Wolfgang Borchert – Ama Fareler Uyurlar Geceleyin (2017)

2017 Türkçede Wolfgang Borchert yılı desek abartmış olmayız.

Zira ‘Kapıların Dışında’, ‘Ama Fareler Uyurlar Geceleyin’ ve ‘Hayır De!’, bizde bu yıl peş peşe baskılarıyla yayımlandı.

Çok çok erken bir yaşta, henüz 26 yaşındayken aramızdan ayrılan Borchert, 2. Dünya Savaşı’nı bütün acımasızlığıyla resmeden, döneminin en iyi birkaç yazarından biri.

Borchert’in ‘Ama Fareler Uyurlar Geceleyin’i, yazarın sade bir üslupla savaşın ardında bıraktığı cehennemi çarpıcı ayrıntılarla resmettiği öykülerini bir araya getiriyor.

Kendisi de cephede savaşan ve sağlık sorunları nedeniyle ülkesi Almanya’ya geri dönen Borchert, kandırılmış, hayalleri ellerinden alınmış ve harcanmış bir genç olarak 2. Dünya Savaşı’nın enkazı altında kalmış Avrupa’ya isyan ediyor.

Her dönem okunacak, savaş ve şiddet karşıtı klasik bir kitap.

Kâmuran Şipal’in muhteşem çevirisiyle!

  • Künye: Wolfgang Borchert – Ama Fareler Uyurlar Geceleyin, çeviren: Kâmuran Şipal, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 336 sayfa

Ioan James – Büyük Mühendisler (2017)

Edison’dan Tesla’ya, Wright Kardeşler’den Marconi’ye, Tupolev’den Eiffel’e, tamı tamına elli büyük mühendisin biyografisi.

Ioan James bu çalışmasında, günümüzden 400 yıl öncesine uzanarak, hem mühendislik tarihinde iz bırakmış isimlerin izini sürüyor hem de mühendisliğin tarih içinde hangi toplumsal, siyasi ve ekonomik süreçleri kat ederek gelişim gösterdiğinin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Kitap, bu tarihsel öykü içinde karşımıza çıkan elli mühendisin hangi çalışmalarıyla bu alana önemli katkılarda bulunduğunu, ayrıca bu mühendislerin hayatlarına dair merak edilen pek çok ayrıntıyı aydınlatıyor.

İlgilisi için bir not da düşelim:

Yayınevinin bu dizisinden daha önce de ‘Büyük Biyologlar’, ‘Büyük Matematikçiler‘ ve ‘Büyük Fizikçiler’ isimli kitaplar da yayımlanmıştı.

  • Künye: Ioan James – Büyük Mühendisler, çeviren: Yonca Aşçı Dalar, İş Kültür Yayınları, biyografi, 328 sayfa

Jo Hoestlandt – Kocaman Kalpli (2017)

Bir zamanlar kırda, gökyüzüne yakın bir hayat yaşayan Louis, günün birinde annesiyle birlikte kente taşınır ve bu yeni hayatına alışmak ona, düşündüğünden de zor gelir.

Louis, çok sevdiği babasıyla her sabah koyunları otlatmaya gider.

Bu durum, Louis’nin doğayla buluştuğu ve bunu yaparken kendini de keşfettiği, en mutlu olduğu anlarındandır.

Fakat günün birinde işler tersine dönmeye başlar.

Louis, annesiyle birlikte büyük kente taşınır.

Kahramanımız hem doğadan hem de sevdiklerinden uzaktadır şimdi.

Ama hayat, tebessüm etmeden devam eder mi?

Louis de, bir süre sonra bu karamsar duygularından arınacak ve kent hayatına bir çocuğa yakışır hayal gücüyle bakmaya başlayacaktır.

Bu kitabın yazarı, bol ödüllü Jo Hoestlandt, insanın yaşayabileceği en büyük trajedilerden birini anlatsa da, umudu her daim diri tutabilen sıcacık ve harika bir öykü sunuyor.

Kitabın şahane siyah-beyaz desenleri de, illüstratör Thomas Baas’a ait.

Çocukların severek okuyacağı, varoluş temalı bir kitap.

  • Künye: Jo Hoestlandt – Kocaman Kalpli, resimleyen: Thomas Baas, çeviren: Azade Aslan, Günışığı Kitaplığı, çocuk, 96 sayfa

Byung-Chul Han – Şeffaflık Toplumu (2017)

Şeffaflık ötekiyi, yabancıyı devre dışı bırakarak sisteme istikrar ve hız kazandıran toplumsal süreçleri kapsayan ve onları köklü bir değişikliğe uğratan sistemik bir zorlama mıdır?

Güney Koreli yazar ve kültür kuramcısı Byung-Chan Han, günümüzde toplumsal sistemin bütün süreçlerini şeffaflığa zorladığını ve bu zorlamanın neticesinde toplumun, hizaya getirilmiş bir toplum olduğunu belirtiyor.

Bunun, şeffaflığın totaliter yanı olarak ele alıp tartışan Han, hayatı hayat yapan kendiliğindenliğin, olay doluluğun ve özgürlüğün, özünde şeffaflığa izin vermediğini ve bugünkü haliyle şeffaflığın da, pornografik bir hal aldığını düşünüyor.

Zira Han’a göre görüntüler, her tür dramaturjiyi, yorumbilgisel derinliği ve hatta anlamı yitirerek pornografik hale geldiklerinde şeffaflaşırlar.

Yazar bu alanda fikir yürütürken Wilhelm von Humboldt’tan Jean Baudrillard’a, Georg Simmel’den Sigmund Freud’a ve Ulrich Schacht’a pek çok ismin fikirlerine uzanıyor.

Han, geçen yıl Türkçeye çevrilen ‘Şiddetin Topolojisi’ kitabıyla da hatırlanacaktır.

  • Künye: Byung-Chul Han – Şeffaflık Toplumu, çeviren: Haluk Barışcan, Metis Yayınları, felsefe, 84 sayfa

Kolektif – İzmir Ermenileri (2017)

İzmir’in Ermenileri hakkında neler biliyoruz?

Neredeyse hiçbir şey!

Onlardan kalan izler, bugün artık tümüyle yitip gitmek üzere.

İşte, Mimar Zakarya Mildanoğlu tarafından derlenen bu kitapta yer alan makaleler, bu izlere farklı yönlerden bakıyor.

Kitapta karşımıza çıkan kimi dikkat çeken konular şöyle:

  • Geç dönem Osmanlı İzmir’inde Ermenilerin toplumsal ilişkileri,
  • İzmir’in Ermeni yapıları ve dokumacılık sanatı,
  • İzmir Ermeni Hastanesi’nin tarihi,
  • Aydın vilayetinde yapılan tehcirler ve katliamlar,
  • İzmir ve çevresindeki Ermeni cemaati,
  • İzmir’de Ermenice basın ve yayın,
  • İzmir’de Ermenilere ait eğitim ve hayır kurumları,
  • İzmir ticaret hayatında Ermeniler,
  • İzmirli bazı tanınmış Ermeniler…

Kitap, bu güzel şehrin ve çevresindeki bazı yerleşim yerlerinin tarihine, özellikle Ermenilerin orada nasıl yaşadığı çerçevesinden ve yoğunluklu olarak Ermenice kaynaklardan yararlanarak bakan yazıları bir araya getirmesiyle önemli bir boşluğu dolduruyor.

Kitabın kapağındaki zeybeğin adı ise, Haçadur Şahinyan.

  • Künye: Kolektif – İzmir Ermenileri, derleyen: Zakarya Mildanoğlu, Aras Yayıncılık, 264 sayfa

Balkanlar’da Türk Çocuk Şiiri (2008)

‘Balkanlar’da Türk Çocuk Şiiri’ isimli bu antoloji, Makedonya, Kosova, Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya gibi, Balkanlar’ın değişik coğrafyalarına yayılmış Türk şairlerin çocuk şiirlerini bir araya getiriyor.

Çalışmada ilk olarak, bölgenin Türk tarihiyle ilişkisi ele alınmış ve Balkanlar’da Türk edebiyatının bir panoraması çizilmiş.

Kitabın ikinci bölümünde de, yukarıda değindiğimiz coğrafyalarda yaşamış ve Türkçe çocuk şiiri kaleme almış şairlerin kısa özgeçmişleri ile şiirlerinden örnekler verilmiş.

Şiirlerin ortak özelliği ise, çocukluk anılarını, barış özlemlerini ve doğa sevgisini öne çıkarmaları.

  • Künye: Kolektif – Balkanlar’da Türk Çocuk Şiiri, hazırlayan: Mustafa İsen, Reyhan İsen ve Ayşe Esra Kireççi, Varlık Yayınları, antoloji, 360 sayfa

Nejat Ebcioğlu – Su Bitkileri (2008)

Nejat Ebcioğlu’nun ‘Su Bitkileri’, suyun içinde, kıyısında ve çevresinde yetiştirilebilecek bitkileri tanıtarak, bunların üretimini, yetiştirilmesini ve önemli tür ve çeşitlerini anlatıyor.

Kitabın ilk üç bölümünde, farklı cinslerden 100 su bitkisi tanıtılıyor.

Kitabın, ‘Tamamlayıcı Bilgiler’ başlıklı dördüncü bölümünde de, su bitkilerinin kısa tarihçesi, su bahçelerinin 4 bin yıllık tarihinden ilginç gelişmeler, bu bitkilerin üretim ve çoğaltılmaları, bitkilerin hastalık ve zararlarıyla mücadele gibi faydalı bilgiler yer alıyor.

Çalışmayı pratik kılan önemli bir husus da, bitkilerin İngilizce adları ile Latince-Türkçe ve Türkçe-Latince birer dizinin de kitapta yer alıyor olması.

  • Künye: Nejat Ebcioğlu – Su Bitkileri, İnkılap Kitabevi, hobi, 136 sayfa

Kolektif – Hapishane Dünyası (2008)

‘Hapishane Dünyası’nda, Türkiye cezaevlerinde mahpus kalanların hapishaneye dair düşünceleri, yorumları yer alıyor.

Kitabı hazırlayan Aytekin Yılmaz, hapishanelerde mahpus kalmış çoğu kişinin, buralara dair hiçbir şey hatırlamak istemediğini belirtiyor.

Bu yazılar da, hapishanelerin bu tümüyle unutulmak istenen nahoş anılarını bir anlamda kayıt altına alıyor, onları daha görünür kılarak bir toplumsal duyarlılık yaratmayı amaçlıyor.

D, E, F, H, L, M gibi, neredeyse alfabenin her harfini kapsayan, her tipten hapishaneyi anlatan kitaba yazılarıyla katkı sunan isimler de şöyle:

Veysel Avcı, Şadiye Manap, Yalçın Hafçı, Önder Birol Bıyık, Ruşen Özkan, Diyadin Turhan, Nusret Yıldız, Abdullah Altun, Doğan Hatun, İlyas Doğan, Ahmet Akgün, Aytekin Yılmaz, Mehmet Taşdemir, Şehmus Ay ve Nibel Genç.

  • Künye: Kolektif – Hapishane Dünyası, hazırlayan: Aytekin Yılmaz, Mahsus Mahal Kitaplığı, deneme, 315 sayfa

Roger Crowley – İmparatorların Denizi Akdeniz (2008)

Türkiyeli okuyucuların ‘Son Büyük Kuşatma 1453’ isimli romanıyla tanıdığı Roger Crowley, son romanı ‘İmparatorların Denizi Akdeniz’de, anlattığı tarihi hikâyeye kaldığı yerden devam ediyor.

Bu dönem, İstanbul’un fethinden sonraki dönemde, imparatorlukların Akdeniz için birbiriyle giriştiği mücadeleyi anlatıyor. Crowley bu kıyasıya mücadeleyi, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim’e; İspanya’dan V. Karl ve II. Felipe’ye; İngiltere’den VIII. Henry ve I. Elizabeth’e; Rusya’dan Korkunç Ivan’a; Vatikan’dan IV. ve V. Pius’a kadar uzanan, dönemin güçlü aktörleri üzerinden hikâye ediyor.

  • Künye: Roger Crowley – İmparatorların Denizi Akdeniz, çeviren: Cihat Taşçıoğlu, APRIL Yayıncılık, roman, 416 sayfa

Lerzan Aras – Mimarlıkta Tasarımın Ruhu (2008)

‘Mimarlıkta Tasarımın Ruhu’, projeye giriş, mimarlık eğitimi ve tasarım konularında akademik çalışmalarda bulunan Lerzan Aras’ın, ilk projelerini çizecek öğrencileriyle arasında geçen diyaloglardan oluşuyor.

Kafe ve anaokulu projeleri çizmek üzere çalışmaya başlayan Ayla Hanım ile öğrencileri Erkin, Burak ve Ali arasındaki diyalogu hikâye eden metin, proje çiziminin temel ilkelerini ve disipline ait esasları ele alıyor.

Burada karşımıza çıkan öğrenciler de, üç aylık süreçte, mimarlık mesleğine ilk adımlarını atmış oluyor.

Aras’ın kitabı, öğrenciler için rehber olduğu kadar, bir fikrin yapım sürecine hangi aşamalardan geçilerek varıldığına tanık olmak isteyenlerin de ilgisini çekebilecek nitelikte.

  • Künye: Lerzan Aras – Mimarlıkta Tasarımın Ruhu, YEM Yayın, mimari, 94 sayfa