Graham Greene – Kiralık Tabanca (2009)

Graham Greene ‘Kiralık Tabanca’da, okurları, hayatı boyunca dışlanmış, toplumun eşiğinde yaşamış bir kiralık katil olan Raven’ın dünyasına davet ediyor.

Raven’ın, kimliğini açıklamayan patronundan gelen emirler sonucu Savunma Bakanı’nı öldürmesi üzerine Avrupa’da işler karışır.

Kendisinin tek derdiyse, ödemenin ne zaman yapılacağıdır.

Fakat parası çalıntı banknotlarla ödenen Raven, bu aldatılmanın intikamını almak için kollarını sıvar.

Raven, gizemli patronunun kimliğini açığa çıkarmaya çalışırken, kendisi gibi kat kat korkutucu ve çok daha tehlikeli kişilerle amansız bir kovalamaca yaşayacaktır.

  • Künye: Graham Greene – Kiralık Tabanca, çeviren: Yiğit Değer Bengi, Everest Yayınları, roman, 272 sayfa

Howard Fast – Nisan Sabahı (2009)

Amerikalı edebiyatçı Howard Fast ‘Nisan Sabahı’nda, yokluk içerisinde bocalayan bir halkın, teknolojinin bütün olanaklarını kullanan emperyalist bir orduya direnmesini hikâye ediyor.

Fast bu direnişi, başkahramanı Adam Cooper üzerinden anlatıyor.

On beş yaşında bir genç olan Cooper, topraklarını ele geçirmeye çalışan emperyalist güçlerle savaşmak ister.

Fakat bundan önce, ailesiyle yaşadığı çelişkileri aşmalı ve tam olarak ne yapacağına karar vermelidir.

Howard Fast, karakterinin kendisiyle yüzleşmesini ve güçlü bir orduya karşı savaşa girişmesini, duyarlı bir üslupla kurguluyor.

  • Künye: Howard Fast – Nisan Sabahı, çeviren: Şemsa Yeğin, Evrensel Yayınları, roman, 151 sayfa

Alek Popov – Köpekler Alçaktan Uçar (2009)

‘Köpekler Alçaktan Uçar’, Bulgaristan’dan yola çıkarak Amerika’ya giden iki kardeşin ilginç hikâyesini anlatıyor.

İki kardeşin matematik profesörü olan babaları, uzun yıllar önce ölmüştür.

Babalarından geriye, kül dolu siyah bir kutudan başka bir şey kalmamıştır.

Bulgaristan’dan Amerika’ya göç ederek burada şanslarını deneyen kardeşlerden biri başarılı bir borsacı, diğeri de köpek gezdiricisi olur.

İkisinin de hayatı, sıradan bir şekilde geçerken, günün birinde her şey altüst olur.

Zira babalarının geri dönen ruhu, hayatlarını düşünemeyecekleri bir biçimde değiştirecektir.

  • Künye: Alek Popov – Köpekler Alçaktan Uçar, çeviren: Hasine Şen, Özgür Yayınları, roman, 351 sayfa

Viktor E. Frankl – İnsanın Anlam Arayışı (2009)

Viktor E. Frankl ‘İnsanın Anlam Arayışı’nda, kurucusu olduğu “logoterapi”yi anlatıyor.

Logoterapi’nin ilkelerini, 2. Dünya Savaşı esnasında Nazilerin bir toplama kampında yaşadıkları ekseninde anlatan Frankl, o dönemde yaşadığı büyük yıkımın kendisinde bıraktığı izlerle kendi psikoterapi yaklaşımının ilkelerini oluşturmuş.

Frankl’ın babası, annesi, erkek kardeşi ve karısı bu toplama kamplarında ölmüş ya da gaz fırınlarına gönderilmiş, bu nedenle kız kardeşi hariç, ailesinin tamamı yok olmuş.

Her şeyini kaybeden ve her an, her saat imha edilmeyi bekleyen Frankl, inatla yaşamını sürdürmeye nasıl devam ettiğini ve “logoterapi”nin ilkelerini nasıl oluşturduğunu okurlarla paylaşıyor.

  • Künye: Viktor E. Frankl – İnsanın Anlam Arayışı, çeviren: Selçuk Budak, Okuyan Us Yayınları, psikiyatri, 166 sayfa

Cemalettin Taşkıran – Yüzyıllardır Harbiye (2009)

Cemalettin Taşkıran, 1982 yılından 1994 yılı sonuna kadar Harbiye’de, öğretmen subay olarak görev yapmış.

Harbiye’yi ve Harbiyeli’yi yakından tanıdığını söyleyen Taşkıran, elimizdeki kitabında, okulun 180 yıllık tarihçesini ve bu kurumun yetiştirdiği en önemli isimlerden Atatürk’ü anlatıyor.

Yazar, Harbiye’nin açılışını, gelişmesini, Mustafa Kemal’in Harbiye yıllarını, zaman içinde Harbiye’de yaşanan gelişmeleri, Cumhuriyet döneminde Harbiye’yi ve modern Harbiye’yi inceliyor.

Kitapta ayrıca, “Harbiye Marşı”, Harp okulu bröveleri ve sanatçı Harbiyeliler gibi konular da yer alıyor.

  • Künye: Cemalettin Taşkıran – Yüzyıllardır Harbiye, Doğan Kitap, inceleme, 326 sayfa

Kemal Tahir – Körduman (2009)

Kemal Tahir’in ‘Sağırdere’ ve ‘Körduman’ isimli romanları, Türkiye köy romancılığının kilometre taşlarından olarak kabul edilir.

Türkiye köyünü ve köylüsünü gerçekçi bir tarzla kaleme alan bu romanlar, halkbilimi açısından büyük zenginlikler barındırmalarıyla da, birer kaynak eser niteliğinde.

Kemal Tahir’in bu romanlarından ‘Körduman’, 2. Dünya Savaşı öncesinde, Anadolu insanının içinde bulunduğu durumu hikâye ediyor.

Bu dönemde, hem dünya hem de Türkiye büyük dönüşümlerin eşiğindedir.

Yazar, tarımda traktörün kullanılmasına başlanmasına az bir zamanın kaldığı o dönemde, Anadolu köylüsünün yaşadıklarını anlatıyor.

  • Künye: Kemal Tahir – Körduman, İthaki Yayınları, roman, 481 sayfa

Rabindranath Tagore – Firari (2009)

‘Firari’, Hintli şair, mistik, filozof, romancı, denemeci, oyun yazarı, müzisyen, ressam ve eğitim reformcusu Rabindranath Tagore’un, üç bölümden oluşan aynı isimli şiirinden oluşuyor.

Edebiyatının yanı sıra, siyasi tutumuyla da iz bırakan Tagore’un ‘Firari’sinden bir alıntı:

“Gölge gibi kayıp gidiyorsun, Ebedî Firârî, senin bu cisimsiz hücumun, etraftaki durgun mekândan bir ışık anaforu koparıyor.

 

Ölçülemez bir yalnızlığın ötesinden seni çağıran Sevgili için kalbin kayıplarda mı?

 

Saçlarının girift buklelerinin fırtınalı bir kargaşaya sürüklenmesi ve bir kolye parçalanırmış gibi yoluna alevli incilerin saçılması için yegâne neden, hevesindeki o sancılı acelecilik mi?

(…)”

  • Künye: Rabindranath Tagore – Firari, çeviren: Aytek Sever, Kırmızı Yayınları, şiir, 237 sayfa

Treysi Kazmirci – Duygularını Yemek (2009)

Beslenmede psikolojinin etkisine odaklanan Treysi Kazmirci ‘Duygularını Yemek’te, okura, “Açlığınız fizyolojik mi, psikolojik mi?” sorusunu yöneltiyor.

Kazmirci çalışmasında, yeme davranışlarının değiştirilmesi için yapılması gerekenler, kilonun korunmasında nelere dikkat edilmesi gerektiği, hamile ve çocukluyken nasıl beslenileceği, depresyonu azaltmak için hangi yiyeceklerin tercih edilebileceği ve yemek bozukluğu olarak adlandırılan özel durumları gibi konuları ele alıyor.

Bağımlılık olarak yemek yeme sorununu inceleyen yazar, bunun nasıl üstesinden gelinebileceğine dair önerilerde bulunuyor.

Kitapta ayrıca, birçok ünlü ismin verdiği yemek tarifleri de yer alıyor.

  • Künye: Treysi Kazmirci – Duygularını Yemek, Epsilon Yayıncılık, psikoloji, 205 sayfa

Rhea Galanaki – Suskun Derin Sular (2009)

Çağdaş Yunan edebiyatının önde gelen kalemlerinden Rhea Galanaki, ‘Suskun Derin Sular’ı, Yunanistan’da ulusal bir sorun haline gelen gerçek bir olaydan yola çıkarak kaleme almış.

Girit’in İrikliyo şehrinde yaşayan büyük bir aileye mensup Kundokostas, yörenin bir diğer büyük ailesi Petrakoyorgis’in kızı Tasula’yı kaçırır.

Bu durum, iki ailenin birbirine girmesine neden olur.

Daha sonraki gelişmeler, büyük bir siyasi krizin ülkeyi boğmasını, ordunun sıkıyönetim ilan etmesini, anayasada değişikliğe gidilmesini, basının sansüre uğramasını beraberinde getirir.

Galanaki, gürültü koparan bu olayın ekseninde, Kundokostas ve Tasula arasında yaşanan büyük aşkı anlatıyor.

  • Künye: Rhea Galanaki – Suskun Derin Sular: Tasula’nın Kaçırılması, çeviren: Gül Oya Fidan, İthaki Yayınları, roman, 381 sayfa

Muzaffer Çelik – Taş Mektep ve İbret Belgesi (2009)

‘Taş Mektep ve İbret Belgesi’, emekli Başkomiser Muzaffer Çelik’in, görev yaptığı yıllardaki anılarından ve hayat hikâyesinden oluşuyor.

Çelik, polislik eğitiminden sonra, Edirne, Balya, Gönen, İvrindi, Adıyaman, Aşkale, Hınıs, Erzurum, Ankara, İstanbul, Niğde, Ulukışla ve Sakarya’da görev yaptı.

Polisliğin değişik dallarında otuz yıl görev alan Çelik, Başkomiser rütbesiyle 1981 yılında emekli olur. Çelik’in kitabı, yazarının 2. Dünya Savaşı’nı da kapsayan anılarının yanı sıra, Malkara’ya dair folklorik-kültürel ayrıntıları da okurlarına sunuyor.

Halkın giyim-kuşamı, beslenme alışkanlıkları, köy düğünleri ve hayvan bakımı, bu konulardan birkaçı.

  • Künye: Muzaffer Çelik – Taş Mektep ve İbret Belgesi, Uyum Yayınları, anı, 448 sayfa