Kip Thorne – Yıldızlararası Bilimi (2015)

Kip Thorne, Christopher Nolan’ın gösterime girdiğinde büyük ilgiyle karşılanan Interstaller (Yıldızlararası) filminin bilim danışmanıydı.

Kitabında, filmin sonu hakkında kimi ipuçları da veren Thorne, söz konusu filmin dayandığı kara delikler, solucandelikleri, tekillikler ve beşinci boyut gibi bilimsel konuları ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Filmi izlemeden önce, olmadı filmi izledikten sonra bakmakta fayda var.

Christopher Nolan’ın önsözüyle.

  • Künye: Kip Thorne – Yıldızlararası Bilimi, çeviren: Barış Gönülşen, Alfa Yayınları

Kecia Ali – Cinsel Ahlâk ve İslam (2015)

İslamiyetin verili uygulanışında “hasas konu” kabul edilen cinselliği, İslam ile cinsel ahlâk çerçevesinde tartışan bir çalışma.

Eşitlikçi bir cinsel ahlâkın imkânlarını irdeleyen Müslüman feminist Kecia Ali’nin tüm Müslümanlara çağrısı da, İslam’da ve Müslüman toplumlarında kadınların konumunun yeniden gözden geçirilmesi.

İslam’da kadının konumunu kapsamlı bir şekilde ortaya koyan Ali, çalışmasının devamında da, İslam ahlâkında boşanma, İslam kaynaklarında ve söylemlerinde cariyelik, İslam hukukunda gayrimeşru cinsel ilişki, İslam kaynaklarında “Kadın Sünneti”, Müslüman düşüncesinde eşcinsel yakınlaşma ve Kur’an’da kadın bedenleri ve erkek failliği gibi önemli konuları tartışıyor.

  • Künye: Kecia Ali – Cinsel Ahlâk ve İslam, çeviren: Adnan Bülent Baloğlu, İletişim Yayınları

Paul Cronin – Abbas Kiyarüstemi ile Sinema Dersleri (2017)

Abbas Kiyarüstemi yalnızca teknik anlamda büyük bir sinemacı değildi, insanın varoluş sancılarını ve anlam arayışını da bir elmas gibi saf ve duru şekilde ortaya koymuş bir ustaydı.

Paul Cronin’in bu değerli çalışması ise, bu büyük ismin sinemasını ve anlam dünyasını kapsamlı bir bakışla ortaya koyuyor.

Cronin, Kiyarüstemi’nin mütevazı karakterini ortaya koyduğu kadar O’nun hakikatle kurduğu özgün ilişkiyi de sorguluyor.

Kitap bütün bunların yanı sıra, Kiyarüstemi’nin sinemasındaki şaşırtıcı fikirleri ve yöntemleri; filmlerinin duygusal, felsefi, teknik, profesyonel ve artistik muhtevasını da adım adım açıklıyor.

Literatüre çok önemli katkı sunan kitabı, tüm sinema tutkunlarının ve özellikle de yönetmen adaylarının kaçırmaması gerekiyor.

Mark Leigh’nin önsözüyle.

  • Künye: Paul Cronin – Abbas Kiyarüstemi ile Sinema Dersleri, çeviren: Pelin Arda, Redingot Kitap, 240 sayfa, 2017

Mark Z. Danielewski – Yapraklar Evi (2018)

Özgün öyküsünün yanı sıra, renkli/renksiz sayfalar, üstü çizilmiş yazılar ve tuhaf sayfa düzeniyle bildik kitap formatından tümüyle ayrılan ve ilk yayınlandığı 2000 yılından bu yana ilgiyle okunan Ted Danielewski’nin ‘House of Leaves’i, nihayet uzun uğraşların ardından ‘Yapraklar Evi’ adıyla Türkçede.

Bu roman, her şeyden önce kitabın fiziksel sınırlarını esneten ve kitap formunu bir sanat formu olarak dönüştüren enteresan bir çalışma olmasıyla öne çıkıyor diyebiliriz.

Mark Danielewski’nin hikâyesini anlatma biçimi de çok ilginç.

Zira kimi zaman hikâyenin yazı formatının değiştiğini, kimi zaman yazarın araya dipnotlarla müdahale ettiğini ve kimi zaman da sayfa tasarımının tümüyle değiştiğini görüyoruz.

Ayrıca kimi yerlerde fotoğraflar ve başka sürprizlerle de karşılaşabiliyoruz.

‘Yapraklar Evi’nin bu yönüyle çok şaşırtıcı ve eğlenceli bir biçim aldığını söylemeliyiz.

Gelelim hikâyeye.

Roman, dövmeci Johnny Truant’ın başından geçenler üzerine inşa edilmiş.

Truant, bir arkadaşının önerisiyle, hayatını yeni kaybetmiş Zampanò adındaki gizemli adama ait daireye taşınır.

Truant burada, Zampanò’nun bir belgesel üzerine kaleme aldığı “akademik” bir çalışmasını bulur.

İşin tuhafı, Zampanò’nun sözünü ettiği belgesel hiçbir yerde bulunmamaktadır.

Truant’ın tuhaf hikâyesi de tam bu aşamada başlar.

Truant, bu gizemli belgeselin peşine düşer ve klişe tabirle, olaylar gelişir.

  • Künye: Mark Z. Danielewski – Yapraklar Evi, çeviren: Gökhan Sarı, MonoKL Yayınları, 800 sayfa, 2018

Natsume Soseki – Sanşiro (2018)

Natsume Soseki, yalnızca dünyada değil, ülkesi Japonya’da da geç keşfedilmiş yazarlardandır.

Elimizdeki ‘Sanşiro’ da, Türkçede 2012’de yayınlanmış ‘Gönül’den sonra, Soseki’nin Türkçedeki ikinci kitabı yalnızca.

Soseki ‘Sanşiro’da, genç bir adam olan aynı adlı başkahramanının eğitim almak için taşradan Tokyo’ya geldikten sonra yaşadığı karmaşaları ustaca hikâye ediyor.

1909’da yayınlanan roman, dönemin sosyal ve kültürel halinin şahane bir fotoğrafını çekiyor ve aynı zamanda Sanşiro’nun bu kalabalık şehirde yaşarken kendi karakterini adım adım inşa edişini, kendi sesini bulma çabasını anlatıyor.

Masum ve naif bir gencin ince bir mizahla örülü büyüme hikâyesi olarak okunabilecek roman, edebiyatta bugün işlenegelen pek çok temayı barındırması ve bunun yanı sıra Doğulu olmak ile Batılı olmak arasında bocalayan dönemin Japon toplumuna dair ilginç ayrıntılar sunmasıyla önemli.

Modern Japon edebiyatının büyük yazarlarından Haruki Murakami’nin bu romandan övgüyle söz ettiğini de belirtelim.

  • Künye: Natsume Soseki – Sanşiro, çeviren: Alper Kaan Bilir, Maya Kitap, roman, 265 sayfa

Cesare Pavese – Geceleri, Sokaklarda (2015)

Avrupa edebiyatının kendine has ismi Cesare Pavese’nin henüz on yedi yaşındayken yazmaya başladığı ve kendisi hayattayken hiç yayınlanmamış on iki öykü.

Deneysel üslupları, özgün olay örgüleri ve sıra dışı karakterleriyle öne çıkan öyküler, Pavese’nin daha sonraki yapıtları ile edebi gelişimine dair önemli ipuçları barındırmakta.

  • Künye: Cesare Pavese – Geceleri, Sokaklarda, çeviren: Şemsa Gezgin, Can Yayınları

Ray Bradbury – Sonbahar Ülkesi (2015)

Fantazi, korku ve bilimkurgu edebiyatın ustasından, hayatın son durağına, ölüme adanmış öyküler.

Ray Bradbury’nin diğer metinlerinden kısmen farklı olarak, çoğunlukla insanın karanlık dünyasını mercek altına alan öyküler, yüzleşemediğimiz korkularımızın, masumiyetimizi kaybedişimizin ve hızla sona doğru yol alışımızın trajik hikâyesi.

Bradbury hayranları kaçırmasın.

  • Künye: Ray Bradbury – Sonbahar Ülkesi, çeviren: Mehmet Moralı, İthaki Yayınları

Kolektif – Latince Güzel Sözler Antolojisi (2015)

Klasik Latin yazarlarının bilgeliğinden süzülmüş, el altında bulundurulması gereken yüzlerce güzel söz.

Latince alanındaki önemli çalışmaları ve çevirileriyle bildiğimiz Çiğdem Dürüşken’in derleyip çevirdiği kitap, Latince aşkımızı yeniden depreştirecek türden.

Tadımlık:

“Dux femina facti.” (Kadın, büyük işlerin lideridir.)

“Veritatem laborare nimis saepe, aiunt, exstingui nunquam.” (Derler ki, hakikat aşırı derecede zulüm görür, ama asla sindirilemez.)

“Amicus Plato, sed magis amica veritas.” (Platon dostumdur, ama hakikat daha fazla dostumdur.)

“Amantes amentes.” (Âşıklar delidir.),

“Pro captu lectoris habent sua fata libelli.” (Kitapların kaderi okuyucunun algısına bağlıdır.),

“Aliud noctua sonat aliud cornix.” (Baykuş başka öter, kuzgun başka.),

“Dociles imitantis turpibus ac pravis omnes sumus.” (Hepimiz alçak ve adi olana özenmeye dünden hazırız.),

“Corrumpere et corrumpi seculum vocatur.” (Yozlaştırmanın ve yozlaşmanın adına çağın ruhu deniyor.),

“Corruptio optimi pessima.” (İyiler bozuldu mu, kötülükler doğar.),

“Dimidium facti, qui coepit, habet.” (Başlanmış iş, bitmiş iştir.),

“Bella delectat cruor.” (Kan, savaş sever.),

“Conscientia mille testes.” (Vicdan, binlerce tanıktır.),

“Di pedes lanatos habent.” (Tanrıların ayakları yündendir.)…

  • Künye: Kolektif – Latince Güzel Sözler Antolojisi, derleyen ve çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları

Erhan Berat Fındıklı – Mare Nostrum (2018)

Erhan Berat Fındıklı bu önemli çalışmasında, Benito Mussolini İtalya’sı zamanında Türkiye’ye gelmiş mimarlar, arkeologlar ve seyyahların Türkiye’nin o zamanlardaki dönüşümüne ne gibi katkılar sunduğunu inceleyerek çok değerli bir incelemeye imza atıyor.

Faşizmin İtalya’da iktidarda olduğu 1922-1943 yılları, Türkiye’de Kemalist devrimlerle ve tek parti rejimiyle (1925-1946) ifadesini bulan, Erken Cumhuriyet dönemine tekabül ediyor.

Türkiye’de bu dönemde, en öne çıkan söylemlerden biri, mimarlık ve altyapı yatırımlarıyla bütün ülkenin yeniden inşasıdır.

Farklı coğrafyalarda endüstrilerine yeni pazarlar arayan İtalyanlar için de, Türkiye’nin yeniden inşasında rol almak oldukça önemliydi.

Dahası, İtalyan arkeolog ve seyyahların da büyük dönüşümler geçirmekte olan Türkiye’ye büyük bir ilgisi bulunmaktaydı.

Dönemin Türk-İtalyan ilişkileri açısından önemli bir kaynak olan çalışmasında Fındıklı, bu ilişkiyi mimariden sosyolojiye tarihten kolonyal çalışmalara uzanan geniş bir perspektifle irdeliyor.

Bu dönemde Türkiye’ye gelmiş farklı meslek gruplarından İtalyanların benlik ve öteki kurgularını; kent, mekân, toplum, tarih ve mimarlık algılarını ve profesyonel, ideolojik, bireysel ve toplumsal duruşlarını daha iyi kavramak için çok iyi bir kaynak.

  • Künye: Erhan Berat Fındıklı – Mare Nostrum: Mussolini Dönemi’nde Türkiye’de İtalyan Mimarlar, Arkeologlar ve Seyyahlar (1922-1943), Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 380 sayfa, 2018

Tristram Hunt – Fraklı Komünist: Friedrich Engels’in Devrimci Hayatı (2018)

Friedrich Engels, bir tekstil devi ve tilki avcısı, Manchester Kraliyet Borsası üyesi ve şehirdeki Schiller Enstitüsü’nün başkanıydı.

Öte yandan, Karl Marx’a kırk yıl boyunca maddi destek sağlayan, onun çocuklarına bakan, öfkesini dindiren ve tarihin en ünlü ideolojik ortaklığının yarısına vücut veren, komünizmin baş mimarlarından biri de yine Engels’ti.

O, ‘Komünist Manifesto’nun eş yazarı ve Marksizm adı verilecek olan hareketin eş kurucusuydu. Başkan Mao’nun Çin’inden Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nin Stasi devletine, Afrika’daki anti-emperyalist mücadeleden Sovyetler Birliği’nin ta kendisine, bu çarpıcı felsefenin envai çeşit tezahürü 20. yüzyıl boyunca insanlığın tamı tamına üçte birini tesiri altına alacaktı.

İşte Tristam Hunt’ın bu nitelikli çalışması, bu önemli tarihi kişiliğin, çocukluğundan yetişkinliğine uzanan hayatının kapsamlı bir biyografisini sunuyor.

Hunt bunu yaparken, kendi tarihini yapmış ve bizlerin tarihini şekillendirmeye devam eden Engels’in hayatının dönüm noktalarını saptamakla kalmıyor, O’nun tutkularını ve arzularını, kişisel nefretlerini ve bireysel kaprislerini, hatta itici güçlerini ve onların tarihsel nedenlerini çözüyor.

  • Künye: Tristram Hunt – Fraklı Komünist: Friedrich Engels’in Devrimci Hayatı, çeviren: Mehmet Ratip ve Işın Eliçin, İletişim Yayınları, biyografi, 390 sayfa, 2018