Kolektif – Dünya Mirası (2013)

  • DÜNYA MİRASI, kolektif, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, gezi, 888 sayfa

DUNYA

Kaliteli bir baskıyla sunulan ‘Dünya Mirası’, UNESCO’nun ilan ettiği dünya mirası sit alanlarını kapsayan bir gezi rehberi. Çok sayıda fotoğraf ve haritayla zenginleşen çalışma, dünya çapında yaklaşık bin sit alanının bilgilerini barındırıyor. Kitapta, Hindistan’daki Tac Mahal, Tanzanya’daki Serengeti ve Peru’daki Machu Picchu gibi ikon statüsüne sahip sit alanları ile Çin’de yüzyıllara yayılan birkaç kültürden etkilenen mimarisiyle Eski Lijiang kenti; İzlanda’da 1960’larda oluşan volkanik Surtsey adası; Botswana’da Tsodilo’nun eski taş sanatı; ABD’de Olympic Ulusal Parkın altmış aktif buzulu gibi, daha az bilinenler de yer alıyor.

Okasha El-Daly – Kayıp Binyıl: İslam Dünyasında Hiyeroglifler ve Eski Mısır (2013)

  • KAYIP BİNYIL: İSLAM DÜNYASINDA HİYEROGLİFLER VE ESKİ MISIR, Okasha El-Daly, çeviren: Ümran Küçükislamoğlu, İthaki Yayınları, tarih, 263 sayfa

KAYIP

Okasha El-Daly ‘Kayıp Binyıl’da, Eski Mısır’ın kültür ve medeniyetini tasvir eden Orta Çağ Arap kaynaklarını inceleyerek, 7. yüzyılda Müslümanların ilhakından 16. yüzyıldaki Osmanlı fethine kadar Mısırbilim tarihinde ihmal edilmiş bin yıla ışık tutuyor. Kendi Mısırbilim eğitiminde, hiçbir Orta Çağ Arap katkısından bahsedilmediğini söyleyen El-Daly’nin amacı, Orta Çağ Araplarının Eski Mısır ile ilgilendiğini, Eski Mısır hakkında bilgileri olduğunu, kültürlerini yorumlamaya çalıştıklarını kanıtlamak. Kitap, klasik yazarlarla Avrupalılar arasındaki boşluğu doldurarak Eski Mısır çalışmasına katkıda bulunacak malzemeler sunuyor.

Marc Augé, – Çağdaş Dünyaların Antropolojisi (2013)

  • ÇAĞDAŞ DÜNYALARIN ANTROPOLOJİSİ, Marc Augé, çeviren: Hülya Uğur Tanrıöver, Dipnot Yayınları, antrpoloji, 198 sayfa

CAGDAS DUNYALARIN

Marc Augé ‘Çağdaş Dünyaların Antropolojisi’nde, farklı kültürlerin aynı çağdaşlık süreçlerini deneyimlemesinden hareketle, yeryüzünün bütününde genelleşmiş bir antropoloji öneriyor. Augé, toplumsal antropolojinin, “geleneksel” olarak adlandırılan toplumları incelerken, hep bunların akrabalık, evlilik bağı ya da yerleşim kurallarına, dinsel ya da siyasal kurum ve ayinselliklerine, özetle söz konusu toplumların her birine özgü farklılıkları ortaya koymaya odaklandığını söylüyor. Yazar günümüzdeyse, farklı dünyaların aynı çağı paylaştığını ve bu nedenle de, bunların tümünü kapsayacak bir antropolojiye ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Vehbi Ersan – 1970’lerde Türkiye Solu (2013)

  • 1970’LERDE TÜRKİYE SOLU, Vehbi Ersan, İletişim Yayınları, inceleme, 430 sayfa

??????????????????????

Vehbi Ersan eldeki çalışmasında, 12 Eylül öncesi şeklinde anılan, 1974-1980 döneminin devrimci, sosyalist hareketlerini irdeliyor. Ersan çalışmasına, bu hareketin bir önceki dönemini oluşturan 1965-71 arasını analiz ederek başlıyor ve böylece iki dönemin birbiriyle bağlantısını ortaya koyuyor. Kitapta TSİP’ten TİP’e, TKP’den TKEP’e, TKP (ML)’den Devrimci Yol’a, TİKP’den TDKP’ye ve Kurtuluş’tan Devrimci Sol’a kadar, bu dönemde varlık göstermiş devrimci/sosyalist hareketlerin kuruluş, örgütlenme, siyaset geliştirme ve dönüşüm süreçleri ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Kitap, dönemin belli başlı aktörleri hakkında iyi bir rehber.

Tarık Ali – Obama Sendromu (2013)

  • OBAMA SENDROMU, Tarık Ali, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, siyaset, 195 sayfa

OBAMA

Tarık Ali ‘Obama Sendromu’nda, Barack Obama’nın başkanlık döneminin ilk bin gününün eleştirel bir analizini sunuyor. Obama’yı, kendisinden önceki başkanlardan ayıran hiçbir şeyin bulunmadığını belirten Ali, dünya çapında değişimin, demokrasinin simgesi olarak başa gelen kendisini, şimdi, her ABD yurttaşını hukuksal yollara başvurmadan infaz etme emrini verme yetkisine sahip bir emperyal Başkan olarak tanımlıyor. Ali, Amerikan siyasetinin yakın döneminden çok sayıda örnekle harmanladığı analizinde, “Boş lafların Başkanı” olarak tanımladığı Obama’nın, ABD siyasetindeki çürümeyi nasıl derinleştirdiğini ortaya koyuyor.

Gül Sabar – Liedler ve Ozanlar (2013)

  • LİEDLER VE OZANLAR, Gül Sabar, Pan Yayıncılık, müzik, 592 sayfa

LIEDLER

Müzik dünyası, Almanca bir sözcük olan “Lied”i, şan için bestelenmiş lirik şiir şeklinde açıklıyor. İnsana dair her konuyu işleyen, lirizmin melodiyle bütünleştiği bu tür, konser salonlarının vazgeçilmez yapıtlarından. Gül Sabar, liedler konusunda önemli bir boşluğu dolduran bu çalışmasında, liedlerin edebi ve müzikal derinliklerini ortaya koyuyor. Uzmanların yanı sıra, türe ilgi duyan her okura hitap eden kitapta, liedlerin anavatanı diyebileceğimiz Almanya başta olmak üzere Avrupa çapında yaratılmış çok sayıda esere yer veriliyor. Sabar ayrıca, lied yorumunda resital programı hazırlanırken dikkat edilecek hususları da anlatıyor.

 

Peter Hudis ve Kevin B. Anderson (haz.) – Rosa Luxemburg Kitabı: Seçme Yazılar (2013)

  • ROSA LUXEMBURG KİTABI: SEÇME YAZILAR, hazırlayan: Peter Hudis ve Kevin B. Anderson, çeviren: Tunç Tayanç, Dipnot Yayınları, siyaset, 592 sayfa

ROSA

Eldeki çalışma, 20. yüzyılın önde gelen Marksist kuramcılarından Rosa Luxemburg’un seçme yazılarını bir araya getiriyor. Luxemburg yazılarında, siyasal iktisat, emperyalizm, birikimin tarihsel koşulları, Batı dışı toplumlar, ilkel komünizm, tarih boyunca kölelik, toplumsal reform ya da devrim, kitle grevi, sendikal hareket, Rus sosyal demokrasisinin örgütsel sorunları, Rus devrimi ve buna benzer pek çok konuya odaklanıyor. Luxemburg’un kadın sorununu irdelediği yazılarını da bir araya getiren kitap, çalışmayı hazırlayan yazarların bu özgün ismin fikirlerini kuşatıcı bir bakışla ele aldıkları bir giriş yazısıyla açılıyor.

Karl Jaspers – Nietzsche Nasıl Felsefe Yapıyordu? (2013)

  • NIETZSCHE NASIL FELSEFE YAPIYORDU?, Karl Jaspers, çeviren: Murat Batmankaya, Alfa Yayınları, felsefe, 576 sayfa

NIETZSCHE NASIL

Karl Jaspers elimizdeki kitabında, hukuk, psikiyatri, tarih, siyaset ve teolojinin verilerinden de yararlanarak, çoğu kez çarpıtılan ve yanlış değerlendirilen ünlü filozof Nietzsche’nin düşünce sistemini inceliyor. Jaspers, ilk olarak, Nietzsche’nin inişli çıkışlı hayatına, onun yaşamında önemli bir kırılma yaratmış hastalığına odaklanıyor. Kitabın devamında, Nietzsche’nin insan, hakikat, tarih ve şimdiki çağ, büyük siyaset, dünya yorumu, sınırlar ve kaynaklar gibi konulardaki temel düşünceleri inceleniyor. Jaspers son bölümde ise, filozofun varoluşunun bütünündeki düşünme biçimini ve kendisini nasıl anladığını irdeliyor.

Cavit Orhan Tütengil – Azgelişmenin Sosyolojisi (2013)

  • AZGELİŞMENİN SOSYOLOJİSİ, Cavit Orhan Tütengil, İş Kültür Yayınları, sosyoloji, 197 sayfa

AZGELISMENIN

Cavit Orhan Tütengil, Türkiye’de türünün ilk örneklerinden olmasıyla her zaman başvurulacak elimizdeki kapsamlı çalışmasında, çok sayıda istatistik veriye başvurarak azgelişmişliğin sosyolojisini kuruyor. Tütengil, azgelişmişliğin niteliği, azgelişmeyi etkileyen faktörler, azgelişmiş ülkelerin yeryüzündeki dağılışı, azgelişme tipolojileri ve bölgesel azgelişme konularıyla çalışmasına başlıyor. Kitabın devamında da, azgelişmenin ölçüleri ve Türkiye’nin durumu, azgelişmenin sosyolojik ve iktisadi gelişim yönleri gibi konular ele alınıyor; sosyal yapı sorunları tartışılıyor ve bu sorunlara dair kimi çözüm önerileri sunuluyor.

Michel Pastoureau – Mavi: Bir Rengin Tarihi (2013)

  • MAVİ: BİR RENGİN TARİHİ, Michel Pastoureau, çeviren: İnci Malak Uysal, Can Yayınları, kültür, 183 sayfa

 MAVI

Michel Pastoureau, renkleri, doğal bir fenomenden ziyade karmaşık birer kültürel yapı olarak tanımlıyor. Yazar, bu kitabında, bu tanımlamadan hareketle mavinin Neolitik Çağ’dan 20. yüzyıla olan bir tarihini sunuyor. Bu zaman zarfında mavinin, dil, kumaşlar, giysiler, semboller, günlük yaşam, din ve sanat üzerinde nasıl bir etki bıraktığını araştıran Pastoureau, Antikçağ halkları için pek önemli olmayan, Romalılar açısından barbarların rengi olarak algılanmasıyla nahoş ve değersiz kabul edilen mavinin, 12. yüzyıldan itibaren tüm alanlarda, özellikle giyside ve günlük yaşamda adım adım yükselişini gözler önüne seriyor.