Mustafa Oral – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e İktidar Odaklı Aydınlar (2017)

Meşrutiyet ve Cumhuriyet gibi Türkiye’nin siyaset, kültür ve düşünce tarihinde önemli dönüşümler yaratmış iki tarihsel dönemin ülkenin aydınları üzerindeki etkileri nasıl oldu?

Mustafa Oral’ın bu soru anlamında büyük önem arz eden elimizdeki çalışması,  bu dönemin aydınlarını en iyi temsil eden on iki ismin düşünce ve tutumlarını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Antonio Gramsci, “Bütün insanlar entelektüeldir, ama toplumda herkes entelektüel işlevi görmez.” demişti.

Bu toprakların aydınının neden sesinin hiç çıkmadığını, neden hayır diyemediğini ve neden uzun yıllardır süren bir inzivaya çekildiğini merak edenler bu kitabı kaçırmasın.

Kitapta portrelerine yer verilen isimler ise şöyle:

Ziya Gökalp, M. Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Tuncer Baykara, Mükrimin Halil Yinanç, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Tansel, Falih Rıfkı Atay, Halide Edip Adıvar, İsmail Habip Sevük ve Faruk Nafiz Çamlıbel.

  • Künye: Mustafa Oral – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e İktidar Odaklı Aydınlar, Yeni İnsan Yayınevi, tarih,

Tevfik Güran – Resmi İstatistiklere Göre Osmanlı Toplum ve Ekonomisi (2017)

İktisat tarihi alanında önemli kitapları bulunan Tevfik Güran’dan, Osmanlı’nın son dönemindeki istatistik verileri üzerine düşündüğü, yazarın ’19. Yüzyılda Osmanlı Ekonomisi Üzerine Araştırmalar’ adlı eserinin devamı olarak okunabilecek nitelikli bir çalışma.

Osmanlı’da istatistiğin kullanımı, ağırlıklı olarak imparatorlukta yenileşme hareketlerinin hız kazandığı 19. ve 20. yüzyıllarda başlamıştı.

Güran’ın ince bir işçilikle derlediği bu istatistikler, söz konusu dönemde Osmanlı’nın nüfus, sağlık, eğitim, adalet, kültür ve ekonomi gibi alanlardaki durumunu saptıyor.

Özellikle tarih çalışmalarında, istatistiklerin altın değerinde tarihi kaynaklar olduğu bilinir.

Güran’ın bu çalışması da, Osmanlı’nın sosyal ve ekonomik alanlarında araştırma yapanlar için bulunmaz bir nimet.

  • Künye: Tevfik Güran – Resmi İstatistiklere Göre Osmanlı Toplum ve Ekonomisi, İş Kültür Yayınları, tarih, 480 sayfa

Clarice Lispector – Yıldızın Saati (2017)

“Yalnızca kendi olmaya dayanamadığından hepiniz olan bu ben…”

Ukrayna doğumlu Brezilya Yahudisi Clarice Lispector’un ‘Yıldızın Saati’ romanı, bizde 20 yılı aşkın bir süre önce yayımlanmıştı.

Şimdi bu ünlü roman, Portekizce aslından yapılan yeni bir çeviriyle raflardaki yerini aldı.

“Entelektüel değilim, bedenimle yazıyorum” diyen Lispector’un ‘Yıldızın Saati’, Rio’da yoksul ve hasta daktilo kız Macabéa’nın hikâyesini anlatıyor.

Günün birinde bir Mercedes tarafından ezilen Macabéa, hayatını kaybeder.

Burada Mercedes’in yıldız simgesi, aslında romanın ana temasını işaret eder.

Zira Macabéa ölerek, bir yıldıza dönüşecek ve böylece evrendeki oluşunu tamamlayacaktır.

Bu dünyada yaşıyor olmak ve hayatın anlamı üzerine düşünmek isteyenlerin ‘Yıldızın Saati’nden öğreneceği çok şey var.

Lispector severlere bir müjdemiz daha var:

Kimi eleştirmenlerin yazarın başyapıtı olarak tanımladığı ‘Yaşam Suyu’ da yine Başak Bingöl Yüce tarafından Türkçeye kazandırıldı ve yine MonoKL yayınlarınca kısa bir süre önce yayımlandı.

“Ben kelimeler olmadan düşünürüm, hiçbir şey üzerine düşünürüm. Hayatımı altüst eden şey ise yazmak.”

  • Künye: Clarice Lispector – Yıldızın Saati, çeviren: Başak Bingöl Yüce, MonoKL Yayınları, roman, 104 sayfa

Mahmut Makal – Memleketin Sahipleri (2008)

Mahmut Makal’ın ‘Memleketin Sahibi’, yazarın köy yaşamı ve köylünün inançları konusundaki gözlemlerini barındırıyor.

“Kayalık, dere olan, ören denilen eski viranelerin bulunduğu yerler hakkında öyle söylentiler ve inanışlar vardır ki, bunları duyup dinleyenin bu köyden kaçası gelir.” diyen Makal, Anadolu köylüsünün cinlere, şeytanlara, yatırlara ya da ölümsüzlüğün sırrına eren dedelere dair inanışlarını anlatıyor.

Makal ustanın çalışması, bir mizah eseri, folklorik bir çalışma veya lezzetli bir edebi metin olarak okunabilir.

Kitap, Anadolu köylüsünün ilginç inanışlarını gözlemlemesi ve köylünün yenileşmeye bakışını can alıcı noktalar üzerinden yakalamasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Mahmut Makal – Memleketin Sahipleri, Literatür Yayıncılık, anlatı, 164 sayfa

Gamze Yücesan-Özdemir ve Ali Murat Özdemir – Sermayenin Adaleti (2008)

Gamze Yücesan-Özdemir ve Ali Murat Özdemir, ‘Sermayenin Adaleti’nde, Türkiye’deki emek ve sosyal politika ilişkisini inceliyor.

Kitabın ‘Emek Sürecinin Örgütlenmesi’ başlıklı ilk bölümü, Türkiye’de son dönem emek örgütlenmesi ve bu alanda yapılan çalışmaları,

‘Bir Baskı Aracı Olarak Emek Piyasası’ başlıklı ikinci bölüm, Türkiye emek piyasasını, yapısını, işleyişini, içerdiklerini ve dışladıklarını,

‘Sosyal Politikanın Dönüşümü’ başlıklı üçüncü bölüm ise Türkiye’de sağlık ve sosyal güvenlik gibi sosyal politikanın temel alanlarındaki dönüşümü inceliyor.

Ekonomi politik yöntemi benimseyen çalışma, emeği tekrar akademinin gündemine almasıyla önemli.

  • Künye: Gamze Yücesan-Özdemir ve Ali Murat Özdemir – Sermayenin Adaleti, Dipnot Yayınları, siyaset, 239 sayfa

İsmail Güleç – Türk Edebiyatında Mesnevi Tercüme ve Şerhleri (2008)

İsmail Güleç, ‘Türk Edebiyatında Mesnevi Tercüme ve Şerhleri’nde, dünya dillerine en çok çevrilen kitaplardan, Mevlana’nın ‘Mesnevi’sinin Türkçe çeviri ve şerhlerini araştırıyor.

Son dönemlerde, özellikle de 2007 yılının UNESCO tarafından Mevlana yılı olarak ilan edilmesiyle beraber, Mevlana’nın eserlerine duyulan ilgi daha da arttı.

Güleç’in kitabı da, Türkçeye yapılan çevirileri ve şerhleri, derli toplu bir biçimde barındırmasıyla, bu alanda önemli bir rehber çalışma olarak dikkat çekiyor.

Kitabın birinci bölümünde, Mesnevi’de tahkiye metodu, ikinci bölümünde tercümeleri, üçüncü bölümünde şerhleri ve dördüncü bölümünde de Mesnevi sözlükleri inceleniyor.

  • Künye: İsmail Güleç – Türk Edebiyatında Mesnevi Tercüme ve Şerhleri, Pan Yayıncılık, inceleme, 286 sayfa

Andrey Vladimiroviç Anikin – Marx Öncesi Siyasal İktisat (2008)

Sovyet İktisatçı Andrey Vladimiroviç Anikin’in, siyasal iktisat hakkında uzmanlık bilgisine sahip olmayan genel okura hitap eden çalışması ‘Marx Öncesi Siyasal İktisat’, köleci toplumun siyasal iktisadından 19. yüzyıl ortalarının siyasal iktisadına giden yolu anlatıyor.

Anikin’in çalışması, 1975 yılında yayınlandığından bu yana, bu alandaki en önemli eserlerden biri sayılıyor.

Bunun başlıca nedenlerinden biri de, yazarın kolay anlaşılabilir, popüler bir dil kullanması.

Bunun dışında, siyasal iktisadın tüm devrelerinin, ilk zamanlarından başlayarak derli toplu bir şekilde sunulması, kitabı nitelikli kılan başlıca etkenlerden.

  • Künye: Andrey Vladimiroviç Anikin – Marx Öncesi Siyasal İktisat, çeviren: Aydemir Güler, Yazılama Yayınları, siyaset, 418 sayfa

Michael Lebowitz – Bugünden Kuralım: 21. Yüzyıl İçin Sosyalizm (2008)

Güney Amerika’daki sol hükümet deneyimleri, günümüzün sol siyaseti için büyük bir umut kaynağı oldu.

İşte İktisat profesörü Michael Lebowitz’in ‘Bugünden Kuralım’ isimli bu kitabında yer alan makalelerin çoğu, Venezuela’da yaşanan somut gelişmeler üzerinden, sol siyasetin geleceği kurmasının ne şekilde mümkün olabileceğine kafa yoruyor.

Venezuela’da bizzat bulunarak, buradaki yeni oluşumu inceleyen Lebowitz, bir sosyalizm tasavvuru için anti-kapitalizmin ötesine geçmenin bir zorunluluk olduğunu ve bunun şartlarının da Venezuela’da yaşanan çarpıcı süreçte çok net bir şekilde görülebileceğini söylüyor.

  • Künye: Michael Lebowitz – Bugünden Kuralım: 21. Yüzyıl İçin Sosyalizm, çeviren: Pelin Üçer ve İbrahim Akbulut, Yordam Kitap, siyaset, 159 sayfa

Bahattin Yaman – Osmanlı Saray Sanatkârları (2008)

Bahattin Yaman, kapsamlı ve nitelikli çalışması ‘Osmanlı Saray Sanatkârları’nda, 18. yüzyıldaki mürekkepçileri, yani ehl-i hıref sanatkârlarını inceliyor.

Kitabın ilk bölümü, dönemin sanat faaliyetlerini etkileyen unsurların anlaşılabilmesi amacıyla yüzyılın genel siyasî olaylarını veriyor.

İkinci bölümde, yaklaşık üç yüzyıl faaliyetini sürdüren ehl-i hıref teşkilatının genel yapılanması anlatılıyor; üçüncü bölümde, bu teşkilatta görülen gruplar ele alınıyor ve kitabın son bölümünde ise 18. yüzyıl ehl-i hıref teşkilatının genel bir değerlendirmesi yapılıyor.

  • Künye: Bahattin Yaman – Osmanlı Saray Sanatkârları, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 257 sayfa

Elif Sofya – Dik Âla (2014)

Elif Sofya’nın şiiri, dingin bir yerde duruyor ve buradan bakarak insanı, hayatı ve tarihi usul usul gözlemlemeye koyuluyor.

“Suya eğilsem bir ırmak dolarak ağzıma”, “Geçkin bir engereği yol diye yürüdüm” diyen Sofya’nın gücünü ve vuruculuğunu sadeliğinden alan şiiri okuru yormuyor, onu kelimelerin ve imgenin gücüne tanık olmaya davet ediyor.

  • Künye: Elif Sofya – Dik Âla, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 104 sayfa