Duygu Hatıpoğlu ve M. Berkay Aydın – Bastır Ankaragücü (2007)

  • BASTIR ANKARAGÜCÜ, Duygu Hatıpoğlu ve M. Berkay Aydın, Epos Yayınları, futbol, 309 sayfa

bastir-ankaragucu

‘Bastır Ankaragücü’, kent, kimlik, endüstriyel futbol ve taraftarlık arasındaki ilişkiye odaklanan bir çalışma. Burada Ankaragücü taraftarından hareketle, bir kentin bir kulüple, günümüz dünyasının futbolla, endüstriyel futbolun taraftarla ve taraftarın hayatla ilişkisi anlatılıyor. Her iki yazar da kendini, çoğu zaman “serseri”, “barbar”, “vandal”, “psikopat”, “holigan” olarak tanımlanan taraftarın yanında konumlandırıyor. Kitabın birinci bölümü, Ankara’nın toplumsal yapısı ekseninde Ankaragücü kulübünün tarihine, ikinci bölümü, son zamanlarda gündeme gelen “endüstriyel futbol”u ve buna karşı taraftarın yaşadığı gerilime, üçüncü bölüm ise, Ankaragücü taraftarının tarihine yer veriyor.

Haluk Gerger – Sık Sorulan Sorular (2007)

  • SIK SORULAN SORULAR, Haluk Gerger, Ceylan Yayınları, siyaset, 253 sayfa

sik-sorulan-sorular

‘Sık Sorulan Sorular’, Haluk Gerger’le yapılmış söyleşilerden oluşan bir çalışma. 2000’li yıllarda çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan bu söyleşilerde emperyalizm, küreselleşme, yeni dünya düzeni, ABD, Ortadoğu, Avrupa Birliği, Kürt sorunu, aydın sorunsalı, sosyalizm ve Türk dış politikası gibi konular yer alıyor. Atılım, Demokratik Dönüşüm, Evrensel, Gündem, Hümanite, ILPS Bülteni, İnsancıl, Kızıl Bayrak, Kum, Mülksüzler, Özgür Düşün, Özgür Gençlik, Siyasî, Sol, Sosyalist Demokrasi, Yeni Asya ve Yol gibi gazete ve dergilerde yayınlanan bu söyleşilerin çoğunluğu, bugün de güncelliğini koruyan konulardan oluşuyor.

Mark L. Stein – Osmanlı Kaleleri: Avrupa’da Hudut Boyları (2007)

  • OSMANLI KALELERİ: AVRUPA’DA HUDUT BOYLARI, Mark L. Stein, çeviren: Gül Çağalı Güven, İş Kültür Yayınları, tarih, 192 sayfa

osmanli-kaleleri

Mark L. Stein’ın, hem Osmanlı arşivlerine hem de dönemin Osmanlı ve Batı kaynaklarına dayandırdığı bu çalışması, 17. yüzyıldaki Kanije ve Uyvar kalelerine odaklanarak, sınır boyu kalelerinin ve kale muhafızı birliklerinin toplumsal, ekonomik ve askeri yaşamlarının çeşitli yönlerini irdeliyor. Osmanlı-Habsburg sınırında yüzyıllar boyunca kısa barış dönemleri dışında sürekli bir savaş hali yaşanmıştı. Dolayısıyla sınır kaleleri ile bu kalelerin muhafız birlikleri büyük öneme sahipti. Stein’ın çalışması, Osmanlı askeri mimarisi, kuşatma ve savunma teknikleri, kalelerde görev yapan kapıkulları ve gönüllüler hakkında ayrıntılı bilgiler veriyor.

Kolektif – Muzaffer Şerif’e Armağan (2007)

 

muzaffer-serife-armagan

Türkiye yakın tarihinde, Muzaffer Şerif Başoğlu adı daha çok, 1948 yılındaki ‘Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Olayları’ vesilesiyle geçer. Muzaffer Şerif bu dönemde, “Komünistlik” karalamasıyla cadı avına maruz bırakılan ve üniversiteden uzaklaştırılan akademisyenlerden biridir. Bu olaydan sonra Türkiye’den ayrılan Muzaffer Şerif, daha sonra sosyal psikoloji alanında uluslararası literatüre girecektir.

Kendisinin doğumunun yüzüncü yılı vesilesiyle hazırlanan kitap, bu bilim insanının sosyal psikoloji alanına yaptığı katkılara odaklanıyor. Böylesi önemli bir ismin çalışmaları üzerinden, Türkiye’nin bilimsel-toplumsal-politik ortamı da masaya yatırılıyor.

  • Künye: Kolektif – Muzaffer Şerif’e Armağan, derleyen: Sertan Batur ve Ersin Aslıtürk, İletişim Yayınları, armağan, 262 sayfa

Jean-Pierre Deleage – Abidin Dino ya da Kanatlanan El (2007)

  • ABİDİN DİNO YA DA KANATLANAN EL, Jean-Pierre Deleage, çeviren: Samih Rifat, Yapı Kredi Yayınları, biyografi, 170 sayfa

abidin-dino

‘Abidin Dino ya da Kanatlanan El’, Türk yazını üzerine çalışmalarıyla bilinen Fransız yazar Jean-Pierre Deleage imzasını taşıyor. Kitapta, Abidin Dino’nun Cenevre’deki çocukluğu, İstanbul’a dönüşü, Moskova, Paris ve Adana yılları; ressamlar, yazarlar, ozanlar, dostluklar, çalkantılar, savaşlar ve bitmek bilmeyen bir resim tutkusuyla örülü dünyası yer alıyor. Deleage, Dino’nun hayatını anlatırken, bu anlatımın arka planında seyreden Türkiye’yi de ihmal etmiyor. Kitabın çevirisini ise, kısa süre önce aramızdan ayrılan Samih Rifat yapmış.

Orhan Karaveli – Sakallı Celal (2007)

  • SAKALLI CELAL, Orhan Karaveli, Doğan Kitap, biyografi, 200 sayfa

sakalli-celal

Orhan Karaveli’nin ilk baskısı 2004 yılında yapılan ‘Sakallı Celal’ isimli bu çalışması, üç yıl içinde on bir baskı yaparak, azımsanmayacak bir başarı yakaladı. Bu başarıda Sakallı Celal’in kendine has kişiliğinin de önemli bir payının olduğu âşikar. Birçok kuşağın yetişmesinde katkısı olan Sakallı Celal, hatırlanacağı gibi, özgürlüğü her şeyin üstünde görmüş, hayatı boyunca onurlu yaşamak için çabalamış bir isimdi. Karaveli, Sakallı Celal’in biyografisini, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e uzanan birçok tarihi ayrıntının çerçevesinden anlatıyor. Çalışmanın asıl başarısı, kuşkusuz, bu ayrıntılarla Sakallı Celal’in kişiliği arasında kurduğu yetkin, sağlam bağdır.

Utku Yapıcı – Yeni Soğuk Savaş (2007)

  • YENİ SOĞUK SAVAŞ, Utku Yapıcı, Başka Kitaplar, siyaset, 208 sayfa

yeni-soguk-savas

Utku Yapıcı, ‘Yeni Soğuk Savaş’ isimli bu diplomasi çalışmasında, başrolünde Putin, Rusya ve Avrasya’nın bulunduğu bir savaş senaryosunu anlatıyor. Yapıcı bu senaryoya örnek olarak, Putin yönetiminin Avrasya coğrafyasında uyguladığı hâkimiyet stratejilerini, Putin’in Batı’yı içten bölme gayretlerini, Avrupa ve ABD karşıtlığını gösteriyor. Yapıcı’nın “yeni” soğuk savaşla kastettiği, nükleer dehşet dengesinden çok, diaspora, NGO, kilise, kapital ve etnik siyasetlerin her birinin birer silah olabildiği savaştır. Avrasya’nın siyasî yapısının, gelecek yıllarda büyük sorunlar oluşturacağı savı yeni değil. Yapıcı’nın kitabı da, bu sava başka bir cepheden bakıyor.

Aimé Césaire – Barbar Batı (2007)

 

barbar-bati

Alt başlığı ‘Sömürgecilik Üzerine Söylev’ olan ‘Barbar Batı’, ilk yayınlandığı 1950’den itibaren post-kolonyal çalışmalar literatürünü başlatmış bir eser.

Alanın klasikleri arasında gösterilecek bu çalışmasında, “kendi yarattığı problemleri çözmekten aciz olduğunu ispat etmiş bir medeniyet, çürümüş bir medeniyettir,” diyen Aimé Césaire, Batı’nın barbar ve kanlı tarihine odaklanmıştı.

Kitabın bu Türkçe edisyonunda, Césaire’nin bu çalışmasının yanı sıra, ‘Maurice Thorez’e Mektup’ isimli eseri de bulunuyor.

Kitapta ayrıca, yazarla yapılmış bir röportaj, yazılarından bir seçme ile Robin D. G. Kelley’in, Césaire’e odaklanan ‘Anti-Sömürgeciliğin Poetikası’ başlıklı bir yazısı da yer alıyor.

  • Künye: Aimé Césaire  – Barbar Batı, çeviren: Güneş Ayas, Salyangoz Yayınları, siyaset, 239 sayfa

Faik Bulut – Ali’siz Alevilik (2007)

  • ALİ’SİZ ALEVİLİK, Faik Bulut, Berfin Yayınları, din, 496 sayfa

alisiz-alevilik

Faik Bulut’un ‘Ali’siz Alevilik’inin ilk baskısı bundan tam on yıl önce, 1997 yılında yapılmıştı. Bulut’un kitabı, Aleviliğin ilk kaynaklarını, tarihsel köklerini, dış etkilerini, Arap-İslam, Türk-İslam, İran-İslam dünyasındaki oluşum ve gelişimini irdeliyor. İlk baskısı yapıldıktan hemen sonra bayağı oldukça çeken ve Alevilikle ilgili tartışmaların odağında yer alan kitabında Bulut, Alevi fikriyatının “Türklük ve Kürtlükle” özdeşleştirilmesini, Aleviliği, Türk-İslam sentezi çerçevesinde Sünnileştirmeye çalışan görüşleri eleştiriyor. Alevilik inanışının İslam dışı bir inanış olduğunu savunan Bulut, Gerçek Ali ile Efsane Ali arasına net bir çizgi çizmeye çalışıyor.

Zoë Fairbairns – Kadınlar Kulesi (2007)

  • KADINLAR KULESİ, Zoë Fairbairns, çeviren: Ünver Alibey, Everest Yayınları, roman, 317 sayfa

kadinlar-kulesi

‘Kadınlar Kulesi’, ataerkil bir devletin sosyal güvenlik sistemini kadınların yaşam tarzları üzerinde baskı oluşturmak amacıyla kullanmasını konu alan, feminist bir distopya. Kurgu, kadının sadece toplumsal rollerinin değil, doğurganlığının da yönetildiği, hayatlarına dair onlara hiç sorulmadan kararların verildiği bir dünyayı tasvir ederken, ilk etapta oldukça karamsar görünür. Romanın barındırdığı asıl gerilim, bu bastırılmışlıklardan ziyade, kadınların günün birinde, kendilerine dayatılan bu dünyaya karşı çıkmalarıyla verilir. Londra’nın göbeğinde metruk bir binayı işgal ederek, kendi lidersiz birliğini kuran bir grup kadın, bu kötü kaderi değiştirmeye soyunacaktır. Sağlam bir feminist bir distopya.