Tardi – Ben René Tardi, Stalag IIB Kampında Savaş Esiri: Fransa’ya Dönüşüm (2018)

Fransız çizer Tardi’nin, babasının İkinci Dünya Savaşı sırasında esir düştüğü toplama kampında tuttuğu defterlerden yola çıkarak kaleme alıp resimlediği ‘Ben René Tardi, Stalag IIB Kampında Savaş Esiri’ adlı başarılı eseri yakın zamanda bizde de yayınlanmıştı.

Tardi söz konusu çizgiromanında, savaşı ve tutsaklığı, esir kampının insanlar üzerindeki etkilerini ve yaşanan o büyük yoksunluğu gözler önüne sermişti.

Şimdi bu güzel çizgiromanın devam çalışması da Türkçeye kazandırıldı.

Kahramanımız bu sefer, acılı savaş esirliği günlerini ardında bırakıp ülkesi Fransa’ya dönmektedir.

Fakat aslında bu dönüş, can acıtıcı gerçeklerin sökün ettiği bir sürece dönüşecektir.

Zira eski insanların bir kısmı artık yoktur ve Fransız toplumu da kendisinin bıraktığı gibi değildir.

  • Künye: Tardi – Ben René Tardi, Stalag IIB Kampında Savaş Esiri: Fransa’ya Dönüşüm, çeviren: Goncagül Erdoğdu, Yapı Kredi Yayınları, çizgiroman, 140 sayfa, 2018

Ekrem Akurgal – Anadolu Uygarlıkları (2014)

Anadolu’nun M.Ö. 2500- M. S. 395 tarihleri arasındaki uygarlıklarını ayrıntılı bir biçimde ele alan, ayrıca tarihten önceki çağlar ile Bizans, Selçuk ve Osmanlı kültürlerini toplu bir bakış ile inceleyen bir kitap.

Efsanevi hoca Ekrem Akurgal’ın eserlerinin özünü oluşturan dikkat çekici çalışma, çok sayıda çizim, harita ve fotoğrafla da zenginleşiyor.

  • Künye: Ekrem Akurgal – Anadolu Uygarlıkları, Phoenix Yayınları

İlker Aksoy – Ölümden Beter Yaşamlar (2014)

Farklı kökenlerden gelip bir komün evinde yolları kesişen Âdem Ziya ile Diler’in, geçmişleri, umutları ve hayata bakışlarıyla giriştikleri zorlu bir hesaplaşma.

Güçlü bir ilk roman.

İlker Aksoy’un kent yoksullarının izini sürdüğü romanı, sınıfsal farklılıklar ve toplumsal rollerin bireyi getirdiği çelişkili, çatışmalı noktayı, modern hayatın cehennemi halini anlatıyor.

  • Künye: İlker Aksoy – Ölümden Beter Yaşamlar, Sel Yayıncılık

R. İhsan Eliaçık – Sosyal İslam (2014)

“Dinin direği paylaşımdır” diyen İhsan Eliaçık, yakınlık bağları koptukça pusuda bekleyen bankaların eline düşen, en yakınındaki insanlarla yardımlaşmak ve dayanışmak yerine profesyonel hırsız şebekelerine paralarını kaptıranlara sesleniyor.

Yazar, “Sosyal İslam” anlayışının siyasi, ekonomi-politik olarak diriltilerek söz konusu boyunduruğun kırılabileceğini savunuyor.

  • Künye: R. İhsan Eliaçık – Sosyal İslam, Tekin Yayınevi

Charlie Jane Anders – Gökteki Bütün Kuşlar (2018)

Kuşların ve doğanın dilinden anlamak gibi sıra dışı bir yeteneğe sahip, kendisini “cadı” olarak tanımlayan Patricia Delfine…

Olduğu yaştan daha zeki, bir zaman makinesi icat etmiş Laurence Armstead…

Tesadüf eseri yolları kesişen ikilinin yaşadıkları, yalnızca onların değil, dünyanın kaderini de belirleyecek türdendir.

Birbirinden oldukça farklı bu iki kişiden ilki büyüyü, diğeri ise bilimi temsil etmektedir.

Dolayısıyla bu buluşma da iki güç arasındaki çekişmenin doruğa ulaşmasına vesile olacaktır.

Acımasız bir suikastçı, muazzam güçleriyle dudak uçuklatan cadılar ve büyücüler ve başka gezegenlere açılabilen kapılar inşa etmeye muktedir bilim insanları da, kahramanlarımızın yaşadıkları maceralara eşlik edecektir.

Bilimkurgu-fantazi türünün bu yetkin örneğinin, şu ana kadar Locus, Nebula ve Crawford gibi üç prestijli ödül kazandığını da belirtmeliyiz.

  • Künye: Charlie Jane Anders – Gökteki Bütün Kuşlar, çeviren: M. Boran Evren, İthaki Yayınları, roman, 384 sayfa, roman, 2018

Fahir Armaoğlu – Türk-Amerikan İlişkileri (1919-1997) (2017)

Tarihte kimi zaman inişli çıkışlı seyir izlediği zamanlar olsa da, Türk-Amerikan ilişkileri son dönemde tanık olduğumuz kadar bozulmamıştı.

Fahir Armaoğlu’nun kaleme aldığı bu kitap da, söz konusu ilişkinin tarihsel gelişimini izlemek için çok iyi bir rehber.

1919-1997 zaman aralığında iki ülke arasındaki alışverişi ayrıntılı bir bakışla izleyen eldeki çalışmada,

  • Sèvres, Lozan, Ermeni sorunu, Kıbrıs meselesi gibi temel konuların Türk-Amerikan ilişkilerine yansıması,
  • Atatürk-Roosevelt arasındaki yazışmalar,
  • Diplomatik anekdotlar,
  • Harbord Misyonu,
  • Ve 27 Mayıs olayı gibi, bu ilişkileri büyük ölçüde etkilemiş ilginç ve önemli olaylar ele alınıyor.

Kitabın en büyük katkısı ise, Armaoğlu’nun bu analizden yola çıkarak Türkiye-ABD ilişkilerinin alacağı biçimler hakkında öngörüler sunması.

  • Künye: Fahir Armaoğlu – Türk-Amerikan İlişkileri (1919-1997), Kronik Kitap, tarih, 264 sayfa, 2017

Marguerite Duras – Savaş Yılları Defterleri (2015)

Marguerite Duras’nın 1943-1949 yılları arasında yazdığı, onun gelişimine, iç dünyasına, yazarlığının belli başlı duraklarına ışık tutan dört defter.

Yazarın Hindiçin’de geçen çocukluk yılları ile Nazi işgali sırasındaki faaliyetlerine dair bilinmeyenleri de aydınlatan defterler, Duras’nın özgün dünyasına inmek isteyenlere önerilir.

Künye: Marguerite Duras – Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık

Bahar Aslan – Moskova Defteri (2014)

Bakü’de uzunca bir süre mimar olarak çalışmış Bahar Aslan, buradaki gözlem ve deneyimlerini öyküleştiriyor.

Rusya’da gözlemlediği Türk yerleşimlerinden yola çıkarak hikâyelerini kaleme alan yazar, buradaki vatandaşlarımızın çalışma koşullarının zorluğunu, peşlerini bir türlü bırakmayan yabancılık duygusunu ve sonu gelmez memleket özlemlerini hikâye ediyor.

  • Künye: Bahar Aslan – Moskova Defteri, Can Yayınları

Ali Çetinkaya – Sürgün Mektupları (2014)

Son Meclis-i Mebusan’da milletvekilliği yapmış Ali Çetinkaya’nın Malta’da sürgünde bulunduğu bir buçuk yıl boyunca eşi Mefharet Hanım’a yazdığı mektuplar.

Kitap, Çetinkaya’nın tevkif ve sürgün yıllarının öncesi ve sonrası kadar, Malta sürgünlerinin gündelik hayatı ve yaşadıkları hakkında da aydınlatıcı bilgiler barındırıyor.

  • Künye: Ali Çetinkaya – Sürgün Mektupları, hazırlayan: Oktay Şimşek, İş Kültür Yayınları

Kolektif – Diktatörlerin Çocukları (2018)

Stalin’in kızı Svetlana, Mussolini’nin kızı Edda, Franco’nun kızı Carmen, Hafız Esad’ın oğlu Beşşar Esad ve Mao’nun kızı Li Na…

Gazeteci ve tarihçilerin kaleme aldığı yazılardan oluşan bu kitap, her şeyden önce tartışılır bir isimler barındırsa da, tarihteki büyük diktatörlerin çocuklarını, onların kaderlerini anlatıyor.

Çalışma, hem harika bir tarihi kayıt hem de diktatör çocuğu olmanın nasıl büyük bedeller ödemek anlamına geldiğini açık seçik ortaya koymasıyla önemli.

Kitapta yukarıdaki isimlerin yanı sıra Çavuşesku, Kaddafi, Duvalier, Hüsnü Mübarek, Saddam Hüseyin, Mobutu, Kim İl-sung, Bokassa, Pinochet, Castro, Lukaşenko ve Rıza Pehlevi’nin çocuklarının hikâyeleri de anlatılıyor.

  • Künye: Kolektif – Diktatörlerin Çocukları, hazırlayan: Claude Quétel ve Jean-Christophe Brisard, çeviren: Olcay Kunal, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 276 sayfa, 2018