Ahmet Usta – Hilal ile Haç Arasında Hayatlar (2022)

Ortaçağ Akdenizi’nde sürdürülen ticaret faaliyetleri üzerine usta işi bir çalışma.

Doğu Akdeniz bölgesinin önemli güçlerinden biri olan Memlûk Sultanlığı’nın, 13. yüzyılın ikinci yarısında bölgenin hem iktisadi hem de siyasi açıdan diğer güçleri olan Bizans İmparatorluğu ve Kilikya Ermeni Krallığı ile diplomatik ve ticari ilişkilerini inceleyen çalışma, bölgede gerçekleşen ticarete ve bu ticaret ile iştigal eden tüccarlara yeni bir pencereden bakmasıyla dikkat çekiyor.

Kitapta,

  • Ortaçağ Doğu Akdeniz ticaretinin kavşak noktaları ve Memlûk Sultanlığı,
  • Doğu Akdeniz’de ticaret-siyaset ilişkisi,
  • Ve Memlûklerin Bizans imparatorluğu ve Kilikya Ermeni Krallığı ile karşılıklı ticareti gibi önemli konular tartışılıyor.

‘Hilal ile Haç Arasında Hayatlar’, farklı siyasal güçlerin birbirleriyle kurdukları diplomatik ilişkilerde ticaretin rolünü, etkisini, bu etkilerin tüccarlar üzerinden ilerleyen dinamizmini Akdeniz’in olanca canlılığıyla aktarıyor. Yalnızca ürün gruplarına, ticaret istatistiklerine odaklanmayan, bunların yanı sıra siyasal güçlerin yönlendirmelerini, ambargolarını, yasaklarını, teşviklerini de sosyal hareketliliğe etkisiyle beraber değerlendiren ayrıntılı bir tablo sunuyor.

  • Künye: Ahmet Usta – Hilal ile Haç Arasında Hayatlar: Ortaçağ Akdenizi’nde Ticaret ve Tüccarlar (1260-1291), İletişim Yayınları, tarih, 272 sayfa, 2022

Louis-Jean Calvet – Akdeniz: Dillerimizin Denizi (2021)

Akdeniz, üç bin yıllık bir insanlık laboratuvarıdır.

Uygarlıkların, kültürlerin ve dillerin doğduğu görkemli bir kaynaktır.

Fransız göstergebilimci ve dilbilimci Louis-Jean Calvet bu ödüllü çalışmasında, kadim Akdeniz’i merkeze alarak dillerin kökenini jeopolitik bir yaklaşımla izliyor.

Fenikece, Aramice, İbranice, Yunanca, Latince, Etrüskçe, Berberice, Arapça, Türkçe, İspanyolca, İtalyanca, Fransızca…

Tüm bu diller, bize evimiz olan sudan kıta Akdeniz’in tarihini anlatır.

Bu diller, Akdeniz’de birbiri ardına hüküm süren imparatorlukların ve egemenliklerin izlerini taşımanın yanı sıra insanlar arasında yayılan ticaretle, besinlerle ve fikirlerle bölgeyi homojen bir bütün yapmıştır.

‘Akdeniz: Dillerimizin Denizi Akdeniz’, kelimelerin ve toplumsal hafızanın, alfabenin ve keşiflerin, ticaretin ve Akdeniz’in peşinden giderek “lingua nostrae”nin yani dillerimizin izini jeopolitik ve toplumdilbilimsel bir yaklaşımla sürüyor.

Odysseus’un yolculuklarından günümüz göçlerine uzanan bu yolculukta konuşulan her dil, Akdeniz’i üç bin yıllık bir insanlık laboratuvarı olarak incelememize olanak sağlıyor.

Çalışmalarında dil ve toplum ilişkileriyle yakından ilgilenmiş Calvet’nin dilbilim ve toplumdilbilim konularında pek çok çalışması yayımlandı.

Calvet, son kitabı ‘Akdeniz: Dillerimizin Denizi’ ile 2016 yılında Uluslararası Coğrafya Forumu Ptolémée Ödülü’nün, 2017 yılında da Académie Française Georges Dumézil Ödülü’nün sahibi oldu.

  • Künye: Louis-Jean Calvet – Akdeniz: Dillerimizin Denizi, çeviren: Damla Kellecioğlu, Monografi Yayınları, dilbilim, 288 sayfa, 2021

Faruk Tabak – Solan Akdeniz (2010)

Faruk Tabak ‘Solan Akdeniz’de, 1550-1870 yılları arasındaki dönemde, Akdeniz’deki genel durumu ayrıntılı bir bakışla masaya yatırıyor.

Tabak burada, ticari tarımın Akdeniz kıyılarından çekilişini, Akdeniz’in manzarasına renk veren kent-devletlerin gelişimini, kent-devletlerin 12. yüzyıldan itibaren başarıyla oturttuğu işbölümünün bozuluşunu ve ticari tarımdaki daralma ile değerli mal ticaretinin bölgeden ayrılışını ve bunun gibi dikkat çekici konuları ele alıyor.

Yerli ve yabancı tarih literatüründen beslenen ‘Solan Akdeniz’, Akdeniz’de en parlak döneminde hüküm sürmüş iki ticaret cumhuriyeti olan Venedik ve Cenova tarafından başlatılmış üç temel sürecin izini sürüyor.

  • Künye: Faruk Tabak – Solan Akdeniz, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 422 sayfa

Panait Istrati – Akdeniz (2015)

Akdeniz’in kozmopolit dünyasında uzun mu uzun bir yolculuğa çıkan Adrien’in birbirinden sıra dışı maceraları.

Kahramanımız, o zamanlar Osmanlı sınırları içinde bulunan İskenderiye, Kahire, Beyrut, Şam gibi şehirlerde yol alırken, ilginç maceralar ve özgün karakterlerden önemli hayat dersleri çıkaracaktır.

  • Künye: Panait Istrati – Akdeniz, çeviren: Belma Aksun, Ötüken Yayınları

Uğur Kökden – Doğu Akdeniz Yakından (2008)

Uğur Kökden ‘Doğu Akdeniz Yakından’ isimli bu kitabındaki denemelerinde, Akdeniz düşüncesinden hareketle, bu coğrafyayı, tarihinde yer etmiş uygarlıklar ve kültürler ekseninde ele alıyor.

Fakat Kökden, bunu söz konusu coğrafyayla sınırlamadan, insanın hayat boyu süren evrensel arayışı ve dünyayı, hayatı anlamlandırma çabası ekseninde yapıyor.

Bilhassa çağrışımların yoğun olduğu denemelerinde Kökden, gerek hatırlamalar ve gerekse tarihi ayrıntılar aracılığıyla, bu coğrafyanın doğasını ve tarihte tanık olduğu medeniyetlerin izini sürüyor.

Denemelerin, hem sunduğu tarihi ayrıntıları, hem de dünya edebiyatının önemli isimlerine yaptığı atıflarla zevkli bir okuma sunduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Uğur Kökden – Doğu Akdeniz Yakından, Doruk Yayınları, deneme, 231 sayfa

Roger Crowley – İmparatorların Denizi Akdeniz (2008)

Türkiyeli okuyucuların ‘Son Büyük Kuşatma 1453’ isimli romanıyla tanıdığı Roger Crowley, son romanı ‘İmparatorların Denizi Akdeniz’de, anlattığı tarihi hikâyeye kaldığı yerden devam ediyor.

Bu dönem, İstanbul’un fethinden sonraki dönemde, imparatorlukların Akdeniz için birbiriyle giriştiği mücadeleyi anlatıyor. Crowley bu kıyasıya mücadeleyi, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim’e; İspanya’dan V. Karl ve II. Felipe’ye; İngiltere’den VIII. Henry ve I. Elizabeth’e; Rusya’dan Korkunç Ivan’a; Vatikan’dan IV. ve V. Pius’a kadar uzanan, dönemin güçlü aktörleri üzerinden hikâye ediyor.

  • Künye: Roger Crowley – İmparatorların Denizi Akdeniz, çeviren: Cihat Taşçıoğlu, APRIL Yayıncılık, roman, 416 sayfa