Oral Çalışlar – Denizler İdama Giderken (2010)

  • DENİZLER İDAMA GİDERKEN, Oral Çalışlar, Everest Yayınları, anı, 119 sayfa

‘Denizler İdama Giderken’, Oral Çalışlar’ın Cumhuriyet gazetesi için hazırladığı bir dizi sonucu ortaya çıktı. İlk yayımlandığı tarihin üzerinden uzun bir zaman geçtiği halde kitap, hem işlediği konu itibariyle hem de yazarın rahat üslubuyla değerini hâlâ koruyor. Burada, Çalışlar’ın yazılarının yanı sıra, 68 hareketinden birçok ismin Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve dönemin diğer önemli aktörlerine dair tanıklıkları da yer alıyor. Denizler’in idam edilişinin üzerinden otuz sekiz yıldan fazla bir zaman geçti. Çalışlar’ın kitabı, yakıcılığını ilk günkü gibi koruyan bu olayı, dönemin sağlam bir çerçevesini çizerek anlatıyor.

Alexander Rabinowitch – Bolşevikler İktidara Geliyor (2010)

  • BOLŞEVİKLER İKTİDARA GELİYOR, Alexander Rabinowitch, çeviren: Levent Konyar, Yordam Kitap, tarih, 376 sayfa

Rusya tarihi profesörü Alexander Rabinowitch ‘Bolşevikler İktidara Geliyor’da, 1917 Ekim’inde Petrograd’da ya da o zamana kadarki adıyla St. Petersburg’da gerçekleşen sosyalist Ekim Devrimi’nin kapsamlı ve keyifle okunan bir hikâyesini sunuyor. 4 Temmuz 1917’de, Bolşevik partinin de önemli ölçüde katıldığı başkentteki kitle ayaklanmasıyla kitabına başlayan Rabinowitch, Çar güçlerince gerçekleştirilen karşı saldırıları, parti içindeki farklı görüşleri ve çekişmeleri, Geçici Hükümet’in yenilgisini, Bolşevikler’in yükselişini ve Ekim Devrimi’nin gerçekleşmesinden sonra Bolşevikler’in iktidara gelişine uzanan tarihi süreci ele alıyor.

Gordon Childe – Tarihte Neler Oldu? (2007)

  • TARİHTE NELER OLDU?, Gordon Childe, çeviren: Alâeddin Şenel ve Mete Tunçay, Kırmızı Yayınları, tarih, 298 sayfa

Gordon Childe’ın ‘Tarihte Neler Oldu?’su, siyaset tarihi alanında klasikleşmiş bir eser. Bu kitabında, “Bir ideoloji uzun dönemde, varlığını, ancak ekonominin takıntısız, düzgün ve etkin çalışmasını kolaylaştırırsa sürdürebilir. Eğer ideoloji ekonominin işleyişini güçleştirirse, o toplum -ve o toplumla birlikte ideolojisi- sonunda mutlaka yıkılacak demektir.” diyen Childe’ın eseri, tarihi Marksizmle yorumlama çalışmaları ve sosyalist düşünüşe önemli açılımlar getirmesiyle ilgi çekiyor. Daha önce Alan Yayınları tarafından baskısı yapılan ve uzun zamandır yok satan kitap, yetkin bir çeviriyle yeniden raflardaki yerini aldı.

Rinaldo Marmara – İstanbul Latin Cemaati ve Kilisesi (2006)

  • İSTANBUL LATİN CEMAATİ VE KİLİSESİ, Rinaldo Marmara, çeviren: Saadet Özen, Kitap Yayınevi, tarih, 261 sayfa

Rinaldo Marmara’nın ‘İstanbul Latin Cemaati ve Kilisesi’ isimli bu çalışması, adı geçen cemaatin Bizans İmparatorluğu’ndan günümüze kadar olan tarihine odaklanıyor. Bizans döneminde Konstantinopolis’te yaşayan ve büyük çoğunluğu Cenevizli olan Latinler, Galata’nın anahtarını sunarak Fatih’in hakimiyetine boyun eğmişlerdi. Latinler, İmparatorluğun azınlık tebaasından ya da reayadan sayılarak Osmanlı Latin Cemaati’ni oluşturdular. Bunlar, kapitülasyonlara tabi olan yabancı Latinler veya diğer adıyla Levantenlerdi. İstanbul Vatikan Temsilciliği resmi tarihçisi olan Rinaldo Marmara’nın bu çalışması, bir kurum, şehir ve dinler tarihi bireşimi yapmasıyla önemli.

Harry Magdoff – Sömürgecilikten Günümüze Emperyalizm (2006)

  • SÖMÜRGECİLİKTEN GÜNÜMÜZE EMPERYALİZM, Harry Magdoff, çeviren: Erdoğan Usta, Kalkedon Yayınları, siyaset, 295 sayfa

Harry Magdoff’un ‘Emperyalizm’i, emperyalizmin sömürgecilik adı altında 1763 yılında ilk ortaya çıktığı zamandan günümümüze kadarki seyrini mercek altına alan bir çalışma. Kitaptaki yazılar, yazarın daha önce yayımladığı ‘Emperyalizm Çağı’ isimli çalışmasındaki tezleri geliştirmek amacıyla kaleme alınmış. Magdoff’un çalışmasında, ekonomik emperyalizmden kültürel emperyalizme, Batı’nın Asya’ya girişinden Rusya’nın Doğu’ya doğru genişlemesine, Japonya’nın bir sömürgeci güç olarak yükselişinden Afrika’nın paylaşımına, Sahra-Altı bölgelerdeki sömürgelerden 1. Dünya Savaşı’ndaki sömürge paylaşımına ve klasik emperyalizmden 2. Dünya Savaşı’yla başlayan yeni emperyalizme kadar çok sayıda ayrıntı barındırmasıyla konuya dair rehber nitelikte bir eser.

Murat Arslan – İstanbul’un Antikçağ Tarihi: Klasik ve Hellenistik Dönemler (2010)

  • İSTANBUL’UN ANTİKÇAĞ TARİHİ: KLASİK VE HELLENİSTİK DÖNEMLER, Murat Arslan, Odin Yayıncılık, tarih, 595 sayfa

Murat Arslan ‘İstanbul’un Antikçağ Tarihi’ adlı bu kitabında, İstanbul’un Klasik-Hellenistik dönem tarihini, tarihi coğrafyasını ve toplumsal yapısını inceliyor. Kitap, kentin kuruluşu ve İstanbul Boğazı’nın tarihsel coğrafyasına dair bilgilerle başlıyor ve Klasik ve Hellenistik dönemlerin tarihiyle devam ediyor. Çalışmada bunun yanı sıra, Byzantion’un idari, toplumsal ve ekonomik yapısı; kentteki yapılar, surlar, kültler, limanlar ve adalar da ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Baskı kalitesiyle de dikkat çeken çalışma, İstanbul’un antikçağ tarihi gibi çokça uğraş isteyen bir konuda çalışmak isteyen araştırmacılar için iyi bir kaynak.

Annette Wieviorka – 60 Yıl Sonra Auschwitz (2006)

  • 60 YIL SONRA AUSCHWITZ, Annette Wieviorka, çeviren: Işık Ergüden, İletişim Yayınları, siyaset, 240 sayfa

Annette  Wieviorka ’60 Yıl Sonra Auschwitz’de, tarihte kara bir leke olarak Auschwitz’i inşaatından başlayarak, nasıl işlediğinden, tarihsel anlamda nerede durduğuna kadar çok yönlü bir bakışla irdeliyor. İnsanlığın en büyük kıyımlarını yaşadığı Auschwitz’in, tarihi gerçeğinden, yani Yahudilerin sistematik olarak katledildiği bir kamp oluşundan kopuk, sadece sembolik bir anlam taşır hale geldiği, son dönemlerin başlıca eleştirilerinden. Wieviorka’nın çalışması, başta Yahudiler olmak üzere, çok sayıda kadın, erkek, genç, yaşlı ve çocuğun katledildiği kampın gelişimini, büyümesini ve işleyişini gözler önüne seriyor. Yazar, kampta öldürme ve yok etme mekanizması yetersiz kaldıkça, yeni gaz odaları ve krematoryumların inşası için kullanılan esirleri, bu esirlerin kampa alınış prosedürünü, numaralanmalarını, damgalanmalarını, geçmişe ve orada bulunanların tanıklıklarına dönerek anlatıyor.

Christon I. Archer, John R. Ferris, Holger H. Herwig vd – Dünya Savaş Tarihi (2006)

  • DÜNYA SAVAŞ TARİHİ, Christon I. Archer, John R. Ferris, Holger H. Herwig vd., çeviren: Cem Demirkan, Akyüz Yayın Grubu, tarih, 540 sayfa

‘Dünya Savaş Tarihi’, antikçağdan günümüze kadar, küresel boyutta savaş tarihini inceliyor ve yaklaşık üç bin yıllık savaş tarihi boyunca değişim ve süreklilik, devrim ve gelenek gibi unsurları değerlendiriyor. Öğrenciler ve okuyuculara önerebileceğimiz bu kitap, savaşın tarih boyunca nasıl değişime uğradığına ve bu dönüşümün toplumu nasıl etkilediğine odaklanıyor. Generaller ve askeri taktikler gibi geleneksel savaş konularına dikkat çeken kitap buna ek olarak, askerin savaştaki rolüne ve ordunun toplum ve siyasetteki yerine ilişkin çeşitli tartışma ve yorumları, kitabın her bölümüne de yaymaya çalışıyor.

Anna S. Tveritinova – Türkiye’de Karayazıcı Deli Hasan İsyanı (2006)

 

Karadeniz’de baş gösteren Karayazıcı Deli Hasan isyanı, Osmanlı’nın 1593-1603 yılları arasında başını ağrıtan önemli bir isyan.

İsyan, etkin bir şekilde 1599 yılında başladı ve Karayazıcı’nın 1602 yılında Canik Dağları’ndaki ölümüne kadar onun önderliğinde sürdürüldü.

Tveritinova’nın elimizdeki çalışması, konuyla ilgili kaynakların bir özetini vererek başlıyor; ardından da, isyanın başlangıcında Osmanlı İmparatorluğu’nun toplumsal ve iktisadı yapısına, isyanı öne çıkaran sebep ve koşullara ve son olarak da isyanın başarısızlığındaki sebep ve sonuçlarına odaklanıyor.

Çalışma, bildik Osmanlı tarihini farklı bir çerçeveden izlemeye alıyor.

  • Künye: Anna S. Tveritinova – Türkiye’de Karayazıcı Deli Hasan İsyanı, çeviren: Abdulkadir İnan, AYA Kitap, tarih, 118 sayfa

Esra Demirci Akyol – Sınırdaki Kimlikler (2010)

  • SINIRDAKİ KİMLİKLER, Esra Demirci Akyol, Libra Kitap, tarih, 177 sayfa

Hatay’da yapılan bir etnografik çalışmaya dayanan ‘Sınırdaki Kimlikler’, kentteki farklı etnik ve dini geçmişten gelen insanların, Hatay’ın Türkiye’ye ilhakını nasıl değerlendirdiğini araştırıyor. Hatay’daki alan araştırması sonuçlarından hareketle, tek bir tarihten bahsetmenin mümkün olmadığını belirten Esra Demirci Akyol, birden fazla tarih anlatımının bulunduğunu; bu anlatımların, kısmen bugünkü yaşam koşullarına bağlı olarak oluşan kimliklerin bir sonucu olduğunu ve her grubun, geçmişi farklı bir biçimde deneyimleyip hafızasına aldığını gösteriyor. Hafıza çalışmalarına katkıda bulunmayı amaçlayan kitap, iyi bir sözlü tarih örneği.