Metin Altıok – Bir Acıya Kiracı (2010)

‘Bir Acıya Kiracı’, Metin Altıok’un bütün şiirlerini bir araya getiriyor.

Altıok’un ‘Gezgin’, ‘Yerleşik Yabancı’, ‘Kendinin Avcısı’, ‘Küçük Tragedyalar’, ‘İpek ve Kılabtan’, ‘Gerçeğin Öteyakası’, ‘Dörtlükler ve Desenler’, ‘Süveydâ’, ‘Alaturka Şiirler’, ‘Hesap-İşi Şiirler’ ve ‘Soneler’ kitaplarından oluşan eser, Altıok’un hüzzam sesini şiir severlerle buluşturuyor.

Altıok, ‘Acı’ başlıklı şiirinde şöyle diyor:

 

“Acı, gittiğini geri dönen yavaş at,

Gizli ve tekinsiz öksesi yaşamanın.

Umulmadık sevinçleri tattıran bize,

Renklendiren bir kuşun kanadını.

Ve gece söküp gündüz örerek,

Var gibi gösteren hiç olmayanı.

 

Gelirler tüyden adımlarıyla

Ve aşk ve mut ve başkaları.

Duyulur içten içe değişmez acı,

Komaz ansımaya yanıltıcı yanlarını.

Ve bizim o insancıl yaramız,

Açılır bir gülün yapraklarını.

Yüreğimizin kanayan gergefinde,

Delerek acının gerilmiş kumaşını.”

  • Künye: Metin Altıok – Bir Acıya Kiracı, Kırmızı Yayınları, şiir, 469 sayfa

Gültekin Uçar – Koçgiri (2019)

Gültekin Uçar’ın bu özgün çalışması, aşiret kavramını, aşiretlerin oluşum ve dönüşümü Koçgiri aşiretlerinin tarihsel yolculuğu ve güncel sosyolojilerini merkeze alarak irdeliyor.

Uçar, “aşiret” kavramının Ortadoğu’daki etno-dinsel toplulukları tanımlamakta yetersiz olduğunu savunuyor ve “aşiret” olarak tanımlanan halk topluluklarını “etnos”, toplulukların içinden ortaya çıkan yönetsel mekanizmayı ise “aşiret” olarak tanımlıyor.

“Asabiyye”nin kaynağının ise topluluğun kandaşlığı değil, aslında sınıfsal-siyasal bir yapılaşmanın nüvesi olan “aşiret” mekanizması olduğu, Uçar’ın bir diğer tezi.

Belgelerde ve literatürde Koçgiri bölgesinin ele alınma biçimini ele alarak açılan kitapta,

  • Modern öncesi tarihsellikte aşiret kavramı,
  • Türkiye’de modern zaman tarih yazınında “aşiret”, “etnos” ve “asabiyye” kavramlarının ele alınışı,
  • Modernleşme öncesinde Kızılbaş/Alevi Kürtlerde aşiret,
  • Tarihsel, sosyal-kültürel bağlamıyla Koçgiri ve Kızılbaş/Alevi Kürt aşiretler,
  • Devletin merkezileşme sürecinde Kızılbaş Kürt aşiretler,
  • İttihat Terakki’den Cumhuriyet’e aşiret politikaları,
  • Cumhuriyet dönemine geçiş ve Koçgiri “hadisesi”,
  • “Koçgiri Hadisesi”nin niteliği ve kimlik inşasındaki rolü,
  • Koçgiri’de nüfus-göç-“aşiret”-siyaset İlişkisi,
  • Günümüzde Koçgirili aşiret mensuplarının inanç ve etnik kimlik aidiyet algıları,
  • Koçgirililerin kimlik inşa unsurları olarak dost-düşman algısı,
  • Koçgirililerin sosyal-siyasal durumları ve yönelimleri,
  • Ve bunun gibi dikkat çekici konular tartışılıyor.

Künye: Gültekin Uçar – Koçgiri: Aşiret, Kimlik, Siyaset, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 224 sayfa, 2019

Stephan Jay Gould – Pandanın Başparmağı (2010)

‘Pandanın Başparmağı’, Stephan Jay Gould’un Evrim Kuramı’na ve Darwin’e odaklanan denemelerinden oluşuyor.

Natural History dergisinde uzun yıllar konuya dair makaleler kaleme alan Gould, alanın en etkili isimlerinden.

Çeşitlilikleriyle dikkat çeken elimizdeki denemelerde, Doğal Seçilim, Darwin’in yaşamı, insanın evrimi, insanlığın evrilme sürecindeki en büyük adım, insan farklılıklarına dayalı bilim ve siyaset, evrimsel değişimin hızı ve insan varlığının ortaya çıkışı gibi konular ele alınıyor.

Gould’un dikkat çeken denemeleri, evrimin meydana geldiğinden niçin emin olabileceğimizi açıklamaları ve organizmalar ile onların tarihlerindeki gariplikleri gözler önüne sermeleriyle önemli.

  • Künye: Stephan Jay Gould – Pandanın Başparmağı, çeviren: Ülkün Tansel, Versus Kitap, bilim, 374 sayfa

Jack London – Martin Eden (2010)

Jack London, önemli eserlerinden ‘Martin Eden’da, yazar olabilmek için insanüstü bir çaba harcayan bir gencin hikâyesini anlatıyor.

Yarı-otobiyografik olarak değerlendirilen roman, yazar olma hayalinin ardından giden Martin Eden’ın etrafında dönüyor.

Roman, Eden’ın bu yoldaki başarılarını ve hayal kırıklıklarını hikâye ederken, aynı zamanda, acımasız bir rekabetin hüküm sürdüğü dönemin Amerikan toplumunun da bir panoramasını çiziyor.

İlk etapta öyküler kaleme alan Eden, bunları gönderdiği dergilerden birer birer ret cevabı alır.

Fakat günün birinde bir öyküsü, edebiyat dergilerinden birinde yayımlanacak; böylece Eden’ın hayatı bambaşka bir rotaya girecektir.

  • Künye: Jack London – Martın Eden, çeviren: Yiğit Yavuz, İletişim Yayınları, roman, 438 sayfa

Roland Barthes – Romanın Hazırlanışı 2 (2010)

Roland Barthes’ın kültür, yazın ve öğretim yaşamının doruk noktasındaki son ürün olarak kabul edilen ‘Romanın Hazırlanışı’nın elimizdeki ikinci cildi, onun College de France’taki son ders notları ile ‘Proust ve Fotoğraf’ başlıklı bir seminerinden oluşuyor.

Barthes, ders notları bölümünde, “Yazma Arzusu” ve “Yazma Praksisi” konusundaki görüşlerini, edebiyatın önde gelen isimlerinin yaratımlarına ve kendi yazma serüvenine inerek açıklamaya koyuluyor.

Barthes, Marcel Proust ve fotoğraf konulu seminerinde ise, ünlü yazarı, Paul Nadar tarafından çekilmiş fotoğrafları ekseninde, insani yönlerini merkeze alarak yorumluyor.

  • Künye: Roland Barthes – Romanın Hazırlanışı 2: İstek Olarak Yapıt, çeviren: Mehmet Rifat ve Sema Rifat, Sel Yayıncılık, eleştiri, 326 sayfa

David Gilmour – Film Kulübü (2010)

David Gilmour ‘Film Kulübü’nde, lisede sorunlu bir dönem geçiren, geleceği belirsiz bir oğul ile onun yaşadığı sıkıntıyı filmler aracılığıyla gidermeye çalışan babasının hikâyesini anlatıyor.

Jesse, dikkat çekecek derecede sorunlu bir kişilik sergilemektedir.

Bu sıkıntılar öyle bir hale gelmiştir ki, çocuğun liseden ayrılması an meselesidir.

Durumu fark eden baba, oğlunun yaşadıklarına çözüm olmak için filmlere başvurur.

Her hafta baba tarafından seçilen üç film izlemek, buradaki tek kuraldır.

Baba ile oğul, seçilen filmleri izleyecek, bu filmlerden yola çıkarak hayata dair uzun soluklu sohbetlere girişecek; bu arada ilişkileri üzerine düşünmeye de fırsat bulacaklardır.

  • Künye: David Gilmour – Film Kulübü, çeviren: Dost Körpe, Domingo Kitap, roman, 223 sayfa

Georges Perec – Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi? (2010)

 

‘Şeyler’, ‘Uyuyan Adam’, ‘W ya da Bir Çocukluk Hatırası’ ve ‘Yaşam Kullanma Kılavuzu’, 20. yüzyıl sonu edebiyatında özel bir yere sahip Georges Perec’in Türkçede daha önce yayımlanmış bazı eserleri.

Perec, elimizdeki romanı ‘Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?’de, eğlenceli, anti-militarist bir öyküyle okurun karşısına çıkıyor.

Yazar burada, Cezayir’deki savaşa gönderilmek istenen yeni yetme bir asker ile ona savaşa gitmemesi için yardım etmek isteyen bazı gençlerin çırpınışlarını hikâye ediyor.

Romanını konu dışı öykülerle harmanlayan Perec, aynı zamanda sürekli kafelerde zaman öldüren aydınlarla ve kimi zaman okurlarla da alay ediyor.

  • Künye: Georges Perec – Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?, çeviren: Cemal Yardımcı, Metis Yayınları, roman, 87 sayfa

Oktay Sönmez – Güneşi Hüzünlüdür Kutup Denizlerinin (2010)

Bir deniz aşığı olan Oktay Sönmez, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Güneşi Hüzünlüdür Kutup Denizlerinin’ başlıklı anılarında, denizlerin gizemli devlerinden balinaları anlatıyor.

Yazar, balinalar ve balinacılık hakkında bilimsel bilgiler sunmasının yanı sıra, okuru, konu üzerine tarihten edebiyata, kutsal kitaplardan güncel olaylara doğru bir yolculuğa da çıkarıyor.

Balinaların türleri, fiziksel ve biyolojik fonksiyonları, denizlerdeki dağılımı, balinacılık çalışmaları, balina avcılığı konusunda alınan uluslararası önlemler, kısacası balinalara ve denizlere dair merak edilen birçok konu, keyifli ve zengin bir anlatımla okurun karşısına çıkıyor.

  • Künye: Oktay Sönmez – Güneşi Hüzünlüdür Kutup Denizlerinin, Varlık Yayınları, belgesel, 391 sayfa

Sam Stall – Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek (2010)

Sam Stall ‘Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek’te, köpeklerin tarih boyunca bilime, sanata, devlet yönetimine, tarihe, dine ve insana yaptığı önemli katkılara odaklanıyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın en çok madalya alan köpeği Chips; Büyük İskender’in hayatını kurtaran Peritas; en minik savaş köpeği Smokie; on yıllık çalışması esnasında kırk yolcunun hayatını kurtaran, Sanbernarların en yücesi Barry; orduda Amerikan İç Savaşı’nda pek çok kanlı çarpışmaya katılan Jack; kedi seven köpeklerin en ünlüsü Ginny; sinema yıldızı Drew Barrymore’u yangından kurtaran Flossie, Stall’ın hikâyelerini anlattığı, tarihte önemli roller üstlenmiş köpeklerden birkaçı.

  • Künye: Sam Stall – Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek, çeviren: Ayşen Anadol, Can Yayınları, tarih, 170 sayfa

Valeria Bryson – Feminist Politika Teorisi (2019)

“Feminist” terimi, kadınların erkeklerle eşit yasal ve politik haklara sahip olmasının desteklenmesi anlamıyla İngilizcede ilk kez 1880 yılında kullanıldı.

Valeria Bryson’ın bu kapsamlı çalışması ise, feminist düşüncenin zengin mirasını, Orta Çağ’da kadınların değerini belirtmek için genellikle dini geleneklere dayanan yaklaşımdan eşit haklara ilişkin seküler liberal fikirlerin ortaya çıktığı 17. yüzyıla ve oradan da 21. yüzyıldaki zengin feminist teoriye uzanarak izliyor.

Kitapta, kronolojik bir sırayla ele alınan kimi konular şöyle:

  • Feminist düşüncenin ilk yılları,
  • yüzyılın ortalarında ana akım feminizm,
  • Marx ve Engels’in katkıları,
  • Oy hakkı ve sonrası (1880‐1939) ana akım feminizm,
  • Britanya ve Amerika’da sosyalist feminizm,
  • Rusya’da Marksist feminizm,
  • İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra feminizm.
  • Almanya’da Marksist feminizm,
  • 1960’lardan itibaren gelişen feminizm ve eşit haklar hareketi,
  • Radikal feminizm ve patriarka kavramı,
  • 1960’lardan itibaren Marksist ve sosyalist feminizmin gelişimi,
  • Siyah ve postmodern feminizm,
  • Ve 21. yüzyılda feminist teori…

Bu çalışmayı, feminizmin tarihinde öne çıkan aktörleri ve bir bütün olarak feminist hareketin kaydettiği gelişimi daha yakından bilmek isteyen okurlara şiddetle tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Valeria Bryson – Feminist Politika Teorisi, çeviren: Aylin Gülaşık, Phoenix Yayınevi, feminizm, 463 sayfa, 2019