Nazlı Deniz Güler – Nar ve Elma Kurdu (2014)

Ağaç aşığı Nar ile elma kurdu Tırtık’ın arkadaşlığı.

Nar, çok sevdiği park gezilerinden birinde, elma kurdu Tırtık’la karşılaşır.

Ailesini arayan Tırtık’ı derhal korumasına alan Nar, onu bir süre kendi odasında misafir eder.

Tırtık’ın ailesini aramaya koyulan arkadaşlar, bu esnada birbirlerinden hayata dair pek çok şey öğrenir.

  • Künye: Nazlı Deniz Güler – Nar ve Elma Kurdu, resimleyen: Seda Mit, İletişim Yayınları, çocuk, 40 sayfa

Rius – Çizgilerle Lenin (2014)

Ekim devriminin cesaret dolu lideri: Vladimir İlyiç Ulyanov,  nam-ı diğer Lenin’in sıra dışı hayatının ve düşüncesinin gelişiminin görkemli çizgi hikâyesi.

Gerçek liderliğin tamı tamına cesaret işi olduğunu gösteren bir anlatı.

Marksist-Leninist klasikleri okumamayı zor anlaşılır olmalarına bağlayan tembellere de gelsin.

  • Künye: Rius – Çizgilerle Lenin, çeviren: Çiçek Öztek, Yordam Kitap, çizgiroman, 168 sayfa

Vilfredo Pareto – Demokrasinin Dönüşümü (2016)

İtalyan iktisatçı ve sosyolog Vilfredo Pareto dünyada olduğu gibi Türkiye’de de asıl ününü ‘Seçkinlerin Yükselişi ve Düşüşü’ isimli muazzam kitabıyla kazanmıştı.

Bu kitap, siyaset sosyolojisi alanında o denli etkili oldu ki, alan için halen en önemli kaynaklardan biri olarak kabul ediliyor.

‘Demokrasinin Dönüşümü’ adlı elimizdeki kitap ise, Pareto’nun son çalışması.

Yazarın bu nitelikli çalışması, bizi demokrasinin kabiliyetleri, sınırları ve tehlikeleri hakkında uyarıyor.

Kitabında bir sosyal fenomenler teorisi ortaya koyan Pareto, demokrasinin gelişimini kapsamlı bir bakışla irdeliyor, fakat öte yandan da en modern yönetim biçimlerinden biri olan demokrasinin hangi tehlike ve tehditlere açık olduğunu ayrıntılı bir bakışla tartışıyor.

“Bir merkezi hükümet ancak güçlü olduğu, sorunları çözme iradesi gösterdiği ve adalet dağıttığı zaman otorite sahibi olur.” diyen Pareto, vatandaşların merkezi hükümetin kendilerini koruyacağına güvenmezlerse eğer hükümetin meşruiyetini kaybedeceğini söylüyor.

Kitaptan bir alıntı:

  • “Hükümetler açgözlü yandaşlarını memnun etmek ve politik karşıtlarını yatıştırmak için kaynakları tüketirler. Gün be gün yük büyür. Sonunda yük daha fazla kaldırılamayacak bir noktaya erişir. Politik alanın ekonomiye hakim olması böyle gerçekleşir. Aynı olaylar modeli, Roma İmparatorluğu’nun nihai yıkımında da görüldü. Aynı şey bugün yine olabilir.”

Siyaset sosyolojisi alanına büyük katkılar sunan ‘Demokrasinin Dönüşümü’, Pareto’nun sistemini aydınlatan bir anahtar niteliğinde.

  • Künye: Vilfredo Pareto – Demokrasinin Dönüşümü, çeviren: Kadir Zeki Tezer, Pinhan Yayıncılık, sosyoloji, 144 sayfa

Joss Sheldon – Küçük Ses (2017)

Joss Sheldon’ın yayımlandığında ilgiyle karşılanan romanı ‘Küçük Ses’, artık Türkçede.

‘Küçük Ses’, kendini bulmaya çalışırken toplumun değer ve tutumlarına toslayan Yew Shodkin’in trajik ve gerçekçi hikâyesini sunuyor.

Shodkin, yönünü başka insanlar olmadan tayin etmeye çalışır ve böylece olabildiğince herkesten uzak bir yaşam sürmeye gayret eder.

Fakat toplum ve sistemin gereklilikleri, dayatmaları, her seferinde onu çekildiği yerden koparıp alır.

Shodkin’in trajedisi, kendisi olmaya çalışırken sürekli ve sürekli toplumsal normların dayatmasıyla istemediği kişiye, kişilere dönüşmektir.

Ve bu trajedi, kısırdöngü gibi kahramanımızın hayatını kuşatmaya başlar.

Sheldon, Shodkin karakteri üzerinden modern bireyin uçurumlarına doğru yol alıyor.

Okunması elzem bir roman.

  • Künye: Joss Sheldon – Küçük Ses, çeviren: Duygu Toprak, Heretik Yayıncılık, roman, 192 sayfa

Kamil Sarhanlı – Şarap ve Tanrı (2014)

Şarabın ve eğlencenin tanrısı Dionysos’u, bizzat onun ağzından dinlemek ilginç olsa gerek.

Elimizdeki kitabın yaptığı da tam olarak bu.

Sarhanlı, kaynak metinleri izleyerek, on iki Olimpos tanrısından biri olan, medeniyetin yılmaz destekçisi ve barış aşığı tanrı Dionysos’u dile getiriyor.

Adı eğlence ve esrimeyle anılan Dionysos, başından geçen acı tatlı olayları, hayata bakışını dile döküyor.

  • Künye: Kamil Sarhanlı – Şarap ve Tanrı, Maya Kitap, roman, 152 sayfa

Max Boot – Görünmeyen Ordular (2014)

Tarihte iktidarların olduğu her yerde baş göstermiş, açıklık yerine kuytu yerlerde savaşmayı tercih etmiş, gayrinizami ve asimetrik savaş taktikleri uzmanı gerilla hareketleri.

Tarihöncesi çağların kabileler arası savaşlarından Marksist gerilla gruplarına ve radikal İslamcı hareketlere kadar uzanan kapsamlı bir rehber.

  • Künye: Max Boot – Görünmeyen Ordular, çeviren: Fethi Aytuna, İnkılap Kitabevi, inceleme, 712 sayfa

Nathalie Sarraute – Kuşku Çağı (2014)

Sanatın ve sanatçının kimliğine, amacına, varlık sebebine vakfedilmiş usta işi denemeler.

Başta yazmak ve yazarlık olmak üzere.

Fransız menşeli Yeni Roman akımının ünlü siması, hem geleneksel roman konusundaki inanç ve anlayışlara dirayetle karşı çıkıyor hem de sanatın neliğine dair kuşkularımızı gideriyor.

  • Künye: Nathalie Sarraute – Kuşku Çağı, çeviren: Eylül Desen Kaytancı, Kafe Kültür Yayıncılık, deneme, 128 sayfa

Cihat Duman – Bir Fil Müddeti (2014)

Harcı öfke ve küfür olan, gerçek yaşamı olduğu kadar sosyal ağlardaki hayat simülasyonunu da eleştirisinin merkezine alan şiirler.

“İki gözüyle birlikte toplam üç kişi ölüyor” ve “ağzımızı dudaklarımızla kapatırız kulaklar açıkta kalır” diyen Duman, muhalif bakışını esirgemeden insanın ve siyasetin kötücüllüğünü gözlemeye koyuluyor.

  • Künye: Cihat Duman – Bir Fil Müddeti, Pan Yayıncılık, şiir, 70 sayfa

Ferdinand de Saussure – Genel Dilbilim Yazıları (2014)

Ferdidand de Saussure’ün dilbilimin yanı sıra sosyal bilimlerde de çığır açmış yazılarıyla yakın zamanda bulunan elyazmaları, bu kitapta.

Özellikle elyazmaları, hem günümüz dilbilimi için yeni araştırma alanlarına işaret ediyor hem de dilbilim yönü öne çıkarılmış Saussure düşüncesinin felsefi potansiyelini ortaya koyuyor.

  • Künye: Ferdinand de Saussure – Genel Dilbilim Yazıları, çeviren: Savaş Kılıç, İthaki Yayınları, dilbilim, 360 sayfa

Sibel Hürtaş – Canına Tak Eden Kadınlar (2014)

Bu ülkede erkeğin pervasız şiddeti dur durak bilmiyor.

İşin vahim yönü, bu şiddet artık kanıksanmış durumda.

Fakat buna eyvallah demeyenler de var.

Sibel Hürtaş bu kitabında, bu toprağın derinlerine dek işlemiş şiddeti, kocalarını öldüren kadınların hikâyelerini izleyerek gözler önüne seriyor.

Devlet erki, yasalar ve polis, erkek şiddetinin üstesinden gelmekte acizken, bu şiddetin hedefindeki kadınların artık canına tak ediyor.

Çalışma, kocalarını öldüren kadınlarla yapılan birebir görüşmelere dayanmasıyla alana büyük bir katkıda bulunuyor.

Bu kadınları cinayet işlemeye götüren toplumsal, siyasi ve kültürel etkenleri analizi açısından çok değerli ve önemli bir çalışma.

  • Künye: Sibel Hürtaş – Canına Tak Eden Kadınlar, İletişim Yayınları, kadın, 192 sayfa