Deniz Kavukçuoğlu – Umut: Sosyalizm (2009)

‘Umut: Sosyalizm’, Deniz Kavukçuoğlu’nun Aralık 2007 ile Haziran 2008 arasında Cumhuriyet gazetesinde ‘Pano’ adlı köşesinde yayımlanan yazılarından oluşuyor.

Kavukçuoğlu, dört bölüme ayırdığı kitabının, en kapsamlı olan ilk bölümünde, merkezine dincileşme sürecini koyduğu bir Türkiye panoraması çiziyor.

Yazar kitabının ikinci bölümünde hiç eksilmediğini söylediği umutlarını, üçüncü bölümünde de, bir umut olarak sosyalizmi, 2008 Türkiye koşullarına uyarlıyor.

Bilindiği gibi Deniz Kavukçuoğlu, 1968 kuşağından önde gelen isimlerinden.

Kendisi, kitabının ‘1968: Unutulmaz Günler’ başlıklı dördüncü ve son bölümünde de, 2008 yılında 40. yılına girdiğimiz 68 Hareketi’nin bir değerlendirmesini yapıyor.

  • Künye: Deniz Kavukçuoğlu – Umut: Sosyalizm, Literatür Yayıncılık, siyaset, 183 sayfa

küçük İskender – Rimbaud’ya Akıl Notları (2009)

‘Rimbaud’ya Akıl Notları’, küçük İskender’in 80’lerden bugüne uzanan Türkiye şiiri ve şairini konu edinen eleştirilerini sunuyor.

küçük İskender burada, ürettiklerine yabancılaşanları, sistemin karşısında duramayıp kendi köşesine çekilenleri, ideolojileri çıkara dönüştürenleri, geleneksel ile modern arasında sıkışanları sivri bir dille eleştiriyor.

küçük İskender, kitapla ilgili bir söyleşisinde, “sıkıntı olan ülkede şiir yazılır. Her yer lunaparksa, her şey güllük gülistanlıksa şiire ihtiyaç olmaz,” diyor.

  • Künye: küçük İskender – Rimbaud’ya Akıl Notları, Sel Yayıncılık, eleştiri, 112 sayfa

Michael W. Covel – Trend Takipçisi (2009)

Michael W. Covel ‘Trend Takipçisi’nde, başarılı marka alım-satımına dair önerilerde bulunuyor.

Trend takipçiliğinin kapsamlı bir şekilde ele alındığı kitapta, takipçilerin nasıl kazandıkları, trend takipçilerinin başarısının felsefi çerçevesi, trend takipçiliğinin değişmez ilkeleri, niçin en kârlı alım-satım tarzı haline geldiği, trend takipçilerinin piyasanın davranışları konusunda neler düşündükleri ve trend takipçiliğinin bu denli kalıcı olmasını sağlayan faktörlerin neler olduğu konuları işleniyor.

Covel, en gözde trend takipçilerinin aldığı fiili sonuçları içeren ellinin üzerinde grafik ve tabloyla da, örnek başarı hikâyeleri veriyor.

  • Künye: Michael W. Covel – Trend Takipçisi, çeviren: Neşenur Domaniç, Scala Yayıncılık, iş dünyası, 514 sayfa

Ergin Yıldızoğlu – Çürüme ve Çözülme (2009)

Alt başlığı ‘Dünyanın Sonuna Dair Şiirler’ olan ‘Çürüme ve Çözülme’, daha önce yayımlanmış kitaplarıyla da bilinen Ergin Yıldızoğlu’nun 2006-2008 arasındaki şiirlerinden oluşuyor.

Kitapta yer alan ‘Son Bir El Daha…’ şiirinden bir alıntı:

“Terk edilmiş odalarda eskiyor sahipsiz fısıltılar

Ölenler anıların tenha köşelerine çekilmiş

Uzakta gecenin içinde bir köpek sesi

Apartman boşluğundaki… Yalnızca rüzgar

Kent soylular iğrenerek bakıyor tinercilere

Et ve naftalin kokan evlerine dönerken

 

Uyanınca birden, sanki biri dürtmüşçesine

Kafanın içindeki sessizliği fark ediyorsun

Siyah keçe bir kaftan gibi, giderek ağırlaşıyor

Binlerce iğnesiyle terli teninin üzerinde (…)”

  • Künye: Ergin Yıldızoğlu – Çürüme ve Çözülme, Pan Yayıncılık, şiir, 54 sayfa

Feryal Tilmaç – Aradım Yaz Dediniz (2009)

‘Olmayacak Şey’ ve ‘Ey Kızkardeş!’ başlıklı iki bölümden oluşan ‘Aradım Yaz Dediniz’, Feryal Tilmaç’ın son dönem öykülerini bir araya getiriyor.

‘Trilobis’ adlı öyküsüyle, Altkitap 2006 Öykü Ödülü Yarışması’nda birinci olan Tilmaç’ın yayımlanmış ilk öykü kitabı, ‘Mevt Tek Hecelik Uyku’ ismini taşıyordu.

Tilmaç’ın altı bölümden oluşan ilk kitabının her öyküsü, insan gerçekliğinin bir başka yönünü irdeliyordu.

Bu durum, yazarın son kitabındaki metinler için de geçerli.

Özellikle Tilmaç’ın sözcükleri keskin bir şekilde kullanışı, kitaptaki öyküleri daha sahici ve gerçekçi kılıyor.

Ayrıca Tilmaç’ın, dili olabildiğince sade kullanmasının da, öyküleri etkileyici kıldığını söyleyebiliriz.

  • Künye: Feryal Tilmaç – Aradım Yaz Dediniz, Okuyan Us Yayınları, öykü, 161 sayfa

Adnan Binyazar – Ayna (2009)

‘Ayna’, denemeci ve romancı Adnan Binyazar’ın kimi yayımlanmış, kimi de ilk kez okurun karşısına çıkacak yazılarını bir araya getiriyor.

“Başta roman, öykü, eleştiri vb. bütün yazınsal türlerin özünde deneme estetiğinin yattığına inandığımdan, bu alanda okuyup yazmanın, kişiyi düşünsel yönden geliştireceği kanısındayım,” diyen Binyazar’ın kültür, şiir, okuma, eleştiri, yaratıcılık, eğitim gibi konulara eğilen denemeleri, bir sözcük veya bir kavramdan yola çıkarak, benzetmeler yoluyla bir okuma zenginliği sunuyor.

Örneğin Binyazar, elinde bir kırık ayna parçasıyla yaralı yüzüne bakmaya çalışan Abdullah üzerinden, toplumsal yaralarımızı gizleyen perdeleri ve önyargılarımızı irdeliyor.

  • Künye: Adnan Binyazar – Ayna, Pupa Yayınları, deneme, 317 sayfa

Giorgio Vincenti – Sinemanın Yüzyılı (2009)

Giorgio Vincenti ‘Sinemanın Yüzyılı’nda, kolay anlaşılır bir dille, son yüz yıllık zaman diliminde Batı Avrupa ve ABD’de sinemanın gelişim sürecini anlatıyor.

Sinema gerçekten bir halk gösterisi midir?”

Temel olarak bu sorusunun yanıtını arayan Vincenti, kitabında,

  • İlk gösteriler ve sinemasal anlatımın doğuşunu,
  • Öncü sinemaları,
  • Stüdyo sistemi ve tür sinemasının doğuşunu,
  • İtalyan Yeni Gerçekçiliği’ni,
  • Bunalım ve yenilenme arasındaki 1950’li yılları,
  • Modern sinemanın biçemi,
  • Yeni bir yazım aracı olarak kamerayı,
  • Ve 1960’lı yılların yeni sinemaları gibi, sinemanın yüzyıla yayılan gelişiminden önemli kavşakları bizimle paylaşıyor.

Vincenti, yüzyılın başlarında Amerika’nın belli başlı kentlerinde bir nikel parayla içeri girilen ve gece gündüz durmadan kısa filmler gösteren salonlardan (nickelodeon’lar) başlayarak, sinemanın günümüze uzanan seyrini, gerçekçi ve yalın bir dille anlatıyor.

Künye: Giorgio Vincenti – Sinemanın Yüzyılı, çeviren: Engin Ayça, Evrensel Basım Yayın, sinema, 160 sayfa

Stanley Kubrick – Stanley Kubrick (2009)

Bu önemli kitap, 1999’da hayata veda eden ünlü Amerikalı yönetmen Stanley Kubrick’le yapılmış röportajlardan oluşuyor.

Kubrick’in sinemasını sıra dışı kılan unsurların başında, film çekme tekniklerini kendi kendine öğrenmesi, bir film stüdyosunda çıraklık ya da daha alt düzeyde işler yapmayarak kendi özgün ve özgür sinemasını yaratabilmesiydi.

Bazı film eleştirmenleriyle sinema tarihçilerinin Kubrick’i, çağının en büyük Amerikan film yönetmeni ilan etmeleri de bu durumdan kaynaklanıyor.

Yönetmenle 1950’lerin sonları ile 1960’ların başlarında yapılan ilk röportajlar, kendisinin bağımsız bir film yapımcısı olma konumuna odaklanıyor.

Kitaptaki röportajlar, yapıldıkları dönemde Kubrick’in henüz başlangıç aşamasında olan projelerine referanslar da içeriyor ve yönetmenin fikirlerini olgunlaştırana kadar onları uzun zaman boyunca beslediğini de gösteriyor.

  • Künye: Stanley Kubrick – Stanley Kubrick, derleyen: Gene D. Phillips, çeviren: Neşfa Dereli, Agora Kitaplığı, sinema, 266 sayfa

Süreyya Su – Hurafeler ve Mitler (2009)

Süreyya Su, halk İslam’ında senkretizmi incelediği ‘Hurafeler ve Mitler’de, Anadolu’da yaşanan Müslümanlığın, diğer inançlarla etkileşimine odaklanıyor.

On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Anadolu’daki Müslümanlık, hem Bizans’tan hem de şaman geleneklerinden etkilenmişti.

Süreyya Su, İslam-Türk heterodoksisi tarihini antropolojik bir okumaya tabi tutuğu çalışmasında, Türk tarihyazımını, bu senkretik geleneği görmezden geldiği için eleştiriyor.

Sırasıyla, Orta Asya ve Anadolu’nun İslamlaşması; Anadolu’da heterodoks İslam ve senkretizm ve 13.-14. yüzyıllarda Anadolu şehir hayatının senkretik öğelerini irdeleyen Su’nun çalışmasının ilgi çeken yönlerinden biri de, günümüzün “mahalle baskısı” kavramına odaklanıyor olması.

Su, “mahalle baskısı” tartışmasına, Foucault’nun “panoptikon” kavramı aracılığıyla Selçuklu ve Osmanlı mahallesini inceleyerek katkıda bulunuyor.

  • Künye: Süreyya Su – Hurafeler ve Mitler: Halk İslamında Senkretizm, İletişim Yayınları, inceleme, 216 sayfa

Demet Taner – Canlar Ölesi Değil (2018)

“Öyle anlar var ki, yaşamın bir değeri kalmıyor. Öyle anlar var ki, eksiliyorsunuz. Ama kalan her zerreniz önceki bütünün bütün artılarını, kendi çekirdeğinde taşıyor.”

Böyle başlıyor, Demet Taner’in, eşi Haldun Taner’in ölümünün onuncu yılında, ilk kez 1996’da yayınladığı elimizdeki kitabı.

Türkiye edebiyatının ve tiyatrosunun önde gelen simalarından Haldun Taner’in hayatından önemli ayrıntılar sunan kitap, ilk yayınlanışının üzerinden yirmi yılı aşkın süre geçtikten sonra şimdi yeniden raflardaki yerini aldı.

Demet Taner, can yoldaşı Haldun Taner’le ilk karşılaşmalarından başlayarak, kendisiyle uzun yıllar süren birlikteliğini, Taner’in bir eş ve insan olarak portresini, edebiyat ve tiyatro alanlarındaki üretimlerinin arka planını ve bunun gibi birçok önemli gelişmeyi bizimle paylaşıyor.

Taner’in kişisel ve edebi hayatının kapsamlı bir dökümü olan kitap, her şeyden önce bir sevgi meseli olarak okunmalı.

  • Künye: Demet Taner – Canlar Ölesi Değil: Fotoğraflarla Haldun Taner’in Yaşamöyküsü, Yapı Kredi Yayınları, biyografi, 136 sayfa, 2018