samara’da diğeri Urfa’da, Kayseri’de ve İstanbul’daydı.

Bu kitabın yazarı Ahmet Yüksel, Mehdi Kulu’nun varlığını tamamıyla tesadüfen keşfetmiş.

Yüksel’in ulaştığı bir belgede, Bağdat’ta yaşayan Mehdi Kulu adında birisinin Birinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği hengâmede Rus casusu olduğu gerekçesiyle Sivas’a sürgün edildiğini haber veriyordu.

Bu belgenin peşine düşen Yüksel, daha sonra yaptığı çalışmalarla Mehdi Kulu’ya dair çok farklı bilgilere ulaşmış ve bunları ‘Sınırdaki Casus’ta açıklıyor.

Kitap, Mehdi Kulu’nun kim olduğunu, Bağdat’a neden yerleştiğini, ne gibi casusluk faaliyetleri yürüttüğünü açıklıyor ve bunu yaparken de dönemin sağlam bir okumasını yapıyor.

Ahmet Yüksel, bu sıra dışı ismin tansiyonu yüksek hayatı ve faaliyetleri üzerinden okurunu sınırlar arası bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Ahmet Yüksel – Sınırdaki Casus: Osmanlı Topraklarında Bir Rus Ajanı, Kafkasyalı Mehdi Kulu Şirvanî, Kronik Kitap, tarih, 136 sayfa, 2019

James L. Gelvin – Modern Ortadoğu Tarihi (2016)

1453-2015 arasında büyük dönüşümlerin yansıdığı Ortadoğu’nun nitelikli bir tarihi.

Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin dünyanın genelinde kaydedilenlerle paralellikler gösterdiğini ortaya koyan James Gelvin, bölgenin modern çağda yaşadığı dönüşümün sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal boyutlarını aydınlatıyor.

  • Künye: James L. Gelvin – Modern Ortadoğu Tarihi, çeviren: Güneş Ayas, Timaş Yayınları

Oya Kasap Ortaklan – Erken Sinemanın Aynasından Osmanlı-Alman İlişkileri (2019)

Osmanlı-Alman ilişkileri, şu ana kadar farklı yönleriyle ele alınmış olsa da, elimizdeki çalışma, söz konusu ilişkiyi erken dönem sinema perspektifinden incelemesiyle dikkat çekiyor.

Oya Kasap Ortaklan’ın 1895-1918 zaman aralığını kapsayan çalışması, Osmanlı ve Alman İmparatorlukları arasında sinemanın ilk yıllarından itibaren nasıl bir temas kurulduğunu ve iki ülke arasındaki kültürel ilişkileri çok yönlü bir biçimde izliyor.

Dört bölümden oluşan kitapta,

  • İki imparatorluğun yakınlaşması ve sinemanın bu yakınlaşmadaki rolü,
  • İmparator II. Wilhelm’in İkinci Doğu gezisi sırasında çekilen filmler ve gösterimleri,
  • Sultan II. Abdülhamid’e önerilen filmler,
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda sinema,
  • Trablusgarp Savaşı ve Balkan Savaşlarının sinemadaki görünümleri,
  • Alman İmparatorluğu’nda Osmanlı üzerine gösterilen filmler,
  • Birinci Dünya Savaşı’ndan kısa bir süre önce Osmanlı İmparatorluğu’nda film gösterimleri,
  • Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı topraklarında sinema,
  • Savaş boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nda gösterilen Alman yapımı kurmaca filmler,
  • Savaşın sinema yoluyla seferber edilmesi,
  • Ve bunun gibi önemli konular ele alınıyor.

Çalışma, erken dönem sinemanın, devletler nezdinde ve uluslararası ilişkilerdeki yerini, yarattığı yeni görme biçimleriyle seyirciyi yönlendirme gücünü, sinemanın ulusötesi yapılanmasını ve sinemanın propaganda gücünü ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Oya Kasap Ortaklan – Erken Sinemanın Aynasından Osmanlı-Alman İlişkileri (1895-1918) , Libra Kitap, tarih, 440 sayfa, 2019

Norbert von Bischoff – 1930’larda Ankara (2016)

1933’te Ankara’da Avusturya Büyükelçisi olarak görev almış Norbert von Bischoff’tan, Cumhuriyet Ankara’sına dair değerlendirme, gözlem ve öngörüler.

Osmanlı’nın yıkılışından sonra Cumhuriyet’in kuruluşu, Atatürk dönemindeki önemli reformlar ve gelecekte Türkiye’yi bekleyen temel sorunlar, kitabın konuları arasında.

  • Künye: Norbert von Bischoff – 1930’larda Ankara, derleyen: Necip Azakoğlu, Tarihçi Kitabevi

Habip Hamza Erdem – Fransız Basınında Genç-Türk Devrimi (2016)

Genel olarak Avrupa’nın, özellikle de Fransa’nın Jön Türklere, İttihat ve Terakki’ye, Türk devrimine, doğu meselesine, Ermeni tehcirine ve 1. Dünya Savaşı’na nasıl baktığını araştıran bir inceleme.

Çalışma, dönemin Fransız basınında Ermeni soykırımıyla ilgili olarak yer almış pek çok haber, yorum ve belgeye yer vermesiyle önemli.

  • Künye: Habip Hamza Erdem – Fransız Basınında Genç-Türk Devrimi, Kaynak Yayınları

Kolektif – Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı (2016)

Ermeni soykırımı üzerine bir asırlık araştırmayı mercek altına alan ve bunu yaparken 20. yüzyılın ürünü olan bir soykırımlar ve kitlesel şiddet eylemleri çağını sorgulayan bir kitap.

Çalışma, Ermeni Soykırımı Araştırmaları Uluslararası Bilim Konseyi (CSI) tarafından düzenlenen bir kolokyuma dayanıyor.

  • Künye: Kolektif – Yüz Yıl Sonra Ermeni Soykırımı, çeviren: Melike Işık Durmaz ve Ümran Küçükislamoğlu, İletişim Yayınları

Kolektif – 1968: İsyan, Devrim, Özgürlük (2019)

68 hareketi Türkiye ve dünyada nasıl yankı buldu ve ne gibi etkiler yarattı?

Bu muazzam derlemede yer alan makaleler, 68’in Türkiye, Amerika, Almanya, Fransa, Çekoslovakya ve daha pek çok ülkedeki etkilerini derinlemesine izliyor.

Kitap, 68’in yansımalarını farklı siyasal hareketlerden popüler kültüre uzanan geniş bir perspektifte irdelerken aynı zamanda dönemin siyasal ve toplumsal atmosferinin sağlam bir fotoğrafını da çekiyor.

Çalışma, kadınlar, yeşiller ve Kürtlerin 68 sürecindeki dönüşümlerini saptamasıyla da dikkat çekici.

Kitap, Toplumsal Tarih’in Mayıs 2018’de yayımlanan 68 özel sayısının genişletilmesi ile oluşmuş.

Ayrıca derginin söz konusu sayısında yer almayan altı yazı da bu kitap için kaleme alınmış.

1968 hareketi hakkında sağlam bir kaynak arayanlar kaçırmasın.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alper Akyüz, Ateş Uslu, Axel B. Çorlu, Ayşe Köse Badur, Ayşen Uysal,Begüm Özden Fırat, Bilge Seçkin Çetinkaya, Bülent Somay, Cemil Boyraz, Çimen Günay-Erkol, Demet Lüküslü, Deniz Cenk Demir, Emre Can Dağlıoğlu, Erden Akbulut, Erol Ülker, Esin Paça Cengiz, Fatmagül Berktay, Fethiye Beşir, Hakan Koçak, Kerem Ünüvar, Masis Kürkçügil, Nadire Mater, Ömer Turan, Özgür Ulus Mutlu, Tanıl Bora, Zafer Toprak ve Zeynep Beşpınar.

  • Künye: Kolektif – 1968: İsyan, Devrim, Özgürlük, derleyen: Ömer Turan, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, siyaset, 584 sayfa, 2019

Giray Fidan – Cumhuriyet’in Çinli Misafirleri (2019)

Çin modernleşmesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin rolü neydi?

Büyük bir imparatorluğun küllerinden doğmuş Türkiye Cumhuriyeti, kısa süre içinde Çinli yönetici elit ile Çinli entelektüellerin de ilgisini çekmişti.

Zamanında birçok Çinli, yaşanan dönüşümü yerinde görmek için Türkiye’yi ziyaret etmişti.

Giray Fidan da bu çalışmasında, Türkiye’yi ziyaret etmiş Çin’in önemli entelektüel, siyasetçi, diplomat ve reformcularını anlatıyor.

Kitap, Hu Hanmin, Hu Shiqing, Alfred Sze ve He Yaozu, Marksist teorisyenlerinden Cai Hesen gibi isimlerin kaleme aldıkları kitapçıklar, makaleler ve gazete yazılarını içeriyor.

Çalışma bu yönüyle, Çinlilerin gözünden Türkiye’nin siyasi, toplumsal ve kültürel yapısını, gündelik yaşamını ve daha da önemlisi iki ülkenin ortak değerleri hakkında ilginç değerlendirmeler barındırıyor.

  • Künye: Giray Fidan – Cumhuriyet’in Çinli Misafirleri, İş Kültür Yayınları, tarih, 176 sayfa, 2019

Doğan Özlem – Tarih Felsefesi (2010)

Doğan Özlem, ilk baskısı 1984’te yapılan ‘Tarih Felsefesi’nde, anlatımını birçok düşünürün bakış açısıyla zenginleştirerek, tarih felsefesi alanına muazzam bir katkı sunuyor.

Antikçağdan 20. yüzyıla kadar tarih felsefesinin gelişimini izleyen Özlem, bunu Platon, Aristoteles, Augustinos, İbn Haldun, Herder, Kant, Hegel, Marx, Comte, Nietzsche, Dilthey, Spengler, Toynbee, Weber, Popper, Heidegger ve Gadamer gibi birçok filozofun düşünceleri üzerinden ele alıyor.

Özlem ayrıca, Alman idealizmi, romantizm, Marksizm, pozitivizm, tarihselcilik, Frankfurt Okulu, varoluşçuluk, neopozitivizm, yapısalcılık ve hermeneutik gibi akımların, tarih felsefesiyle bağlantılarını da ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Doğan Özlem – Tarih Felsefesi, Notos Kitap, felsefe, 526 sayfa

Nihan Naiboğlu – Anadolu Kent Modelinin Yayılımı (2019)

Nihan Naiboğlu’nun bu enfes çalışması, MÖ 3. binyılda Batı Anadolu, Ege Adaları ve Balkanlar’da kentleşme üzerine çok önemli bir inceleme.

Bilhassa son dönemde yapılan kazılar, Batı Anadolu, Ege ve Balkan coğrafyasındaki yerleşimlerin, çok kendine has özelliklere sahip olduklarını gösterdi.

Örneğin Batı Anadolu, Ege dünyasının kentleri, çapı 100 m’yi ancak bulan, kalabalık nüfusları, işlik yerlerini ve büyük depo alanlarını barındırmayan, Suriye-Mezopotamya kentleriyle karşılaştırılamayacak kadar küçük ve mütevazı görünümü olan yerleşim yerleriydi.

Bununla birlikte, Anadolu İlk Tunç Çağı yerleşimleri önceki Neolitik ve Kalkolitik Çağ yerleşimlerinden olan farklılıklarıyla da öne çıkıyordu.

Örneğin Çatalhöyük ve Aşıklı Höyük gibi bazı Neolitik yerleşimleri, Troia, Demircihöyük, Thermi ya da Poliochni gibi İlk Tunç Çağı merkezlerinden çok daha kalabalık bir nüfusu barındırmış, daha geniş bir alanı kaplamıştı.

İşte Nihan Naiboğlu’nun incelemesi, hem Anadolu kent modelini ayrıntılandırıyor hem de bunun Mezopotamya kent modelinden farklılıklarını ortaya koyuyor.

Naiboğlu bununla da yetinmeyerek Batı Anadolu, Ege dünyasında ortaya çıkan yapılanmanın Balkan Yarımadası’na yaptığı etkiyi de izliyor.

  • Künye: Nihan Naiboğlu – Anadolu Kent Modelinin Yayılımı, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, tarih, 236 sayfa, 2019