Nuriye Akman – Kim (2011)

  • KİM, Nuriye Akman, Doğan Kitap, roman, 262 sayfa

 

Nuriye Akman ‘Kim’de, olgunluk dönemlerini yaşayan bir yazarın dönüşümü ekseninde, “insan”, “ego” ve “ben” kavramlarını masaya yatırıyor. Başarılı bir yazar olan Aydın Aytaç, otuzuncu kitabının adını ‘Ben’ olarak koyar. Kendini okurlarına açtığı bu kitabında Aytaç, kitaplarını nasıl yazdığını, konularını nereden aldığını anlatır. Yazar, kitabının son düzeltilerini yapmak için sakin bir sahil kasabasına gider ve burada, kendine, insana ve hayata dair algılarla hesaplaşır. Kahramanımız, hayatında önemli yer tutacak kafe sahibi Hikmet Bey ve ahtapot avcısı Emre Usta aracılığıyla aşkı, kaderi, hayatı, insanı ve benliği sorgulayacaktır.

Tuncer Erdem – Kar, Kömür, Keder (2011)

  • KAR, KÖMÜR, KEDER, Tuncer Erdem, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 65 sayfa

 

Tuncer Erdem, öykü, şiir ve çizgiyi bir arada ustalıkla kullanan yazarlardan. Erdem’in daha önce bu türde yayımlanmış ‘Hayalifener ve İstanbul’ adlı bir kitabı bulunuyor. Yazar şimdi de, bu çalışmalarının devamı olan yeni bir kitapla, ‘Kar, Kömür, Keder’le okurun karşısına çıkıyor. Erdem ‘Fısıltı’ isimli şiirinde şöyle diyor: “raylara kulak veren çocuklar bir ses bekler şehirde, ıssız kalmış / köylerinden // güç gelince sararan çalıların ıslığını, ağıllarına çekilen sürülerin / uğultusunu… // gece rüzgârıyla gelir bazen kırların mızıkası, avare dolanır boş / meydanlarda // usulca fısıldar göçmen kanatlar, uyuyan çocukların kulağına”

Rıza Oylum (haz.) – Uzakdoğu Sineması (2011)

  • UZAKDOĞU SİNEMASI, hazırlayan: Rıza Oylum, Başka Yerler Yayınları, sinema, 100 sayfa

 

Rıza Oylum’un hazırladığı ‘Uzakdoğu Sineması’nda, Çin, Güney Kore, Honk Kong, Japonya, Tayland ve Vietnam ülkelerinin sinemaları inceleniyor. Özellikle 2000 sonrası dönemin en yaratıcı sinemalarından olan Uzakdoğu sineması, korku, gerilim, şiddet ve savaş filmleri gibi farklı türleri özgün bir şekilde yorumladı. Elimizdeki çalışmayı ilgi çekici kılan bir husus, söz konusu coğrafyanın sinemasını merak eden tüm okurları hedefleyerek kaleme alınması. Akıcı bir üslupla kaleme alınan; dipnotların, uzun cümlelerin ve yabancı kelimelerin hiç kullanılmadığı çalışma, Uzakdoğu filmlerini, yönetmenlerini ve renklerini merak edenlere önerilir.

Neslihan Acu – Kuzgunun Şarkısı (2007)

  • KUZGUNUN ŞARKISI, Neslihan Acu, Epsilon Yayıncılık, roman, 307 sayfa

 

Neslihan Acu’nun ‘Kuzgunun Şarkısı’ isimli bu romanı, bir varoluş öyküsü. Romanın kahramanı Asu, bilincinin izinden ta 1923’lere, atalarının toprakları Girit’e kadar gidiyor. Hayalci, uydurukçu ve huysuz Asu, okuru buradan, İstanbul’un bir kenar mahallesinde ve Marmara Denizi’nin ortasında geçen çocukluk ve ilk gençlik yıllarına götürüyor. 1960 ve 70’li yılları, Türkiye durağında anlatmaya başlayan Acu, göçmen ailenin burada yaşadıklarını trajikomik unsurları kullanarak hikâye ediyor. Romanın asıl olarak, göç kavramını işlemesiyle öne çıktığını söyleyebiliriz. Hikâyede yer alan bireylerinin çelişkili dünyaları ise, kurgunun keyifle okunacak bölümlerinin başında geliyor.

Robert Graham (ed.) – Anarşizm (2007)

  • ANARŞİZM, editör: Robert Graham, çeviren: Nil Erdoğan ve Mustafa Erata, Versus Kitap, tarih, 720 sayfa

 

‘Özgürlükçü Düşüncelerin Belgesel Bir Tarihi’ alt başlığını taşıyan ‘Anarşizm’, Anarşizmin MS 300’den 1939 yılına kadarki tarihi serüvenini ele alıyor. Ünlü anarşist araştırmacı Robert Graham’ın editörlüğünde hazırlanan kitap, siyasi düşüncenin anarşist geleneğinden başlıca metinleri barındırıyor. Daha sonra devamı yayınlanacak çalışmanın bu cildinde, anarşistlerin hayata geçirmeye çalıştıkları fikir ve öneriler ile karşısında durdukları teori ve pratiklerin anarşizme dair eleştirilerine yer veriliyor. Çalışmanın ikinci cildi ise, anarşizmin 1939’dan günümüze kadar olan dönemini kapsayacak. “Sadece bu ciltteki materyalin gözden geçirilmesi bile anarşist düşüncenin kendi zamanı için açıkgörüşlülüğünün ve derinliğinin ne kadar olağanüstü olduğunu ispatlamaktadır” diyen Graham’ın bu çalışması, anarşizmin 1939’a kadarki seyrini ayrıntılarıyla ele alıyor.

Gülben Dinçmen – Radyolu Yıllar (2007)

  • RADYOLU YILLAR, Gülben Dinçmen, Geniş Kitaplık, anı, 248 sayfa

Gülben Dinçmen, 1965-1998 yılları arasında, otuz yıldan uzun bir süre boyunca TRT’de çalışmış ve Yayın Denetleme Kurulu Başkanlığı yapmış. Dinçmen’in anıları, bir döneme ve bir kuruma içeriden ışık tutacak nitelikte. Radyonun Türkiye’deki serüveni, yayıncılık ilkeleri, siyasal iktidarlar, yönetimler, denetim ve sansür kitaptaki başlıca konular. Dinçmen’in kitabı, anlatılan konular çerçevesinde bir özyaşamöyküsü olarak da düşünülebilir ve kitapta yer alan konular da, böylesi i önemli görevlerde bulunmuş bir ismin deneyimlerine dayanmaları yönüyle ilgiye değer. Bu alanda uzun yıllar görev almış Dinçmen’in çalışması, hem o dönemin siyasi anlayışını yansıtması, hem de radyo gibi bir Türkiye’de bir ilkin geçirdiği aşamaları iyi göstermesi yönüyle önem kazanıyor. Kitap, iletişim fakültesi öğrencilerine olduğu kadar, Türkiye’nin yakın dönemine dair bilgilenmek isteyenlere de hitap edecek nitelikte.

Turgay Noyan – Denizden Gelen Adam (2007)

  • DENİZDEN GELEN ADAM, Turgay Noyan, Naviga Yayınları, öykü, 202 sayfa

 

Turgay Noyan’ın ‘Denizden Gelen Adam’ı, ‘Yaşanmış Deniz Hikâyeleri’ alt başlığını taşıyor. Noyan bu kitabı için, pek çok kişiyi dinleyerek, ayrıca bazı konuları da araştırarak hikâyeleştirmiş. Kitapta yer alan, Türkiye’ye yabancı iki olaydan biri, Der Spiegel’in haberinden, diğeri de, Noyan’ın gazete haberi ile kendi sualtı deneyimlerini birleştirmesi sonucunda ortaya çıkmış. Noyan, okuyucuların yaşanmış olaylardan kendilerine pay çıkarmaları için, Naviga dergisine, ‘Zor Anlar’ başlıklı yazılar yazmış. Bu kitapta yer alan öykülerse, dergide yayımlanmış yazıların geliştirilmiş hali. Deniz edebiyatı başlı başına bir alan. Noyan’ın öyküleri de, gerçek olmalarıyla ilgiye değer.

Nuri Bilgin – Kimlik İnşası (2007)

 

 

Nuri Bilgin’in ‘Kimlik İnşası’, “kimlik nedir?” sorusundan hareketle, kim olduğumuz sorusuna verdiğimiz cevapların peşine düşüyor.

Son zamanlarda yoğunlaşan tartışmalardan biri olan kimlik konusu, konunun kişisel, mesleki, cinsel, kolektif, etnik, dinsel, kültürel, ulusal ve ulus-üstü gibi, farklı özellikleriyle değerlendiriliyor.

“Kimlik kavramı, kendi cazibesi altında kaybolan ilginç kavramlardan biri” diyen Bilgin, bu konunun sorun haline gelmesinin de, her şeyden önce, olgunun dil berraklığı içinde ele alınmamasından ve bu konuda bir türlü aynı dilin konuşulamamasından kaynaklandığını belirtiyor.

Türkiye’de de tartışma konusu olan kimlik, Bilgin’in çalışmasında ayrıntılı olarak ele alınıyor.

  • Künye: Nuri Bilgin – Kimlik İnşası, Aşina Kitaplar, Aşina Kitaplar, 329 sayfa, 2007

Alâettin Bahçekapılı – Sesleri Bende Kaldı (2007)

  • SESLERİ BENDE KALDI, Alâettin Bahçekapılı, Heyamola Yayınları, anı, 439 sayfa

 

Alâettin Bahçekapılı’nın ‘Sesleri Bende Kaldı’sı, hayatının otuz beş yılı ile TRT’de görev aldığı yirmi yedi yıl boyunca ilişkide bulunduğu düşünürler, sanatçılar, bilim adamları gibi, Türkiye toplumuna etkide bulunmuş simalara dair anılarını barındırıyor. Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Hasan İzzettin Dinamo, Haldun Taner, Oktay Arayıcı, Recep Bilginer, Sakıp Sabancı, Vehbi Koç, Rauf Mutluay, Ümit Kaftancıoğlu, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Zeyyat Selimoğlu, Zeki Ömer Defne, Cavit Orhan Tütengil, Sadi Irmak, Abdülbaki Gölpınarlı ve Ümit Doğanay, kırk üç kişinin yer aldığı kitapta öne çıkan isimler.

Mirze Elekber Sabir – Hophopname (2007)

  • HOPHOPNAME, Mirze Elekber Sabir, çeviren: İsa Öztürk, İş Kültür Yayınları, şiir, 188 sayfa

 

1911 yılında ölen Mirze Elekber Sabir, Azerbaycan’ın önemli şairlerinden. ‘Hophopname’de yer alan seçme şiirler, mizahın, özellikle de hicvin yetkin kullanımına iyi örnekler sunuyor. Elekber’in şiirleri, devrimci, demokratik, çağdaş, halkçı ve gerçekçi yönleriyle, Azerbaycan şiirinin yenilikçi ve batılı yönlerini geliştirmişti. Sabir’in ilk şiirleri, çağdaşlaşmayı savunan anlayışıyla dikkat çeken ‘Molla Nasreddin’ dergisinde yayımlanmıştı. Kitabın bu çevirisinin sunuşu İlber Ortaylı, önsözü ise, Sabir’in şiirlerini Türkçeye kazandıran İsa Öztürk tarafından kaleme alınmış. Sabir’in şiirleri, yergi şiirlerine ilgi duyan okurlara hitap edecek nitelikte.