Herman Melville – Kâtip Bartleby (2018)

‘Kâtip Bartleby’ bir klasik yapıt olduğu kadar, pasif direnişin kült kitaplarından.

Bartleby’nin çalıştığı işyerinin patronunun gözünden anlatılan hikâye, sıradan bir insanın egemenlerin keyfini nasıl kaçırabileceğini, hatta onlar için ne denli aşılamaz bir kâbus haline gelebileceğini anlatıyor.

Hikâyenin en vurucu yanı da, hiç kavgaya gürültüye gerek kalmadan, sadece güçlüyü güçlü kılan ana etkenlerden olan karizmasını aştığımız zaman, özünde onun tüm gücünü elinden aldığımızı, onun nezaketle örülmüş ikiyüzlü maskesinin ardındaki gerçek kötülüğü gün yüzüne çıkarabileceğimizi ortaya koyması.

Herman Melville’in eşi benzeri olmayan novellası, işleri gibi insanları da malları bellemiş güler yüzlü zorbalarla mücadele etmek için muhteşem bir anahtar.

  • Künye: Herman Melville – Kâtip Bartleby, çeviren: Eda Kara, Nika Yayınevi, roman, 80 sayfa, 2018

George Monbiot – Yaban Yaşam (2018)

Çevreyle ilgili felaketlere duyarlıyız ve kuşkusuz bu konuda pek haksız da sayılmayız.

Neticede işler her gün daha kötüye gidiyor ve özellikle şehir hayatında yaşayan bizler, yoğun kalabalıklarla, yetersiz, sağlıksız barınma ve beslenme koşullarıyla, arapsaçına dönmüş bir trafikle boğuşuyoruz.

Ekolojist George Monbiot’nun ‘Yaban Yaşam’ı ise, her şeyden önce bizi doğayla yeniden ilişki kurmaya çağırıyor ve yaşanabilir bir çevre için neden daha ümitli olmamız gerektiğini ortaya koyan hakikatleri anlatıyor.

Monbiot, kara ve denizlerimizdeki bozulmuş ekosistemleri yeniden düzenlemenin imkânsız olmadığını, ayrıca bu yönde yürütülen programların günümüzde azımsanmayacak oranda artış gösterdiğini söylüyor.

Son bilimsel verilere dayanmasıyla dikkat çeken çalışmasında Monbiot, doğanın onarılabilir olduğunu, yaban yaşamı destekleyecek ve bunda ısrarlı olacak bir ekoloji yaklaşımın geleceğimizi kökten değiştireceğini belirtiyor.

  • Künye: George Monbiot – Yaban Yaşam: Karayı, Denizi ve İnsan Yaşamını Yeniden Yabanlaştırmak, çeviren: Muammer Pehlivan, Everest Yayınları, ekoloji, 350 sayfa, 2018

J. B. Pontalis – O Kadınlar (2014)

Bedeniyle olduğu kadar ruhsallığıyla da merak uyandıran, gizemle örülü kadın dünyasını baştan başa kat eden metinler.

Pontalis, bir psikanalist yazar olarak hayatından geçmiş birçok kadının öyküsünü, kendi büyüme, olgunlaşma hikâyesiyle harmanlayarak anlatıyor.

Sinemadan felsefeye, psikanalizden edebiyata farklı alanlara uzanarak.

  • Künye: J. B. Pontalis – O Kadınlar, çeviren: Talat Parman, Bağlam Yayınları

Mesut Uyar ve Edward J. Erickson – Osmanlı Askeri Tarihi (2014)

Osmanlı ordusunun kuruluşundan profesyonel bir askeri kurum haline gelişine uzanan süreci, Osmanlıların perspektifinden takip eden kapsamlı bir çalışma.

Kitap, 14. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar ordunun geçirdiği hem teşkilat düzeyindeki hem de entelektüel ve kurumsal alandaki değişimleri bir bütün halinde incelemesiyle önemli.

  • Künye: Mesut Uyar ve Edward J. Erickson – Osmanlı Askeri Tarihi, İş Kültür Yayınları

Hugo Chavez – Örümcekçinin Hikâyeleri (2014)

Mart 2013’te hayatını kaybeden, ülkesi Venezuela’da olduğu kadar dünya çapında da önemli izler bırakmış Hugo Chavez’in anıları.

Chavez, söylediği anda kayda geçirilmiş, özel sohbetlerinden derlenmiş kitabında, yoksul bir halk çocuğu olarak büyümesini, gençliği ve okul yıllarını, askerliği ve devrimciliğini anlatıyor.

  • Künye: Hugo Chavez – Örümcekçinin Hikâyeleri, çeviren: Berna Talun Üğüten, Everest Yayınları

Mehmet Atilla Güler – Belki Gerçek Yapmaya (2018)

Türkiye’de politik rock denince ilk akla gelen isimlerden olan Cem Karaca, yalnızca müzikal açıdan bir devrim yapmakla kalmadı, aynı zamanda birçok insanın hayatında da derin izler bıraktı.

Bu kitabın yazarı Mehmet Atilla Güler için de, durum tamı tamına böyle.

Kendisinin Cem Karaca hayranlığı, babasının aracılığıyla çocukluk yıllarına kadar uzanıyor.

Güler’in bu özenli ve güzel kitabı ise, Cem Karaca müziğinin ekonomik, sosyal ve politik boyutlarını zengin bir perspektifle takip etmesiyle önemli.

Rock müziğin Türkiye’deki serüveninin anlatımıyla açılan kitap,

  • Cem Karaca’nın çocukluk ve ilk gençlik yıllarını,
  • Karaca’nın Apaşlar, Ferdy Klein Orkestrası, Kardaşlar, Moğollar, Dervişan ve Edirdahan gibi gruplarla ortaya koyduğu efsane eserleri,
  • Sürgün yıllarını,
  • Yurda dönüş ve Türkiye’de ilk albümünü yapışını,
  • Son albümü ‘Bindik Bir Alamete’nin macerasını,
  • Son günlerini,
  • Ve bunun gibi, Cem Karaca’nın hayatından pek çok önemli kesiti bizimle paylaşıyor.

Kitabın bir diğer önemi de, Cem Karaca’nın birlikte çalıştığı son grup olan Yol Arkadaşları’nın basçısı Zafer Şanlı’nın anlatımları aracılığıyla, Karaca’nın son yıllarına dair başka hiçbir yerden ulaşılması mümkün olmayan altın değerinde bilgiler sunması.

  • Künye: Mehmet Atilla Güler – Belki Gerçek Yapmaya: Cem Karaca’nın Hayatı, Müziği ve Yalnızlığı, İmge Kitabevi, müzik, 135 sayfa, 2018

Ernesto Sabato – Direniş (2018)

‘Karanlıkların Efendisi’, ‘Tünel’ ve ‘Kahramanlar ve Mezarlar’ gibi önemli kitapların yazarı Ernesto Sabato, Latin Amerika edebiyatının son klasik yazarlarından biri olarak kabul ediliyor.

Sabato’nun ölmeden önce kaleme aldığı son kitabı olan ‘Direniş’ ise, gün geçtikçe daha girift hale gelen günümüz insan ilişkilerini eleştirel bir gözle değerlendiren ve farklı bir dünyanın imkânlarını sorgulayan derinlikli denemelerinden oluşuyor.

“Çevremizdeki küçük dünyada bir güzellik ortamı yaratamayacak hale gelip aklımızı sadece giderek daha fazla insanlıktan çıkan ve rekabetçi olan işle ilgili konulara verirsek nasıl direnebiliriz?” diye soran Sabato, modern çağın beraberinde getirdiği yabancılaşma ve yozlaşmaya karşı, bizi isyan etmeye davet ediyor.

Modern hayatın inanılmaz bir hıza ulaştığını ve bu hıza paralel biçimde insani değerlerin de erozyona uğradığını belirten Sabato, ahlaki ve vicdani değerlerimizi yeniden gözden geçirmemiz, var olan yozlaşmaya karşı direnişe geçmemiz çağrısında bulunuyor.

  • Künye: Ernesto Sabato – Direniş, çeviren: Pınar Savaş, Deli Dolu Yayınları, deneme, 140 sayfa, 2018

Taner Timur – Habermas’ı Okumak (2008)

Taner Timur ‘Habermas’ı Okumak’ta, neredeyse tüm disiplinleri kuşatan kuramsal çalışmalarıyla bilinen Alman filozof Jürgen Habermas’ın sistemini konu ediniyor.

Habermas’ı, temel tezleriyle ele alan Timur, filozofun en önemli eserlerinden alıntılarla da kitabını desteklemiş.

Habermas, girift ifadelerden hoşlanan bir düşünür olması nedeniyle, okunması ve yorumlanması zor isimlerden.

Timur’un çalışması, bu zorluğu anlaşılabilir kılması, bunu yaparken entelektüel çerçeveyi geniş tutması ve Habermas’ın temel fikirlerine bir başlangıç olmasıyla ilgi çekiyor diyebiliriz.

Kitap, büyük bir ilginin odağı olmuş bu önemli ismi, en önemli fikirleriyle yeniden düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Taner Timur – Habermas’ı Okumak, Yordam Kitap, felsefe, 283 sayfa

Dorina L. Neave – Sultan Abdülhamit Devrinde İstanbul’da Gördüklerim (2008)

Lady Dorina Neave, hayatının yirmi altı yılını, 1881 yılında ailesinin görevi nedeniyle geldiği İstanbul’da geçirdi.

Neave’ın bu dönemdeki anılarından oluşan kitap, İstanbul’u düşsel güzellikleriyle anlatıyor; dönemin sosyal ve siyasal yapısını da kendi bakış açısıyla okuyucuya sunuyor.

İstanbul’un oryantal dekoru, birçok milletten esnaf ve satıcılar, renkli ve zengin çarşılar, Göksu ve Kâğıthane dereleri, gelenekler, Boğaziçi ve Sultanahmet semtleri ile dini toplulukların yaşam biçimi, Neave’ın anlatımında okurun karşısına çıkan kimi konular.

  • Künye: Dorina L. Neave – Sultan Abdülhamit Devrinde İstanbul’da Gördüklerim, çeviren: Neşe Akın, Dergah Yayınları, anı, 180 sayfa

Tanıl Bora – Türkiye’nin Linç Rejimi (2008)

Tanıl Bora ‘Türkiye’nin Linç Rejimi’nde, Türkiye’de son yıllarda rutinleşecek denli artış gösteren linç eğilimlerini irdeliyor.

Yetkililerin linç girişiminde bulunan güruhlara hoşgörüyle yaklaşmasının, linçin olağanlaşmasının en önemli nedeni olduğunu söyleyen Bora, kitabında, Türkiye’de son yıllarda artış gösteren linççi parlamalara odaklanıyor, Türk linççiliğini Nazi Almanya’sı örneğiyle kıyaslıyor ve Kurtlar Vadisi’nden hareketle, şiddetin sıradan insanlar üzerinden nasıl çoğaltıldığını inceliyor.

Kitabın sonunda, son yıllardaki linç girişimlerinin korkutucu bir dökümü de yer alıyor.

  • Künye: Tanıl Bora – Türkiye’nin Linç Rejimi, Birikim Yayınları, siyaset, 72 sayfa